oynatmak - Turco Inglés Diccionario

oynatmak

Significados de "oynatmak" en diccionario inglés turco : 28 resultado(s)

Turco Inglés
General
oynatmak play v.
The movie was played in every movie theatre in the country.
Film ülkenin her sinema salonunda oynatıldı.

More Sentences
oynatmak wiggle v.
Can you wiggle your ears?
Kulaklarını oynatabilir misin?

More Sentences
oynatmak wriggle v.
When he got the gloves off, he wriggled his fingers with comfort.
Eldivenleri çıkarınca rahatça parmaklarını oynattı.

More Sentences
oynatmak move v.
Give me somewhere to stand and I will move the earth.
Bana bir dayanak noktası verin, Dünya'yı yerinden oynatayım.

More Sentences
oynatmak show v.
oynatmak stir v.
oynatmak cause to play v.
oynatmak go mad v.
oynatmak dandle v.
oynatmak go off one's head v.
oynatmak work v.
oynatmak run v.
oynatmak make play v.
oynatmak cause to dance v.
oynatmak dance v.
oynatmak fool v.
oynatmak exhibit v.
oynatmak dislocate v.
oynatmak wobble v.
oynatmak perform v.
oynatmak budge v.
oynatmak frisk v.
oynatmak remove v.
oynatmak come v.
oynatmak unlodge v.
oynatmak slip v.
Slang
oynatmak go doolally v.
oynatmak go doolali v.

Significados de "oynatmak" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
oynatmak (film) screen v.
kafayı oynatmak go off the rails v.
film oynatmak play a movie v.
kalem oynatmak write v.
başrolde oynatmak star v.
aklını oynatmak unhinge v.
yerinden oynatmak bestir v.
ayaklarını suda oynatmak paddle v.
parmağında oynatmak have somebody in one's pocket v.
aklını oynatmak go off the rails v.
yerinden oynatmak dislodge v.
aklını oynatmak go out of one's mind v.
parmağında oynatmak lead by the nose v.
tekrar oynatmak rerun v.
sıçratıp oynatmak (atı) prance v.
aklını oynatmak go mad v.
yerinden oynatmak budge v.
oynatmak (rüzgar ağacın yapraklarını) ruffle v.
başrolde oynatmak feature v.
kukla oynatmak perform a puppet show v.
üzerinde kalem oynatmak spoil (a piece of writing) by alteration v.
üzerinde kalem oynatmak edit v.
üzerinde kalem oynatmak correct v.
parmağını oynatmak grease someone's palm v.
parmağında oynatmak twist (someone) around one's finger v.
parmağında oynatmak put someone in one's pocket v.
parmağında oynatmak dominate (someone) completely v.
parmağını oynatmak give a bribe v.
kukla oynatmak pull the wires v.
yerinden oynatmak dislocate v.
birini parmağında oynatmak twist someone around one's little finger v.
yeniden oynatmak playback v.
oynatmak (parmakları) twiddle v.
üzerinde kalem oynatmak juggle with v.
sağa sola oynatmak waggle v.
kıpır kıpır oynatmak wiggle v.
(parmaklarını) oynatmak twiddle v.
bahis oynatmak make a book v.
ayak parmaklarını oynatmak wiggle one’s toes v.
(parmaklarını) oynatmak tweedle [dialect] v.
yerinden oynatmak unhorse v.
(birini) kukla gibi oynatmak marionette v.
konuşmadan dudaklarını oynatmak mow v.
yerinden oynatmak delocalise [uk] v.
yerinden oynatmak delocalize [us] v.
aklını oynatmak derange v.
(çeneyi) çiğniyormuş gibi yukarı aşağı oynatmak munch v.
yerinden oynatmak dishabit [obsolete] v.
yerinden oynatmak shake v.
(kapı sürgüsü) oynatmak shut [obsolete] v.
(müzik veya videoları) karışık oynatmak shuffle v.
yerinden oynatmak disturb v.
milleti parmağında oynatmak fum [obsolete] v.
Phrasals
birini (şarkıcı/doktor vb) rolünde oynatmak cast someone as something v.
tekrar/baştan oynatmak play something over v.
kollarını bacaklarını oynatmak flail around v.
başrolde oynatmak feature (one) as (something) v.
başrolde oynatmak feature someone as something v.
birini bir şey olarak önemli bir rolde oynatmak feature someone as something v.
(birini) bir yıldız rolde oynatmak feature (one) as (something) v.
(birini bir şey olarak) önemli bir rolde oynatmak feature (one) as (something) v.
(birini bir şey olarak) başrolde oynatmak feature (one) as (something) v.
(birini bir şey olarak) başrollerden birinde oynatmak feature (one) as (something) v.
bir şeyi/birini yerinden oynatmak dislodge someone or something from someone or something v.
oyuncuyu tekrar aynı rolde oynatmak recast in (something) v.
sinirini oynatmak jangle on something v.
rolünde oynatmak feature as v.
(birini) oynatmak play with (one) v.
Colloquial
dünyayı yerinden oynatmak move heaven and earth v.
aklını oynatmak go off one's rocker v.
aklını oynatmak lose one's nana [australia] v.
aklını oynatmak do (one's) nana [australia] v.
aklını oynatmak do your nana [australia] v.
aklını oynatmak lose your nana [australia] v.
Idioms
kalem oynatmak write v.
aklını oynatmak go bananas v.
parmağının ucunda oynatmak have somebody on a string v.
birini parmağında oynatmak lead by the nose v.
kalem oynatmak cook the books v.
parmağında oynatmak have someone on a string v.
parmağında oynatmak lead someone by the nose v.
parmağında oynatmak wrap around one's little finger v.
parmağında oynatmak wind around one's little finger v.
aklını oynatmak go off one's nut v.
parmağının ucunda oynatmak wind around one's little finger v.
parmağında oynatmak twist around one's little finger v.
parmağının ucunda oynatmak twist around one's little finger v.
aklını oynatmak go mad v.
parmağının ucunda oynatmak wrap around one's little finger v.
aklını oynatmak be out of one's mind v.
parmağında oynatmak wind someone around one's little finger v.
parmağında oynatmak wrap someone around one's little finger v.
istediği gibi at oynatmak have a free hand v.
birisini parmağında oynatmak wind someone around one's little finger v.
birisini parmağında oynatmak twist someone around one's little finger v.
parmağında oynatmak eat out of someone's hand v.
küçük parmağında oynatmak wind someone around one's little finger v.
küçük parmağında oynatmak twist someone around one's little finger v.
serçe parmağında oynatmak twist someone around one's little finger v.
parmağında oynatmak twist someone around one's little finger v.
serçe parmağında oynatmak wind someone around one's little finger v.
parmağında oynatmak get somebody wrapped around one's finger v.
parmağında oynatmak have somebody wrapped around one's finger v.
dağları yerinden oynatmak move mountains v.
birini parmağında oynatmak have someone in one's pocket v.
istediği gibi at oynatmak write his own ticket v.
(çim topu oyununda topu) kazayla yerinden oynatmak burn a bowl v.
parmağında oynatmak lead by the nose v.
parmağında oynatmak hold in hand v.
(birini) (küçük) parmağında oynatmak turn (someone) around (one's) (little) finger v.
(birini) (küçük) parmağında oynatmak have (someone) twisted around (one's) (little) finger v.
(birini) (küçük) parmağında oynatmak have (someone) wound around (one's) (little) finger v.
(birini) (küçük) parmağında oynatmak have (someone) turned around (one's) (little) finger v.
parmağının ucuyla/ucunda oynatmak have (someone) twisted around (one's) (little) finger v.
parmağının ucuyla/ucunda oynatmak have (someone) wound around (one's) (little) finger v.
parmağının ucuyla/ucunda oynatmak have (someone) turned around (one's) (little) finger v.
parmağının ucuyla/ucunda oynatmak turn (someone) around (one's) (little) finger v.
kukla gibi oynatmak have (someone) twisted around (one's) (little) finger v.
kukla gibi oynatmak have (someone) turned around (one's) (little) finger v.
kukla gibi oynatmak have (someone) wound around (one's) (little) finger v.
kukla gibi oynatmak turn (someone) around (one's) (little) finger v.
sinirlerini oynatmak drive (someone) buggy v.
aklını oynatmak drive (someone) buggy v.
sinirini oynatmak push (one's) buttons v.
istediği gibi at oynatmak get one's own way v.
aklını oynatmak drive (someone) potty [uk] v.
aklını oynatmak go off the deep end v.
aklını oynatmak go in off the deep end v.
(bir hissi belirterek) el kol hareketi yapmak/elini kolunu oynatmak fling up (one's) arms in (some emotion) v.
(bir hissi belirterek) el kol hareketi yapmak/elini kolunu oynatmak fling up (one's) hands in (some emotion) v.
aklını oynatmak jump off the deep end v.
(birini) parmağında oynatmak have (someone) wound around (one's) (little) finger v.
(birini) parmağında oynatmak have (someone) wrapped around (one's) (little) finger v.
(birini) parmağında oynatmak have (someone) twisted around (one's) (little) finger v.
(birini) parmağında oynatmak have (someone) turned around (one's) (little) finger v.
(birini) parmağında oynatmak turn (someone) around (one's) (little) finger v.
(birinin) sinirini oynatmak get under (one's) skin v.
aklını oynatmak go off one's chump v.
sinirlerini oynatmak make the blood boil v.
birini parmağında oynatmak have/keep somebody on a string v.
(birini) kukla gibi oynatmak keep (one) on a string v.
(birini) parmağında oynatmak keep (one) on a string v.
birini kukla gibi oynatmak have/keep somebody on a string v.
(birini) işine geldiği gibi oynatmak play (someone) like a fiddle v.
(birini) parmağında oynatmak play (someone) like a fiddle v.
kendi kendine at oynatmak run (one's) own show v.
at oynatmak run (one's) own show v.
birini parmağında oynatmak play someone like a violin v.
bahis oynatmak make a book v.
bahis oynatmak open a book v.