-dan - Turc Anglais Dictionnaire

-dan

Sens de "-dan" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 14 résultat(s)

Turc Anglais
General
-dan away adv.
-dan in adv.
-dan out adv.
-dan from prep.
-dan out of prep.
-dan of prep.
-dan than prep.
-dan at prep.
-dan out prep.
-dan that conj.
-dan than conj.
-dan -an suf.
-dan -ean suf.
-dan -ian suf.

Sens de "-dan" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Turc Anglais
General
kaliforniya'nın santa clara vadisi'nde kuzeyde palo alto'dan güneyde san jose'ye uzanan alana yayılm silicon valley n.
paskalya'dan önce gelen büyük perhiz süresinin ilk çarşambası ash wednesday n.
ingiltere, iskoçya, galler ve kuzey irlanda'dan oluşan coğrafi alan united kingdom n.
virginia'dan güney kaliforniya'ya kadar uzanan abd'nin güney bölgesi sunbelt n.
kuran´dan bir ayet a verse from the koran n.
gümüş kıyı, kuzeyde oporto'dan güneyde costa de lisboa'ya kadar uzanan portekiz sahil şeridi costa de prata n.
italya'nın umbria ve toskanya'dan kuzeyde kalan kısımları padania n.
18 yy'da ingilizler tarafından nova scotia'dan sürülen fransız asıllı bir topluluğun güney louisiana cajun country n.
hindistan polisi tarafından kullanılan uzun ağır bambu’dan yapılmış bir cop lathi n.
ailesi japonya'dan gelmiş olup amerika'da doğup büyüyen kimse nisei n.
tarihi isa'dan önce ve isa'dan sonra olmak üzere ayıran takvim metodu current era n.
tarihi isa'dan önce ve isa'dan sonra olmak üzere ayıran takvim metodu common era n.
tarihi isa'dan önce ve isa'dan sonra olmak üzere ayıran takvim metodu christian era n.
batı mısır'dan atlantik okyanusu'na kadar uzanan bölge barbary n.
adem'in havva'dan önceki karısı lilith n.
18.yy'da fransız kolonistler tarafından akadya'dan sürülen topluluk cajun n.
dalai lama'dan sonra gelen tibet rahibi tashi lama n.
kuzey abd'de maine, new hampshire, vermont, massachusetts, connecticut ve rhode island'dan oluşan bölgenin sakini olan kimse new englander n.
hindistan polisi tarafından kullanılan uzun ağır bambu’dan yapılmış bir cop lathee n.
zamanında hollanda'dan new york'a göçmüş olanların soyundan kimse knickerbocker n.
rusya'da çar birinci petro'dan önce asil sınıfına mensup kimse boyard n.
rusya'da çar birinci petro'dan önce asil sınıfına mensup kimse boiar n.
rusya'da çar birinci petro'dan önce asil sınıfına mensup kimse boyar n.
orta çağ'dan örnek alınarak benimsenen inanç, adet veya üslup medievalism n.
orta çağ'dan kalma inanç, adet veya üslup medievalism n.
izlanda'dan gelen kimse icelander n.
(man adası'na) britanya'dan gelmiş yerleşimci come-over n.
(man adası'na) yerleşmek üzere britanya'dan gelmiş kimse come-over n.
antik roma'dan kalmış yer altı kanalı cuniculus n.
tanrı'dan af dileme shrift n.
kutsal cumartesi veya paskalya'dan bir gün önce yakılan büyük mum paschal n.
(bazı hristiyan ayinlerinde) epistle'dan önce gelen pasaj prophesy n.
dan dun hareket etme swash n.
dan diye söylemek shoot from the hip v.
-dan çıkarmak infer from v.
birini facebook'dan silmek delete someone off facebook v.
günah(lar)dan arınmak redeem v.
...dan yanlış dersler çıkarmak learn the wrong lessons from v.
-dan fazla olmak be turned of v.
tanrı'dan dilemek supplicate v.
tarama(sın)dan geçirmek screen v.
... dan mutlu olmak be happy with something v.
... dan tatmin olmak be happy with something v.
9'dan 5'e nine-to-five adj.
latium'dan gelen latian adj.
şam'dan çıkan damask adj.
rock'n roll'dan rocking and rolling adj.
tanrı'dan bağımsız olarak dünyanın oluşumunda etkili olan (şekillendirme kuvveti) cosmoplastic adj.
doğu asya'dan gelen oriental adj.
asya'dan gelen oriental adj.
iskoçya'dan scotch adj.
liverpool'dan gelen scouse adj.
tanrı'dan gelen supernatural adj.
dan diye plunk adv.
a'dan z'ye from a to izzard adv.
a'dan z'ye a to izzard adv.
a'dan z'ye from a to z adv.
iskoçca'dan ingilizce'ye geçmiş hayır anlamındaki kelime nae adv.
isa'dan önce before christ adv.
her iki ...dan biri every second adv.
-dan bu yana ever since adv.
dan diye plonk adv.
dan diye squab adv.
…dan kaynaklanarak out of adv.
…dan motive olarak out of adv.
…dan yola çıkarak out of adv.
–dan from adv.
dan bazıları a few of prep.
dan geçerek via prep.
-dan daha iyi değil no better than prep.
'-dan fae [scotland] prep.
dan aşağıya over prep.
–dan of prep.
-den/-dan wherefrom pron.
dan sonra whereafter conj.
-den/-dan önce before conj.
dan beri wherefrom conj.
dan dun bang interj.
dan plonk interj.
...'dan türeyen anlamına gelen son ek -ic suf.
...'dan faydalanan anlamına gelen son ek -ical suf.
...'dan türeyen anlamına gelen son ek -ical suf.
...'dan faydalanan anlamına gelen son ek -ic suf.
…'dan etkilenen anlamına gelen son ek -ic suf.
...'dan gelen şey anlamına gelen son ek -ier suf.
…'dan gelen kişi anlamına gelen son ek -ier suf.
Phrasals
'dan çıkmak protrude from something v.
-dan çıkmak protrude from v.
Phrases
-dan haber ver! give me the lowdown on ...! expr.
-dan daha çok no fewer than expr.
isa'dan sonra in the ce expr.
Proverb
kiliseye ne kadar yakınsa, tanrı'dan o kadar uzak the nearer the church, the farther from god
kiliseye ne kadar yakın tanrı'dan o kadar uzak the nearer the church, the farther from god
kiliseye yakın tanrı'dan uzak the nearer the church, the farther from god
yüz güzelliği hamamdan eve, öz güzelliği urum'dan şam'a beauty is only skin deep
yüz güzelliği hamamdan eve, öz güzelliği urum'dan şam'a beauty is more than skin deep
Colloquial
dan diye söyleyen kimse hip-shooter n.
yorkshire'dan olan kimse yorkie n.
noel baba'dan hediye yerine kömür dolu bir noel çorabı coal in (one's) stocking n.
Japonya'dan ithal edilen hızlı ve hafif bir motosiklet rice-rocket n.
-dan önce by prep.
who/what/where/when/why ve how'dan sonra kullanılan vurgu ifadesi in blue blazes? interj.
who/what/where/when/why ve how'dan sonra kullanılan vurgu ifadesi in (the) blazes? interj.
who/what/where/when/why ve how'dan sonra kullanılan vurgu ifadesi the blazes interj.
a'dan z'ye kadar from a to z expr.
-dan önce not later than expr.
who, what, where, when, why ve how'dan sonra kullanılan vurgu ifadesi in blue blazes? expr.
google'dan bak quod google expr.
google'dan bakın quod google expr.
'-dan at the hand/hands of expr.
iyi geceler (italyanca'dan uyarlanmış) bona nochy [dated] expr.
google'dan bakıp söyleyeyim lmgtfy (let me google that for you) expr.
Idioms
A'dan Z'ye her şey everything from A to Z n.
dan dun konuşup ortamın keyfini kaçıran tip the spectre at the feast n.
dan dun konuşup ortamın keyfini kaçıran tip the ghost at the feast n.
a'dan z'ye tüm işleri yapan kişi head cook and bottle washer n.
dan dun konuşup ortamın keyfini kaçıran tip a spectre at the feast n.
dan dun konuşup ortamın keyfini kaçıran tip a ghost at the feast n.
sabah 10:00'dan öğleden sonra 2:00'a kadar olan kısa çalışma saatleri banker's hours n.
sabah 10:00'dan öğleden sonra 3:00'a kadar olan kısa çalışma saatleri bankbook n.
dan diye söylemek shoot from the hip v.
bir şeyi a'dan z'ye bilmek know something inside out v.
bir şeyi a'dan z'ye bilmek know something through and through v.
-dan çıkmak be beyond someone or something v.
dan diye söylemek fire from the hip v.
papa'dan bile daha katolik olmak be more catholic than the pope (himself) v.
yaşı …'dan az olmak be (on) the right side of (an age) v.
atlantik okyanusu'nu geçerek amerika'dan ingiliz adaları'na gitmek cross the big pond v.
(birini/bir şeyi) a'dan z'ye bilmek know (someone or something) through and through v.
(bir şeyi) a'dan z'ye bilmek know (something) backward [us] v.
(bir şeyi) a'dan z'ye bilmek know (something) backward and forward [us] v.
a'dan z'ye bilmek know backwards and forwards v.
a'dan z'ye bilmek know forwards and backwards v.
(birini/bir şeyi) a'dan z'ye bilmek/tanımak know (someone or something) inside out v.
(bir şeyi) a'dan z'ye bilmek know (something) inside and out v.
(bir şeyi) a'dan z'ye bilmek know (something) forward and backward [us] v.
içinde …'dan eser olmamak not have a...bone in your body v.
aladağ'dan serin (as) cool as a cucumber adj.
yüz güzelliği hamamdan eve, öz güzelliği urum'dan şam'a beauty is but skin deep. expr.
a'dan z'ye from a to z expr.
a'dan z'ye the a to z of expr.
A'dan Z'ye her şey everything from soup to nuts expr.
-dan çok uzak far removed from something expr.
.... dan geçilmiyor you can't swing a dead cat without hitting a ... expr.
(top) tinker'dan evers'a ve chance'e tinker to evers to chance expr.
a'dan z'ye from soup to nuts expr.
a'dan b'ye from a to b expr.
(birinde) …'dan eser yok not a bone in your body expr.
Speaking
almanya'dan geliyorum I'm coming from germany expr.
dan başka yok there is but expr.