Pause - Türkçe İngilizce Sözlük

Pause

"Pause" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 53 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
pause i. ara verme
pause i. durma
pause f. duraklamak
pause f. ara vermek
Genel
pause i. tereddüt
pause i. sekte
pause i. aralık
pause i. nokta
pause i. teneffüs
pause i. mola
pause i. durak
pause i. durgu
pause i. fasıla
pause i. vakfe
pause i. ara
pause i. duraksama
pause i. duraklama vesilesi
pause i. duraklatma tuşu
pause f. durdurmak
pause f. tereddüt etmek
pause f. mola vermek
pause f. duraklamak
pause f. duraksamak
pause f. ara vermek
pause f. durmak
pause f. duraklatmak
pause f. duraklama göstermek
pause f. sessizleşmek
pause f. sessizce beklemek
Teknik
pause i. ara
pause i. durdurma
pause i. durdurma düğmesi
pause i. stop tuşu
pause f. ara vermek
Bilgisayar
pause i. duraklatma
pause i. duraklama
pause expr. bekle
pause expr. beklet
pause expr. duraksat
pause expr. durakla
pause expr. duraklat
Medikal
pause i. pauz
Dilbilim
pause i. durak
pause i. (ibranicede) konuşmada es verme
pause i. (ibranicede) duraklama öncesi sözcük veya sesli harfin geldiği hal
Meteoroloji
pause i. ara
Müzik
pause i. durak
pause i. es
pause i. uzatma işareti
Tiyatro
pause i. durak zamanı
Matbaa
pause i. yazıda duraklama
pause i. satır başı yapma
Argo
pause expr. homoseksüel açıdan bakmadan

"Pause" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 146 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
pause quanta i. ara miktar
pause quanta i. durma miktarı
give someone pause f. birinin düşünmesine yol açmak
give someone pause f. birini düşündürmek
make a pause f. ara vermek
give someone pause f. bir dakika durup düşünmesini sağlamak
give someone pause f. duraklatmak
give someone pause f. hızını kesmek
take a pause f. ara vermek
take a pause f. durmak
pause [dialect] [uk] f. tekme atmak
Öbek Fiiller
pause upon f. bir şeyin üzerinde durmak
pause upon f. ara vermek
pause on f. ara vermek
pause on f. duraklatmak
pause upon f. duraklatmak
İfadeler
without taking a moment to pause zf. bir an bile duraksamadan
Deyim
pregnant pause i. manalı/anlamlı duraksama
a pregnant pause i. manalı/anlamlı duraksama
pregnant pause i. birçok şey yüklü sessizlik
a pregnant pause i. birçok şey yüklü sessizlik
a pregnant pause i. anlamlı duraksama
a pregnant pause i. manalı duraksama
a pregnant pause i. manalı/anlamlı sessizlik
a pregnant pause i. birçok şey yüklü sessizlik
a pregnant pause i. bir şeylere gebe bir sessizlik/duraksama
give pause to somebody f. birini düşündürmek
give pause to somebody f. birinin düşünmesine yol açmak
give pause to somebody f. durup düşünmesine neden olmak
give someone pause for thought f. birini düşündürmek
give someone pause for thought f. durup düşünmesine neden olmak
give somebody pause f. birinin düşünmesine yol açmak
give somebody pause f. birini düşündürmek
give somebody pause f. durup düşünmesine neden olmak
give someone pause for thought f. birinin düşünmesine yol açmak
give (one) pause for thought f. (birinin) durup düşünmesine neden olmak
give (somebody) pause f. (birinin) düşünmesine yol açmak
give (somebody) pause for thought f. (birinin) düşünmesine yol açmak
give (somebody) pause f. (birine) tereddüt ettirmek
give (one) pause f. (birine) tereddüt ettirmek
give (one) pause for thought f. (birinin) düşünmesine yol açmak
give (somebody) pause f. (birinin) durup düşünmesine neden olmak
give (one) pause for thought f. (birini) duraklatmak
give (one) pause f. (birini) duraklatmak
give (one) pause f. (birinin) düşünmesine yol açmak
give (somebody) pause f. (birini) duraksatmak
give (somebody) pause for thought f. (birine) tereddüt ettirmek
give (somebody) pause for thought f. (birini) düşündürmek
give (somebody) pause for thought f. (birini) duraklatmak
give (one) pause f. (birini) duraksatmak
give (somebody) pause for thought f. (birini) duraksatmak
give (one) pause f. (birini) düşündürmek
give (somebody) pause f. (birini) duraklatmak
give (one) pause f. (birinin) durup düşünmesine neden olmak
give (somebody) pause f. (birini) düşündürmek
give (one) pause for thought f. (birini) düşündürmek
give (somebody) pause for thought f. (birinin) durup düşünmesine neden olmak
give (one) pause for thought f. (birini) duraksatmak
give (one) pause for thought f. (birine) tereddüt ettirmek
give pause f. düşünmesine yol açmak
give (somebody) pause f. (birini) tereddüt ettirmek
give pause for thought f. tereddüt ettirmek
give pause to (one) f. (birinin) bir dakika durup düşünmesini sağlamak
give (somebody) pause f. (birinin) bir dakika durup düşünmesini sağlamak
give pause f. bir dakika durup düşünmesini sağlamak
give (somebody) pause f. duraklatmak
give pause to someone f. birinin düşünmesine yol açmak
give someone pause (for thought) f. birinin bir dakika durup düşünmesini sağlamak
give pause to someone (for thought) f. duraklatmak
give someone pause (for thought) f. birini tereddüt ettirmek
give (somebody) pause f. (birinin) hızını kesmek
give (somebody) pause for thought f. (birinin) hızını kesmek
give pause to someone (for thought) f. birinin hızını kesmek
give pause to (one) f. (birini) tereddüt ettirmek
give pause to someone f. birini tereddüt ettirmek
give pause to someone f. duraklatmak
give pause to someone (for thought) f. birini tereddüt ettirmek
give pause to someone f. birinin bir dakika durup düşünmesini sağlamak
give pause for thought f. duraklatmak
give (somebody) pause for thought f. (birinin) bir dakika durup düşünmesini sağlamak
give (somebody) pause for thought f. (birini) tereddüt ettirmek
give pause to someone f. birinin hızını kesmek
give pause f. tereddüt ettirmek
give pause f. hızını kesmek
give someone pause (for thought) f. birinin düşünmesine yol açmak
give pause for thought f. düşünmesine yol açmak
give pause for thought f. hızını kesmek
give pause f. duraklatmak
give pause to someone (for thought) f. birinin düşünmesine yol açmak
give someone pause (for thought) f. duraklatmak
give pause to (one) f. duraklatmak
give (somebody) pause for thought f. duraklatmak
give pause to someone (for thought) f. birinin bir dakika durup düşünmesini sağlamak
give pause for thought f. bir dakika durup düşünmesini sağlamak
give pause to (one) f. (birinin) düşünmesine yol açmak
give pause to (one) f. (birinin) hızını kesmek
give someone pause (for thought) f. birinin hızını kesmek
pause for effect f. heyecan yaratmak/iyice merak ettirmek için duraklamak
pause for effect f. söyleyeceği şeyin etkisini artırmak için duraklamak
pause for effect f. söyleyeceği şeyin daha çok etki yaratmasını sağlamak için duraklamak
Ticaret/Ekonomi
pay pause i. ödemesiz dönem
Teknik
compensatory pause i. kompansatuar pause
knob pause time setting i. yağlama aralık butonu
Bilgisayar
temporary pause i. geçici bekleme
tx pause frames i. tx duraklatma çerçeveleri
rx pause frames i. rx duraklatma çerçeveleri
batch pause i. toplu iş duraklat
cpu pause limit i. cpu duraklatma sınırı
pause modes i. duraklama modları
pause service i. hizmeti beklet
pause update i. güncelleştirmeyi duraklat
pause led i. durdur ışığı
pause control i. duraklatma denetimi
accept pause expr. duraklatmayı kabul et
dv device pause expr. dv aygıt duraklat
pause service expr. hizmeti duraklat
pause scan expr. taramayı duraklat
pause capture expr. yakalama duraklatıldığında
pause recording expr. kaydı duraklat
pause node expr. düğüm duraklat
pause capture expr. yakalamayı duraklat
pause slideshow until done playing expr. yürütme bitene kadar slayt gösterisini duraklat
pause item expr. öğeyi duraklat
pause indexing expr. dizin oluşturmayı duraklat
pause narration expr. anlatımı duraklat
pause page expr. sayfayı duraklat
pause printing expr. yazdırmayı duraklat
pause this job expr. bu işi duraklat
pause speaking expr. konuşmayı duraklat
pause pending expr. bekletmeyi duraklat
pause timer expr. süreölçeri duraklat
pause pending expr. beklemeyi duraklat
pause macro expr. makro beklet
pause recorder expr. kaydediciyi beklet
pause faxing expr. fakslamayı duraklat
Bilişim
pause instruction i. duraklatma komutu
pause key i. duraklatma tuşu
pause character i. duraklatma karakteri
Televizyon
pause function i. duraklatma işlevi
Medikal
compensatory pause i. kompansatör
end-inspiratory pause i. inspiryum sonu duraklama
Psikoloji
filled pause i. dolgulu duraksama
Meteoroloji
foehn pause i. fön molası
Müzik
grand pause i. es
grand pause i. durak
caesural pause i. sürenin sayılmadığı kısa, sessiz duraklama