kendini - Turco Inglés Diccionario

kendini

Significados de "kendini" en diccionario inglés turco : 4 resultado(s)

Turco Inglés
General
kendini yourself pron.
You got guts, kid, showing yourself like that.
Kendini böyle göstermeye cesaretin var, evlat.

More Sentences
kendini itself pron.
Instead of doing that, the EU degrades itself by ordering collective deportations.
AB bunu yapmak yerine toplu sınır dışı emirleri vererek kendini küçük düşürmektedir.

More Sentences
Archaic
kendini urself pron.
Where do you see urself next year?
Gelecek yıl kendinizi nerede görüyorsunuz?

More Sentences
kendini thyself pron.
Know thyself.
Kendinizi tanıyın.

More Sentences

Significados de "kendini" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kendini tutmak refrain v.
kendini kaybetmek lose oneself v.
kendini bilmez impertinent adj.
kişinin kendini kadın ve erkeğin dinamik akışkan bir karışımı olarak hissetmesi gender-fluid adj.
General
kendini tümleyen kod self complementing code n.
kendini beğenmişlik complacency n.
kendini beğenme self worship n.
kendini kontrol edebilirlik assuredness n.
kendini algılama self perception n.
kendini metheden blowhard n.
kendini küçük düşürme self mortification n.
kendini beğenmişlik conceit n.
kendini beğenmişlik vanity n.
kendini düşünmeme selflessness n.
kendini gerçekleştirme self realization n.
kendini beğenmiş jackanapeses n.
kendi kendini aldatma self deceit n.
kendini beğenme self esteem n.
kendini yok eden program self destructing program n.
kendini öven kimse braggart n.
kendini tutma restraint n.
kendini tutma (yeme içme konusunda) abstinence from n.
kendini tutamama incontinency n.
kendini manastıra adamış kimse oblate n.
kendini tutma constraint n.
kendini tutma self discipline n.
kendi kendini suçlama self accusation n.
kendi kendini tozlama self pollination n.
kendini beğenme conceit n.
kendini beğenmişlik egotrip n.
kendini tek bir amaca verme singleness of purpose n.
kendini verme absorption n.
kendini rahat hisseden (bir yerde) at home in n.
kendi kendini kınama self condemnation n.
kendini beğenmişlik priggishness n.
kendini gülünç duruma düşüren exhibitioner n.
kendi kendini yetiştirmiş adam self made man n.
kendi kendini yönetme self direction n.
kendini adamış kimse votary n.
kendini bir yükümlülükten kurtarma (bir bahaneyle) evasion n.
kendini beğenmişlik pretentiousness n.
kendini kontrol etme self control n.
kendini toparlama (hasta/yorgun kişi) rally n.
kendini bir şey zanneden kimse smart aleck n.
kendini eğlenceye verme wantoning n.
kendini örgütleme self organization n.
(kendini) kırbaçlayan kişi disciplinant n.
bir alışkanlıktan kendini yoksun kılma abstinence n.
kendini beğenmişlik haughtiness n.
kendini güvenceye alma self assurance n.
korkulan durumlarda belirli hareketler yaparak kendini korumaya yönelik davranışlar warding n.
kendi kendini aldatma self deception n.
kendini koruma self protection n.
kendi kendini temizleme self grooming n.
kendi kendini doğrulayan self verification n.
kendini geçindirme subsistence n.
kendi kendini idare etme self government n.
kendini beğenmişlik assurance n.
özellikle yeme içme konusunda kendini tutma abstemiousness n.
kendi kendini ifade etme self relation n.
kendini beğenmişlik boastfulness n.
kendini beğenmişlik complacence n.
kendini beğenmişlik pomposity n.
kendi kendini tayin etme self appointment n.
kendini beğenmiş whippersnapper n.
kendi kendini telkin etme autosuggestion n.
kendini beğenmişlik smugness n.
kendini haklı çıkarma self justification n.
kendini bırakma abandon n.
kendini beğenmişlik inflation n.
kendini beğenme self complacency n.
kendi kendini geliştirme selfimprovement n.
kendini tutma aplomb n.
kendini alçaltma self abasement n.
kendini yüceltme/övme self praise n.
kendi kendini düzeltme self betterment n.
kendini alıştırma adjustment n.
kendini (bir şeye) kaptırma abandon n.
kendi kendini şekillendirme autoshaping n.
kendini beğenmiş jackanapes n.
kendini kurban eden kimse sacrificer n.
kendi kendini değerlendirme self assessment n.
kendi kendini yetiştirme self education n.
kendini koruma self preservation n.
kendi kendini şımartma self indulgence n.
kendini öven tip scaramouch n.
kendini beğenme superiority n.
kendini beğenmişlik pride n.
kendini ifade etme self expression n.
kendi kendini geliştirme self improvement n.
kendini cezalandırma self punishment n.
kendi kendini iyileştirme self betterment n.
kendini beğenmişlik arrogance n.
görevi nedeniyle kendini birşey sanan memur panjandrum n.
kendini beğenmiş memur bumble n.
kendini beğenme arrogance n.
kişinin kendini hayvan sanması zoanthropy n.
kendini yüksek görme self importance n.
kendini beğenmiş conceit n.
sadece kendini düşünmeme selflessness n.
kendini beğenmiş bighead n.
kendini bir şey sanan smart al·eck n.
kendini tutma (özellikle yeme içme konusunda) abstemiousness n.
kendini başka türlü tanıtma personation n.
kendi kendini tatmin masturbation n.
kendi kendini suçlama self incrimination n.
kendini bırakan yielder n.
kendini bırakmış bir şekilde oturma veya yürüme slump n.
aşırı derecede kendini beğenmişlik vainglory n.
kendi kendini savunma self assertion n.
kendini kafdağında görme pomposity n.
yalandan kendini hasta gösteren malingerer n.
kendini bir şey sanan tip squirt n.
yüksek ücretler ödeyip yeni inançlar edinen ve kendini iyi hisseden kimse metropagan n.
kendi kendini iyileştirme self healing n.
kendini rezil etme self abasement n.
kendini dinine adamış yahudi nazarite n.
kendini dinine adamış yahudi nazirite n.
kendini beğeniş narcism n.
kendini beğenen narcist n.
kendini tutamama incontinence n.
kendini tanıma self knowledge n.
kendini koruma iç güdüsü biophilia n.
kendini beğenmişlik priggery n.
kendini beğenmişlik priggism n.
kendini bir şey sanma pomposity n.
kendini adamışlık committedness n.
kendini zorla kabul ettirme ingratiation n.
kendini kontrol edememe nonrestraint n.
kendini adamış olan kadın votaress n.
kendini adayan (kadın) votaress n.
kendini adamış (kadın) votaress n.
(dini nedenlerle ceza olarak) kendini kırbaçlayan flagellant n.
kendini öldürme kastı olmadan intihara teşebbüs parasuicide n.
kendini verme devotion n.
kendini idrak etme self identification n.
kendini kimliklendirme self identification n.
kendini değiştirme changing oneself n.
orgazmı güçlendirmek için kendi kendini nefessiz bırakma durumu erotic asphyxiation n.
kendini abartılı bir şekilde önemli gören ikinci derece çalışan jack-in-office n.
kendini bırakmışlık laisser-aller n.
kendini tutma self-restraint n.
kendi kendini denetleme self-assessment n.
kendi kendini yenileme self-perpetuation n.
kendi kendini cezalandırma self-accusation n.
kendini geliştirme self-development n.
kendini kabul self-acceptance n.
kendini değersiz hissetme self-depreciation n.
kendi kendini yönlendirebilme self-leadership n.
kendi kendini düzenleyen self-regulation n.