plak - Turco Inglés Diccionario

plak

Significados de "plak" en diccionario inglés turco : 11 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
plak record n.
I learned guitar from records and the radio.
Gitarı plaklardan ve radyodan öğrendim.

More Sentences
General
plak plate n.
The dentist fixed the artificial teeth to the plate.
Diş hekimi yapay dişleri plağa sabitledi.

More Sentences
plak disk n.
The album was published as disks.
Albüm plak formatında yayınlanmıştı.

More Sentences
Medical
plak plaque n.
Plaque buildup isn't preventable, yet, regular teeth care may help.
Plak oluşumu önlenebilir bir durum değildir ancak düzenli diş bakımı iyileşmeye faydalı olabilir.

More Sentences
Music
plak record n.
I learned guitar from records and the radio.
Gitarı plaklardan ve radyodan öğrendim.

More Sentences
General
plak album n.
plak gramophone record n.
plak disc n.
plak slab n.
Pathology
plak atheroma n.
Music
plak acoustic gramophone n.

Significados de "plak" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
katlanmış plak yapılar folded plate structures n.
para ile plak çalan otomatik pikap jukebox n.
son plak end plate n.
plak firması recording company n.
plak toplamaya ve incelemeye meraklı kimse discophile n.
plak kabı sleeve n.
karton (plak için) sleeve n.
plak firması record company n.
plak kabı jacket n.
stereo plak stereo n.
vinil plak vinyl record n.
kırkbeşlik plak extended-play n.
plak döndüreci turntable n.
altın plak ödülü golden record award n.
sahne çekimi sırasında seçilen alanı karartmak için kamerada veya tab etme girişinde kullanılan anahtar deliğine benzer açıklık barındırabilen mat plak mat n.
plak ve tartarın dişlerden çıkarılması için kullanılan bir alet dentiscalp n.
taş plak koleksiyoncusu gramophile [uk] n.
taş plak sever gramophile [uk] n.
eskiden kalma plak oldie n.
taş plak araştırması ve koleksiyonu diskophily n.
taş plak araştırması ve koleksiyonu phonophily n.
plak üzerinde yer alan şerit cut n.
plak kılıfı dust jacket n.
(plak yapımında kullanılan) plastik madde preform n.
(plak yapımında kullanılan) polivinil klorür maddesi preform n.
plak sesi scratch n.
plak şirketi label n.
(her bir yüzünde farklı etiket bulunan) yedi inçlik plak split n.
(plak vb) yeniden çalmak play back v.
(taş plak) plastikten üretmek press out v.
plak çalmak scratch v.
(plak) çalmak spin v.
bozuk plak gibi like a broken record adj.
uzun devirli (plak) long-playing adj.
dar oluklu (taş plak) microgroove adj.
(plak) yan tarafta kayıt altına alınan overside adj.
(plak) diğer tarafında kaydedilen overside adj.
Phrasals
(kaset, video, plak) çalmaya hazır hale getirmek cue up v.
Colloquial
uzun devirli plak elpee n.
uzunçalar plak elpee n.
plak kaydı olarak on vinyl expr.
plak aracılığıyla on vinyl expr.
plak formunda on vinyl expr.
Idioms
taş plak silver plate n.
bozuk plak broken record n.
bozuk plak gibi hep aynı şeyleri tekrarlamak sound like a broken record v.
(bir şey hakkında) bozuk plak gibi aynı şeyi yapmak go into a song and dance (about something) v.
(bir şey hakkında) bozuk plak gibi başa sarmak go into the same old song and dance (about something) v.
(bir şey hakkında) bozuk plak gibi aynı şeyi yapmak go into the same old song and dance (about something) v.
(bir şey hakkında) bozuk plak gibi başa sarmak go into a song and dance (about something) v.
bozuk plak gibisin you're like a stuck record expr.
Law
plak anlaşması record contract n.
plak anlaşması recording contract n.
plak anlaşması record deal n.
Industry
basınçlı veya enjeksiyonlu kalıplama ile elektroform baskısından üretilen taş plak pressing n.
Technical
kompozit plak composite board n.
plak kalıbı slab form n.
kare plak square plate n.
plak altı slab bottom n.
dikdörtgen plak rectangular plate n.
mütemadi plak continuous slab n.
beton plak concrete slab n.
plak kiriş deck plate girder n.
plak tesiri slab action n.
plak alt yüzeyi slab bottom n.
plak tesiri piste action n.
kare plak square slab n.
plak kalıbı slab form work n.
boşluklu plak hollow board n.
kirişli plak beam slab n.
plak kemer arc flat n.
plak üst yüzeyi slab top n.
mütemadi plak continuous plate n.
yivli plak grooved tile n.
plak temel slab foundation n.
gözenekli alçı plak cellular gypsum panel n.
çelik plak steel plate n.
kompozit plak composite slap n.
alçı plak gypsum sheet n.
plak kalınlığı slab thickness n.
düz plak flat plate n.
dairesel plak circular plate n.
kompozit plak composite sheet n.
boşluklu plak hollow sheet n.
alçı plak gypsum board n.
oluklu plak grooved tile n.
paralelkenar plak parallelogram plate n.
mikrotitre plak microtitre plate n.
üçgen plak triangular tile n.
alçı plak gypsum structural slab n.
plak bağlantısı slab joint n.
oval plak oval plate n.
kırık plak dished plate n.
plak kalıbı slab shuttering n.
dört kenarı mesnetli dikdörtgen plak fourside supported rectangular slap n.
plak üstü slab top n.
plak tesiri sheet action n.
plak kiriş deck girder n.
kalburlu plak food sleeve n.
katlanmış plak yapılar folded plate structures n.
sürekli plak continuous slab n.
katlanmış plak folded plate n.
dörtgen plak four-sided plate n.
tek yön sabitlenmiş plak one-way reinforced plate n.
iki doğrultuda plak two-way slab n.
plak en kesiti slab cross-section n.
plak kesiti slab cross-section n.
üç kenarı mesnetli dikdörtgen plak three-side supported rectangular plate n.
tek yön sabitlenmiş plak one-way reinforced slab n.
ışıkla çalışan fosfor plak photostimulable phosphor plate n.
eksantrik plak eccentric plaque n.
çinko, bakır, alüminyum ya da demir plak üzerine çelik uçlu kalemle kazınarak yapılan derinbaskı drypoint n.
pikapta plak değiştiren aygıt changer n.
taş plak black disc n.
bir sahnenin çekimi sırasında seçilen alanı karartmak için kamerada veya tab etme girişinde kullanılan anahtar deliğine benzer bir açıklık barındırabilen mat bir plak matte n.
plak sandığı browser n.
(plak kaydında) damgaların üretildiği kalıp mother n.
piyasaya ilk sürümündeki üreticisinden farklı biri tarafından veya farklı marka ile tekrar üretilen taş plak repressing n.
resim baskılı plak picture disc n.
taş plak disk [us] n.
taş plak disc [uk] n.
sabanın çekilen kısmının ucuna takılan bir çift demir plak plow clevis n.
disk jokeylerin kullandığı plak yönetme tekniği scratching n.
taş plak serisinde ses kaydı bölümlerinin sırası sequence n.
taş plak üretilebilen metal anayapı shell n.
78'lik eski taş plak shellac n.
78'lik eski taş plak shellack n.
taş plak üretiminde kullanılan ve şellak içeren bileşim shellac n.
taş plak üretiminde kullanılan ve şellak içeren bileşim shellack n.
fısıh bayramı'nda yenilen mayasız ekmeği fırından çıkarırken kullanılan, ahşap saplı metal plak spill n.
plak kayıtlarının işlendiği metal negatif stamper n.
asetat plak stamper n.
taş plak anlamı veren ön ek disci- pref.
taş plak anlamı veren ön ek disc- pref.
taş plak anlamı veren ön ek disco- pref.
Computer
optik plak optical platter n.
her iki tarafında da kayıt olan (plak) double-faced adj.
Construction
konsol plak cantilever slab n.
asfalt plak asphalt plank n.
döşeme plak floor plate n.
beton plak concrete slab n.
katlanmış plak yöntemi folded plate method n.
basit plak flat slab n.
yüzer plak floating slab n.
plak kaplanması flagstone paving n.
katlanmış plak inşaat folded-plate construction n.
katlanmış plak çatı folded-plate roof n.
mermer plak kaplama marble flag pavement n.
plak kiriş plane girder n.
sandviç plak sandwich slab n.