konumda - Turco Inglés Diccionario

konumda

Significados de "konumda" en diccionario inglés turco : 1 resultado(s)

Turco Inglés
General
konumda placed adj.

Significados de "konumda" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
belirli bir sınıfta, derecede, konumda olan kimse rater n.
seramikte alçı kalıbının iki yarısını uygun konumda tutmaya yarayan çentik natch n.
doğru konumda olma trueness n.
konumda veya taktikte yapılan değişiklik manoeuver n.
kamu kaynaklarına erişimi olanların yetkili konumda bulunanlarla anlaşma halinde yaptığı bir dolandırıcılık bobol n.
üstün konumda olan kimse overlord n.
asılı konumda duran kabartmalı süs pendant n.
dik konumda duran eşya prick [obsolete] n.
başkanlık altındaki bir konumda bulunan kimse secondary n.
doğru konumda düzenlenme realignment n.
havada kanat çırparak aynı konumda kalma hovering n.
nesneleri doğru konumda gösteren bir teleskop çeşidi perspective glass n.
pasif konumda bulunan kimse spear-carrier n.
lider konumda olmak lead the field v.
belirli bir amaç doğrultusunda, rotayı veya sevkiyat yerini değiştirmek gibi istikamette ve konumda bir dizi değişiklikler yapmak manoeuver v.
bitişik konumda olmak march v.
(kamu kaynaklarına erişimi olanlar ve yetkili konumda bulunanlar anlaşma halinde) dolandırıcılık yapmak bobol v.
orta konumda olmak mediate v.
istenen konumda kalmak hold v.
yüksek konumda durmak perch v.
sabit konumda bulunan geostationary adj.
yüksek konumda olan high-ranking adj.
yüksek konumda high position adj.
orta noktaya (merkeze) simetrik konumda olan centrosymmetric adj.
olması gerekenin tersi konumda ass-backwards adj.
olması gerekenin tersi konumda ass-backward adj.
önemli konumda olan main line adj.
önde gelen bir konumda mainline adj.
sağlam bir konumda mainline adj.
malların, yolcuların veya verilerin merkezi bir konumda toplanıp buradan dağıtıldığı (sistem) hub-and-spoke adj.
organik molekül yapısında üçüncü konumda olan gamma adj.
çok iyi konumda golden adj.
avantajlı konumda golden adj.
başka konumda olan off-site adj.
uygun konumda olan in adj.
yarışmada lider konumda in the lead adj.
dikey konumda tutulan ported adj.
karşı konumda olan syzygial adj.
havada aynı konumda kalan hovering adj.
lider konumda in the leading position adv.
o konumda ad loc adv.
üstün bir konumda thereover adv.
biriyle karşılaşabilecek konumda in one's way adv.
belirli bir konumda ways adv.
yüksek konumda high up adv.
yüksek konumda highly adv.
iyi konumda high-up adv.
yüksek konumda high-up adv.
zıt konumda opposite adv.
daha alt konumda inferiorly adv.
dördüncü konumda fourth adv.
yaklaşık bir konumda proximately adv.
periferik konumda peripherically adv.
çevresel konumda peripherically adv.
yüzüstü konumda pronely adv.
yamaçta daha alçak konumda beneath prep.
yönetir konumda over prep.
ters konumda anlamı veren ön ek over- pref.
belirli bir şekilde, tarzda, yönde veya konumda anlamına gelen son ek -ways suf.
belirli bir şekilde, yönde veya konumda anlamına gelen bir son ek -wise suf.
yanlış konumda olan out of frame expr.
rakip kaleye en yakın konumda bulunan forvet oyuncusu rf (right forward) abrev.
Phrasals
daha yüksek bir konumda olmak be above v.
(bir rolde, işte, konumda) rahatlık kazanmak relax into (something) v.
(bir rolde, işte, konumda) daha rahat hareket etmek relax into (something) v.
(bir rolde, işte, konumda) beceri kazanmak relax into (something) v.
(bir rolde, işte, konumda) özgüvenli hale gelmek relax into (something) v.
(birinden/bir şeyden) başarılı konumda olmak pull ahead (of someone or something) v.
Phrases
gizli bilgi verebilecek/sağlayabilecek bir konumda on the inside expr.
güvenilir/nüfuzlu bir konumda on the inside expr.
Colloquial
bir şey için/bir şeyi yapmak için iyi, ideal, daha iyi konumda olmak be well, ideally, better placed for something/to do something v.
seçimle bir konumda olmak/bulunmak be in v.
neredeyse aynı durumda/eşit konumda (there's) nothing in it expr.
neredeyse aynı durumda/eşit konumda nothing in it expr.
hazır konumda on standby expr.
Idioms
uygun konumda olmak be cut out for v.
avantajlı konumda olmak be sitting in the catbird seat v.
avantajlı konumda olmak be in the catbird seat v.
avantajlı konumda olmak be ahead of the game v.
avantajlı konumda olmak remain ahead of the game v.
avantajlı konumda olmak keep ahead of the game v.
rakiplerinden daha avantajlı konumda olmak be ahead of the game v.
rakiplerine göre daha avantajlı bir konumda olmak be ahead of the game v.
rakiplerinden daha avantajlı konumda olmak stay ahead of the game v.
rakiplerine göre daha avantajlı bir konumda olmak stay ahead of the game v.
rakiplerinden daha avantajlı konumda olmak keep ahead of the game v.
avantajlı konumda olmak stay ahead of the game v.
rakiplerinden daha avantajlı konumda olmak get ahead of the game v.
rakiplerine göre daha avantajlı bir konumda olmak keep ahead of the game v.
rakiplerine göre daha avantajlı bir konumda olmak get ahead of the game v.
rakiplerine göre daha avantajlı bir konumda olmak remain ahead of the game v.
avantajlı konumda olmak get ahead of the game v.
rakiplerinden daha avantajlı konumda olmak remain ahead of the game v.
mutlu ve başarılı bir konumda olmak has the world by the tail with a downhill drag v.
mutlu ve başarılı bir konumda olmak has the world by the tail v.
uygun olmayan konumda olmak be in a pickle v.
daha iyi konumda olmak be better placed v.
doğru bir konumda olmak be ideally placed v.
bir yerde veya konumda neyi nasıl yapacağını bilmek find (one's) bearings v.
bir yerde veya konumda neyi nasıl yapacağını bilmek get your bearings v.
bir yerde veya konumda neyi nasıl yapacağını bilmek find your bearings v.
ahlaken daha üst bir konumda olduğunu iddia etmek seize the moral high ground v.
ahlaken daha üst bir konumda olduğunu iddia etmek take the moral high ground v.
ahlaken daha üst bir konumda olduğunu iddia etmek claim the moral high ground v.
çok olumlu bir konumda olmak have an easy time of it v.
rahat bir konumda olmak have an easy time of it v.
bir konuda/bir konumda çok rahat olmak have an easy time of it v.
çok elverişli/iyi konumda olmak have an easy time of it v.
çok şanslı/avantajlı konumda olmak have an easy time of it v.
benzerlerine göre üstün bir konumda olmak be in a different league v.
(bir şeye/birine) karşı avantajlı konumda olmak get the weather gage of (someone or something) v.
bir geminin hava şartları bakımından düşmanına göre avantajlı konumda olması get the weather gage of (someone or something) v.
bir geminin rüzgarın estiği yön bakımından düşmanından avantajlı konumda olması get the weather gage of (someone or something) v.
bir işi yapmak için en uygun konumda olmak have the ball at (one's) feet v.
bir işi yapmak için en uygun konumda olmak have the ball at (one's) feet v.
(birinden) yüksek konumda olmak rank higher than (one) v.
birini/bir şeyi görebileceği bir konumda kalmak keep somebody/something in sight v.
başarabilecek/kazanabilecek konumda into the reckoning v.
tehlikeye açık konumda olmak be on the run v.
savunmasız konumda olmak be on the run v.
(birine/bir şeye) göre önemsiz konumda olmak take a backseat (to someone or something) v.
iyi bir konumda olmak be onto a good thing v.
ideal, elverişli bir konumda olmak be well, ideally, better placed for something/to do something v.
iyi bir konumda olmak be well placed v.
iyi, uygun bir konumda olmak be well, ideally, better placed for something/to do something v.
avantajlı, iyi bir konumda olmak be well, ideally, better placed for something/to do something v.
güneş gören bir konumda olmak catch the sun v.
birinden güçlü bir konumda olmak have someone on the run v.
bir işi yapmak için en uygun konumda olmak have the ball at your feet v.
mutlu ve başarılı bir konumda olmak have the world by the tail v.
şüphelenilmeyecek bir konumda olan above suspicion adj.
lider konumda (sitting) in the catbird seat adj.
iyi bir konumda onto a good thing adj.
baştan sona lider konumda pillar-to-post adj.
(belli özellikte, konumda biri) için oldukça hali vakti yerinde well-heeled for (a particular type of person) adj.
(belli özellikte, konumda birine) göre bayağı varlıklı well-heeled for (a particular type of person) adj.
(belli özellikte, konumda biri) için bayağı zengin well-heeled for (a particular type of person) adj.
lider konumda in the catbird seat expr.
hazır konumda at the high port expr.
toplumda durumu diğerlerine göre daha iyi konumda at the top of the pile expr.
yetkili konumda in ordinary [uk] expr.
başarabilecek/kazanabilecek konumda in the reckoning [uk] expr.
birinden fırça yiyecek konumda on the mat expr.
doğadaki gibi ilkel konumda in a state of nature expr.
gönül alma esnasında hatalarını dile getiren konumda on the anxious seat expr.
barışma esnasında günah çıkaran konumda on the anxious seat expr.
kendi kararlarını alabilecek yaşta ve konumda free, white, and twenty-one expr.
lider konumda (sitting) in the catbird seat expr.
baştan sona lider konumda pillar to post [uk] expr.
Speaking
pazarlık yapacak konumda değilsin you're in no position to bargain expr.