girme - Turco Inglés Diccionario

girme

Significados de "girme" en diccionario inglés turco : 20 resultado(s)

Turco Inglés
General
girme entering n.
Entering the deceased's bedroom usually wouldn't cause any issues.
Merhumun yatak odasına girmek genelde bir soruna neden olmaz.

More Sentences
girme entry n.
I would add that Ireland has just voted to allow the entry of applicant countries into the EU.
İrlanda'nın başvuru sahibi ülkelerin AB'ye girmesine izin verilmesi yönünde oy kullandığını da eklemek isterim.

More Sentences
girme penetration n.
You can seal the container to prevent water penetration.
Su girmesini önlemek için kabı kapatabilirsiniz.

More Sentences
girme foray n.
Mr Ortuondo Larrea, you have exhausted the subject with this foray into personal statements.
Sayın Ortuondo Larrea, kişisel ifadelere girerek konuyu çok uzattınız.

More Sentences
Speaking
girme don't enter expr.
Don't enter that room.
O odaya girme.

More Sentences
Trade/Economic
girme entry n.
I would add that Ireland has just voted to allow the entry of applicant countries into the EU.
İrlanda'nın başvuru sahibi ülkelerin AB'ye girmesine izin verilmesi yönünde oy kullandığını da eklemek isterim.

More Sentences
Food Engineering
girme penetration n.
You can seal the container to prevent water penetration.
Su girmesini önlemek için kabı kapatabilirsiniz.

More Sentences
General
girme incoming n.
girme trespass n.
girme ingress n.
girme entrance n.
girme admission n.
girme intake n.
girme accession n.
girme inflowing n.
girme ingoing n.
Politics
girme adherency n.
girme access n.
girme adherence n.
Technical
girme infiltration n.

Significados de "girme" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
araya girme intervention n.
General
gizlice girme penetration n.
döngüye girme enwheeling n.
rahime girme enwombing n.
girdaba girme eddying n.
izinsiz girme intrusion n.
kist içine girme encysting n.
zorla içeri girme forced entry n.
yağ cebi içine girme encysting n.
araya girme intercession n.
etki alanına girme enwheeling n.
kist içine girme encystation n.
rolüne girme pretense n.
gerdeğe girme entering the nuptial chamber n.
etki alanına girme encircling n.
gerçek kimliğini gizleyerek girme (örgüt/kuruluş vb'ne) infiltration n.
zorla içeri girme intrusion n.
izinsiz mülke girme trespass n.
ekonomik darboğaza girme downswing n.
içe girme penetration n.
günaha girme committing sin n.
zorla girme breaking n.
izinsiz girme trespassing n.
ilişkiye girme snatch n.
bahse girme wager n.
zorla girme intrusiveness n.
zorla girme irruption n.
havalara girme assumption n.
girme hakkı medical treatment n.
karışıklık içine girme embroiling n.
bahse girme betting n.
izinsiz ve davetsiz girme intrusion n.
suya girme bathe n.
döngüye girme encircling n.
izinsiz girme trespass n.
yağ cebi içine girme encystation n.
girme yetkisi olan ingressiveness n.
kabul edilip yürürlüğe girme (tasarı) passage n.
zorla girme intrusion n.
dölyatağına girme enwombing n.
bahse girme wagering n.
biribirinin içine girme interpenetration n.
iç içe girme nesting n.
pozuna girme attitudinizing n.
pozuna girme attitudinising n.
bir boşluğa veya aralığa girme introitus n.
birbirinin içine girme interpenetration n.
araya girme interlocation n.
pazara girme market penetration n.
birbirinin içine girme interweaving n.
havalara girme pomposity n.
kullanıma girme inurement n.
araya girme intervenience n.
zorla girme breaking-in n.
zorla girme break-in n.
devreye girme cut-in n.
yeniden girme re-entry n.
salınma girme hunting n.
ayrıntılara girme elaboration n.
zorla bir binaya girme breaking n.
devreye girme activation n.
araya girme insert n.
yeni yıla girme turn of the year n.
savaşa girme entering the war n.
hayvanlarla cinsel ilişkiye girme bestiality n.
zorla girme obtrusion n.
yeniden girme reentry n.
rolüne girme pretence n.
(derneğe vb) girme adherence n.
yeniden girme reentrance n.
yeniden girme reentering n.
yeniden girme re-entrance n.
yeniden tadilata girme remodification n.
hafifçe girme toehold n.
triplere girme attitudinarianism n.
işe girme engagement n.
tartışmaya girme embroilment n.
bağırarak araya girme barracking n.
polemiğe girme eristical [obsolete] n.
polemiğe girme eristic n.
suya girme bathing n.
klavye ile veri girme işi keyboarding n.
içine şeytan girme bedevilment n.
fahişelerle cinsel ilişkiye girme whoredom n.
bahse girme hazardry [obsolete] n.
zorla haneye girme break n.
aynı cinsiyetten biriyle ilişkiye girme homosexuality n.
izinsiz girme obtrusion n.
içeri girme immanation n.
tam girme impenetration n.
içine girme impression n.
çarpışarak içine girme impression n.
içine girme impressure [obsolete] n.
zorla girme inburst n.
zorla girme inbreak n.
insan formuna girme incarnation n.
girme şekli coming in [obsolete] n.
eve izinsiz girme crack n.
içeri girme incursion n.
içeri girme inlet n.
araya girme interpellation [obsolete] n.
araya girme interposure [obsolete] n.
araya girme interposition n.
izinsiz girme intruding n.
zorla girme intruding n.
içeri girme introit n.
birinin toprağına yürüyerek veya at sırtında girme hakkı iter n.
sürekli olarak bir ülkeye girme penetration n.
yarışmada ilk üçe girme place n.
bir yere girme ayrıcalığı sanctuary n.
geleneksel bir kalıba girme ossification n.
ağır harcamanın altına girme plunge n.
ağır ve riskli bir bahse girme plunge n.
yürürlüğe girme execution n.
birbirine girme ruck n.
yeniden buyruğuna girme resubjection n.
girme imkanı olmak have access to v.
birbirine girme fall out with v.
girme anlamı veren ön ek ir- pref.
evlilik yolu ile aileye girme anlamı veren bir son ek -in-law suf.
dereceye girme placing N.
araya girme interjection N.
Proverb
altından kalkamayacağın bir mücadeleye girme never fight a land war in asia expr.
boyundan büyük bir çekişmeye girme never fight a land war in asia expr.
boyundan büyük bir çekişmeye girme never start a land war in asia
yatağa öfkeli/küs girme never let the sun go down on your anger
Colloquial
açmaza girme standoff n.
açmaza girme stand-off n.
göze girme çabası içindeki politikacı baby-kisser n.
kötü bir tribe girme bad trip n.
kapalıyken veya gece gizlice özel/halka açık havuzlara girme pool-hopping n.
gece izinsiz özel/halka açık havuzlara girme pool-hopping n.
izinsiz özel/halka açık havuzlara girme pool-hopping n.
gizlice birinin havuzuna/halka açık havuzlara girme pool-hopping n.
kötü bir tribe girme horrors n.
bilgi toplamak için gizlice birinin mülküne girme black bag operation n.
bilgi toplamak için gizlice birinin mülküne girme black bag job n.
bilgi toplamak için gizlice birinin mülküne girme black–bag job n.
bilgi toplamak için gizlice birinin mülküne girme bag job n.
bilgi toplamak için gizlice birinin mülküne girme black–bag operation n.
araba yarışında pite/pit stopa girme pit in n.
araba yarışında yarıştan ayrılıp yakıt ikmaline/tamire girme pit in n.
iki cinsle de cinsel ilişkiye girme bi sex n.
izinsiz girme break-in n.
zorla girme break-in n.
hırsızlık amacıyla girme break-in n.
(flört etmek, birini tavlamak için) lafa girme cümlesi chat-up line n.
tamponuma girme get off my bumper! interj.
o konuya hiç girme don't go there expr.
o konuya hiç girme don't even go there expr.