ateş - Türkçe İngilizce Sözlük

ateş

"ateş" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 1 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
ates i. şekerleme satan dükkan

"ateş" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 28 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
ateş fever i.
My son came down with a fever last night.
Dün gece oğlumun ateşi çıktı.

More Sentences
ateş fire i.
The children roasted marshmallows on the fire.
Çocuklar ateşte marşmelov kızarttı.

More Sentences
Genel
ateş heat i.
Bring to boil and let simmer over low heat for 2 minutes.
Kaynayıncaya kadar ısıtın ve kısık ateşte 2 dakika kaynamaya bırakın.

More Sentences
ateş gunfire i.
They were exposed to the enemy's gunfire.
Düşmanın ateşine maruz bırakıldılar.

More Sentences
ateş blaze i.
The blaze warmed everyone in the camp.
Ateş, kampta bulunan herkesi ısıtıyordu.

More Sentences
ateş shooting i.
Tom was killed in a drive-by shooting.
Tom bir araçtan açılan ateş sonucu hayatını kaybetti.

More Sentences
ateş flame i.
Jimi Hendrix set his guitar in flame in Monterey.
Jimi Hendrix Monterey'de gitarını ateşe verdi.

More Sentences
ateş fervor i.
The book was written with nationalist fervor.
Kitap, çok ateşli bir milliyetçilikle yazılmıştı.

More Sentences
ateş temperature i.
The next day I woke up and had a temperature.
Ertesi gün uyandığımda ateşim vardı.

More Sentences
ateş fever i.
My son came down with a fever last night.
Dün gece oğlumun ateşi çıktı.

More Sentences
ateş fire i.
The children roasted marshmallows on the fire.
Çocuklar ateşte marşmelov kızarttı.

More Sentences
ateş fervour i.
The book was written with nationalist fervour.
Kitap, çok ateşli bir milliyetçilikle yazılmıştı.

More Sentences
Teknik
ateş blaze i.
The blaze warmed everyone in the camp.
Ateş, kampta bulunan herkesi ısıtıyordu.

More Sentences
Medikal
ateş fever i.
My son came down with a fever last night.
Dün gece oğlumun ateşi çıktı.

More Sentences
Silah/Atıcılık
ateş shot i.
The murderer pulled out his gun and fired two shots.
Katil silahını çekip iki el ateş etti.

More Sentences
Genel
ateş glow i.
ateş element i.
ateş ardor i.
ateş ardour i.
ateş discharge i.
ateş shoot i.
ateş light i.
ateş low [scotland] i.
ateş gleed [dialect] [uk] i.
Teknik
ateş pyro- ök.
Medikal
ateş pyrexia i.
ateş febrile movement i.
Patoloji
ateş febrility i.

"ateş" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
ateş etme shooting i.
ateş etmek shoot f.
Genel
ateş hasta flush i.
ateş düşürücü ilaç antifebrile i.
ateş püskürten canavar chimera i.
ateş gemisi fire ship i.
ateş etme discharge i.
gizlenerek ateş eden kimse sniper i.
iri ateş maşası fire tongs i.
söndürülmesi güç ateş wildfire i.
ateş düşürücü ilaç febrifuge i.
için için yanan ateş smolder i.
sürekli ateş drumfire i.
ateş alma explosion i.
ateş almama misfire i.
ateş yutma gösterisi fire eaters show i.
açıkta yakılan ateş bonfire i.
ateş bölgesi zone of fire i.
ateş böceği lightning bug i.
ateş alma inflammability i.
ateş püskürme fulmination i.
ateş böceği glowworm i.
bir siper veya asker saffı boyunca ateş etme enfilading i.
ateş etme gunfire i.
ateş karıştırıcısı warmonger i.
ateş alma firing i.
rasgele ateş random shot i.
sönmekte olan ateş embers i.
ateş tuğlası firebrick i.
ateş koruyucu fireguard i.
ateş alma misfiring i.
ateş hattı line of fire i.
açık havada yakılan ateş bonfire i.
ateş (sigara vb için) light i.
ateş almama ignition failure i.
ateş püsküren kimse spitfire i.
kesintisiz ateş eden silah repeater i.
karanlık ateş darkfire i.
ateş etme shoot i.
ateş etme firing i.
tehlike işareti veya cenaze merasiminin bir parçası olarak bir dakikalık aralarla ateş eden top minute gun i.
için için yanan ateş smoulder i.
ateş etme fire i.
yaylım ateş fusillade i.
ateş etme pop i.
ateş topu fireball i.
yaylım ateş volley i.
ateş fırtınası firestorm i.
depreşen ateş relapsing fever i.
sönmemiş ateş korları live embers i.
açık ateş direct fire i.
ateş perdesi fire screen i.
otlu alanı yakan ateş grassfire i.
ateş pahası stiff price i.
ateş yapmayan apyrogene i.
ateş düşmesi bringing down (of fever) i.
merkezinden ateş alan tüfek chassepot i.
ateş kırmızısı deep red i.
korlaşmış ateş embers i.
ateş yutan fire eater i.
ateş yiyen fire eater i.
çapraz ateş crossfire i.
ateş yayılması fire propagation i.
ateş maşası coal tongs i.
ateş maşası fire tongs i.
ateş toprağı refractory earth i.
ateş gemisi fire-ship i.
ateş yanı fireside i.
ateş süngüsü poker i.
ateş süngüsü rake i.
ateş dansı fire dancing i.
ateş gösterisi fire spinning i.
ateş dansı fire twirling i.
ateş gösterisi fire performance i.
ateş gösterisi fire twirling i.
ateş gösterisi fire dancing i.
ateş dansı fire spinning i.
ateş gösterisi fire manipulation i.
için için yanan ateş smouldering fire i.
ateş çeliği firesteel i.
ateş veya sıcak taşların üzerinde çıplak/yalın ayak yürüme firewalking i.
ateş çukuru burn pit i.
ateş çemberi circle of fire i.
ateş çemberi fire circle i.
ateş suyu firewater i.
ateş büyücüsü fire mage i.
ateş halkası ring of fire i.
ateş çemberi ring of fire i.
ateş düşürücü ilaç antipyretic i.
ateş böceği glow-worm i.
ateş püskürten canavar chimaera i.
ateş kadehi goblet of fire i.
düşmanın çelik yelek giyme ihtimaline karşı iki kez gövdesine bir kez kafasına ateş edilmesi failure drill i.
düşmanın çelik yelek giyme ihtimaline karşı iki kez gövdesine bir kez kafasına ateş edilmesi mozambique drill i.
düşmanın çelik yelek giyme ihtimaline karşı iki kez gövdesine bir kez kafasına ateş edilmesi failure to stop drill i.
düşmanın çelik yelek giyme ihtimaline karşı iki kez gövdesine bir kez kafasına ateş edilmesi mozambic drill i.
ateş ve su fire and water i.
ateş bükücü fire bender i.
iki kez gövdeye sonrasında kafaya yapılan ateş etme şekli mozambique drill i.
ateş ejderhası fire wyvern i.
ateş burcu fire sign i.
telefonun ateş alması/yanması phone catch fire i.
ateş edilen yer ile hedef arasındaki normal mesafe a butt's length i.
kor ateş aizle i.
don ateş oyununa benzer bir tür oyun red light i.
ateş yakmak için kullanılan ince tahta çubuklar chatwood i.
yeniden yanan ateş rekindle i.
quebec ulusal bayramı'nda hastalık ve uğursuzluğu defetmek için gece yakılan ateş needfire i.
ateş püskürme thunderbolt i.
ateş yakmak için kullanılan ince kuru çubuk kindler i.
yukarı ateş etme upshoot i.
yukarı edilen ateş upshoot i.
uzaktan görülebilen bir ateş beacon fire i.
eskiden uyarı ve ışıklandırma için kullanılan mavimsi beyaz bir ateş indian fire i.
döner ateş kütlesi vortex i.
ateş yakmaya yarayan odun lightwood i.
şömine veya ocak dışında yakılan ateş open fire i.
ortada/açıkta yakılan ateş open fire i.
çok sıcak yanan ateş hellfire i.
harlı yanan ateş hellfire i.
ateş almayan şey misfire i.
ateş opal girasole i.
söndürülmesi güç ateş greek fire i.
selamlama veya işaret verme amacıyla ateş edilmesi gun i.
ava doğru ateş etme gunning i.
ateş kontrol etme gücü ignipotence [rare] i.
eski surlarda üzerinde ateş etmek için açıklık bulunan mazgallı siper murdress i.
ateş kırmızısı ruby i.
ateş alma inflammabillty i.
ateş yanı ingle side i.
zihin gücüyle ateş yakabilme yeteneği pyrokinesis i.
düşmanı silahla ateş altına alma avantajı drop i.
çapraz ateş cross fire i.
ateş yanıklığı pear blight i.
ateş eden kimse pelter i.
rastgele ateş etme potshotting i.
alevler içinde yaşayan ateş elementleri salamanders i.
paracelsus'un okült felsefesinde elementlerinden biri ateş olan varlık salamander i.
ateş çukuru fire pit i.
ateş haznesi fire box i.
(akrobaside) ağızdan ateş çıkarma fire-breathing i.
(akrobaside) ateş püskürtme fire-breathing i.
ateş çanağı fire pot i.
ızgara şeklinde ateş yakma kovası fire basket i.
ateş kovası firepot i.
ateş yakılabilen yer fireplace [australia] i.
ateş çıkarabilme firepower i.
ateş yakma izni bulunan yer fireplace [australia] i.
ateş yutan akrobat fire-swallower i.
ateş kaynağı firing i.