sit! - Turco Inglés Diccionario

sit!

Significados de "sit!" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
sit down v. oturmak
sit v. oturmak
General
sit down strike n. oturma eylemi
sit-in n. oturma grevi
sit-in n. bir yerde yapılan oturma eylemi (protesto amacıyla)
bed sit n. bekar odasında kalmak
sit on the bench n. bankta oturmak
bed-sit [uk] n. stüdyo daire
bed-sit [uk] n. tek odalı daire
sit-down n. buluşma
sit n. oturum
sit n. kıyafetin tam oturması
sit-down n. konferans
sit n. oturma
sit-down n. yerde yenen yemek
sit-down n. toplantı
sit-down n. oturarak yenen yemek
sit-down n. oturma
sit-down n. oturma eylemi
sit for v. aday olmak
sit on v. alıp hiçbir şey yapmamak (bir şeyi)
sit v. oturmak
sit v. sınava girmek
sit upon v. yüklenmek
sit giving oneself airs v. beşlik simit gibi kurulmak
sit upon v. baskı yapmak
sit up all night v. sabahı etmek
sit up all night v. sabahı bulmak
sit for an examination v. sınava girmek
sit v. çömelmek
sit v. oturuma katılmak
sit back v. yan gelip yatmak
sit up for v. beklemek (gece yatmayıp)
sit tight v. yılmadan devam etmek
sit on v. haşlamak
sit about v. boş oturmak
sit on v. azarlamak
sit down v. oturtmak
sit v. kuluçkaya yatmak (tavuk)
sit v. burnunu sürtmek
sit pretty v. tuzu kuru olmak
sit close together v. diz dize oturmak
sit up straight v. dik oturmak
sit on the fence v. kararsız olmak
sit still v. doğru durmak
sit back v. boş oturmak
sit up and beg v. yalvarmak
sit for v. modellik yapmak
sit v. yola getirmek
sit someone down v. birini oturtmak
baby sit v. çocuk bakıcılığı yapmak
sit up v. doğrulmak
sit under v. bağlı olmak
sit well with v. bir şeyi uygun bulmak
sit up for v. gece boyu beklemek
sit v. toplanmak
sit on the fence v. tarafsız kalmak
sit v. olmak (imtihan)
sit oneself v. oturmak
sit in for v. birine vekalet etmek
sit for an exam v. imtihana girmek
sit in v. yerini almak
sit tight v. sıkı durmak
sit v. kuluçkaya oturmak (tavuk)
sit v. poz vermek
sit v. tünemek
sit down to a meal v. sofraya oturmak
sit down under v. katlanmak
sit on somebody's lap v. kucağına oturmak
sit for v. bir amaca yönelik sınava girmek
sit well with v. birinin hoşuna gitmek
sit v. olmak (sınavda)
sit on v. üye olmak (heyete)
sit v. bulunmak
sit on v. oturmak
sit in for v. yerini almak
sit back v. dinlenmek
sit v. kalmak (bir yerde)
sit down v. yere inmek
sit v. kuluçkaya yatmak
sit up v. yatmamak (gece)
sit down v. yerine oturmak
sit in v. katılmak
sit up all night v. sabahlamak
sit in v. bakmak
sit v. durmak
sit an exam v. imtihana girmek
sit for v. poz vermek
sit down v. koyulmak
sit somebody down v. oturtmak
sit on the edge of something v. eğreti oturmak
sit up v. dik oturmak
sit v. binmek
sit v. toplantı halinde olmak (resmi bir meclis/kurul vb)
sit v. modellik yapmak
sit v. konmak
sit in on v. dinleyici olarak bir toplantıya katılmak
sit on v. toplanmak
sit through something v. bir şeyi sonuna kadar oturarak izlemek
sit someone up v. yatan birini oturtmak
sit for an exam v. sınava girmek
sit v. girmek (sınava)
sit v. oturtmak
sit down under v. boyun eğmek
sit v. tam oturmak
sit for v. sınava girmek
sit out v. sonuna kadar oturmak
sit out v. katılmamak
sit out v. fazla uzun kalmak
sit out v. dahil olmaktan kaçınmak
sit out v. dışarıda oturmak
sit out v. oynamamak
sit out v. yer almamak
sit down at the negotiation table v. görüşme masasına oturmak
sit still v. uslu oturmak
sit still v. uslu durmak
sit on the bed v. yatağa uzanmak
sit on (someone's) lap v. kucağına oturmak
sit on the throne v. tahtta oturmak
sit at the table v. masada oturmak
sit down at the table v. masaya oturmak
sit round the table v. masaya oturmak
sit around the table v. masaya oturmak
sit at the table v. masaya oturmak
(for men and women) sit separately v. haremlik selamlık olmak
baby-sit v. çocuk bakmak
baby-sit v. çocuk bakıcılığı yapmak
baby-sit v. ana babaları evde olmadığı zaman çocuğa bakmak
fail the final exam and need to sit for the make-up exam v. bütünlemeye kalmak
stage a sit-in v. oturma eylemi yapmak
sit cross-legged v. bağdaş kurarak oturmak
sit cross-legged v. bağdaş kurarak oturmak
sit cross-legged v. bağdaş kurmak
sit in judgement v. karşısındaki hakkında karar vermek
sit in judgement v. karşısındakini yargılamak
sit at the computer v. bilgisayar başında olmak
sit in v. birinin yerini almak
sit in v. (toplantı/ders vb'ye) konuk olarak alınmak
sit in v. bir başkasının yerine temsil elmek
sit in v. oturma eylemi yapmak
sit face to face v. karşılıklı oturmak
sit around table v. masanın etrafında oturmak
sit around table v. masa etrafında oturmak
sit dormant v. hareketsiz oturmak
sit idly by v. kayıtsız kalmak
sit idly by v. istifini bozmamak
sit idly by v. kılını kıpırdatmamak
sit staring at bodies v. oturup cesetlere bakmak
sit in the tent v. çadırda oturmak
sit back and watch v. oturup izlemek

Significados de "sit!" con otros términos en diccionario inglés turco: 17 resultado(s)

Turco Inglés
General
1. derece doğal sit alanı grade 1 natural site area n.
sit alanı archeological site n.
sit alanı protected area n.
doğal sit alanı natural protected area n.
sit alanı archaeological site n.
sit alanı site n.
Archaeology
tanganika gölü'nün güneydoğu kıyısında bulunan bir arkeolojik sit alanı kalambo falls n.
hopewell arkeolojik sit alanından çıkarılmış kazık benzeri bir kemik buluntu skewer n.
suffolk'ta yer alan bir arkeolojik sit alanı sutton hoo n.
avrupa'daki en eski paleolitik döneme ait iki yüzlü taş baltalarla bilinen arkeolojik sit alanı (abbeville) ile ilgili abbevillian adj.
Environment
dünya mirası sit alanı world heritage site n.
özellikle yerel veya merkezi hükümet tarafından koruma altına alınmış tarihi öneme sahip yapı veya sit alanı landmark n.
ünlü sit alanı monument n.
Geography
alaska’da içerisinde eskimo ve atabask arkeolojik sit alanları bulunan ulusal park lake clark national park n.
şu an arkeolojik sit alanı olan halabiye'ye roma dönemi'nde verilen isim zenobia n.
ürdün'ün kuzeybatısında ölü deniz'in kuzeybatı kıyısına yakın bir arkeolojik sit alanı khirbet qumran n.
alaska'da dağlık ve ormanlık arazileri, arkeolojik sit alanları, tundraları ve kum çölleri bulunan bir ulusal park kobuk valley national park n.