verilen - Turco Inglés Diccionario

verilen

Significados de "verilen" en diccionario inglés turco : 7 resultado(s)

Turco Inglés
General
verilen given adj.
Only use the given formulas for the questions in the exam.
Sınavdaki sorular için sadece verilen formülleri kullanın.

More Sentences
verilen brought adj.
In Nigeria, the difference between nationally and regionally applicable legislation must be brought to an end.
Nijerya'da, ulusal ve bölgesel olarak uygulanabilir mevzuat arasındaki farklılığa son verilmelidir.

More Sentences
Computer
verilen issued adj.
The risk/benefit relationship makes it possible to determine whether or not the market authorisation can be issued.
Risk/fayda ilişkisi, piyasa izninin verilip verilemeyeceğinin belirlenmesini mümkün kılmaktadır.

More Sentences
General
verilen endowed adj.
Trade/Economic
verilen imputed adj.
Technical
verilen specified adj.
Religious
verilen impropriate adj.

Significados de "verilen" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kore çizgi romanlarına verilen ad manhwa n.
General
yoksullara parasız yemek verilen yer soup kitchen n.
yüksek mahkemeden verilen emir mandamus n.
zararlı bir hayvanın yok edilmesi veya bir suçlunun yakalanması için devletçe verilen para bounty n.
hukuku ihlal nedeniyle verilen ceza sanction n.
karşılık (verilen bir şeye) quid pro quo n.
çalışanlara verilen her türlü uzatmalı izinler sabbatical n.
hz musa'ya allah tarafından verilen on emir the ten commandments n.
sıra bazlı strateji oyun türüne verilen ad tbs n.
iğne yoluyla verilen ilaç shot n.
bazı bektaşi ermişlerine verilen ad sultan n.
denize çıktıktan sonra açılmak üzere kaptana verilen kapalı zarf içindeki emir sealed orders n.
izin verilen bagaj miktarında ağırlığın değil ebat ve sayının esas alındığı havayolu bagaj sistemi piece concept n.
avustralya'da, toprakta yağmurdan sonra içindeki suyu tutan çukurluklara verilen isim clay pan n.
hristiyanlara vaftizde verilen isim christian name n.
karşılık olarak verilen örnek counter example n.
sonradan kazanılan veya verilen isim (atatürk vb) nametake n.
kiralık katillere verilen para blood money n.
kuzey afrika kentlerinde arap mahallelerine verilen isim kasbah n.
fransız ordusundaki kuzey afrikalı berberi birliklerine verilen bir isim zouave n.
ilaçmış gibi verilen fonksiyonsuz madde placebo n.
ispanya'da yol kenarındaki evlere ve lokantalara verilen isim posada n.
verilen emirleri dinleme abidance n.
cömertçe verilen armağan liberality n.
trafik cezası verilen kimseye cezasının mahiyetini bildiren resmi kağıt ticket n.
satılmaması koşuluyla verilen mülk entail n.
alışveriş yapıldığında yanında verilen hediye lagniappe n.
ödünç verilen şey loan n.
bir işe verilen emeğin niteliği workmanship n.
on dört şubatta sevgiliye verilen hediye valentine n.
cevaba verilen cevap rejoinder n.
emeritus (bir üniversitede emekli öğretim görevlisine verilen unvan) emeritus n.
her yedi yılda bir üniversite öğretim üyelerine verilen araştırma veya seyahat izni sabbatical n.
izin verilen en yüksek doz maximum permissible dose n.
geline hediye verilen parti shower n.
bilim insanlarına verilen bir ünvan fellow n.
öğle yemeği (davet olarak verilen) luncheon n.
sporda verilen herhangi bir işaretle yarışa başlama ascent n.
yeni eve taşınanlara verilen hediye housewarming n.
sos tehlike halinde verilen imdat sinyali sos n.
izin verilen en yüksek basınç maximum permissible pressure n.
çoğunlukla askeri birliklere verilen yazı işlemeli, kenarları saçaklı ve gönderli bayrak starboard n.
çabuk verilen cevap retort n.
asıl kiracı tarafından kiraya verilen yer sublet n.
ölüm döşeğindekine verilen aşai rabbani viaticum n.
maaş dışında verilen haklar fringe benefits n.
sosyal bir oyunda verilen hediye philopena n.
kabin veya koltuk taşıyabilen modern kayak teleferiklerine verilen isim chondola n.
tayland'da kanallara verilen isim klong n.
verilen görevler entrusted tasks n.
bebeğe hediye verilen parti shower n.
birine bazı gerçekleri söylememesi verilen para hush money n.
en kötü oyuncuya verilen ödül booby prize n.
ingilizce'de özellikle kırsal kesimlerdeki dar sokak veya patikalara verilen isim lane n.
kumarhane çalışanlarına verilen ikramiye toke n.
fransız hanlarına verilen isim auberge n.
özellikle hindistan'da damat veya katılımcılara verilen ad sais n.
kuzey amerikalı kızılderililer arasında yapılan toplantılara verilen isim powwow n.
gösteri veya konser vb yerine ilerisi için verilen bilet rain check n.
hükümet tarafından okul binası yapımı gibi işler için verilen toprak land grant n.
posta yoluyla verilen oy absentee ballot n.
kuzey amerika'nın ağaçsız geniş otlaklarına verilen isim prairie n.
ufak hediye (bir davete katılanlara verilen) favor n.
peder papazlara verilen unvan father n.
yukarı enlemlerde havanın tam olarak kararmadığı gecelere verilen isim white night n.
oy verilen yer the polls n.
yemek artıklarından oluşan sulu yiyecek (hayvana verilen) slop n.
veresiye verilen şey için koyulan işaret chalk n.
vesika ile verilen miktar ration n.
fiyat (teklif olarak verilen) quotation n.
padişahların erkek ve kız çoçukları ile anne ve eşlerine verilen unvan sultan n.
yargılamadan verilen hüküm prejudgement n.
özel izin (kuraldışı bir şeyin yapılması için verilen) dispensation n.
kadınlara verilen şövalyelik ayarında bir asalet unvanı dame n.
eskiden su dağıtımında görevli kimselere verilen ad zanjero n.
birini kandırmak için verilen şey inducement n.
barış ve uzlaşma amacıyla verilen hediye peace offering n.
öğrenciye verilen izin exeat n.
para (bir suçlunun yakalanması için devletçe verilen) bounty n.
anında verilen haber running account n.
domuzlara verilen yemek artıkları hogwash n.
aleyhte verilen oy negative vote n.
fiyat (teklif olarak verilen) quote n.
idarelerce kiraya verilen küçük bostan allotment n.
kral veya eşine verilen unvan majesty n.
halkın tepkisini öğrenmek için bir plan hakkında verilen ön haber trial balloon n.
rus kasabalarındaki kalelere verilen isim kremlin n.
kuzey afrika şehirlerinin eski arap mahallelerine verilen isim medina n.
burs verilen kişi grantee n.
nezaketen parasız verilen şey courtesy n.
satın alınan malla beraber verilen hediye lagniappe n.
şii'lerin dini liderlerine verilen unvan ayatollah n.
çit tamiri için verilen tahta ödeneği haybote n.
çitlerin tamiri için verilen tahta ödeneği hedgebote n.
düşüne taşına verilen kararlar second thoughts n.
adı verilen hight n.
verilen görev the duty imposed n.
kalp krizi sonrasında verilen bir ilaç blocadren n.
kalp krizi sonrasında verilen bir beta bloklayıcı timolol n.
kalp krizi sonrasında verilen bir ilaç timolol n.
kalp krizi sonrasında verilen bir beta bloklayıcı blocadren n.
izin verilen hız allowed speed n.
hükümdarca verilen imtiyaz royal prerogative n.
verilen önem importance given n.
verilen karar decision given n.
verilen hizmet service provided n.
verilen hizmet given service n.
radyo veya televizyona verilen mülakat running commentary n.
izin verilen akım şiddeti ampacity n.
verilen hak given right n.
verilen hak the right granted n.
verilen haklar given rights n.
verilen hak the right given n.
avukata verilen avans retainer n.
bir şeye verilen önem emphasis n.
verilen izin granted permission n.
kraliçenin yıldönümünde verilen şerefler birthday-honor n.
yüzdeki kapı tekniği adı verilen bir tür ikna etme yöntemi door-in-the-face technique n.
yeni eve taşınanlar tarafından dostlarına verilen parti housewarming n.
verilen önem emphasis n.
özellikle ingiltere'nin wight ve dorset adalarında, derin ve dar vadilere verilen isim chine n.
abd ve güney amerika'da sahil kulübesine verilen isim cabana n.
abd'de arabaya servis yapan restoranlarda garsonlara halk arasında verilen isim carhop n.
kabloyla alınıp verilen telgraflar cablegram n.
geri verilen para refund n.
çeliğe verilen su temper n.
yarışmacıya verilen ödül trophy n.
bir çocuğa verilen oda hapsi cezası room confinement n.
çok önem verilen yer a mecca n.
ganimet olarak verilen para prize money n.
hastaya kendi evinde verilen bakım hizmeti home care n.
hastaya kendi evinde verilen bakım hizmeti domiciliary care n.
bebek ya da doğum öncesi verilen hediye verme partisi baby shower n.
hayatın belirli evrelerinde verilen (genellikle) bir yıllık mola gap year n.
hayatın belirli evrelerinde verilen (genellikle) bir yıllık mola bridging year n.
hayatın belirli evrelerinde verilen (genellikle) bir yıllık mola year off n.
hayatın belirli evrelerinde verilen (genellikle) bir yıllık mola year out n.
araçlara yol üstü verilen yemek servisi drive-thru n.
araçlara yol üstü verilen yemek servisi drive through n.
balkanlarda haydutlara verilen isim hayduk n.
balkanlarda haydutlara verilen isim haiduk n.
balkanlarda haydutlara verilen isim hayduck n.
balkanlarda haydutlara verilen isim haiduc n.
balkanlarda haydutlara verilen isim hajduk n.
... tarafından verilen yetki power granted by n.
bir yerin sakinlerine verilen ad demonym n.
bir yerin sakinlerine verilen ad gentilic n.
geç verilen cevap late reply n.
verilen rezervasyonları takip eden muayenehaneye gelen hastalarla ilgilenen diş hekimi muayene görevlisi dental receptionist n.
verilen önemi azaltma de-emphasising n.