uzaktan - Turco Inglés Diccionario

uzaktan

Significados de "uzaktan" en diccionario inglés turco : 21 resultado(s)

Turco Inglés
General
uzaktan distant adj.
Tory is a distant relative of mine.
Tory benim uzaktan akrabamdır.

More Sentences
uzaktan remotely adv.
Emma remotely works in the company as a designer.
Emma şirkette tasarımcı olarak uzaktan çalışıyor.

More Sentences
uzaktan from afar adv.
It makes me cry to watch from afar what is happening to the Uighur people.
Uygur halkının başına gelenleri uzaktan izlemek beni ağlatıyor.

More Sentences
uzaktan from a distance adv.
The first difference is that they can be perpetrated from a distance.
İlk fark, bunların uzaktan uygulanabilir olmasıdır.

More Sentences
uzaktan from far away adv.
From far away, the Earth looks like a point of light.
Uzaktan, dünya bir ışık noktası gibi görünüyor.

More Sentences
uzaktan distantly adv.
Mary stared distantly out the window.
Mary uzaktan pencereden dışarı baktı.

More Sentences
Sport
uzaktan from a distance adv.
The first difference is that they can be perpetrated from a distance.
İlk fark, bunların uzaktan uygulanabilir olmasıdır.

More Sentences
General
uzaktan remote adj.
uzaktan nodding adj.
uzaktan afar adv.
uzaktan at a distance adv.
uzaktan remote adv.
uzaktan removedly adv.
uzaktan awa [scottish] adv.
uzaktan from away [canada] adv.
uzaktan clean adv.
uzaktan fur adv.
uzaktan with prep.
uzaktan of prep.
Computer
uzaktan remote adj.
Telecom
uzaktan remote adj.

Significados de "uzaktan" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
uzaktan yazı dizme makinesi teletypesetter n.
uzaktan sezebilme yeteneği telaesthesia n.
uzaktan kumandalı uçak drone n.
uzaktan algılama remote perception n.
uzaktan kumandalı remote controlled n.
uzaktan resimleri aksettiren cihaz telestereoscope n.
uzaktan kumanda zapper n.
uzaktan kumandalı yerel salınıcı labile oscillator n.
uzaktan algılama sistemi remote sensing system n.
uzaktan eğitim distance education n.
uzaktan kumandalı araç remote operating vehicle n.
uzaktan akraba distant relative n.
uzaktan algılama yeteneği remote sensing capability n.
uzaktan elle çalışan aygıt manipulator n.
uzaktan algılama long stand off n.
uzaktan görme espying n.
uzaktan görsel inceleme remote visual inspection n.
hadiseleri uzaktan sezebilme telaesthesia n.
uzaktan algılama remote sensing n.
uzaktan okuma studying from far away n.
uzaktan okuma distance learning n.
uzaktan kontrol remote control n.
uzaktan kumanda remote control n.
uzaktan denetim remote control n.
uzaktan kumandalı harç kamyonu remote control cement mixer truck n.
uzaktan kumandalı harç kamyonu remote control concrete mixer truck n.
uzaktan kumandalı harç kamyonu radio control cement mixer n.
uzaktan izleme remote viewing n.
uzaktan bir kuzen a distant cousin n.
uzaktan bir akraba a distant relative n.
uzaktan akrabalar distant relatives n.
hadiseleri uzaktan sezebilme telesthesia n.
uzaktan sezebilme yeteneği telesthesia n.
çocukların kapı ya da pencereyi uzaktan çalarken kullandığı şaka aleti ticktack n.
çocukların kapı ya da pencereyi uzaktan çalarken kullandığı şaka aleti tictac n.
basketbolda uzaktan atılan şut skyhook n.
uzaktan görülebilen bir ateş beacon fire n.
uzaktan kumandalı pilotsuz küçük bir uçan nesne microdrone n.
uzaktan keşif descry [obsolete] n.
uzaktan bakış descry [obsolete] n.
(uzaktan) emirleri yerine getirmek için yapılan düzenleme connection n.
uzaktan akraba connection n.
uzaktan etki altına alma influence n.
uzaktan etki yaratma influence n.
uzaktan sarılma air hug n.
uzaktan kumandalı araç radio-controlled car n.
uzaktan kumanda düğmelerine basan kimse clicker n.
uzaktan incelenen durum panoramic view n.
özellikle uzaktan eğitime yardımcı olması için öğretim planı yapma scenarization n.
özellikle uzaktan eğitime yardımcı olması için öğretim planı yapma scenarisation n.
uzaktan kumanda remote n.
uzaktan çalışan kimse stayaway n.
yerini belirlemek (özellikle de uzaktan veya zor görülebilir olanları) spot v.
uzaktan görmek espy v.
uzaktan akrabası olmak be a distant relative of someone v.
uzaktan yakından ilgisi olmamak be in no way connected to v.
uzaktan yakından ilgisi olmamak have no connection whatsoever v.
uzaktan yakından ilgisi olmamak not to be linked whatsoever to v.
uzaktan yakından ilgisi olmamak not to have anything to do with something v.
uzaktan akraba olmak be distantly related to v.
olup biteni uzaktan izlemek watch everything from the distance v.
uzaktan akraba olmak be a distant relative v.
konuşmaları dinlemek için uzaktan kumandalı bir casus yazılım yüklemek install a spyware to remotely monitor calls v.
uzaktan çalışmak work remotely v.
uzaktan vurmak snipe v.
uzaktan uzağa very distant adj.
uzaktan görmüş espied adj.
uzaktan akraba distant adj.
uzaktan çalıştırılan remote operated adj.
uzaktan kumandalı remote operated adj.
uzaktan çalıştırılan remotely operated adj.
uzaktan kumandalı remotely operated adj.
uzaktan (yakın olmayan) casual adj.
uzaktan görülmemiş unespied adj.
uzaktan alakalı loosely-knit adj.
uzaktan gelen distant adj.
uzaktan ve belirsiz şekilde ilişkili shirttail adj.
uzaktan kumanda ile etkinleştirilen slave adj.
uzaktan kumanda ile çalıştırılan slave adj.
uzaktan uzağa from a great distance adv.
uzaktan yakından not even close interj.
uzaktan yakından not even remotely close interj.
uzaktan yakından (alakası yok) not even remotely close interj.
uzaktan yakından (alakası yok) not even close interj.
Phrasals
pilota uzaktan iniş yönergeleri vermek talk someone down v.
pilota uzaktan iniş yönergeleri vermek talk down v.
pilotu uzaktan yönlendirerek hava aracını indirmesini sağlamak talk someone down v.
pilotu uzaktan yönlendirerek hava aracını indirmesini sağlamak talk down v.
(uzaktan düğmesine basarak) otomatik kapıyı açıp içeri almak buzz into a place v.
(uzaktan düğmesine basarak) otomatik kapıyı açıp içeri (binaya, apartmana) almak buzz up v.
(uzaktan düğmesine basarak) otomatik kapıyı açıp içeri (binaya, apartmana) almak buzz in v.
(uzaktan düğmesine basarak) otomatik kapıyı açıp içeri (binaya, apartmana) almak buzz into v.
(birini/bir şeyi) uzaktan kontrol etmek look in on (someone or something) v.
Phrases
gerçekle/gerçekte olanlarla uzaktan yakından ilgisi/alakası yok nothing could be further from my mind, thoughts, the truth expr.
(bir şeyle) uzaktan yakından hiç ilgisi/alakası yok nothing could be further from (something) expr.
çok uzaktan from a mile away expr.
(bir şeyle) uzaktan yakından alakası yok far from (something) expr.
Proverb
davulun sesi uzaktan hoş gelir the grass looks greener on the other side
davulun sesi uzaktan hoş gelir distance lends enchantment
davulun sesi uzaktan hoş gelir distance lends enchantment to the view
davulun sesi uzaktan hoş gelir the grass is always greener on the other side of the fence
davulun sesi uzaktan hoş gelir the grass is greener on the other side
davulun sesi uzaktan hoş gelir the grass is always greener (on the other side)
davulun sesi uzaktan hoş gelir the grass is always greener
Colloquial
uzaktan akraba a distant cousin n.
uzaktan kumandası doofer n.
uzaktan bakma yakına gel step right up expr.
uzaktan yakından alakası yok nothing of the sort expr.
uzaktan yakından alakası yok nothing of the kind expr.
uzaktan yakından alakası yok nothing of the sort expr.
uzaktan yakından shape expr.
uzaktan yakından or form expr.
uzaktan yakından in any way expr.
Idioms
uzaktan akraba shirttail kin n.
uzaktan akraba second cousin n.
(birini/bir şeyi) uzaktan tanıma a nodding acquaintance with (someone or something) n.
birini uzaktan tanıma a passing acquaintance with someone n.
uzaktan tanıma a nodding acquaintance n.
(birine/bir şeye) uzaktan aşina olma a passing acquaintance with (someone or something) n.
(birini/bir şeyi) uzaktan tanıma a passing acquaintance with (someone or something) n.
(birine/bir şeye) uzaktan aşina olma a nodding acquaintance with (someone or something) n.
uzaktan aşina olma a nodding acquaintance n.
birine uzaktan aşina olma a passing acquaintance with someone n.
bir şeye uzaktan aşina olma a passing acquaintance with something n.
telefon ya da uzaktan bilgisayar kullanımı aracılığıyla mesaj bırakmayı sağlayan bilgisayar hizmeti bulletin board n.
çok uzaktan belli olmak stick out a mile v.
çok uzaktan belli olmak stand out a mile v.
uzaktan tanışıklığı olmak have a passing acquaintance with someone v.
çok uzaktan görebilmek can see (from) a mile off v.
beklenenle uzaktan yakından alakası olmamak leave lots to be desired v.
uzaktan yakından alakası olmamak be wide of the mark v.
uzaktan yakından alakası olmamak fall wide of the mark v.
bir şeyle uzaktan yakından alakası olmamak be furthest removed from something v.
bir şeyle uzaktan yakından alakası olmamak be far removed from something v.
bir şeyle uzaktan yakından alakası olmamak be ffurther removed from something v.
uzaktan tanımak be on nodding terms v.
uzaktan yakından alakası olmamak fall wide of the mark v.
uzaktan yakından alakası olmamak be wide of the mark v.
Konuyla uzaktan yakından bir ilgisi var mı? what's that got to do with the price of cheese? expr.
konuyla uzaktan yakından bir ilgisi var mı? what does that have to do with the price of tea in china? expr.
konuyla uzaktan yakından bir ilgisi var mı? what's that got to do with the price of tea in china? expr.
gerçek olmakla yakından uzaktan ilgisi yok nothing could be further from the truth expr.
doğrulukla yakından uzaktan ilgisi yok nothing could be further from my mind expr.
uzaktan yakından alakasız not anywhere near expr.
uzaktan bakıldığında büyük resmi görmek daha kolaydır hindsight is (always) 20/20 expr.
(bir şeyle) uzaktan yakından alakası yok a far cry from (something) expr.
bir şeyle uzaktan yakından alakası yok far cry from something expr.
çok uzaktan a mile off expr.
Trade/Economic
evden çalışma (ofise uzaktan bağlanarak) telecommuting n.
uzaktan satış distant sale n.