yay - Turc Anglais Dictionnaire

yay

yay — Definition

Signification:
yaşasın, evet oyu
Prononciation (IPA):
(AmE /jeɪ/ – BrE /jeɪ/)
Partie du discours:
Ünlem/İsim: yay (yays)
Synonymes:
yes, hooray
Antonymes:
nay

Sens de "yay" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 10 résultat(s)

Anglais Turc
Colloquial
yay interj. yaşasın
I can't say yay or nay to this news, unfortunately.
Ne yazık ki bu habere ne yaşasın ne de eyvah diyebilirim.

More Sentences
yay interj. oley
Yay, I went to the store!
Oley, mağazaya gittim!

More Sentences
General
yay adv. o derece
yay adv. o denli
yay adv. o kadar
yay adv. bu denli
yay adv. bu kadar
yay N. evet oyu
Colloquial
yay interj. yehu
Linguistics
yay n. tai dilinin bir kolu

Sens de "yay" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 22 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
yay bow n.
Zhao Feng first took out the Luohou Bow.
Zhao Feng ilk önce Luohou Yayını çıkardı.

More Sentences
yay arc n.
The moon moved across the sky in an arc.
Ay gökyüzünde bir yay çizerek ilerliyordu.

More Sentences
yay spring n.
The old couch had springs sticking out of it.
Eski kanepenin yayları yerinden çıkmıştı.

More Sentences
General
yay arch n.
They bought an arch-shaped wardrobe for her bedroom.
Yatak odası için yay şeklinde bir gardırop aldılar.

More Sentences
yay spring n.
The old couch had springs sticking out of it.
Eski kanepenin yayları yerinden çıkmıştı.

More Sentences
Technical
yay spring n.
The old couch had springs sticking out of it.
Eski kanepenin yayları yerinden çıkmıştı.

More Sentences
yay bow n.
Zhao Feng first took out the Luohou Bow.
Zhao Feng ilk önce Luohou Yayını çıkardı.

More Sentences
Textile
yay arc n.
The moon moved across the sky in an arc.
Ay gökyüzünde bir yay çizerek ilerliyordu.

More Sentences
Automotive
yay spring n.
The old couch had springs sticking out of it.
Eski kanepenin yayları yerinden çıkmıştı.

More Sentences
yay arc n.
The moon moved across the sky in an arc.
Ay gökyüzünde bir yay çizerek ilerliyordu.

More Sentences
Math
yay arc n.
The moon moved across the sky in an arc.
Ay gökyüzünde bir yay çizerek ilerliyordu.

More Sentences
Astrology
yay sagittarius n.
In her relationships, the Sagittarius woman is reliable and will focus on her responsibilities.
Yay kadını ilişkilerinde güvenilirdir ve sorumluluklarına odaklanacaktır.

More Sentences
General
yay coil spring n.
yay volute spring n.
yay string n.
Technical
yay expander n.
Computer
yay expand expr.
yay stretch expr.
Biochemistry
yay coil n.
Astronomy
yay archer n.
Astrology
yay the archer n.
Meteorology
yay arcus n.

Sens de "yay" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Turc Anglais
General
yay (ok atmak için) bow n.
yay gibi olma whippiness n.
bimetalik yay bimetallic spring n.
büyük yay longbow n.
yaprak yay leaf spring n.
hidrolik yay liquid spring n.
yay ve ok bow and arrow n.
büyük yay major arc n.
ana yay mainspring n.
spiral yay helical spring n.
boyuna yay longitudinal spring n.
spiral yay spiral n.
ışık yay beam n.
yay (yaylı çalgı için) bow n.
yerel yay bağlantılı uzay locally arcwise connected space n.
yay (keman) string n.
helezoni yay spiral n.
uzun yay longbow n.
yaprak yay laminated spring n.
yay burcu sagittarian n.
yay kirişi takılan kertik nock n.
kıl yay hairspring n.
sarmal yay hairspring n.
ince yay hairspring n.
yay kovanı drum n.
yay izolatör spring insulator n.
ok ve yay yapan ve satan bowyer n.
yay saniye arc-second n.
yay dakika arcminute n.
yay askısı (okçuluk) bow rack n.
hilal-yay şeklindeki sokak crescent n.
c şeklinde yay c spring n.
yay kirişinin takılı olduğu kertiğe bağlanan ucu noose n.
yay biçimli nesne arc n.
(açı ölçerde) dereceli yay limb n.
yay sesi boing n.
araçların üstünü desteklemek için kullanılan ahşap veya metal yay parçası bow n.
yay koruyucu spring keeper n.
(yaprak yay veya yangın hortumu üzerindeki zayıf bir nokta üzerinde) koruyucu kaplama gaiter n.
bileşik yay composite bow n.
gökkuşağı renklerinden oluşan yay iris n.
yay gövdesindeki belli belirsiz yatay çizgiler pinch n.
(okçuluk) yay üzerindeki ufak düğüm pin n.
yay-saniye second of arc n.
uzun yay oku shaft n.
yay tutan elde okun çekilirken dayandığı üst kenar shelf n.
yay gibi gerilen kimse spring n.
borulu yay spring n.
(at arabasında) yay destek çubuğu splinter bar n.
yay çizmek arch v.
yay çizdirmek arch v.
yay çizmek arc v.
yay gibi fırlamak spring v.
oku yay kirişine yerleştirmek nock v.
geniş bir yay çizerek dönmek swing v.
geniş bir yay çizerek bir yöne doğru dönmek swing v.
germek (yay) draw v.
yay çekmek pull bow v.
(yay) çok fazla gerilmek come v.
yay çizdirmek enarch [obsolete] v.
yay ipini kertiğe takmak brace v.
(yay) aşırı bükülmek overbend v.
tekerlek veya yay üzerindeymiş gibi ilerlemek creak v.
yay üzerinde ilerlemek creak v.
(yay gücünü) azaltmak sink v.
yay eklemek spring v.
yay ile donatmak spring v.
yay takmak spring v.
(yay kasanını) yükselterek daraltmak stack v.
(yay kasanını) germek stack v.
yay gibi whippy adj.
yay şekli vermek için bükülmüş embowed adj.
yay gibi springy adj.
yay burcundan olan sagittarian adj.
en esnek (yay) whippiest adj.
yay gibi springlike adj.
yay gibi archwise adj.
kambur ya da yay şeklinde camelback adj.
yay biçimli arquated [rare] adj.
yay gibi elastic adj.
yay şeklinde bowbent adj.
yay gibi bowlike adj.
mekanik yay tabanlı spring adj.
yay kullanan archer adj.
yay çizerek archly adv.
yay çizerek compass [obsolete] adv.
Yay burcu sagittarius N.
Colloquial
kurulması gereken bir yay gibi bir mekanizmayla çalışan bir mekanik nesne windup n.
Idioms
(yay) gerildiğinde tam yay şekli almak come compass v.
Speaking
yay burcuyum I am a sagittarius expr.
benim burcum yay I am sagittarius expr.
ben yay burcuyum I am sagittarius expr.
Trade/Economic
talebin yay esnekliği arc elasticity of demand n.
talebin yay fiyat esnekliği arc price elasticity of demand n.
Technical
lastik yay rubber spring n.
yardımcı yay braketi helper spring bracket n.
yay bileşeni arc component n.
düz yay flat spring n.
zayıf yay weak spring n.
helişiklik yay coil spring n.
dairesel yay coil spring n.
yay altı spring bottom n.
helisel yay coil spring n.
helisel yay helical spring n.
pnömatik yay air spring n.
ana yay main leaf n.
diyafragmlı yay diaphragm spring n.
yay kirişi bowstring n.
arka yay rear spring n.
yay kelepçesi spring seat n.
disk yay kiti disc spring kit n.
arka yay back spring n.
disk biçimli çelik yay steel disc spring n.
yay yatağı spring brackets n.
sert yay stiff spring n.
yay burcu bonnet spring n.
diyaframlı yay parmakları diaphragm spring fingers n.
diyaframlı yay burcu diaphragm spring n.
baskı altında yay springs under tension n.
basınçla çalışan helisel yay helical compression spring n.
düz yay flast spring n.
boşluk giderici yay clearance compensation spring n.
yay tablası stop king n.
sert yay diyagramı stiff spring diagram n.
helis yay coil spring n.
yay malzemesi spring material n.
yaprak yay release spring n.
yay sıkıştırma cıvatası spring compressor bolt n.
pnömatik yay elemanı air spring member n.
oluklu yay hollow spring n.
disk yay disc spring n.
yay payandası spring stop n.
yan çalışan yay lateral stroke spring n.
yay pimi spring pin n.
silindirsel yay helical spring n.
yay tablası valve spring collar n.
konik yay conical spring n.
yay çeliği spring steel n.
yardımcı yay auxiliary spring n.
halka yay annular spring n.
yay kulak takozu spring bracket seals n.
çift yapraklı yay bimetallic spring n.
yay yarı çapı radius of curve n.
pnömatik yay pneumatic cylinder for drive roller n.
helezonik yay coil spring n.
yay halka kiti lock ring kit n.
eş yay congruent arc n.
yay halka pensesi lock ring pliers n.
yay tansiyonu spring force n.
konik yay yaprağı taper leaf spring n.