haul - Turco Inglés Diccionario

haul

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

haul — Definition

Significado:
çekmek, taşıma
Pronunciación (IPA):
(AmE /hɔːl/ – BrE /hɔːl/)
Categoría gramatical:
İsim; Fiil: haul (hauls – hauled – hauling)
Sinónimo:
drag
Antónimos:
lift lightly

Significados de "haul" en diccionario turco inglés : 81 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
haul n. vurgun
The bank robbers were busted with a record haul of £25 million.
Banka soyguncuları 25 milyon poundluk rekor bir vurgunla yakalandı.

More Sentences
haul v. taşımak
The operator can pre-select the transmission operating mode to adapt to varying haul loads.
Operatör, değişen taşıma yüklerine uyum sağlamak için şanzıman çalışma modunu önceden seçebilir.

More Sentences
haul v. çekmek
The workers hauled the Galleon into the sea.
İşçiler kalyonu denize çektiler.

More Sentences
haul v. sürüklemek
General
haul v. çekmek
The workers hauled the Galleon into the sea.
İşçiler kalyonu denize çektiler.

More Sentences
haul v. taşımak
The operator can pre-select the transmission operating mode to adapt to varying haul loads.
Operatör, değişen taşıma yüklerine uyum sağlamak için şanzıman çalışma modunu önceden seçebilir.

More Sentences
Automotive
haul v. taşımak
The operator can pre-select the transmission operating mode to adapt to varying haul loads.
Operatör, değişen taşıma yüklerine uyum sağlamak için şanzıman çalışma modunu önceden seçebilir.

More Sentences
Marine Biology
haul v. çekmek
The workers hauled the Galleon into the sea.
İşçiler kalyonu denize çektiler.

More Sentences
haul v. taşımak
The operator can pre-select the transmission operating mode to adapt to varying haul loads.
Operatör, değişen taşıma yüklerine uyum sağlamak için şanzıman çalışma modunu önceden seçebilir.

More Sentences
Slang
haul n. vurgun
The bank robbers were busted with a record haul of £25 million.
Banka soyguncuları 25 milyon poundluk rekor bir vurgunla yakalandı.

More Sentences
General
haul n. bir ağda çıkarılan balıklar
haul n. yük
haul n. taşıma uzaklığı
haul n. çekici
haul n. taşınılan şey
haul n. haksız kazanç
haul n. parti
haul n. çekilen balık miktarı
haul n. çekiş
haul n. çekme
haul n. alma
haul n. elde etme
haul v. ağ ile balık tutmak
haul v. yön değiştirmek
haul v. çekmek (bir şeyi)
haul v. sürüklemek
haul v. (rüzgar) dönmek
haul v. fikrini değiştirmek
haul v. davranışını değiştirmek
haul v. (çabalayarak) bir yere gelmek
haul v. gelmek
haul v. gitmek
haul N. taşıma
Colloquial
haul n. bir yığın şey
haul n. alınan/elde edilen çok sayıda şey
haul n. bir sürü şey
haul n. çok sayıda şey
haul n. kanunsuzca ele geçirilmiş şey/mal
haul n. yasadışı olarak elde edilmiş şey/mal
haul n. ganimet
haul n. çalıntı mal
Trade/Economic
haul n. navlun
haul n. nakliye
Law
haul v. hakim önüne çıkarmak
haul v. tutuklamak
Technical
haul n. hamule
haul n. taşıma kayışı
haul n. taşıyıcı bant
haul n. katranlanacak halat ipliği demeti
haul v. kuvvetle çekmek
Transportation
haul n. kargo kamyonu
haul v. (vagon, kamyon ile) taşımak
Marine
haul n. bir ağdan çıkan balık miktarı
haul n. çekiş
haul n. çekme
haul n. foroz
haul n. tutulan balık miktarı
haul n. taşıma mesafesi
haul v. dönmek
haul v. dönmek (gemi)
haul v. vira etmek
haul v. yön değiştirmek (rüzgar/gemi)
haul v. yön değiştirmek
haul v. (yelkeni) hisa etmek
haul v. (tamir, bakım için) gemiyi karaya çıkarmak
haul v. (rüzgar) karşıdan esmek
Marine Biology
haul n. ağdan çıkan balık miktarı
haul n. çekim
haul v. balık ağını çekmek
haul v. sürüklemek
Fishery
haul n. gırgır ağı
haul n. gırgır ağının çekildiği yer
Meteorology
haul n. ters dönüş
Slang
haul n. paket açma videosu
haul n. yeni alınan şeylerin gösterilip yorumlandığı video
haul n. birinin aldıklarını sosyal medyada tanıttığı video
haul n. alışverişte alınanların tanıtıldığı video
haul n. sosyal medya fenomeni tarafından yapılan ürün tanıtım videosu
haul n. hırsızlık ganimetleri
haul n. herhangi bir aktivite sonucu elde edilen kazanç
haul n. bir aktivite sonucu elde dilen ganimetler

Significados de "haul" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
short haul n. aynı kıta içinde düzenlenen geziler
log haul n. tomruk çekme
a long haul n. uzun taşıma mesafesi
cross haul n. halatla yükleme (kamyonla vb)
cross haul n. halatla yükleme
a long haul n. uzun süren zor bir iş
haul-off n. kumaşın çekmesi
long haul n. uzun mesafe
haul-up n. yukarı doğru v şeklini alan ip merdiven
long haul n. uzun zaman dilimi
long-haul n. uzun süre
long-haul n. uzun zaman dilimi
long haul n. uzun süre
short haul n. kısa zaman dilimi
short haul n. kısa süre
haul off v. yön değiştirmek
haul down the flag v. bayrak indirmek
haul up v. yön değiştirmek
haul up v. düzeltmek
haul up v. çıkarmak
truck haul v. kamyonla taşımak
haul someone (up) before someone v. birisini (hakim/mahkeme) huzuruna çıkarmak
haul someone (up) before someone v. birisini (hakim) önüne/karşısına çıkarmak
haul up somewhere v. (aracı vb) bir yere çekmek
haul the suspect up before the judge v. zanlıyı hakimin huzuruna çıkarmak
haul up somewhere v. bir yerde durmak
haul something down v. aşağıya doğru çekmek/taşımak
haul off v. yönünü değiştirmek
undertake a long-haul flight v. uzun uçuş yapmak
long-haul adj. uzun yol giden
long-haul adj. uzun mesafe aşan
short-haul adj. kısa süre ile ilgili
short-haul adj. kısa süreye ait
short-haul adj. kısa mesafeli
short-haul adj. geçici
short-haul adj. kısa süreli
short-haul adj. kısa mesafeye giden
in the short haul adv. kısa vadede
Phrasals
haul away n. yeni arabaların taşındığı motorlu kamyon
haul something (from some place) to some place v. bir şeyi bir yerden başka bir yere sürüklemek/taşımak
haul something from some place (to some place) v. bir şeyi bir yerden başka bir yere sürüklemek/taşımak
haul away v. taşımak
haul away v. götürmek
haul off v. anlık olarak gaza gelmek
haul off v. kalkışıvermek
haul out v. taşımak
haul into (some place) v. birini zorla bir yere götürmekle tehdit etmek
haul out v. uzaklaşmak
haul off v. taşımak
haul out v. dışarı çıkarmak
haul out v. dışarı sürüklemek
haul out v. dışarı taşımak
haul in v. birini zorla bir yere götürmekle tehdit etmek
haul off v. işleri yeni bir yere taşımak
haul off v. bir yerden zorla çıkarmak
haul someone or something over to something v. birini/bir şeyi bir yere çekmek
haul off v. düşünmeden hareket etmek
haul someone or something over to something v. birini/bir şeyi bir şeye doğru çekmek
haul off v. yaka paça bir yerden çıkarmak
haul into (some place) v. birini bir yere gitmeye/girmeye zorlamak
haul out v. yerini değiştirmek
haul in v. birini bir yere gitmeye/girmeye zorlamak
haul off v. yerini değiştirmek
haul out v. işleri yeni bir yere taşımak
haul someone or something over to something v. birini/bir şeyi/bir şeye doğru yaklaştırmak
haul off v. sağduyusuz hareket etmek
haul off v. uzaklaşmak
haul up v. durma noktasına gelmek
haul down v. sert bir şekilde yere düşürmek
haul down v. indirmek
haul up v. durmak
haul down v. konuşmacının yukarısındaki bir şeyi hızlıca çekmek
haul (something) to (some place) from (some place) v. (bir şeyi bir yerden başka bir yere) sürüklemek/taşımak
haul to some place v. bir yere sürüklemek/taşımak
haul something up (from something) v. bir şeyi (bir yerden) yukarı çekmek
haul before v. (hakim/mahkeme) huzuruna çıkarmak
haul before v. (hakim) önüne/karşısına çıkarmak
haul (something) to (some place) v. (bir şeyi bir yere) sürüklemek/taşımak
haul (one) down to (some place) v. (birini bir yere) düşürmek/çekmek
haul (something) from (something or some place) v. (bir şeyi bir yerden) sürüklemek/taşımak
haul before v. (hakimin) huzuruna çıkarmak
haul over to v. '-e doğru yaklaştırmak
haul something up (from something) v. bir şeyi (bir yerden) çekip çıkarmak
haul over to v. '-e doğru çekmek
haul over to v. -e çekmek
Colloquial
haul video n. birinin aldıklarını sosyal medyada tanıttığı video
haul video n. yeni alınan şeylerin gösterilip yorumlandığı video
haul video n. alışverişte alınanların tanıtıldığı video
haul video n. sosyal medya fenomeni tarafından yapılan ürün tanıtım videosu
haul video n. paket açma videosu
haul off and (do something) v. ileriyi/geleceği/yarını düşünmeden (bir şey) yapmak
haul off and (do something) v. düşüncesiz davranmak
haul off and (do something) v. geri çekilip ileri doğru bir hamle yapmak
haul off and do something [rural] v. gaza gelip bir şey yapmak
haul off and do something [rural] v. fevrice bir şey yapmak
haul off v. yumruk atmak için kolu geriye çekmek
haul off [us/canada] v. (hamle yapmak için) geri çekilmek
haul up v. eleştirmek
haul up v. suçlayarak hesap sormak
haul off and do v. düşüncesiz davranmak
haul off and do v. ileriyi/geleceği/yarını düşünmeden (bir şey) yapmak
haul off and do v. fevrice bir şey yapmak
haul off and do v. gaza gelip bir şey yapmak
haul off and do v. geri çekilip ileri doğru bir hamle yapmak
Idioms
a long haul n. uzun iş
long haul n. uzun iş
a long haul n. meşakkatli iş
long haul n. meşakkatli iş
long haul n. uğraştırıcı iş
a long haul n. uğraştırıcı iş
long haul n. yorucu iç
a long haul n. yorucu iş
haul someone over the coals v. birine ağzının payını vermek
haul over the coals v. haşlamak
haul over the coals v. paylamak
haul over the coals v. azarlamak
haul someone over the coals v. birisini azarlamak
haul someone over the coals v. birini acımasızca eleştirmek
haul someone over the coals v. eskiyi deşmek
haul oneself up by one's bootstraps v. kendi çabalarıyla başarmak
haul oneself up by one's bootstraps v. kendi çabalarıyla bir yerlere gelmek
haul someone on the carpet v. paylamak
haul someone on the carpet v. azarlamak
haul someone on the carpet v. fırça atmak
haul someone on the carpet v. fırçalamak
haul somebody over the coals v. birisini haşlamak
haul somebody over the coals v. itin götüne sokmak
haul somebody over the coals v. birine ağzının payını vermek
haul somebody over the coals v. azarlamak
haul someone in v. birini nezarete atmak
haul someone in v. birini tutuklamak
haul someone in v. birini karakola çekmek/götürmek
pull and haul v. bir ileri bir geri çekmek
haul in (one's) horns v. tedbirleri artırmak
haul in (one's) horns v. temkinli/ihtiyatlı hareket etmek
haul in (one's) horns v. dikkatli harcamak
haul in (one's) horns v. kemerleri sıkmak
haul in (one's) horns v. geri adım atmak
haul in (one's) horns v. tutumlu olmak
haul in (one's) horns v. vazgeçmek
haul in (one's) horns v. hesaplı para harcamak
haul in (one's) horns v. kemerleri sıkmak
haul in (one's) horns v. bırakmak
be in something for the long haul v. kendini uzun süre bir şeye adamak
be in something for the long haul v. uzun soluklu bir sürece girmek/kendini adamak
be in something for the long haul v. sonuna kadar bir şeyde var olmak
be in something for the long haul v. bir şeye uzun vadeli olarak girmek
be in something for the long haul v. uzun süre bir şeyi sürdürmeye istekli olmak
haul off v. ayrılmak
haul off v. terk etmek