oyuncu - Turco Inglés Diccionario

oyuncu

Significados de "oyuncu" en diccionario inglés turco : 43 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
oyuncu actress n.
He is the father of singer and actress Julia Murney.
Şarkıcı ve oyuncu Julia Murney'nin babasıdır.

More Sentences
oyuncu performer n.
That man is a famous cabaret performer.
O adam ünlü bir kabare oyuncusu.

More Sentences
oyuncu player n.
The director asked the player to act more naturally.
Yönetmen, oyuncudan daha doğal davranmasını istedi.

More Sentences
oyuncu playful adj.
The kittens are playful and naughty by nature.
Yavru kediler doğaları gereği oyuncu ve yaramazdır.

More Sentences
General
oyuncu actor n.
I love directing mainly because I love working with actors.
Yönetmenliği seviyorum çünkü oyuncularla çalışmayı seviyorum.

More Sentences
oyuncu gamer n.
The talented gamer led the team to victory.
Yetenekli oyuncu, takımı zafere taşıdı.

More Sentences
oyuncu frisky adj.
She has a frisky puppy.
Kızın oyuncu bir köpeği var.

More Sentences
Politics
oyuncu agent n.
He became a free agent this summer.
Bu yaz serbest oyuncu oldu.

More Sentences
Sport
oyuncu ballplayer n.
Tom was quite a ballplayer.
Tom epey iyi bir top oyuncusuydu.

More Sentences
oyuncu player n.
The director asked the player to act more naturally.
Yönetmen, oyuncudan daha doğal davranmasını istedi.

More Sentences
General
oyuncu gambler n.
oyuncu trickster n.
oyuncu thespian n.
oyuncu gamester n.
oyuncu hoaxer n.
oyuncu trickier n.
oyuncu practical joker n.
oyuncu histrion n.
oyuncu thesp n.
oyuncu gamesman n.
oyuncu role player n.
oyuncu play actor n.
oyuncu sportive adj.
oyuncu tricky adj.
oyuncu tricksy adj.
oyuncu frolicsome adj.
oyuncu toyful [obsolete] adj.
oyuncu espiègle adj.
oyuncu jiggish adj.
oyuncu kiddyish adj.
oyuncu feisty [us] [canada] adj.
oyuncu playsome adj.
Theatre
oyuncu luvvie n.
oyuncu luvvy n.
oyuncu roscius n.
oyuncu showboater n.
Archaic
oyuncu stager n.
oyuncu toysome adj.
Slang
oyuncu hoaxer n.
oyuncu prankster n.
oyuncu trickster n.
oyuncu tricker n.
oyuncu cut-up n.

Significados de "oyuncu" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
yedek oyuncu substitute n.
erkek oyuncu actor n.
vuruş yapan oyuncu batter n.
General
amerikan futbolu oyunu idare eden oyuncu quarterback n.
kilit rol üstlenen yardımcı oyuncu featured actor n.
topa vuran oyuncu batsman n.
yardımcı oyuncu understudy n.
büyük oyuncu plunger n.
yedek oyuncu doublure n.
oyuncu kadrosu casting n.
top atan oyuncu bowler n.
en iyi oyuncu powerhouse n.
seyircilerin arasında oturup rol yapan oyuncu plant n.
yedek oyuncu substitute player n.
beyzbolda üç temel pozisyonda bulunan oyuncu sacker n.
yedek oyuncu reserve n.
oyunu yöneten oyuncu quarterback n.
servis atan oyuncu server n.
atış yapan oyuncu striker n.
hayali oyuncu dummy n.
acemi oyuncu ham n.
yardımcı oyuncu support n.
kadın oyuncu actress n.
oyuncu seçimi casting n.
turneye çıkan oyuncu barnstormer n.
fasulyeden oyuncu makeweight n.
takıma alınmayan oyuncu scrub n.
baş oyuncu protagonist n.
gösteride uzun süreli alkışı hakeden oyuncu veya gösterinin bir sahnesi showstopper n.
yedek oyuncu emergency man n.
başrolü paylaşan oyuncu co-star n.
alaylı oyuncu self-educated performer n.
oyuncu grubu troupe n.
oyuncu olma heveslisi stage struck n.
oyuncu arkadaş fellow actor n.
yıldız oyuncu star player n.
oyun alanının gerisindeki oyuncu backmarker n.
arka oyuncu backmarker n.
geri oyuncu backmarker n.
topa vuran oyuncu batter n.
en kötü oyuncu booby n.
yedek oyuncu kulübesi bull pen n.
başrolü paylaşan oyuncu costar n.
yakışıklı oyuncu handsome actor n.
abartılı oynayan yeteneksiz oyuncu ham actor n.
seçilen oyuncu player selected n.
akıllı oyuncu smart player n.
oyuncu menajeri/temsilcisi talent agent n.
oyuncu istatistikleri game player stats n.
genç takımından profesyonel takıma çıkan oyuncu call-up n.
paf takımından profesyonel takıma çıkan oyuncu call-up n.
briç oyununda ortağının bahsini artıran eş oyuncu raiser n.
yeni oyuncu kadrosuyla üretilen yapım recast n.
oyuncu kadrosunu değiştirme recast n.
ismi henüz halk tarafından bilinmeyen sporcu, oyuncu, vb. no-name n.
oyuncu kimse toyer n.
oyuncu seçmelerine katılan kimse auditioner n.
(satranç, dama) siyah taşlarla oynayan oyuncu black n.
(satranç, briç) belirli bir sayıda turnuva kazanmış oyuncu master n.
ilk oyuncu leader n.
başlangıç yapan oyuncu lead-off n.
başlangıç yapan oyuncu leadoff n.
ilk oyuncu leadoff n.
ilk oyuncu lead-off n.
her oyuncu bir el çektikten sonra kalan domino taşları boneyard n.
her oyuncu bir el çektikten sonra kalan domino taşları stock n.
taklit yapan oyuncu mimicker n.
(körebe oyununda) gözü bağlı oyuncu hoodman n.
yetenekli oyuncu gamesman n.
oyuncu kimse gamer n.
(spor takımı) rakiplere zarar vermesi muhtemel oyuncu danger man n.
yedek oyuncu designated hitter n.
noel zamanı kapı kapı dolaşan kostümlü amatör oyuncu guiser [scotland] n.
maskeli oyuncu guiser [scotland] n.
(yazı tura oyununda) parası diğer iki oyuncunun parasından farklı tarafta gelen bir oyuncu odd-man n.
(oyuncu, şarkıcı) bir kimsenin yerini dolduran diğer kimse double n.
iki oyuncu çifti ile oynanan oyun doubles n.
yardımcı oyuncu double n.
sert tarzı ve kavgacılığı ile bilinen agresif oyuncu (buz hokeyi) goon n.
rakibin gözünü korkutan oyuncu goon n.
oyuncu topluluğu condescension n.
daha güçsüz bir rakibe sürekli ve kolayca yenilen oyuncu cousin n.
kazanma ihtimali yüksek oyuncu fave n.
ara gösteri yapan oyuncu interluder n.
çeşitli oyunlarda diğer tüm oyunculara karşı oynayan oyuncu player n.
boş ifadeli oyuncu deadpan n.
(operada/konserde) baş kadın oyuncu prima donna n.
dörtlü oyuncu grubu four n.
dört oyuncu ile oynanan maç four-square n.
(antik yunan tiyatrosunda) koro ile diyaloga giren ilk oyuncu protagonist n.
deneyimli oyuncu superagent n.
(filmlerde) sanal oyuncu synthespian n.
oyuncu seçimi draft n.
yedek oyuncu stand-in n.
(bir oyunda oyuncu tarafından oynanan) numara routine n.
(bir oyunda oyuncu tarafından oynanan) routine n.
yabancı oyuncu international n.
çaylak oyuncu rookie n.
rol çalan oyuncu stealer n.
(krikette) sayı atamayan oyuncu out n.
(krikette) sayı atamayan oyuncu out n.
oyun dışı kalan oyuncu out n.
iki oyuncu ortaklığı pair n.
başlangıç repliğini söyleyen oyuncu prologizer n.
başlangıç repliğini söyleyen oyuncu prologiser n.
başlangıç repliğini söyleyen oyuncu prologist n.
başlangıç repliğini söyleyen oyuncu prologuist n.
oyuncu olmak go on the stage v.
oyuncu seçmek draft v.
oyuncu kadrosunu değiştirmek recast v.
oyuncu seçmelerine katılmak audition v.
(remi kart oyununda) her oyuncu bir el daha oynadıktan sonra oyunun biteceğini duyurmak break v.
(remi kart oyununda) kartları karıştıracak ilk oyuncu olmak break v.
(takım, oyuncu veya profesyonel boksör) daha güçlü rakip ile eşleşmek overmatch v.
kadar oyuncu as playful as adj.
oyuncu olma hevesine kapılmış stagestruck adj.
çok üstün yetenekli (oyuncu vb) highly talented adj.
oyuncu olmayan unplayful adj.
yıldız gibi olmayan (şarkıcı, oyuncu) unstarry adj.
uygun olmayan role verilmiş (oyuncu) miscast adj.
enerjik ve oyuncu coltish adj.
icra edilebilmesi için oyuncu, gösterici gibi bir aracı gerektiren (sanat) interpretive adj.
dört oyuncu ile oynanan fourhanded adj.
dört oyuncu gerektiren fourhanded adj.
oyuncu olmak için çıldıran stage-struck adj.
oyuncu olmak isteyen stage-struck adj.
oyuncu olmak isteyen stagestruck adj.
oyuncu olmak için çıldıran stagestruck adj.
baş oyuncu gibi starlike adj.
Phrasals
(yedek oyuncuyu) (bir başka oyuncu) ile değiştirmek/oyuna almak send someone in for someone v.
(oyuncu) repliğini unutmak dry up v.
(oyuncu repliğine) çabucak cevap vermek pick up v.
bazı spor dallarında (buz hokeyi) iki rakip oyuncu arasında top atarak karşılaşmayı/mücadeleyi başlatmak face off v.
hokey gibi oyunlarda iki rakip oyuncu arasında topun serbest bırakarak oyunu başlatmak face off v.
(beyzbolda) vurulan topun rakip oyuncu tarafından yakalanması sonucu topu dışarı atmış sayılmak fly out v.
Colloquial
en sevdiğim oyuncu my favorite actress n.
en sevdiğim oyuncu my favorite actor n.
en sevdiğim oyuncu my favorite player n.
hokeyde oyunun başında veya devre arasından sonra iki rakip oyuncu arasında yapılan ve oyunu başlatan top atışı face-off n.
(beyzbol) atış bölgesinde topa vuran oyuncu bad-ball hitter n.
pas vermeyen oyuncu ball hog n.
bencil oyuncu ball hog n.
top eline/ayağına yapışan oyuncu ball hog n.
sakat oyuncu listesi the dl (down low) n.
beysbolda her üç kalede de oyuncu varken erişilen sayı turu grand slam n.
(sporda) agresif oyuncu banger n.
deneyimli oyuncu oldbie n.
tecrübeli oyuncu oldbie n.
burssuz olarak takıma katılan oyuncu walk-on n.
çok kullanıcılı bir bilgisayar oyununda özel yönetici ayrıcalıklarına sahip olmayıp karakteri öldürülebilen bir oyuncu mort n.