fikri - Turco Inglés Diccionario

fikri

Significados de "fikri" en diccionario inglés turco : 5 resultado(s)

Turco Inglés
General
fikri intellectual adj.
The University is both the creator and user of intellectual and artistic works.
Üniversite, fikir ve sanat eserlerinin hem yaratıcısı hem de kullanıcısıdır.

More Sentences
fikri mental adj.
fikri nonmaterial adj.
Idioms
fikri (one's) twopence (worth) [uk/aus] n.
fikri (one's) tuppence (worth) [uk/aus] expr.

Significados de "fikri" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
çürütme (bir fikri vb) confuting n.
bir fikri ifade eden kelime semanteme n.
fikri ve sınai mülkiyet hakları intellectual and industrial property rights n.
fikri sabit idée fixe n.
fikri sabit fixed idea n.
azınlığın fikri minority opinion n.
fikri kısırlık intellectual poverty n.
fikri kısırlık intellectual barrenness n.
parti tabanında/halk tabakasında oluşan fikri hareket/akım ground swell n.
fikri mülkiyet ürünleri knowledge-capturing products n.
fikri namusluluk intellectual integrity n.
sözün yazıya üstün olduğu fikri phonocentrism n.
sadece fikri mere idea n.
Fikri bile mere idea n.
bir hareketi, fikri veya gelişmeyi yayan şey tinder n.
İş fikri business idea n.
bir fikri ifade etmek için kullanılan en uygun terim word n.
fikri inatla savunma obstinacy n.
bir fikri sembolize eden resim ideogram n.
aykırı fikri olan kimse opinionist n.
(fikri, planı) zihinde oluşturma conception n.
(anket yanıtlarında) fikri yok don't-know n.
fikri olmayan kimse don't-know n.
fikri olmayan kimse don't-know n.
(anket yanıtlarında) fikri yok don't-know n.
çoğunluğun fikri general consensus n.
ortaya atmak (bir fikri) bandy about v.
fikri olmak have an idea v.
en ufak bir fikri olmamak not to have the faintest idea v.
bir fikri desteklemek espouse v.
azıcık çürütmek (bir fikri) bore a hole in v.
öne sürmek (bir fikri) moot v.
hiçbir fikri olmamak not to have a clue v.
bir fikri birinin kafasına sokmak hammer an idea into someone's head v.
fikri olmamak have no idea v.
hiç fikri olmamak have no idea v.
birine bir fikri empoze etmek impress an idea on someone v.
birine bir fikri empoze etmek impress an idea upon someone v.
birine bir fikri aşılamak impress an idea upon someone v.
birine bir fikri aşılamak impress an idea on someone v.
fikri canlandırmak reinvigorate the idea v.
fikri savunmak defend the opinion v.
fikri kurulun görüşüne sunmak run the idea past the board v.
desteklediğini açıklamak (resmi bir toplantıda bir fikri) second v.
bir fikri benimsemek adopt an idea v.
desteklemek (bir fikri) underpin v.
(zararlı bir fikri) yaymaya çalışmak reek v.
(planı, fikri) değiştirmek reframe v.
fikri yaymak peddle v.
(fikri, teoriyi) savunmak harbor v.
bir fikri savunmak mean [obsolete] v.
öneriyi, fikri desteklemek fall in v.
fikri yaymak monger v.
(fikri veya konuşmayı) atfetmek give v.
(zamanı geçmiş bir fikri, kurumu) işlevsiz olduğu halde muhafaza etmek mummify v.
(bir konuda) fikri olmak opine v.
(bir konuda) fikri olmak opinion [dialect] v.
(fikri, planı) aşırı geliştirmek overelaborate v.
(fikri, planı) aşırı detaylandırmak overelaborate v.
fikri sık sık yineleyerek ezberletmek drill v.
(meseleyi, fikri veya sözcüğü) vurgulamak foreground v.
bir fikri aşılamak plough v.
bir fikri aşılamak plow v.
(tutumu, fikri) şiddetle telkin etmek press v.
(birinin) fikri veya yazıları hakkında bilgi edinmek frequent v.
(fikri) rafa kaldırmak scratch v.
(bir fikri) çürütmek prove to be wrong v.
karşıt fikri benimsemek pair v.
fikri gelmek pass v.
(fikri) yaymak evangelize v.
aklı fikri sekste olan prurient adj.
belirli bir fikri olan thoughten [obsolete] adj.
sembolik olarak bir fikri yansıtan ideologic adj.
sembolik olarak bir fikri yansıtan ideological adj.
sembolik olarak bir fikri yansıtan idealogical adj.
belirli bir fikri benimseyen opinionated [obsolete] adj.
belirli bir fikri benimseyen opinioned adj.
(fikri, yaşam tarzını) yerleştiren planting adj.
fikri sunmada tanımlayıcı değeri olan presentational adj.
olumlu yönde fikri olmayan out of conceit with adj.
Phrasals
(bir fikri) benimsemek buy into v.
bir fikri kişiler arası paylaşıp tartışmak bounce around v.
(bir konuda) hiçbir fikri olmamak think nothing of v.
(birini veya bir fikri) merkeze alarak oluşturmak build around v.
(birini veya bir fikri) merkeze alarak oluşturmak build around (someone or something) v.
(birine) bir şeyi söylemek( birine) bir fikri açmak broach something to someone v.
(birine) bir şeyi söylemek( birine) bir fikri açmak broach something with someone v.
(birine) bir şeyi söylemek( birine) bir fikri açmak broach (something) with (someone) v.
(bir toplantıda) bir fikri ortaya atmak pitch (something) at v.
(bir fikri) üstüne vura vura tekrarlamak bang (away) at v.
bir planı, fikri, görüşü tartışmak knock around v.
bir planı, fikri, görüşü tartışmak knock about v.
bir fikri ele almak bounce something back and forth v.
bir ismi, kelimeyi, fikri olur olmaz kullanmak bandy about v.
bir ismi, kelimeyi, fikri sık sık/rastgele zikretmek bandy about v.
bir şeyin özü/ana fikri olmak boil down to something v.
fikri ele almak bounce back and forth v.
(biriyle) bir fikri tartışmak bounce off (of) (someone) v.
(bir inancı, ideolojiyi, fikri) reddetmek renounce for (something) v.
Phrases
herkesin fikri kendini bağlar to each his/her/their own expr.
Colloquial
proje fikri baby n.
birinin naçizane fikri twopenn n.
(birini veya bir fikri) uygun görmek/bulmak be down with v.
bir fikri veya davranışı onaylamamak be down on v.
(birini veya bir fikri) uygun görmek/bulmak be down v.
bir fikri veya davranışı onaylamamak be down v.
bir fikri (birine) götürmek put it to (one) v.
aklı fikri (bir şeyde) olmak be riddled with (something) v.
hakkında belirli bir fikri olmak feel somehow about v.
bir fikri olmayan unideaed adj.
aklı fikri birinde/bir şeyde ate up with someone/something adj.
aklı fikri hamile kalmakta so desperate to get pregnant expr.
en ufak bir fikri olmadan without the faintest notion expr.
Idioms
birinin bir konudaki fikri (someone's) take on (something) n.
naçizane fikri (one's) twopence (worth) [uk/aus] n.
(bir fikri) sonuna kadar destekleyen kişi true believer n.
abuk sabuk/ana fikri olmayan hikaye/öykü banbury story of a cock and a bull n.
(birisinin) dikkatle değerlendirme yapılmış fikri (one's) considered opinion n.
işin ana fikri the object of the exercise n.
ölüm fikri king of terrors n.
kendi fikri olma a mind of its own n.
birinin fikri a point of view n.
(birinin) kişisel fikri (one's) point of view n.
aklı fikri edepsizlikte olma dirty mind n.
aklı fikri müstehcen şeylerde olan kimse dirty mind n.
aklı fikri edepsizlikte olan kimse dirty mind n.
aklı fikri müstehcen şeylerde olma dirty mind n.
aklı fikri belden aşağı çalışma dirty mind n.
aklı fikri belden aşağı çalışan kimse dirty mind n.
herhangi bir fikri olmamak have no idea v.
en ufak bir fikri olmamak not have the foggiest idea v.
en ufak bir fikri olmamak not have the faintest idea v.
parlak bir fikri olmak get a bright idea v.
bir fikri veya planı alıp geliştirmek pick up the ball and run with it v.
bir fikri veya planı alıp geliştirmek take the ball and run with it v.
bir fikri sorgulamadan kabullenmek drink the kool-aid v.
(bir fikri/öneriyi) tartışmak bat around something v.
(bir fikri/öneriyi) tartışmak bat something around v.
parlak bir fikri olmak have a bright idea v.
aklı fikri bir şeyde olmak be consumed with something v.
hiçbir fikri olmamak not know the first thing about v.
hiçbir fikri olmamak not know beans about v.
en ufak fikri olmamak not have the foggiest (idea/notion) v.
en ufak bir fikri olmamak not have the foggiest (idea/notion) v.
en ufak bir fikri olmamak not have the slightest idea v.
bir fikri yerleştirmek/kalıcı kılmak carve something in stone v.
hiçbir fikri olmamak doesn't have a clue v.
hiçbir fikri olmamak be without a clue v.
nasıl yapılacağı konusunda hiçbir fikri olmamak have no clue how to do v.
(bir fikri, düşünceyi, öneriyi, bulguyu) desteklememek not agree with (someone or something) v.