taraf - Turc Anglais Dictionnaire

taraf

Sens de "taraf" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 38 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
taraf party n.
One of the parties declined the offer.
Taraflardan biri teklifi geri çevirdi.

More Sentences
taraf side n.
Her mother's side is totally blonde.
Onun anne tarafı tamamen sarışın.

More Sentences
taraf part n.
These all entail creative thinking on your part.
Bunların hepsi sizin tarafınızdan yaratıcı düşünmeyi gerektirir.

More Sentences
taraf way n.
When you reach the starting point, go back the other way.
Başlangıç noktasına ulaştığınızda diğer tarafa dönün.

More Sentences
taraf aspect n.
General
taraf end n.
The governments should not think that the deal can be thwarted only from their end.
Hükûmetler anlaşmanın sadece kendi taraflarından engellenebileceğini düşünmemelidir.

More Sentences
taraf part n.
These all entail creative thinking on your part.
Bunların hepsi sizin tarafınızdan yaratıcı düşünmeyi gerektirir.

More Sentences
taraf hand n.
On the other hand, the quality of the telecommunication network has improved considerably in recent years.
Diğer taraftan, telekomünikasyon şebekesinin kalitesi son yıllarda bir hayli yükselmiştir.

More Sentences
taraf direction n.
What direction are you going?
Ne tarafa gidiyorsunuz?

More Sentences
taraf side n.
Her mother's side is totally blonde.
Onun anne tarafı tamamen sarışın.

More Sentences
taraf way n.
When you reach the starting point, go back the other way.
Başlangıç noktasına ulaştığınızda diğer tarafa dönün.

More Sentences
taraf branch n.
My aunt's branch of the family relocated to Belgium.
Ailemizden teyzemin tarafı Belçika'ya taşındı.

More Sentences
taraf flank n.
The southern flank of the mountain is much more suitable for climbing.
Dağın güney tarafı tırmanmak için çok daha uygun.

More Sentences
Law
taraf party n.
One of the parties declined the offer.
Taraflardan biri teklifi geri çevirdi.

More Sentences
Politics
taraf camp n.
We believe that both camps must disarm.
Biz her iki tarafın da silahsızlanması gerektiğine inanıyoruz.

More Sentences
Technical
taraf way n.
When you reach the starting point, go back the other way.
Başlangıç noktasına ulaştığınızda diğer tarafa dönün.

More Sentences
General
taraf facet n.
taraf quarter n.
taraf streak n.
taraf contractor n.
taraf behalf n.
taraf district n.
taraf favour n.
taraf milieu n.
taraf favor n.
taraf actor n.
taraf confrontment [obsolete] n.
taraf parti n.
taraf phasis n.
taraf stick n.
taraf spectation n.
taraf signatory N.
Trade/Economic
taraf stakeholder n.
Technical
taraf outside n.
taraf backside n.
Chemistry
taraf handedness n.
Geography
taraf reaches n.
Archaic
taraf countenance n.

Sens de "taraf" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
iç taraf inside n.
General
anlaşmalı taraf contractor n.
denetleyen taraf inspecting party n.
taraf tutma favoritism n.
yan taraf flank n.
denetlenmiş taraf inspected party n.
resimli taraf face n.
yakın taraf the on side n.
iç taraf inside n.
temyiz eden taraf appellant n.
taraf tutma prejudice n.
alt taraf the underside n.
üçüncü taraf belgelendirme sistemi third party certification system n.
benzer taraf affinity n.
faydalı taraf compensation n.
talepte bulunan taraf requesting state party n.
üst taraf face n.
sol taraf left wing n.
taraf tutma prepossession n.
borçlu taraf debit side n.
olumsuz taraf downside n.
karşı taraf opposite side n.
sağ taraf the right n.
arka taraf reverse n.
ön taraf forepart n.
sol taraf left hand n.
kıç taraf after part n.
baş taraf fore n.
rüzgara açık olan taraf weather n.
üçüncü taraf uygunluk değerlendirilmesi third party conformity assessment n.
dış taraf exterior n.
sol taraf leftwing n.
ince taraf (bir konuya/düşünceye ait) subtlety n.
sol taraf left side n.
taraf devlet high contracting party n.
üst taraf upside n.
temyizde davalı taraf appellee n.
beri taraf this side n.
ters taraf reverse side n.
ters taraf reverse n.
benzer taraf correspondence n.
taraf tutma partiality n.
karşı taraf opponent n.
taraf tutma favouritism n.
olumlu taraf compensation n.
rüzgara maruz taraf weatherboard n.
alacaklı taraf credit side n.
çeken taraf piquancy n.
taraf tutma preoccupancy n.
rüzgara maruz taraf weather side n.
ters taraf back n.
sol taraf nearside n.
ön taraf forefront n.
arka taraf back n.
ön taraf head n.
taraf tutma advocacy n.
arka taraf back side n.
taraf tutma siding n.
iç taraf recesses n.
rüzgarın estiği taraf windward n.
aşağı taraf lower part n.
dış taraf outside n.
korunmalı taraf lee n.
ters taraf rear n.
arka taraf rear n.
üst taraf upper extremities n.
baş taraf head n.
sol taraf left n.
diğer taraf other side n.
diğer taraf other party n.
karşı taraf other party n.
üçüncü taraf third party n.
ön taraf face n.
diğer taraf (kaset, demir para) flipside n.
diğer taraf (kaset, demir para) flip side n.
ifşa eden taraf disclosing party n.
açıklayan taraf disclosing party n.
iki taraf both sides n.
kuzey taraf northward n.
diğer taraf (sözleşme) another party n.
tebliğ eden taraf notifying party n.
bildiren taraf notifying party n.
ihbarda bulunan taraf notifying party n.
bilgilendiren taraf notifying party n.
mağdur taraf injured party n.
arka taraf backside n.
sağ taraf right n.
ön taraf front n.
üç veya daha çok taraf arasında yapılan anlaşma multi-lateral agreement n.
iç (taraf) inside n.
karşı taraf opposite party n.
dış (taraf) outside n.
iç taraf recess n.
taraf ülkeler contracting party countries n.
taraf ülkeler contracting states n.
taraf ülkeler party countries n.
taraf ülkeler contracting parties n.
imzalayan taraf signatory party n.
hasım taraf adversary n.
iyi taraf good part n.
karşı taraf ödemeli collect call n.
karşı taraf ödemeli reverse charge n.
karşı taraf ödemeli calling collect n.
öbür taraf the other side n.
öbür taraf afterlife n.
aktif taraf active side n.
pasif taraf passive party n.
aktif taraf active party n.
pasif taraf passive side n.
karanlık taraf the dark side n.
her iki taraf both sides n.
sorumlu taraf responsible party n.
tartışmada kaybeden taraf touche n.
gevşek taraf loose side n.
iyi taraf upside n.
her iki taraf either side n.
her iki taraf either party n.
yayında taraf tutma publication bias n.
kusurlu taraf faulty party n.
taraf tutma bias n.
taraf tutma acceptance of persons n.
taraf tutma acception of persons n.
tartışmada savı ortaya süren ve savunan taraf affirmative n.
taraf tutma affection [obsolete] n.
kabul eden taraf agreer n.
taraf tutmama noncommital n.
münazarada karşıt görüşü temsil eden taraf negative n.
zayıf veya alt taraf nethermore n.
taraf tutma tendentiousness n.
taraf değiştirme tergiversation n.
ahlaksız taraf underbelly n.
aşağı taraf undersurface n.
alt taraf undersurface n.
taraf tutmama justness n.
dış taraf extern n.
korku senaryosu örneklerinde genelde kötücül olan taraf mallet n.
sürekli taraf değiştiren kimse waffler n.
sol taraf leere n.
sol taraf leere side n.
rüzgara maruz kalan taraf wind side n.
dikkat edilmeyen taraf blind side n.
görüş açısı dışında kalan taraf blind side n.
iki taraf arasındaki mücadele head-to-head n.
eski amerikan kürk ticaretinde tedarikçi bir taraf brigade n.
bir taraf için açıkça adaletsiz teklif highway robbery n.
(olayda) hoşa gitmeyen taraf lowlight n.
sağ taraf right hand n.
en sevilen taraf darling n.
kendinden daha büyük veya üstün bir rakibi yenen taraf giant-killer n.
kendinden açık bir şekilde üstün rakibi yenen taraf giant killer n.