bas - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

bas



"bas" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 1 sonuç

İngilizce Türkçe
Technical
bas i. bina otomasyon sistemi

"bas" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 9 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
bas bass i.
General
bas basso i.
bas bassness i.
bas bass guitar i.
bas bass i.
bas base s.
Computer
bas press i.
Art
bas bass i.
Music
bas burden i.

"bas" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 197 sonuç

Türkçe İngilizce
General
bas şarkıcı base [obsolete] i.
bas ses base [obsolete] i.
bas sesli şarkıcı bass i.
bas tonda homurtu oomph i.
bas bas bağırmak bawl f.
ört bas etmek (hatasını) cover up f.
ört bas etmek (hatasını) hush up f.
bas bas bağırmak blast f.
bas sesli bass s.
bas-çevir puss-dial s.
bas bas at the top of one's voice zf.
bas git! buzz off! ünl.
gaza bas! step on it! ünl.
gaza bas! step on the gas! ünl.
bas git! hop it! ünl.
Phrasals
(birinin) yaptıklarını arkasından ört bas etmek sweep up after (someone) f.
Colloquial
bas gitarist basser i.
bas çalmak play bass f.
bas git! do one! [liverpool/lancashire] ünl.
bas gaza! step on the gas! expr.
bas gaza! floor it! expr.
bas gaza! step on it! expr.
bas gaza hit it expr.
bas gaza hit the gas expr.
bas gaza! hit the gas! expr.
bas git! buzz off! expr.
bas git! piss off! expr.
bas git bolt ya rocket expr.
düğmeye bas push the button expr.
gaza bas! hit the gas! expr.
gaza bas let her rip expr.
gaza bas! step on the gas! expr.
gaza bas! step on it! expr.
gaza bas let it rip expr.
gaza bas! floor it! expr.
marşa bas fire it up expr.
tuşa bas push the button expr.
düğmeye bas hit it expr.
bas düğmeye hit it expr.
bas git (go) suck a lemon expr.
bas git on your bike [uk] expr.
gaza bas give it the gun expr.
gaza bas give her the gun expr.
bas git get bent exclam.
bas git jog on exclam.
bas git jog on [uk] exclam.
bas git beat it exclam.
bas git pound salt exclam.
bas git pound sand exclam.
Idioms
bas bas bağırmak bawl f.
bas bas bağırmak shout at the top of one's voice f.
gaza bas give it the gun expr.
gaza bas give her the gun expr.
bas bas at the top of lungs expr.
bas bas at the top of voice expr.
bas bas at the top of your voice expr.
gaza bas pedal to the metal expr.
Speaking
bas git! get out of town! expr.
Technical
bas-aç sistemi push-to-open system i.
bas-üfle süreci press-and-blow process i.
bas kontrolü bass control i.
otomatik bas kontrolü automatic bass control i.
otomatik bas kontrolu automatic bass control i.
hoparlörün kötü tasarımı ve yetersiz sönümlemesi nedeniyle bas notaların düzgün çıkmaması hangover i.
bas-konuş push to talk expr.
Computer
ana bas master bass i.
bas geçişi bass bypass i.
bas düzeyi bass level i.
bas artış bass increment i.
yeni kısayol tuşuna bas press new shortcut key i.
bas-çek push-pull i.
bas çıkar presspull (autocad) s.
giriş tuşuna bas press enter expr.
kullanıcı günlüğünü bas print user log expr.
kılavuz çizgileri bas print gridlines expr.
satır ve sütun başlıklarını bas print row and column headings expr.
son durumu bas print final expr.
satır ve sütun başlıklarını bas print row & column headings expr.
Telecom
bas-konuş press to talk expr.
Television
bas kompresör filtresi low compressor filter i.
bas yükseltici bass boost i.
subwoofer (derin bas hoparlör) subwoofer i.
Architecture
bas rölyef basso relievo i.
bas rölyef basso rilievo i.
bas rölyef basso-relievo i.
bas rölyef basso-rilievo i.
bas rölyef tarzında (heykel) bass-relief s.
Construction
beton esneklik-basınç test cihazı cihazı concrete flexure compression tester i.
Automotive
bas frekans bass frequency i.
bas hoparlör woofer i.
bas yükseltici bass booster i.
k-basıncı k-pressure i.
sıralı emme-basınçlandırma düzeni tiered intake-pressurizing system i.
gaza bas leg it expr.
gaza bas screw on it expr.
gaza bas open the tap expr.
Medical
(yumuşak doku yaralanması tedavi yöntemi) dinlenme-buz-bası-yükseltme rice (rest, ice, compression, and elevation) kısalt.
Dentistry
bas plak base plate i.
Pathology
normal-basınçlı hidrosefali normal-pressure hydrocephalus i.
Physics
bas frekans bass frequency i.
Religious
bas mitzva töreni bas mitzvah i.
Art
bas-rölyef bas-relief i.
bas rölyef heykel bas-relief i.
bas rölyef bas relief i.
Music
sürekli bas thoroughbass i.
şifreli bas figured bass i.
bas/perküsyon davul trap drum i.
bas viyoladan daha yüksek oktavlı viyola treble viol i.
bas viyoladan daha yüksek oktavlı viyola descant viol i.
bas flüt alto flute i.
bas flüt bass flute i.
bas davul bass drum i.
bas sesli üflemeli çalgı tuba i.
bas gitar bass guitar i.
bas (şarkıcı) basso i.
bas ses bass voice i.
bas sesli üflemeli çalgı sousaphone i.
bas gitarist bass guitarist i.
bas frekans bass frequency i.
bas melodi ground bass i.
bas bariton bass-baritone i.
bas sesli üflemeli çalgı bass horn i.
bas klarnet bass clarinet i.
bas perdeli ortaçağ zamanından (tahtadan yapılmış) nefesli çalgı racket i.
bas perdeli nefesli çalgı racket i.
bas ayarı bass control i.
derin bas hoparlör subwoofer i.
otomatik bas auto bass cord section i.
perdesiz bas gitar fretless bass guitar i.
sürekli bas figured bass i.
sürekli bas thorough bass i.
sürekli bas basso continuo i.
sürekli bas continuo i.
tipik olarak kısa tekrarlanan bas temasında ilerleyen ve üçlü zaman aralığında değişen bölümlerden oluşan bir kompozisyon chaconne i.
eğlenceli bas tonda çalınan arya aria buffa i.
bir tür bas viyol baritone [obsolete] i.
bir tür bas viyol division viol [obsolete] i.
bir tür bas viyol viola bastarda [obsolete] i.
bas viyol base viol i.
bas dizilimi bass part i.
bas viyol bass viol i.
bas vokaller basses i.
bas çalgılar basses i.
bas vokaller bassi i.
(şarkı) derin bas sesler bassi profundi i.
derin bas sesli vokaller bassi profundi i.
bas dizilimi bassline i.
bas gitarla çalınan bölüm bassline i.
derin bas vokal basso profundo i.
derin bas sesli şarkıcı basso profundo i.
gruptaki bas veya bariton müzik aletleri bottom i.
(on sekizinci yüzyıl italyan operasında) özellikle bas ses tonda okunan komik bir parça buffo i.
on sekizinci yüzyıl italyan operasında komik bir parça okuyan bas şarkıcı buffo bass i.
on sekizinci yüzyıl italyan operasında komik bir parça okuyan bas şarkıcı basso buffo i.
bas yardımcı parçası burden i.
akustik bas gitar gittarone i.
vuruştan sonra tiz frekansların kademeli olarak arttığı belirli bir teknikle çalınan perdesiz bas gitar sesi mwah i.
bas melodi ground i.
bas olarak kullanılan düz melodi içeren kompozisyon ground i.
direngen bas basso ostinato i.
sürekli bas basso ostinato i.
klavyeli enstrümanlar için yapılmış bir tür bas kompozisyon murky i.
bir tür germen müziğinin bas dizilimi oompah i.
bas eşliği içeren müzik oompah i.
ses aralığı bas olan tuşlu ve üflemeli bir müzik aleti ophicleide i.
bas viyola base viol i.
bas davul gran cassa i.
belirsiz bas bir sese sahip büyük bir davul gran cassa i.
bas vokaller basses i.
bas obua basset oboe i.
küçük bir bas viyol bassetto [obsolete] i.
bas çalgılar için yazılmış bölüm bassi i.
bas sesli enstrüman için bestelenmiş bölüm basso i.
bas-çek pull-push s.
bas (ses) base s.
güçlü bas tonları olan bassy s.
Slang
bas git kiss off i.
bas git blow it out your ear ünl.
bas git! run along! expr.
bas git stomp off expr.
bas git! on your bike! expr.
bas git! sod off expr.
bas git! go take a running jump! expr.
gaza bas put the pedal to the metal expr.
geri bas back off expr.
şimdi bas git! off you go! expr.
topa bas pump your brakes expr.
bas git! fork you! expr.
bas git get the fuck out expr.
bas git kys (kill yourself) expr.
bas git forget you exclam.
bas git! forget you! exclam.
bas git bug off exclam.
bas git bugger off exclam.
bas git! go blow it out your ear! exclam.
bas git! blow it out your ear! exclam.
bas git frig off exclam