No - Türkçe İngilizce Sözlük

No

"No" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 26 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
no ünl. hayır
Genel
no i. olumsuz oy
no i. olumsuz karar
no i. red
no i. aleyhte oy
no i. olumsuz oy veren kimse
no i. ret
no i. numara
no i. no
no s. gereksiz
no s. yok
no s. hiç
no s. hiçbir
no s. yasak
no s. yok denecek kadar az
no zf. artık değil
no zf. (olumsuz yargıyı onaylamak için) aynen
no zm. (belirli bir durumda) olmayan
no ünl. cık
no ünl. yok cevabı
no ünl. hayır
no ünl. değil
no ünl. (söyleneni düzeltme amaçlı) pardon
İfadeler
no ünl. olmaz
Teknik
no i. nobelyumun simgesi
Tiyatro
no i. klasik japon draması

"No" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 2 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
no no i.
Bilgisayar
no id i.

"No" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
pay no attention f. aldırmamak
no doubt zf. şüphesiz
no doubt zf. kuşkusuz
no longer zf. artık
no one zm. hiç kimse
Genel
no show i. rezervasyonlu olduğu halde gitmeme
no operation instruction i. işlem yok komutu
serial no i. seri numarası
vote of no confidence i. güvensizlik oyu
plate no i. plaka no
no big deal i. önemsiz şey
part no i. parça numarası
no respecter of persons i. kişilere rütbesine göre değer vermeyen kimse
the point of no return i. dönüşü olmayan nokta
volume no i. cilt no
yes no question i. evet hayır sorusu
no end of talk i. sonu gelmez laf
point of no return i. dönüşü olmayan nokta
no confidence i. güvensizlik
family serial no i. aile sıra no
no man's land i. çok tehlikeli bölge
no op i. işlem yok
section no i. hane no
no man's land i. iki cephe arasındaki sahipsiz toprak
no man's land i. kimsenin aidiyetinde olmayan toprak
account no i. hesap no
yes or no i. evet veya hayır
invoice no i. fatura no
a messy problem that has no easy solution i. yılan hikayesi
no till i. saban veya pulluk kullanmadan ve zararlı bitkilere karşı zirai ilaç kullanılarak yapılan bir ziraat metodu
tax register no i. vergi sicil no
diploma no i. diploma numarası
diploma no i. diploma no
register no i. kütük no
motion of no confidence i. gensoru önergesi
motion of no confidence i. güvensizlik oyu
item no i. madde no
point of no return i. geri dönülemez nokta
point of no return i. geri dönülemeyecek nokta
point of no return i. geri dönülmez nokta
family no i. aile no
certificate of no impediment to marriage i. evlenme ehliyet belgesi
go-no-go i. git gitme
no-brainer i. çok önemli olmayan ve üzerinde uzun uzadıya düşünülmesi gerekmeyen
no-good i. aşağılık kimse
no-hoper i. ümitsiz vaka (kişi)
no-go area i. yetkili olmayanların girmelerinin yasak olduğu alan
no-man's-land i. karşılıklı iki düşman kuvvetin cephe hatları arasında kalan arazi şeridi
no-tillage i. saban veya pulluk kullanmadan ve zararlı bitkilere karşı zirai ilaç kullanılarak yapılan bir ziraat metodu
no-confidence i. güvensizlik oyu
no-knock raid i. ani polis baskını
no-confidence i. gensoru önergesi
no-hoper i. başarısız kişi
no-knock raid i. ani baskın (polis vb)
no-tell motel i. günübirlik otel
register no i. kütük
certificate no i. cüzdan no
serial no i. seri no
the point of no return i. geri dönülmeyecek nokta
the point of no return i. dönüşü olmayan yol
the point of no return i. geri dönüşü olmayan evre
point of no escape i. çıkışın (mümkün) olmadığı nokta
point of no escape i. kaçışın (mümkün) olmadığı nokta
point of no escape i. kaçarı olmayan nokta
item no i. sıra no
a road of no return i. dönüşü olmayan yol
no smoking zone i. sigara içilmesi yasak bölge
no smoking area i. sigara içilmesi yasak bölge
oil no 10 i. 10 numara yağ
no man's land i. (cepheler arasındaki) tarafsız bölge
no-see-um i. kan emici bir böcek
no self i. ayrı bir benliğin yokluğu
no text on board pledge day i. araba kullanırken cep telefonu ile mesaj göndermemek üzerine ant içme günü
crime no. i. suç no.
apartment no i. daire no
having no solution i. çözümsüzlük
no teacher in class i. boş ders
subscriber no i. abone no
article no i. madde no
document no i. belge no
no swimming i. yüzmek yasak
no swimming i. yüzmek yasaktır
no show socks i. babet çorap
no-passing zone i. geçilmez bölge
no body i. hiçbir grup
no body i. hiçbir
no body i. hiçbir ceset
no-name i. ismi henüz halk tarafından bilinmeyen sporcu, oyuncu, vb.
go no-go i. sistemin çalışabilirlik durumu
go no-go i. bileşenin çalışabilirlik durumu
go no-go i. karar anı
po box no i. posta numarası
po box no i. posta kutusu numarası
take no notice f. dikkate almamak
give no chance to recover f. göz açtırmamak
know no bounds f. eğlencede sınır tanımamak
be no longer the main topic of conversation f. gündemden düşmek
leave no stone unturned f. her yolu denemek
have no thought of f. hiç aklından geçmemek
see no harm f. bir sakınca görmemek
have no objection f. diyeceği olmamak
bear no relation to f. ile ilgisi olmamak
give no respite to f. göz açtırmamak
have no meaning f. anlamı olmamak
make no progress f. gelişim göstermemek
give no respite f. göz açtırmamak
give someone no quarter f. birine aman vermemek
have no grounds f. dayanağı olmamak
have no work do f. boş oturmak
show no reaction to f. bana mısın dememek
take no notice f. umursamamak
spare no sacrifice f. fedakarlıktan kaçınmamak
have no business to do something f. hakkı olmamak
take no notice of f. dikkate almamak
get no news from f. ses çıkmamak
have no pity on somebody f. gözünün yaşına bakmamak
have no roof over one's head f. başını sokacak bir yeri olmamak
have no strength left f. hali kalmamak
make no headway f. olduğu yerde saymak
think no small beer of oneself f. kendini fasulye gibi nimetten saymak
pay no attention f. önemsememek
pay no attention f. oralı olmamak
take no account of f. saymamak
know no bounds f. ayarını bilmemek
have no customers f. sinek avlamak
have no customers f. sinek avlamak (dükkan)
have no effect f. bana mısın dememek
make no headway f. yerinde saymak
have no pity f. gözünün yaşına bakmamak
have no peace f. rahat yüzü görmemek
have no strength in one's muscles f. elinde ayağında dermak olmamak
be in no hurry to f. bir şey yapmaya can atmamak
see no harm f. sakınca görmemek
come to no good f. adam olmamak
make no concessions f. ödün vermemek
have no business doing something f. birinin bir şey yapmaya hakkı olmamak
give no leg to stand on f. tutunacak bir dal bırakmamak
spare no expense f. masraftan kaçınmamak
make no noise f. çıt çıkarmamak
make no sense f. anlamsız gelmek
pay no heed to something f. oralı olmamak
make no concessions f. taviz vermemek
take no notice of f. umursamamak
have no use for f. gereksememek
be up to no good f. halt karıştırmak
make no pretensions to f. iddiasında olmamak
make no progress f. yerinde saymak
hold no brief for f. taraftarı olmamak
spare no cost f. masraftan kaçınmamak
know no bounds f. ölçüyü kaçırmak