havaya - Turco Inglés Diccionario

havaya

Significados de "havaya" en diccionario inglés turco : 4 resultado(s)

Turco Inglés
General
havaya aloft adv.
The balloons rose aloft.
Balonlar havaya yükseldi.

More Sentences
havaya airward adv.
havaya on loft adv.
havaya onloft adv.

Significados de "havaya" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
kayak yaparken kişinin havaya zıplaması taking air n.
cephe (havaya ait) front n.
havaya atılan hedef skeet n.
havaya atma toss n.
havaya atma tossing n.
havaya atılmış top lob n.
havaya doğru vurulmuş top lob n.
havaya yükselme levitation n.
havaya uçma blasting n.
havaya uçurma blowing up n.
havaya uçma blowing up n.
sirklerde gülle ile havaya fırlatılan sihirbaz adam cannon man n.
havaya atılan hedefi vurma skeet shooting n.
farklı havaya alışma acclimatation n.
ruh çağırma seansında masanın havaya kaldırılması table tilting n.
ruh çağırma seansında masanın havaya kaldırılması table turning n.
ruh çağırma seansında masanın havaya kaldırılması table tipping n.
balonla havaya yükselme balloonry n.
havaya fırlatan kimse tosser n.
bir tür kumar oyununda madeni paraları havaya atmak için kullanılan küçük bir tahta kip [australia] n.
havaya kaldırma levitation n.
sürücünün pedalı kullanmadan bisikletin ön tekerleğini havaya kaldırdığı bir teknik manual n.
havaya atılan hedefi vuracak kimsenin hedefin serbest bırakılması için verdiği talimat mark n.
yüksek patlama sesi ile havaya saçılan çeşitli küçük havai fişeklerden oluşan piroteknik parça mine n.
bir şeyi sinirle havaya savuran kimse brandisher n.
(su, parfüm, ilaç) havaya püskürtülmüş küçük sıvı damlaları mist n.
barut patlamasıyla çekici havaya uçan bir tür şahmerdan gunpowder pile driver n.
(taşı elinde) havaya atma chuckie [scotland] n.
dinamitle havaya uçurma dynamiting n.
havaya yapılan atış pelter n.
(bazı oyunlarda) havaya atılan ufak nesne pitcher n.
mat veya alet üzerinden havaya balıklama atlayıp öne yuvarlanma dive n.
havaya fırlatılan nesnenin izlediği rota fly n.
dört kişilik takımlar halinde oynanan atış poligonunda havaya fırlatılan hedefleri vurma oyunu scoot n.
havaya uçurma sufflation n.
havaya alıştırmak acclimate v.
havaya uçurmak blow up v.
havaya doğru vurmak lob v.
havaya kaldırmak levitate v.
topu havaya vurmak lob v.
havaya uçmak go up in smoke v.
rüyada havaya yükselmek levitate v.
havaya gitmek go up in smoke v.
topları havaya atıp tutmak juggle v.
havaya savurmak waste v.
havaya kalkmak levitate v.
havaya uçurmak explode v.
kötü havaya karşı dayanıklık göstermek weather v.
hafifçe havaya yayılmak (koku vs) tinge with v.
dinamitle havaya uçurmak dynamite v.
havaya savurmak (samandan ayırmak için tahıl tanelerini) winnow v.
kokusu hafifçe havaya yayılmak tinge with v.
havaya uçmak explode v.
havaya atmak sky v.
havaya alışmak acclimatize v.
havaya uçurmak blow something up v.
hafifçe havaya yayılmak tinge with v.
havaya uçmak blow up v.
külahını havaya atmak be beside oneself with joy v.
havaya atmak send up v.
havaya uçurmak blast v.
beyin gücü ile havaya yükselmek levitate v.
havaya atmak lob v.
havaya kaldırmak put up v.
havaya kaldırmak throw up v.
açık havaya çıkmak get outdoors v.
açık havaya çıkmak go outdoors v.
yazı tura için havaya para atmak flip up v.
havaya ateş etmek fire the gun into the air v.
(samandan ayırmak için) (tahıl tanelerini) havaya savurmak winnow v.
havaya girmek put on airs v.
havaya girmek get pumped up about something v.
havaya uçurmak blow v.
ağzını havaya açmak be left empty-handed v.
ağzını havaya açmak left empty-handed v.
temiz havaya çıkmak go out for fresh air v.
havaya ateş etmek fire one’s gun up in the air v.
havaya alışmak acclimatise v.
havaya sokmak get v.
basınçla havaya karışan ince sıvı tanecikleri haline getirmek nebulise v.
basınçla havaya karışan ince sıvı tanecikleri haline getirmek nebulize v.
havaya atmak toss in the air v.
havaya atıp çevirmek twitch v.
havaya asmak uphang v.
havaya atmak upshoot v.
serin havaya maruz bırakmak vent v.
(birini) battaniyeyle havaya fırlatmak blanket v.
havaya fırlatmak blast v.
(ceza olarak) battaniyeyle havaya fırlatmak blanket v.
havaya sıçramak leap v.
halatla havaya kaldırmak hoise [dialect] v.
havaya yükselmek loft v.
aşırı sert havaya maruz kalmak overweather [obsolete] v.
ön tekerlekleri havaya kaldırmak pop v.
(krepi) havaya atıp döndürmek flap v.
havaya uçurmak fly v.
havaya kaldırmak fly v.
(parayı) havaya fırlatmak sky v.
(kireci) havaya maruz bırakıp en azından bir kısmını karbonata dönüştürerek değişime uğratmak slack v.
(kurbağayı) sopanın ucu ile havaya fırlatmak spanghew [dialect] [uk] v.
sertçe havaya fırlatmak spanghew [dialect] [uk] v.
sertçe havaya atmak spanghew [dialect] [uk] v.
(saç) havaya kalkmak stare v.
havaya uçurmak sufflate v.
havaya salmak disgorge v.
(havaya kendiliğinden) yükselmek levitate v.
her havaya elverişli all weather adj.
genç bir havaya sahip youthful adj.
havaya kalkık retrousse adj.
az rüzgarlı veya rüzgarsız anlamında (havaya) calm adj.
havaya atılan tossing adj.
kurşuni (fırtınaya gebe bir havaya özgü) sullen adj.
soğuk havaya duyarlı nesh [uk] adj.
her havaya elverişli all-weather adj.
havadan havaya air-to-air adj.
her çeşit havaya dayanıklı weather proof adj.
havaya maruz kaldığından rengi atmış weathered adj.
havaya maruz kalarak zarar görmüş weathered adj.
havaya maruz kalarak eskimiş weathered adj.
farklı havaya alışmış acclimated adj.
havaya alıştırılabilir acclimatable adj.
havaya girmiş tipsy adj.
havaya kaldırılmış elevate [obsolete] adj.
havaya girmiş bepuffed adj.
havaya maruz kalarak tabaklanmış weatherworn adj.
havaya maruz kalarak sertleşmiş weatherworn adj.
iyi havaya uygun fair-weather adj.
havaya kaldırılmış high-raised adj.
açık havaya özgü open-air adj.
açık havaya özgü open-air adj.
havaya maruz kaldığında kuruyup sertleşebilen drying adj.
açık havaya uygun out-of-door adj.
ufalanıp havaya karıştığı için sağlık açısından risk oluşturan (zehir) friable adj.
açık havaya düşkün outdoor adj.
havaya doğru skywards adv.
havaya doğru airward adv.
havaya ilişkin weather-wise adv.
havaya doğru sky-high adv.
Phrasals
havaya uçurmak blow off v.
havaya uçurmak blow up v.
havaya uçmak blow off v.
havaya savurmak blow off v.
havaya uçurmak bomb something out v.
havaya uçurmak bomb out v.
havaya uçurmak bomb someone out v.
havaya uçurmak bomb (someone or something) out v.
havaya uçmak go up v.
havaya atmak toss something up v.
havaya atmak/fırlatmak toss up v.
havaya kalkmak stick up v.