maç - Turco Inglés Diccionario

maç

Significados de "maç" en diccionario turco inglés : 9 resultado(s)

Inglés Turco
General
mac n. yağmurluk
Computer
mac n. mac
mac n. macintosh marka kişisel bilgisayar
Television
mac n. çoklanmış analog bileşen
mac n. renkli televizyonlar için uydu yayını ile işleyen bir iletim kodlama sistemi
Textile
mac n. geçmişte abd hükümeti tarafından amerikan yerlilerine dağıtılmış, ağır ve yünlü bir battaniye
Marine
mac n. eskiden büyük göller'in yukarı kısmında sıkça kullanılmış düz tabanlı bir tekne
Medical
mac n. mak
Slang
mac n. herif

Significados de "maç" en diccionario inglés turco : 9 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
maç match n.
The tennis match was delayed because of fog.
Tenis maçı sis nedeniyle ertelendi.

More Sentences
General
maç game n.
I couldn't watch the game as I was tired.
Yorgun olduğum için maçı izleyemedim.

More Sentences
maç bout n.
We have all been impressed by your macho image, clearly learned from watching too many World Wrestling Federation bouts.
Çok fazla Dünya Güreş Federasyonu maçı izleyerek öğrendiğiniz belli olan maço imajınızdan hepimiz etkilendik.

More Sentences
Sport
maç match n.
The tennis match was delayed because of fog.
Tenis maçı sis nedeniyle ertelendi.

More Sentences
General
maç agonistics n.
maç go n.
maç outing n.
maç tie n.
Sport
maç rubber n.

Significados de "maç" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
anlatıcı (maç vb) commentator n.
maç spikeri commentator n.
yağmur yüzünden iptal edilen maç rain check n.
eskrim maç bout n.
hasılat (maç/konser/sirk vb'nde bilet satışından sağlanan) gate n.
son maç final n.
maç bileti match ticket n.
maç özeti match highlight n.
maç özetleri match highlights n.
büyük maç big play n.
maç günü the match day n.
seçim, maç veya yarışma sonucunu tahmin çalışması yapan kişi dopester n.
en iyi üç/beş maç match n.
maç öncesi destek buluşması pep assembly n.
maç öncesi destek buluşması pep rally n.
maç spikerliği commentatorship n.
skoru sezon kayıtlarına geçmeyen maç practice game n.
(maç öncesi) spor yorum programı pregame n.
maç öncesi röportajı pregame n.
maç öncesi tartışma programı pregame n.
maç öncesi etkinlik pregame n.
maç öncesi süreç pregame n.
esas maç öncesi sergilenen küçük çaplı müsabaka preliminary n.
kız öğrencilerin maç ve jimnastik sırasında giydikleri bir tür kostüm rompers [new zealand] n.
antrenmansız oyuncuların yaptığı maç scrub game n.
dört oyuncu ile oynanan maç four-square n.
maç skoru score n.
maç yapmak hold a match v.
yeniden oynamak (maç) replay v.
maç seyretmek watch the match v.
maç izlemek watch the match v.
maç kazanmak win the match v.
maç yönetmek refree a match v.
maç yönetmek conduct a match v.
(maç vb) anlatmak commentate v.
maç yapmak play a football match v.
maç oynamak play a football match v.
peş peşe beş maç kazanmak win five games in a row v.
arka arkaya beş maç kazanmak win five games in a row v.
maç sonunda formalarını değiştirmek swap shirts at the end v.
maç öncesi prematch adj.
Phrasals
bir şeyde (maç vb) kaybetmek lose at something v.
yağmur nedeniyle ertelemek veya iptal etmek (maç, oyun, açık hava etkinliği vb. gibi) rain out v.
yağmur nedeniyle ertelemek veya iptal etmek (maç, oyun, açık hava etkinliği vb. gibi) rain off v.
-de (maç, oyun) kaybetmek lose at v.
Phrases
oyun, set ve maç game, set, match n.
Proverb
(futbolda) maç sonuna kadar hiçbir şey belli olmaz football's a game of two halves
Colloquial
maç başı kadroda değişiklik yaparak yeni şeyler deneyen teknik direktör tinkerman [brit] n.
kişilerin kendi arasında yaptığı resmi olarak düzenlenmeyen maç pick-up n.
eğlencesine yapılan maç pick-up n.
(beyzbolda) aynı gün aynı takımlar arasında oynanan maç çifti pair n.
Idioms
zorlu maç a needle match n.
maç taktiği x's and o's n.
(bir takımın) evinde oynanan oyun/yapılan maç home game n.
(bir takımın) kendi sahasında oynanan oyun/yapılan maç home game n.
sıkı bir maç a close game n.
çekişmeli bir maç a close game n.
iptal edilmiş bir maç veya konser vb'nin daha ileri bir tarihteki tekrarı için verilen bileti almak take a rain check on v.
(maç/müsabaka) hezimete uğramak take a licking v.
son maç endgame v.
(futbol) takımların bir devrede iyi diğerinde kötü oynadığı maç olmak be a game of two halves v.
maç bitti time expires expr.
(teniste) oyun, set, (ve) maç game, set, (and) match expr.
Speaking
maç berabere bitti the match ended in a draw expr.
radyodaki maç the match on the radio expr.
maç kaç kaç? what's the score? expr.
bu maç bizim we will win this game expr.
Trade/Economic
(müsabaka, maç) katılım ücreti sistemi pay-to-play n.
Media
gazete gibi yayınlarda maç skorlarını veren satır scoreline n.
(gazete) futbol maç sonucu içeren classified [uk] adj.
(gazete) maç sonucu içeren classified [uk] adj.
Sport
maç puanı match points n.
milli maç national match n.
(briç, kriket) maç serisi rubber n.
maç kadrosu match lineup n.
maç sonucu match result n.
maç sayısı match point n.
maç sayısı game point n.
maç süresi duration of a game n.
son maç final n.
beraberliği bozmak için yapılan maç fence off n.
tempolu maç fast game n.
çok hızlı oynanan maç fast game n.
kolay kazanılan maç laugher n.
özel maç friendly match n.
amerikan futbolunda maç esnasında karşılıklı iki takımın üzerinden oyun başlayana kadar geçemeyeceği çizgi line of scrimmage n.
önemli maç clash n.
10 maç uzaklaştırma 10-game suspension n.
eşgüdümlü uluslararası maç takvimi coordinated international match calendar n.
uluslararası maç takvimi international match calendar n.
sonuca etkisi olmayan maç dead rubber n.
yağmur nedeniyle etkinlik (maç, yarışma vb.) iptal edilirse ileriki bir tarihte geri kabul edilmesine izin veren bir bilet raincheck n.
yağmur nedeniyle ertelenen veya iptal edilen etkinlik (maç, oyun, açık hava etkinliği vb. gibi) rainout n.
maç için belirlenmiş, yaralanma benzeri durumlar için verilen kayıp zamanın dahil edilmediği standart süre normal time n.
yeniden maç yapma rematch n.
yeni maç rematch n.
yeniden maç yaptırma rematch n.
önceden berabere kalmış takımların oynadığı belirleyici maç tie n.
maç istatistikleri box score [us] n.
maç cetveli box score [us] n.
(okçuluk, boks gibi müsabakalarda) maç main n.
maç kadrosu lineup n.
maç kadrosu line-up n.
çim topu sahasının maç yapmaya yetecek büyüklükteki bölümü rink n.
(özellikle maç yapan spor takımlarında) atak go-forward n.
yerel takımlar arasında gerçekleşen maç derby [uk] n.
maç günü derby day n.
maç veya müsabakanın heyecanlı sonu grandstand finish n.
başarılı maç hit n.
(beyzbol) art arda düzenlenen iki maç double-header n.
(basketbol) aynı günde iki farklı takımın arka arkaya oynadığı iki maç doubleheader n.
(körlingde) berabere kalınan maç peels [scotland] n.
maç sezonu sonrası dönem postseason n.
maç fikstürü fixture n.
maç skoru scoreline [uk] n.
(kriket) iki saatlik maç periyodu session n.
çok fazla sayı atılan maç shoot-out n.
sayıların havada uçuştuğu maç devresi shoot-out n.
tekli maç singles n.
bir tarafın atış diğer tarafın vuruş yaptığı dörtlü maç foursome n.
(krikette) maç esnasında rakibe sataşma sledge n.
(krikette) maç sırasında oyuncuya edilen hakaret sledge n.
sopa ile maç oynayan oyuncu stickman n.
takımın kendi sahasında yaptığı maç home game n.
zaman tutmak (yarış, maç vb'nde) keep time v.
yeniden maç yaptırmak rematch v.
yeniden maç yapmak rematch v.
(boksta nakavt olmadan) maç kazanmak distance v.
maç bitirici (oyun) walk-off adj.
finale kalacakların belirlendiği (maç, müsabaka) qualifying adj.
(maç) düşük skor kaydedilen low-scoring adj.
(maç) düşük puan ile sona eren low-scoring adj.
(maç) düşük skorlu low-scoring adj.
(takım) kupa maçı nedeniyle başka maç yapamayan cup-tied adj.
maç sonrası gerçekleşen postgame [us] adj.
maç sonrası sunulan post-game [us] adj.
maç sonrası sunulan postgame [us] adj.
maç sonrası kullanılan post-game [us] adj.
maç sonrası tüketilen post-game [us] adj.
maç sonrası kullanılan postgame [us] adj.
maç sonrası tüketilen postgame [us] adj.
maç sonrası gerçekleşen post-game [us] adj.
maç sezonu sonrası dönem ile ilgili postseason adj.
maç sezonu sonrası döneme ait postseason adj.
(maç) sıfır-sıfır biten shut-out adj.
(maç) golsüz biten shut-out adj.
oyun, set, maç game, set, match
Basketball
daha önceden planlanmamış maç pickup game n.
24 saniye süresi, periyod veya maç bittiğinde çalan düdük buzzer n.
uzun boylu bir adamın maç boyunca çok sayıda ribaunt alması crash the boards n.