Mess- - Turc Anglais Dictionnaire

Mess-

Sens de "Mess-" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
mess n. karmakarışıklık
mess n. karışıklık
mess n. dağınıklık
mess around v. oyalanmak
mess with v. dalaşmak
mess with v. bulaşmak
General
mess n. karavana
mess n. kirli
mess hall n. yemek salonu
mess n. karışık durum
mess n. bozukluk
mess n. kirlilik
mess n. asker sofrası
mess n. çorba
mess n. karışık şey
mess n. pasaklı
mess n. pislik
mess n. güç durum
a complete mess n. yangın yerine dönmüş
mess n. karmakarışıklık
mess n. düzensizlik
mess-deck n. manga
mess-tin n. karavana
mess n. yemekhane
mess hall n. zabitan odası
officer´s mess n. zabitan odası
mess n. keşmekeş
mess n. çok sayıda olan şey
mess n. büyük miktar
mess n. büyük ölçü
mess n. büyük oran
mess-up n. karışmış şey
mess n. (yumuşak veya lapa benzeri) hazırlanmış yiyecek
mess n. personel grubunca yenen yemek
mess n. dışkı
mess n. ziyafetlerde konukların ayrıldığı küçük gruplar
mess n. yemeklerini hep birlikte yiyen personel grubu
mess [dialeect] n. inekten tek seferde sağılan süt
mess [dialeect] n. sayı
mess [dialeect] n. miktar
mess of pottage n. daha değerli olanı feda ederek elde edilen maddi kazanç
mess n. birlikte pişirilen veya yenen malzemelerden oluşan karışım
mess n. yakalanan av veya balık
mess-up n. ters giden şey
mess n. bir tabak veya öğün için yeterli sayıda veya miktarda (belirli bir yiyecek)
mess n. kaka
mess-up n. berbat olmuş şey
mess n. (orduda) yemekhane
mess n. darmadağınık olma
mess something about v. karıştırmak
mess up v. ırgat pazarına döndürmek
turn into an unresolved mess v. yılan hikayesine dönmek
make a mess of v. pisletmek
be in a mess v. altüst olmak
mess up v. alan talan etmek
make a mess of v. çorbaya döndürmek
mess something up v. bir şeyi bozmak
mess v. karışmak
mess together v. karavanadan yemek
mess with v. müdahale etmek (başkasının işine)
mess one's clothes v. altına kaçırmak
make a mess v. allak bullak etmek
mess things up v. berbat etmek
mess up v. berbat etmek
turn into a mess v. arapsaçına dönmek
mess v. karışık yemek
turn into a mess v. allak bullak olmak
make a mess of v. dağıtmak
become a mess v. çorbaya dönmek
make a mess of v. başını gözünü yarmak
mess with v. karışmak
mess around v. dalgasına bakmak
be in a mess v. karmakarışık olmak
mess v. kirletmek
mess v. pisletmek
mess something up v. bir yeri dağıtmak
mess up v. altüst etmek
mess with v. alay etmek
mess with v. bulaşmak
mess (something) up v. ağzına sıçmak
mess up v. ortalığı dağıtmak
mess (something) up v. içine etmek
mess up v. becermek
mess up v. işleri berbat etmek
mess around with women v. fındık kırmak
mess v. karıştırmak
mess with v. birine takılmak (şaka)
mess v. bozmak
mess up v. işi berbat etmek
make a mess of v. allak bullak etmek
mess up v. sıçmak
mess up v. karıştırmak
turn into an unresolved mess v. yılan hikayesine döndürmek
be a complete mess v. yangın yerine dönmek
mess with v. uğraşmak
mess up v. yüzüne gözüne bulaştırmak
make a mess of v. yüzüne gözüne bulaştırmak
mess up v. karmakarışık etmek
mess v. altüst etmek
make a mess of v. paçavrasını çıkarmak
mess up v. darmadağın etmek
mess up v. ahıra çevirmek
mess around with v. uğraşmak
make a mess of v. berbat etmek
mess up v. bozmak
mess up v. kirletmek
make a mess of v. paçavraya çevirmek
make a mess of v. çorba etmek
mess with v. oynamak
mess around with v. düşüp kalmak
mess about with v. düşüp kalmak
mess about v. oyalanmak
clear up the mess v. karışıklığı temizlemek
clear up the mess v. pisliği temizlemek
house is (such) a mess v. evi bok götürmek
mess up v. mahvetmek
make a mess v. ortalığı batırmak
turn into a mess v. berbat bir hal almak
be a mess v. berbat bir hal almak
become a mess v. berbat bir hal almak
mess (up) v. hırpalamak
mess v. işyerinde beraber yemek yenilen bir gruba ait olmak
mess v. berbat etmek
mess v. belirli bir personel grubuyla yemek yemek
mess v. karman çorman etmek
mess v. ortalığı batırmak
mess v. yemek yenecek gruba atamak
mess (up) v. engellemek
mess v. amaçsızca hareket etmek
mess (up) v. berbat etmek
mess v. işyerinde beraber yemek yenen bir gruba ait olmak
mess (up) v. bozmak
mess v. oyalanmak
mess (up) v. sert davranmak
mess v. sıçratmak
mess v. kurcalamak
mess v. yüzüne gözüne bulaştırmak
mess v. pislemek
mess v. (askerler) birlikte yemek yemek
mess v. darmadağın etmek
mess adj. intizamsız
mess deck adj. yemek salonlarının yerleştirildiği güverte
mess adj. darmadağın
in a mess adv. çorba gibi
in a mess adv. karmakarışık
in a terrible mess adv. korkunç bir karmaşa içinde
Phrasals
mess someone over v. birine kötü davranmak/zarar vermek/kötülük etmek
mess with v. dalaşmak
mess around with someone v. biriyle uğraşmak
mess up v. incitmek