yatan - Turco Inglés Diccionario

yatan

Significados de "yatan" en diccionario inglés turco : 4 resultado(s)

Turco Inglés
General
yatan recumbent adj.
yatan couchant adj.
yatan reclined adj.
yatan cumbent adj.

Significados de "yatan" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
altında yatan underlying adj.
General
nerede olsa yatan kimse dosser n.
altta yatan neden root n.
ardında yatan anlam overtone n.
önüne gelenle yatan ahlaksız kadın skank n.
hapishanede yatan kimse inmate n.
yatan kimse (yatakta) occupant n.
pusuya yatan skulker n.
altta yatan neden underlying cause n.
(bir durumun vb) altında yatan nedenler underlying results n.
(bir durumun vb) altında yatan sonuçlar underlying results n.
yatan hasta hospital patient n.
hastanede yatan hasta hospital patient n.
hastanede yatan hasta in-patient n.
uzun süredir hastanede yatan hasta long-stay patient n.
altında yatan sebep underlying reason n.
altında yatan sır underlying secret n.
ardında yatan anlam underlying meaning n.
altında yatan anlam core meaning n.
altında yatan neden the underlying cause n.
altında yatan sebep the underlying reason n.
problemin altında yatan sebep the underlying reason (for the problem) n.
altında yatan neden the underlying reason n.
altında yatan sebep the underlying cause n.
altta yatan sebep underlying reason n.
altta yatan neden underlying reason n.
yatan para the money deposited n.
yoğun bakımda yatan hastalar patients in the intensive care unit n.
yatan kimse recliner n.
bilinçaltında yatan tutku underpassion n.
ardında yatan anlam undersense n.
altında yatan anlam undermeaning n.
bilinçaltında yatan hırs underpassion n.
altında yatan his undersense n.
bilinçaltında yatan ihtiras underpassion n.
ardında yatan anlam undersong n.
pusuya yatan lurker n.
bir şeyin altında yatan amaç meaning n.
pusuya yatan kimse micher n.
yaratıcı bir işin altında yatan veya sembolik olarak kendini gösteren tema mythoi n.
yan gelip yatan kimse loll n.
yatan hasta in-patient n.
pusuya yatan kimse insidiator [obsolete] n.
çalıştığı yerde yatan kimse sleep-in n.
ilk kez hapis yatan hükümlü star [uk] n.
altta yatan ilke fundament n.
yatan birini oturtmak sit someone up v.
yüzükoyun yatan prostrate adj.
yan yatan slanting adj.
herkesle yatan promiscuous adj.
altında yatan behind adj.
önüne gelenle yatan promiscuous adj.
yan yatan recumbent adj.
sırtüstü yatan supine adj.
yerde yatan repent adj.
temelinde yatan underlying adj.
kuluçkaya yatan incubating adj.
yanında yatan lying beside adj.
altta yatan underlying adj.
toprağın altında yatan (ölü) belowground adj.
içinde yatan within adj.
pusuya yatan bushwhacking adj.
salağa yatan disingenuous adj.
altta yatan inferred adj.
(hanedan armalarında hayvan) ayaklar yukarıya bakacak şekilde karın üstü yatan couchant adj.
normal seviyenin altında yatan sea-level adj.
akla yatan skillful [obsolete] adj.
iş yerinde yatan sleep-in adj.
çalıştığı yerde yatan sleep-in adj.
hesaba yatan deposited to the account adj.
hesaba yatan deposited into the account adj.
sere serpe yatan spreadeagled adj.
altta yatan subjacent adj.
üzerinde yatan superincumbent adj.
yeryüzünde yatan superterraneous adj.
yeryüzünde yatan superterranean adj.
sırt üstü yatan resupine adj.
altta yatan gerçekleri ortaya çıkararak home adv.
altında yatan behind prep.
Phrasals
(bir şeyin) altında yatan neden/sebep olmak lay behind (something) v.
(bir şeyin) altında yatan anlamı bulmaya çalışmak read into (something) v.
Phrases
erken yatan sağlık bulur one hour's sleep before midnight is worth two after expr.
birinin söylediği şeyin altında yatan inançları, fikirleri, kişiliği where somebody is coming from expr.
birinin görüşünün/bakış açısının altında yatan şey where someone is coming from expr.
birinin görüşünün/bakış açısının altında yatan şey where one is coming from expr.
Proverb
itle yatan bitle kalkar those who sleep with dogs will rise with fleas
körle yatan şaşı kalkar those who sleep with dogs will rise with fleas
körle yatan şaşı kalkar if you lie down with dogs you will rise up with fleas
körle yatan şaşı kalkar rotten apple spoils the barrel
körle yatan şaşı kalkar When you lie down with dogs you get fleas
itle yatan pireyle kalkar When you lie down with dogs you get fleas
körle yatan şaşı kalkar a bad apple spoils the (whole) barrel
körle yatan şaşı kalkar a rotten apple spoils the (whole) bunch
körle yatan şaşı kalkar a rotten apple spoils the (whole) bushel
itle yatan bitle kalkar a bad apple spoils the (whole) barrel
itle yatan bitle kalkar a rotten apple spoils the (whole) bushel
itle yatan bitle kalkar a rotten apple spoils the (whole) bunch
düşman iyi davranıyorsa bunun altında yatan bit yeniğinden şüphelenmeli beware the greeks bearing gifts
düşman iyi davranıyorsa bunun altında yatan bit yeniğinden şüphelenmeli fear the greeks bearing gifts
düşmanın iyiliğinin altında yatan niyete dikkat edilmeli beware the greeks bearing gifts
düşmanın iyiliğinin altında yatan niyete dikkat edilmeli fear the greeks bearing gifts
itle yatan bitle kalkar a bad apple spoils the (whole) barrel
düşman iyi davranıyorsa bunun altında yatan bit yeniğinden şüphelenmeli fear the greeks bearing gifts
düşmanın iyiliğinin altında yatan niyete dikkat edilmeli fear the greeks bearing gifts
itle yatan bitle kalkar he that lieth with dogs riseth with fleas
körle yatan şaşı kalkar he that lieth with dogs riseth with fleas
körle yatan şaşı kalkar if you lie with dogs, you will get fleas
itle yatan bitle kalkar if you lie with dogs, you will get fleas
körle yatan şaşı kalkar it takes one bad apple to spoil the (whole) bunch
körle yatan şaşı kalkar it takes one bad apple to spoil the (whole) bushel
itle yatan bitle kalkar it takes one bad apple to spoil the (whole) bushel
itle yatan bitle kalkar it takes one bad apple to spoil the (whole) bunch
itle yatan bitle kalkar one bad apple spoils the (whole) barrel
körle yatan şaşı kalkar one bad apple spoils the (whole) barrel
itle yatan bitle kalkar one bad apple spoils the (whole) bunch
itle yatan bitle kalkar one bad apple spoils the (whole) bushel
körle yatan şaşı kalkar one bad apple spoils the (whole) bunch
körle yatan şaşı kalkar one bad apple spoils the (whole) bushel
itle yatan bitle kalkar one rotten apple spoils the (whole) barrel
itle yatan bitle kalkar one rotten apple spoils the (whole) bushel
körle yatan şaşı kalkar one rotten apple spoils the (whole) bunch
körle yatan şaşı kalkar one rotten apple spoils the (whole) bushel
itle yatan bitle kalkar one rotten apple spoils the (whole) bunch
körle yatan şaşı kalkar one rotten apple spoils the (whole) barrel
Colloquial
(birinin) altta yatan düşüncesi (one's) game n.
yan gelip yatan kimse layabout n.
yan yana yatan kişiler bedfellows n.
aynı yatakta yatan kişiler bedfellows n.
önüne gelenle yatan kadın chippie [us/canada] n.
bunun altında yatan bir durum/neden var that's saying something expr.
arkasında yatan neden ne? what's all this expr.
Idioms
ününün altında yatan neden someone's claim to fame n.
gönüllerde yatan aslan one's wishful thinking n.
altta yatan sebep the idea behind n.
sorunun/meselenin altında yatan neden the root of the issue n.
altında yatan temel/yapı warp and woof n.
altında yatan bir sıkıntı/problem a catch to it n.
televizyon karşısında yan gelip yatan kimse a couch potato n.
(birinin) yaptığı deliliğin altında yatan mantıklı/haklı neden/amaç method in (one's) madness n.
yan gelip yatan kimse sofa spud n.
altında yatan anlamı anlamak read between the lines v.
tilki uykusuna yatan birini gafil avlamak catch a weasel asleep v.
(bir şeyi yapmanın) altında yatan nedeni anlamak see the point in (doing) (something) v.
(birinin) sözlerinin altında yatan imayı/kinayeyi anlamak catch (one's) drift v.
sözlerinin altında yatan imayı/kinayeyi anlamak catch/get somebody's drift v.
yorgan döşek yatan down with (an illness) adj.
(hastalık yüzünden) evde yatan down with (an illness) adj.
yorgan döşek yatan down with a disease adj.
(hastalık yüzünden) evde yatan down with a disease adj.
divana yatan on the couch adj.