Al - Türkçe İngilizce Sözlük

Al

"Al" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 1 sonuç

İngilizce Türkçe
Bilgisayar
Al kısalt. yapay zeka

"Al" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 16 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
al red s.
Genel
al trick i.
al scarlet i.
al chestnut i.
al vermilion i.
al rouge i.
al rubicund i.
al bay s.
al ruddy s.
al rosy s.
Konuşma
al here you are expr.
Bilgisayar
al recv expr.
al retrieve expr.
al acquire expr.
al receive expr.
al import expr.

"Al" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
al al crimson i.
al basması incubus i.
al yanaklar rosy cheeks i.
al yanaklı maymun rhesus i.
al sancak turkish flag i.
al sancak the turkish flag i.
al yanaklar ruddy cheeks i.
al bayrak the turkish flag i.
al renk vermilion i.
canlı al carmine i.
bul karayı al parayı oyunu three-card monte i.
bul karayı al parayı oyunu three-card marney i.
bul karayı al parayı oyunu follow the bee i.
bul karayı al parayı oyunu follow the lady i.
bul karayı al parayı oyunu find the lady i.
bul karayı al parayı oyunu three-card shuffle i.
bul karayı al parayı oyunu three-card trick i.
kitabın al köşesi tail i.
al ve götür grab and go i.
içkini al gel partisi bottle party i.
(yanaklarda) al rengi rosiness i.
canlı al ruby i.
al basmak get puerperal fever f.
yanakları al al olmak look in the pink f.
(cilt) al al olmak inflame f.
alı al moru mor purple in the face s.
al yanaklı rubicund s.
al yanaklı ruddy s.
alı al moru mor flushed s.
al yanaklı ruddy-cheeked s.
eve al take-home s.
al al olmuş reddened s.
(sağlıklı anlamında) al yanaklı rosier s.
al yanaklı rosy-cheeked s.
al yanaklı rosy s.
al-sat in-and-out s.
al-sat in-and-out s.
yanakları al al olmuş rosy-cheeked s.
yanakları al al olmuş rose-cheeked s.
ayağını denk al! take care! ünl.
al işte there ünl.
al benden de o kadar same here ünl.
al sana take it! ünl.
ayağını denk al! watch your step! ünl.
al sana here! ünl.
benden de al o kadar same here ünl.
yol al! imshi ünl.
al da başına çal! dich [obsolete] ünl.
gardını al! en garde expr.
içkini al gel bring a bottle [uk] expr.
al (kimya) al N.
İfadeler
al aşağı vur yukarı with a lot of bargaining i.
al birini vur ötekine one is no better than the other expr.
doğru kelimeyi seç ve daire içine al choose the correct word and circle it expr.
dikkate al do not ignore expr.
dikkate al don't ignore expr.
tuhaf olanı daire içine al circle the odd one out expr.
tavsiyemi dikkate al take my advice to heart expr.
al sana … there's (or that's) for you expr.
Atasözü
bir çocuktan bir deliden al haberi children and fools speak the truth
işini sağlama al mouse that has but one hole is quickly taken
ev alma komşu al (rus atasözü) get right neighbours rather than the right house
çocuktan al haberi children and fools tell the truth
çocuktan al haberi out of the mouths of babes (oft times come gems)
başkalarının hatalarından ders al learn wisdom by the follies of others
işini sağlama al foresight is better than hindsight
işini yaparken kendini de sağlama al one hand for (oneself) and one (hand) for the ship
işini yaparken kendini de sağlama al one hand for oneself and one for the ship
iti an çomağı eline al speak of the devil, and he appears
Konuşma Dili
al bakayım here you go i.
al şunları take these i.
bul karayı al parayı shell game i.
al götür grab and go i.
al satçı trader i.
(birine) al bir tarafına sok demek tell somebody what they can do with something f.
al senin olsun take it ünl.
al işte here you are expr.
al da başına çal stick it expr.
al başına çal stick it expr.
al başına çal shove it expr.
al da başına çal shove it expr.
şimdi (satın) al buy now expr.
hepsini al have it all expr.
ister al ister alma take it or leave it expr.
kendin al get it yourself expr.
intikamımı al avenge me expr.
hayatının kontrolünü eline al take your life in your hands expr.
gelip beni al come get me expr.
eğil ve siper al (kendini koru/kolla) duck and cover expr.
derin bir nefes al take a big whiff expr.
nefes al breathe expr.
bir gün izin al take a day expr.
hafta sonu izin al take the weekend off expr.
lafını geri al take it back expr.
sözünü geri al take it back expr.
gardını al be on your guard expr.
al işte yine here we go again expr.
al bakalım here you go expr.
kendine bir içki al have yourself a drink expr.
ne istersen al take whatever you want expr.
ceketini al lütfen get your coat please expr.
kendine yiyecek bir şeyler satın al buy yourself some food expr.
tüm ilaçlarını al take all your medicine expr.
hazır nişan al ateş ready-aim-fire expr.
ağırdan al take it down a notch expr.
al bir bu eksikti another county heard from expr.
al işte biri daha another county heard from expr.
al kendin uğraş you deal with it expr.
ağırdan al easy/gently/slowly does it expr.
al bakalım there we go expr.
al işte yine aynı şey there you go (again) expr.
al işte there you go (again) expr.
yerini al get your spot expr.
tam emin değilim ama beni not al pencil me in expr.
ayağını denk al watch your step expr.
ayağını denk al mind your step expr.
sıkı takibe al, suçüstü yap, hapse at tail 'em, nail 'em, and jail 'em expr.
erkeksen al, yap, gel (you) wanna make something of it? expr.
kelepçe pozisyonu al assume the position expr.
internetten öde, mağazadan al bopus (buy online, pick up in-store) expr.
internetten satın al, mağazadan teslim al bopus (buy online, pick up in-store) expr.
gardını al! circle the wagons! expr.
al, geliştir, en iyisi ol eee (embrace, extend, and extinguish) expr.
al, büyüt, rakipsiz ol eee (embrace, extend, and extinguish) expr.
al, geliştir, en iyisi ol embrace, extend, and extinguish expr.
al, büyüt, rakipsiz ol embrace, extend, and extinguish expr.
ya al ya da sat fill or kill expr.
ensesine vur lokmasını al he/she wouldn't say boo to a goose expr.
ağzına vur lokmasını al he/she wouldn't say boo to a goose expr.
vur ensesine al ekmeğini he/she wouldn't say boo to a goose expr.
vur ensesine al lokmasını he/she wouldn't say boo to a goose expr.
al benden de o kadar I feel that expr.
al benden de o kadar mte (my thoughts exactly) expr.
al benden de o kadar you said a mouthful expr.
al benden de o kadar you've said a mouthful expr.
al birini vur ötekine a horse a piece expr.
iki al bir öde buy two pay one expr.
iki al bir öde two for the price of one expr.
iki al bir öde buy one get one free expr.
al işte and there it is expr.
ağızlarındaki lokmayı al take food out their mouths exclam.
buyur al here you go exclam.
Deyim
al takke ver külah cheek by jowl i.
al gülüm ver gülüm give-and-take i.
al gülüm ver gülüm you scratch my back and i'll scratch yours i.
al ayaklar peaches and cream i.
vur kafasına al ekmeğini a soft/an easy touch i.
al kanlara boyanmak be soaked in blood f.
vur ensesine al lokmasını (biri olmak) not say boo to a goose [uk] f.
vur ensesine al ekmeğini (biri olmak) not say boo to a goose [uk] f.