duyurmak - Turco Inglés Diccionario

duyurmak

Significados de "duyurmak" en diccionario inglés turco : 45 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
duyurmak announce v.
The late-night show's new season was announced two weeks ago.
Gece programının yeni sezonu iki hafta önce duyuruldu.

More Sentences
General
duyurmak announce v.
The late-night show's new season was announced two weeks ago.
Gece programının yeni sezonu iki hafta önce duyuruldu.

More Sentences
duyurmak pronounce v.
The doctor pronounced him dead.
Doktor onun öldüğünü duyurdu.

More Sentences
duyurmak broadcast v.
I can't believe she would broadcast my divorce to the whole office.
Boşanmamı tüm ofise duyurduğuna inanamıyorum.

More Sentences
duyurmak proclaim v.
duyurmak notice v.
duyurmak plead v.
duyurmak release v.
duyurmak clarion v.
duyurmak publish v.
duyurmak annunciate v.
duyurmak promulgate v.
duyurmak advertise v.
duyurmak advertize v.
duyurmak annuntiate v.
duyurmak kithe [scotland] v.
duyurmak kythe [scotland] v.
duyurmak make v.
duyurmak blaze v.
duyurmak blaze v.
duyurmak hawk v.
duyurmak claim [obsolete] v.
duyurmak denote v.
duyurmak depredicate v.
duyurmak preconizate v.
duyurmak signify v.
duyurmak subscribe [obsolete] v.
duyurmak surface v.
duyurmak surprise v.
duyurmak surprize v.
duyurmak indigitate [obsolete] v.
duyurmak propagate v.
duyurmak bruit v.
duyurmak disseminate v.
duyurmak publicize v.
duyurmak publicise v.
Phrasals
duyurmak put up v.
duyurmak call out v.
Idioms
duyurmak break silence v.
duyurmak break the silence v.
Law
duyurmak proclaim v.
duyurmak indict [obsolete] v.
Archaic
duyurmak show v.
duyurmak propale v.
duyurmak promulge v.

Significados de "duyurmak" con otros términos en diccionario inglés turco: 122 resultado(s)

Turco Inglés
General
fabrikalarda işe başlama ve bitirme zamanını duyurmak için çalınan ıslık factory whistle n.
önceden duyurmak prenunciation [obsolete] n.
halka duyurmak publicize v.
davulla zurnayla duyurmak clarion v.
adını duyurmak make quite a name for oneself v.
adını duyurmak make one's name v.
ismini duyurmak get famous v.
afişle duyurmak announce with a poster v.
kaldırılacağını duyurmak (anlaşmanın) denounce v.
herkese duyurmak expose v.
ismini duyurmak make one's name v.
hoparlörle duyurmak pipe v.
sesini duyurmak become popular v.
adını duyurmak get famous v.
kararı duyurmak announce the decision v.
dünyaya duyurmak announce to the world v.
kamuya duyurmak declare to the public v.
kamuoyuna duyurmak release to the public v.
geniş kitlelere duyurmak reach large masses v.
kamuya duyurmak promulgate v.
kamuya duyurmak announce something to the public v.
resmi gazetede duyurmak announce/proclaim something in the official gazette v.
resmi gazetede duyurmak publish in the official gazette v.
toplantıyı duyurmak announce the meeting v.
gizli olduğunu duyurmak classify v.
geçersizliğini duyurmak denounce v.
halka duyurmak publicise v.
sonuçları duyurmak announce the results v.
halka/millete duyurmak make known publicly v.
topluma duyurmak present v.
kamuya duyurmak present v.
(sesini) duyurmak raise v.
yüksek sesle duyurmak blare out v.
megafonla aktarıyormuşçasına herkese duyurmak megaphone v.
megafonla aktarıyormuşçasına herkese duyurmak meg v.
(remi kart oyununda) her oyuncu bir el daha oynadıktan sonra oyunun biteceğini duyurmak break v.
(adını) duyurmak descry [obsolete] v.
(olarak) duyurmak designate v.
halka duyurmak open v.
resmen duyurmak introduce v.
ilan ederek duyurmak placard v.
önceden duyurmak preannounce v.
önden duyurmak preadvertise v.
önceden duyurmak prenotify v.
halka duyurmak press-agent v.
nişanlanacağını duyurmak publish v.
net ve yankılı bir şekilde duyurmak sing v.
geçmişe özlem duyurmak evoke nostalgia v.
ses çıkararak duyurmak strike v.
yedi cihana duyurmak trumpet v.
son kez duyurmak outask v.
adını duyurmak pass around v.
haykırarak duyurmak fulminate v.
yedi mahalleye duyurmak fulminate v.
Phrasals
herkese duyurmak acknowledge someone as something v.
herkese duyurmak acknowledge something as something v.
herkese duyurmak acknowledge (one) as (something) v.
duyurmak için bağırmak yell something out (at someone or something) v.
(birini/bir şeyi birine) duyurmak release (someone or something) to (one) v.
ideal biri/bir şey olarak duyurmak tout as v.
(birini/bir şeyi) ideal, faydalı biri/bir şey olarak duyurmak tout someone or something as something v.
(birini/bir şeyi) ideal, faydalı biri/bir şey olarak duyurmak tout (someone or something) as v.
gürültülü bir şekilde duyurmak blat out v.
birine bir şeyi duyurmak announce something to someone v.
'-e duyurmak announce to v.
'-e (bir şeyi) duyurmak announce (something) to v.
birine (duyurmak için) bağırmak call to someone v.
(birine) duyurmak için bağırmak call out (to someone) v.
(birine) duyurmak için bağırmak call to (one) v.
-e duyurmak release to v.
sesini duyurmak speak out v.
Phrases
'-i duyurmak let it be known that… v.
'-i duyurmak make it known that… v.
Idioms
önemini duyurmak put on the map v.
adını duyurmak hit the headlines v.
adını duyurmak win a name for oneself v.
adını duyurmak make a name for oneself v.
toplantıyı duyurmak call a meeting to order v.
toplantının başlayacağını duyurmak call a meeting to order v.
toplantıyı duyurmak call the meeting to order v.
duyurmak için can atmak scream something from the rooftops v.
duyurmak için can atmak shout something from the rooftops v.
kararı duyurmak hand a verdict down (to someone) v.
kararı duyurmak hand a decision down (to someone) v.
toplantının başlayacağını duyurmak call the meeting to order v.
(bağırarak vs) sesini duyurmak make oneself heard v.
(bir haberi/sırrı) açıklamak/ifşa etmek/sağda solda/uluorta konuşmak/etrafa duyurmak put something on the street v.
halka duyurmak take air v.
adını duyurmak set the world alight v.
adını duyurmak set the thames alight [uk] v.
adını duyurmak set the heather alight v.
(birinin) yapacağını/niyetini herkese duyurmak put (one's) pot on [old-fashioned] v.
(birinin) sesini duyurmak make (one's) voice heard v.
(birinin) rakip sesler/görüşler arasında sesini duyurmak make (one's) voice heard v.
sesini duyurmak make (oneself) heard v.
(kendini) duyurmak make (oneself) heard v.
(biri/bir şey) aradığını duyurmak put out a call for (someone or something) v.
(birine/bir şeye) ihtiyacı olduğunu duyurmak put out a call for (someone or something) v.
toplantının başlayacağını/başlamak üzere olduğunu duyurmak call a meeting to order v.
yapacaklarını/yapmak istediklerini önden duyurmak call (one's) shots v.
toplantının başlayacağını/başlamak üzere olduğunu duyurmak call the meeting to order v.
kararlarını önden duyurmak call (one's) shots v.
bıraktığını/çekildiğini duyurmak call it quits v.
herkese duyurmak crack open v.
adını duyurmak make a name for yourself v.
adını duyurmak make a name v.
'-i duyurmak make it known v.
(birinin/bir şeyin/bir yerin) adını duyurmak put (someone, something, or some place) on the map v.
davul zurnayla duyurmak beat a drum v.
Law
idam mahkumunun mallarının devlete intikalini duyurmak proscribe v.
Politics
resmi olarak duyurmak promulgate v.
kamuya duyurmak make a proclamation v.
kamu oyu yoklaması amacıyla bilgiyi duyurmak fly v.
Advertising
(gelecekte yayınlanacak programı televizyon veya radyoda) kısa reklamlarla duyurmak trail v.
History
tiyatro oyuncularının sesini duyurmak için kullanılmış çan benzeri aletler acoustic vessels n.
Religious
kafir olarak duyurmak hereticate v.
Sport
yarışmadaki sıralamayı duyurmak place v.
Card
(bazı kart oyunlarında) oyun bitmeden önce oyunu kazanmak için yeterli puana ulaştığını duyurmak count out v.
Music
borazan ile duyurmak trump out v.
borazan ile duyurmak trump v.
Archaic
önden duyurmak predeclare v.
Slang
kulaktan kulağa duyurmak peddle v.