eski - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

eski



Sens de "eski" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 78 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
eski old adj.
General
eski hartshorn n.
eski hoary n.
eski old-timer n.
eski predecessor n.
eski prior adj.
eski dated adj.
eski elder adj.
eski used adj.
eski back adj.
eski of long standing adj.
eski late adj.
eski shabby adj.
eski crusted adj.
eski secondhand adj.
eski auld adj.
eski antiquated adj.
eski passee adj.
eski quondam adj.
eski out of date adj.
eski stale adj.
eski obsolete adj.
eski disused adj.
eski previous adj.
eski ex adj.
eski hoar adj.
eski superannuated adj.
eski pristine adj.
eski vet adj.
eski sometime adj.
eski bygone adj.
eski older adj.
eski of old adj.
eski whilom adj.
eski past adj.
eski early adj.
eski fusty adj.
eski anterior adj.
eski onetime adj.
eski passe adj.
eski trite adj.
eski grey adj.
eski ancient adj.
eski archaic adj.
eski primitive adj.
eski immemorial adj.
eski earlier adj.
eski preconceived adj.
eski old adj.
eski corny adj.
eski decrepit adj.
eski former adj.
eski ex-service adj.
eski ex- adj.
eski ci-devant adj.
eski cut-and-dried adj.
eski old-fashioned adj.
eski old-time adj.
eski worn-out adj.
eski chronic adj.
eski gray adj.
eski outdated adj.
eski outmoded adj.
eski veteran adj.
eski longstanding adj.
eski second-hand adj.
eski marked-up adj.
eski vintage adj.
eski oul (irish) adj.
eski erstwhile adv.
eski of yore adv.
eski paleo- pref.
eski palaeo- pref.
Technical
eski former
Computer
eski from
eski out-of-date
Gastronomy
eski aged
Archaic
eski olden

Sens de "eski" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 500 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
eski görevine getirmek reinstate v.
eski püskü tatty adj.
eski püskü ragged adj.
eski kurt veteran adj.
General
eski defterleri karıştırmak rake up the past v.
eski olaylardan söz etmek hark back to v.
soluklanıp tekrar eski formunu kazanmak (koşucu vb ilk kez yorulup soluğu kesildikten sonra) get one's second wind v.
eski bir tarihten geliyor olmak date v.
eski defterleri kapamak let bygones be bygones v.
eski sevgiliyle yeniden ilişkiye başlamak rebooty v.
eski durumunu korumak hold one's own v.
eski durumuna koymak reinstate v.
getirmek (eski makamına) reinstate in v.
eski bir tarih atmak backdate v.
eski haklarını iade etmek rehabilitate v.
dönmek (eski bir duruma) revert to v.
eski mevkiini geri vermek reinstate v.
yerini almak (yeni bir şey eski bir şeyin) supplant v.
eski seviyesinden aşağı düşmek suffer v.
kalıntılarından eski durumunu anlamaya çalışmak reconstruct v.
eski durumuna getirmek reinstate v.
eski konumuna getirmek return to a previous condition v.
eski konumuna getirmek restore v.
eski halinden çok düşmüş olmak be a shadow of one's former self v.
seçimde yenerek makamına sahip olmak (eski bir milletvekilini) unseat v.
bir şeyi eski yerine koymak put something back v.
eski şekline getirmek unmake v.
eski haline dönmek relapse v.
dönmek (eski ve kötü haline) relapse into v.
eski haline döndürmek rehabilitate v.
eski haline dönmek revert v.
eski tarihle yazmak predate v.
eski haline getirmek redintegrate v.
eski görevine vermek reinstate v.
eski sesine kavuşmak recover one's voice v.
eski yerine koymak put back v.
eski bir giysiden yeni bir şey yapmak cut down a piece of clothing into v.
alçalıp eski durumuna dönmek disembark v.
yerini almak (yeni bir şey eski bir şeyin) supersede v.
eski tarih koymak antedate v.
eski halini almak resume v.
eski yerine koymak replace v.
eski durumuna döndürmek rehabilitate v.
düzelmişken gene eski kötü tavrına dönmek fell from grace v.
eski sıhhatini kazanmak recuperate v.
eski sağlığına kavuşmak restore one's health v.
eski tarih atmak antedate v.
eski haline getirmek unchange v.
eski sağlığına kavuşturmak rehabilitate v.
(eski durumuna) geri dönmek revert v.
eski haline getirmek restore v.
eski haline dönmek resume v.
eski görevini almak resume v.
eski moda olmak be out v.
eski günlerden konuşmak reminisce v.
(eski sevgiliyle vb) yeniden görüşmeye başlamak redate v.
(eski sevgiliyle vb) yeniden görüşmeye başlamak hook up with an old flame v.
eski moda olmak be old-fashioned v.
eski sağlığına kavuşmak get well v.
eski durumuna kavuşmak get well v.
yeniden eski haline dönmek relapse v.
(eski sevgiliyle vb) yeniden görüşmeye başlamak date again v.
eski haline dönmek come full circle v.
eski sevgiliye geri dönmek go back to one's ex-gf/bf v.
eski sevgilisine geri dönmek go back to one's ex-gf/bf v.
eski sevgilisine geri dönmek return to ex v.
eski sevgiliye geri dönmek return to ex v.
eski seyrini kazanmak back to track v.
eski seyrini kazanmak back on track v.
eski eser görüntüsü vermek historicise v.
eski haline koymak restore v.
eski haline dönmek revert back v.
eski gücüne kavuşmak regain one's strength v.
eski gücünü yakalamak regain one's strength v.
eski haline getirmek repristinate v.
eski sevgilisi ile yeniden görüşmeye başlamak start seeing his/her ex again v.
eski sevgiliyle yeniden görüşmeye başlamak start seeing his/her ex again v.
eski bir dosta rastlamak run across an old friend v.
eski görünmek look old v.
eski gözükmek look old v.
eski bir şeyin taklidini yapmak/eski gibi göstermek archaise v.
eski bir şeyin taklidini yapmak/eski gibi göstermek archaize v.
çok eski olmak be very old v.
çok eski olmak be too old v.
eski kariyerine dönmek return one's former career v.
eski kariyerine dönüş yapmak return one's former career v.
eski haline getirmek return something to a previous condition v.
eski sahibine iade etmek derequisition v.
eski eser görüntüsü vermek historicize v.
eski haline gelmek restitute v.
eski kalıp ile basmak restrike v.
eski bir arkadaşı ziyaret etmek visit an old friend v.
eski haline döndürmek restore to a previous state v.
eski haline döndürmek rebuild v.
tenkitlerini ve suçlamalarını ifade etmek (eski kullanım) animadvert v.
görüşlerini tenkitçi bir tarzda dile getirmek (eski kullanım) animadvert v.
ağır şekilde eleştirmek (eski kullanım) animadvert v.
eski zaman antiquity n.
eski eserler antiquities n.
eski formunu bulma comeback n.
eski ve yeni ahit bible n.
kelimenin en eski şekli etymon n.
özlem duyulan eski güzel günler good old times n.
yirmi bir şilin değerindeki eski ingiliz altını guinea n.
eski romada yüksek rütbeli memur prefect n.
eski koca exhusband n.
eski kafalı kimse fogey n.
eski türk yazıtları old turkic inscriptions n.
eski asker veteran n.
eski zaman yore n.
eski sovyet cumhuriyetleri former soviet republics n.
eski hükümlüler former sentenced persons n.
eski mimari ancient architecture n.
eski bir uzunluk ölçüsü birimi cubit n.
tokyo'nun eski adı edo n.
keltik eski eserleri celtic antiquites n.
eski yunanca ancient greek n.
eski görevine verme reinstatement n.
eski ingiliz gümüş parası shilling n.
çeyrek peni eski bir ingiliz parası farthing n.
eski toprak old stager n.
eski üye ex member n.
eski uygarlıklar ancients n.
eski kafalı kimse antediluvian n.
eski hindu hekimlik ve uzun yaşam sanatı ayurveda n.
eski hanım dame n.
eski haline dönme reversion n.
suyun 0*'de donup 80*'de kaynadığı eski bir ısı ölçeği réaumur n.
eski çağ kentleri extinct cities n.
eski yunanistan'da vali eparch n.
eski iran madeni parası daric n.
türk eski el yazmaları turkish imprints n.
eski görevine iade etme restoration n.
eski yugoslayva'nın büyük bir kısmının adriyatik denizine olan kıyısı dalmatia n.
eski gücüne ulaşma comeback n.
eski kitaplarda kırmızı harflerle basılan kısım rubric n.
dönme (eski durum/alışkanlık/inanç vb'ne) reversion n.
eski yunanca (yazı/söz) ancient greek n.
eski ingiliz guyanası guyana n.
eski kafalı kimse old fogey n.
eski haline dönme relapse n.
eski belediye vergisi scot and lot n.
eski köye yeni adet unwelcome innovation n.
eski uygarlık antiquity n.
eski kafalı olma blimpishness n.
eski roma mabudesi juno n.
resim biçimli eski hiyeroglif yazısı pictograph n.
eski muharip veteran n.
eski püskü olma raggedness n.
özlemle anılan eski günler langsyne n.
eski haline döndürme rehabilitation n.
eski çağ uygarlığı ancient civilization n.
eski ingilizcede rüşvet alabilecek durumda olma salably n.
eski püskülük dowdiness n.
eski çağ gemileri ancient ships n.
eski kafalı kimse old fogy n.
tüfek (eski model) musket n.
eski yapıtlar antiquities n.
eski olan her şey ephemera n.
eski türk yazıtlar old turkic inscriptions n.
irfan özellikle eski zaman bilgileri lore n.
eski karı exwife n.
eski kafalı kimse back number n.
eski komunist rusya başkenti muscovite n.
eski zamandan kalmışlık ancientness n.
konsül (eski roma'da) consul n.
eski iyi haline getirme refurbishment n.
eski roma'da çok büyük arazi latifundia n.
eski fotoğraf daguerrotype n.
eski ingiliz guyanası halkından biri guyanese n.
eski üye former member n.
eski sahibine dönme reversion n.
eski usul old style n.
bir derginin eski sayılarından biri back number n.
eski tarih ancient history n.
kuzey afrika şehirlerinin eski arap mahallelerine verilen isim medina n.
ataları eski çağlardan beri belirli bir yerde yaşamış olanlar aborigines n.
eski eserler relics n.
en eski kaptan commodore n.
eski kent historic nucleus n.
türk eski yapıtları turkish antiquities n.
eski haline getirme restitution n.
eski olan her şey ephemerae n.
eski yunan alfabesinde bir harf digamma n.
eski yunan ancient greek n.
eski roma'ya ait geniş malikane latifundium n.
orta ve kuzey ispanya'da bir bölge ve eski bir krallığın adı castile n.
eski kafalı kimse fogy n.
bonn (almanya'nın eski başkenti) bonn n.
eski yunan dili hellenic language n.
eski var olandan örnek alınarak yapılan (benzer) pastiche n.
eski yunanistan'da bulunan bir bölge laconia n.
eski dünya the old world n.
eski arkadaş former friend n.
eski yazı bilgisi paleography n.
yeniden sunulan eski şey hash n.
eski ahit the old testament n.
eski olma eldership n.
çok eski zaman time immemorial n.
eski zamanlar old n.
eski zamanlara ait yazı tableti tabula n.
eski ingiltere kanununda vergi veya para cezası escot n.
eski mısır bilimcisi egyptologist n.
eski türk dilleri old turkic languages n.
eski nesil old generation n.
eski gelenekler old customs n.
elektrikli eski tip otomobil brougham n.
eski kurt vet n.
eski müshil physic n.
eski zamanda yaşamışlık ancientness n.
eski kafalı kimse square n.
eski sevgiliyle barışma durumu rebooty n.
ağzı dar, çift kulplu yuvarlak şişe (eski roma'da) ampulla n.
eski adetler old customs n.
eski durumuna dönme restitution n.
eski mısır bilimi egyptology n.
eski yunanda ege kıyılarındaki şehir larisa n.
eski romada bir alayın onda biri cohort n.
eski yunan şiirinde kısa bir beytin uzun bir beyti takip ettiği manzume şekli epode n.
eski kız öğrenci alumna n.
ikinci tapınak döneminden kalma eski ibranilerin yüksek mahkemesi sanhedrin n.
eski bir dans clogging n.
eski püskü giysi rags n.
eski rejim ancient regime n.
ikinci tapınak döneminden kalma eski ibranilerin yüksek mahkemesi sanhedrim n.
eski ingiltere kanununda vergi veya para cezası ödeme escoting n.
eski roma tümeni legion n.
eski pirinç eşyada oluşan yeşil pas patina n.
eski hamam eski tas the same old thing n.
sürtme ile tutuşan eski tür bir kibrit lucifer n.
eski rusya'da komunist gençlik örgütü komsomol n.
eski kurt veteran n.
eski yazı bilimi paleography n.
eski erkek öğrenci alumnus n.
eski pul satıcısı a dealer in old stamps n.
eski moda old fashionedness n.
eski eser relic n.
eski bir güney afrika şehri transvaal n.
eski haline çevrilme reversion n.
eski eserler antiques n.
eski resmi belgeleri inceleme bilimi diplomatics n.
eski bez parçası rag n.
eski püskülük tattiness n.
eski venedikte başkan doge n.
eski roma takviminde her ayın ortası ides n.
anımsanamayacak kadar eski zaman time immemorial n.
eski ingiliz askeri redcoat n.
eski püskü giysiler rags n.
eski haline döndürücü reversionist n.
eski sevgili old flame n.
eski dünya old world n.
eski kurt old hand n.
eski düzeni tam anlamıyla yıkmadan, buna ek olarak yapıcı yenilikler getirmek isteyen reformist n.
eski özelliği kalmamış kimse has-been n.
tevrat’ın bilinen en eski yunanca tercümesi septuagint n.
eski gemileri satın alıp parçalarına ayırıp satma shipbreaking n.
eski üstü kapalı hafif gezinti arabası shandrydan n.
eski püskü şeyler gimcrackery n.
eski roma parası sestertius n.
eski roma parası sesterce n.
eski bir inanışa göre cadıların, hayaletlerin, hortlakların ortalığa çıktığı gece (31 ekim) halloween n.
eski para old money n.
eski eşya dükkanı junk shop n.
eski duruma getirme rehabilitation n.
(eski yunan) egzersiz/spor salonu xystus n.
(eski adıyla) sri lanka ceylon n.
eski etiyopya para birimi birr n.
eski püskü old and battered looking n.
eski toprak well preserved older person n.
eski bir fransız halk dansı gavot n.
eski bir yahudi ağırlık ölçüsü gerah n.
4 penilik eski ingiliz gümüş parası groat n.
eski yunanlılarca acı ve üzüntüyü unutturduğu farzolunan bir ilaç nepenthe n.
eski isim hallerinden kısmen ya da tamamen çıkmış fiiller nounal n.
eski ayaklı bir silah harquebus n.
bir eski çağ kenti assos n.
bizans eski eserleri byzantine antiquities n.
eski z harfi izzard n.
eski çağ kenti extinct city n.
islam eski eserleri islamic antiquities n.
eski sovyet sosyalist cumhuriyetler birliği fsu n.
eski sovyet sosyalist cumhuriyetler birliği former soviet union n.
eski türk dili old turkic language n.
hristiyan eski eserleri christian antiquities n.
eski çağ tarihi ancient history n.
eski zamanlara ait bir kayık caracore n.
eski şifre previous password n.
eski liste backlist n.
eski bakan former minister n.
eski başkonsolos former consul general n.
eski ahit'in iki tarih kitabı chronicles n.
eski başbakan former prime minister n.
eski üyeler former members n.
eski profesör former professor n.
(eski roma'da) toprak kanunu agrarian law n.
eski bina old building n.
eski türkçe old turkish n.
eski çağlar ancient ages n.
eski sanat eseri antique n.
eski yapıtlar antiquity n.
eski zamandan kalma yapıtlar antiquities n.
eski çağlar antiquity n.
eski durumuna getirme reinstatement n.
eski haline getirme rehabilitation n.
eski gücüne kavuşma comeback n.
eski atina ancient athens n.
eski haline ya da alışkanlığına dönme reversion n.
eski köye yeni adet new tricks to old dogs n.
eski roma ancient-rome n.
eski eş ex-husband n.
eski asker ex-serviceman n.
eski eş ex-spouse n.
eski toprak good old son-of-a-gun n.
eski tutuklu ex-convict n.
eski kafalı kimse die-hard n.
eski üye ex-member n.
eski koca ex-husband n.
eski hükümlü ex-convict n.
eski kafalı kimse fuddy-duddy n.
eski üyeler ex-member n.
eski ingiliz parası half-a-crown n.
eski eş ex-wife n.
eski tüfek war-horse n.
eski kurt war-horse n.
eski manken-yeni şarkıcı model-turned-singer n.
eski ahit old-testament n.
eski sistem old-system n.
eski yunan ve latin yazını humanities n.
araç kullanabilen eski insan homo faber n.
ayakları üzerinde dikelebilen eski insan homo erectus n.
eski müşteri old customer n.
eski şehir inner old city n.
eski eser classic n.
eski kültürler early cultures n.
meksika'da yaşamış eski medeniyet aztec civilisation n.
eski roma'da imparatorun muhafız kıtası praetorian guard n.
eski eşya odası lumber-room n.
eski tip tüfek musket n.
eski teknoloji outdated technology n.
bir satırın sağdan sola ve diğerinin soldan sağa yazıldığı eski bir yazı biçimi boustrophedon n.
eski elbiseler cast off n.
eski elbiseler satan kimse old clothes-man n.
eski yazı ancient writing n.
eski vasiyet ancient will n.
eski eserler ancient monuments n.
eski yerini alma replacement n.
eski yerine bırakma replacement n.
eski ve bakımsız binaların yoğun olduğu semt veya bölge tenement district n.
eski ahitte peygamber kadın ve israil'in yargıcı deborah n.
eski medeniyet ancient civilization n.
kazakistan'ın kuzey doğusu ile mogolistan'ın batısında yaşayan eski bir türk-kazak kabilesi naiman n.
eski bir orta asya inanışına göre gökyüzü tanrısı tengri n.
eski roma alfabesi the ancient roman alphabet n.
eski latin alfabesi the ancient roman alphabet n.
eski hint astroloji ve astronomi sistemi jyotish n.
eski erkek arkadaş exboyfriend n.
eski kız arkadaş exgirlfriend n.
eski sevgili exboyfriend n.
eski sevgili exgirlfriend n.
eski kudüs jerusalem's old city n.
eski şark eserleri müzesi museum of oriental antiquities n.
eski roma'da vahşi hayvanların konulduğu kafes cavea n.
eski zamanlara ait bilgelik ancient wisdom n.
eski çağ bilgeliği ancient wisdom n.
eski moda old style n.
eski sahibi former owner n.
eski çağlar ancient times n.
eski yunanlılar ancient greeks n.
eski kağıt old paper n.
eski sayı back number n.
eski hurda old scrap n.
eski gemi teknesi hulk n.
eski nüsha back number n.
eski deneyim old experience n.
eski zamanlarda kullanılan çamaşır karıştırma aleti posser n.
eski kayınvalide ve kayınpeder ex parents-in-law n.
abd'nin nispeten eski ve ağır sanayilerini barındıran ve soğuk havanın egemen olduğu kuzey bölgesi rust belt n.
eski çağ uygarlıkları ancient civilizations n.
eski inca medeniyeti ancient incan civilization n.
eski ibranice yiddish n.
eski kafalılık die-hardism n.
alanya'nın eski adı coracesium n.
eski öğrenci former student n.
eski bir deniz piyadesi a former marine n.
eski bir motel an old motel n.
eski ahit the proverbs n.
eski takvimciler old calendarists n.
eski ve yeni ahit old and new testament n.
eski ve dökük tekne beat-up boat n.
eski/önceki rakip former rival n.
eski/önceki rakip erstwhile rival n.
eski alkolik ex-alcoholic n.
eski bir şeyin taklidini yapma/eski gibi gösterme antiquing n.
eski ahit'te tanrı'nın özel adı jehovah n.
eski zamanlarda evin dışına inşa edilen tuvalet privy n.
eski zamanlarda evin dışına inşa edilen tuvalet jakes n.
eski zamanlarda evin dışına inşa edilen tuvalet earth-closet n.
eski zamanlarda evin dışına inşa edilen tuvalet outhouse n.
eski kudüs kenti old city of jerusalem n.
eski insanlar ancient people n.
federasyon eski başkanı former federation president n.
eski konuk old guest n.
eski/önceki eş ex husband n.
eski/önceki kocası ex husband n.
eski mısır inanışına göre insanın görünmeyen bedeni ka n.
eski mısırlılarda kanun doğruluk ,denge, düzen, ahlak ve adalet konseptinde yazılan amel defteri ma'at n.
eski mısırlılarda kanun doğruluk ,denge, düzen, ahlak ve adalet konseptinde yazılan amel defteri maat n.
eski mısırlılarda kanun doğruluk ,denge, düzen, ahlak ve adalet konseptinde yazılan amel defteri mayet n.
eski polis ex-cope n.
eski polis ex-policeman n.
eski ve kirli sinema ya da tiyatro fleapit n.
eski köle ex-slave n.
eski filistin’deki güney bölgesi judea n.
eski rahibe ex-nun n.
eski denizci ex-sailor n.
eski roma ancient rome n.
uzun namlulu eski bir tür silah arquebus n.
eski günler auld lang syne n.
eski günler old days n.
eski tablolarda görülen ince çatlak craquelure n.
eski efendi doyen n.
eski günler lang syne n.
eski günler langsyne n.
eski günler auld langsyne n.
eski püskülük shabbiness n.
eski yunan ve roma'da uyku tanrısı hypnos n.
eski yunan ancient greece n.
bir nesneyi nitelemek için kullanılan sözcüğün bazı nedenlerden ötürü o nesnenin özelliklerini tanımlamaya yetmemesi sonucunda (çoğunlukla eski sözcüğün başına bir niteleyici ifade getirilerek) oluşturulmuş yeni kelime retronym n.
eski bir şeyin taklidini yapma/eski gibi gösterme archaization n.
eski alışkanlıklar old habits n.
eski alışkanlıklar old ways n.
eski yazı bilimi palaeography n.
eski ingilizcede rüşvet alabilecek durumda olma saleably n.
eski yazı bilgisi palaeography n.
eski müdür former manager n.
eski fotoğraf old photograph n.
eski dost old pal n.
eski dost old friend n.
eski asker veteran (vet) n.
eski yunan ve roma'da hamamda kullanılan, ciltten ter ve kiri kazımaya yarayan kıvrımlı ve keskin olmayan bir bıçak türü strigil n.
eski hal former state n.
eski patron ex-boss n.
eski ingilizce old english n.
eski başkan former head n.
eski sömürge ex colony n.
eski kozmonot ex-cosmonaut n.
eski ahit'in üçüncü kitabı leviticus n.
eski ahit'in üçüncü kitabı book of leviticus n.
eski suçlular için rehabilitasyon merkezi recovery house n.
eski suçlular için rehabilitasyon merkezi sober house n.
eski eş former spouse n.
eski asiler former rebels n.
eski istanbul old istanbul n.
eski düzen old order n.
aynı eski aşk same old love n.
"rüzgâr" ve "su" anlamına gelen, doğada var olan yaşam enerjisini, yaşanılan mekânlarda harekete geçirme yöntemlerini gösteren eski bir çin öğretisi feng shui n.
eski porno yıldızı former porn star n.
eski̇ anadolu türkçesi̇ old anatolian turkish n.
eski sevgili/eş ex love n.
eski bir parlaklık birimi lambert n.
eski sıra arkadaşı ex-deskmate n.
eski bir deyiş old saw n.
eski bir tabir old saw n.
Girit adası'nın eski adı candia n.
eski bir binanın inşa edilme amacından farklı bir amaçla kullanılması adaptive reuse n.
eski lastik old tire n.
eski ve bakımsız (ev/bina) tenement n.
eski voleybolcu former volleyball player n.
eski voleybolcu ex volleyball player n.
(eski rusya'da) kırsal alanlarda gıda gibi yerel ihtiyaç için gönüllü alınan vergi self-taxation n.
eski bir roma altını solidus n.
eski nesil teknoloji last generation technology n.
eski genel müdür former general manager n.
eski lider former leader n.
belli şekilleri, yeni bir alana, eski görünümlerini bozmayacak şekilde, yeniden yerleştirme işlemi layout n.
zihinsel rahatsızlıklar üzerinde yapılan çalışmaları ve tedavileri ifade eden eski bir tıbbi terim alienism n.
eski rusya'da bakan commissar n.
eski mısır ancient egypt n.
10 şilin değerinde eski bir ingiliz altın parası half sovereign n.
eski vali ex-governor n.
(eski yunan) kabile şefi phylarch n.
(eski yunan) aşiret reisi phylarch n.
eski ispanyol toprak mülkiyeti ölçüsü caballeria [spanish] n.
en eski kayıtlar earliest records n.
eski atasözü old adage n.
eski çağlarda kuzeyin en uç noktası olduğuna inanılan yer ultima thule n.
eski eşya alıp satan kimse ragman n.
(ingiltere) eski ev sahibi ölen kiracının yeni ev sahibine ödediği para acknowledgment money n.
milattan sonra ikinci ve onuncu yüzyıllar arasında kullanılan eski ibrani dili rabbinic hebrew n.
milattan sonra ikinci ve onuncu yüzyıllar arasında kullanılan eski ibrani dili mishnaic hebrew n.
iskoçya'nın eski adı caledonia n.
eski abaka yaprak kılıflarından manilada yapılan kumaş bandala n.
eski tarzda, ilkel yoyo bandalore n.
sri lanka eski cumhurbaşkanı ve başbakanı, chandrika bandaranaike bandaranaike n.
koreli birleşmiş milletler eski genel sekreteri ban ki moon n.
terzilerin kullandığı eski tip kömürlü demir ütü tailor's goose n.
terzilerin kullandığı eski tip kömürlü demir ütü gusing iron [scottish] n.
eski doğu hindistan'da maliye memuru tanadar n.
eski yahudi yazını talmudic literature n.
kamerun'un fransız sömürgesi (eski) cameroun [french] n.