biriken - Türkçe İngilizce Sözlük

biriken

"biriken" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 6 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
biriken accumulative s.
Genel
biriken accumulating s.
Accumulating evidence supports the reliability of this approach.
Biriken kanıtlar bu yaklaşımın güvenilirliğini desteklemektedir.

More Sentences
biriken cumulative s.
biriken hoarded s.
Ticaret/Ekonomi
biriken accrued s.
Hukuk
biriken cumulative s.

"biriken" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 106 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
ortada biriken para jackpot i.
bir barajın gerisinde biriken su backwater i.
zamanla biriken ve hoşa gitmeyen her türlü hurda veya süprüntü cruft i.
göbek deliğinde biriken pamuk dip lint i.
göbek deliğinde biriken pamuk belly button fluff i.
göbek deliğinde biriken pamuk navel lint i.
göbek deliğinde biriken pamuk navel fluff i.
göbek deliğinde biriken pamuk belly button lint i.
pantolon ceplerinde biriken kir toz parçaları gnurr i.
bilgisayar tuşlarının altında ve etrafında biriken pislik keyboard plaqu i.
yatay biriken tortu herb layer i.
çiy düşmesi sırasında biriken nem miktarı dewfall i.
zamanla biriken zararlı etkiler insidiousness i.
damlayarak biriken şey drippage i.
bir şeye daldırılarak kaplanmış eşyanın altında biriken damlalar drip i.
cam üfleme borusunun ucunda biriken erimiş camı toplayan kimse gatherer i.
zıt elementler arasında biriken kritik basınç noktası crunch i.
buhar kazanında biriken tortu tabakası sludge i.
bent kapağının ardında biriken su kütlesi sluice i.
çöp ve pislik biriken yer suillage i.
yüzeyde biriken nem sweat i.
dumanla biriken pislik fuliginosity i.
biriken işleri yapmak catch up on f.
Öbek Fiiller
teknede biriken suyu kova ile boşaltmak/tahliye etmek bail something out f.
Konuşma Dili
dolap yerine sandalye üzerinde biriken büyük giysi yığını chairdrobe i.
Ticaret/Ekonomi
geçmiş bir tarihten başlayan ücret artışı dolayısıyla biriken farkların ödenmesi back pay i.
anonim şirketlerde biriken borçlar capital reserve i.
bir sabit varlığın maliyet bedelinden o güne kadar biriken amortismanlar çıkartıldıktan sonra geri kalan değer residual value i.
kar payı biriken rüçhanlı hisse senedi cumulative preferred stock i.
Hukuk
bir barajın gerisinde biriken sular backwater i.
Sanayi
erimiş metal üzerinde biriken cüruf sull i.
metal eritme tesislerinin bacalarında biriken çinko oksit atıkları furnace cadmium i.
Teknik
gaz damıtıcısında biriken yoğun karbon gas black i.
sarkıt ve dikitlerde biriken kalsiyum karbonat dripstone i.
biriken katışkı segregating impurity i.
kağıt fabrikalarında döngüdeki sularda biriken ve kimyasal ve biyolojik oksijen ihtiyacını arttıran zararlı maddeler detrimental substances i.
şarap fıçılarında biriken bir tür tortu wine stone i.
dökme demiri cürufundan ayıran ocakta biriken cüruf mill cinder i.
su akışını kontrol eden kanalın kapaklarında biriken su pool i.
ara havuzda biriken su pool i.
galvanize klişenin yüzeyini oluşturmada kullanılan kalıpta biriken ince bakır veya nikel tabakası shell i.
yüzeyde biriken sıvıyı boşaltmak wreck f.
yüzeyde biriken sıvıyı tahliye etmek wreck f.
(vakum tüpü) içinde biriken gaz nedeniyle bozulmuş gassy s.
yüzeyde biriken surface-assimilative s.
Bilgisayar
zaman içerisinde biriken gereksiz dijital bilgi cruft i.
Tekstil
(tarak makinesinin) üzerinde biriken lifleri temizlemek fettle f.
Otomotiv
çamur motorun içinde biriken toz sludge i.
Denizcilik
gemilerin ambarlarında biriken suların akmasını sağlayan oluk veya yol limbers i.
biriken saatler hours accumulative i.
Medikal
karın içinde biriken fazladan olan sıvı acites i.
kalın bağırsakta kabızlık nedeniyle biriken gaitanın boşaltılması disimpaction i.
nöron hücreleri içinde biriken ipliksi yapılar intraneuronal accumulations of fibrillary materials i.
ciltte veya dokularda biriken pigment miktarındaki anormal artış melanopathy i.
ciltte veya dokularda biriken pigment miktarındaki anormal artışla karakterize edilen hastalık melanopathy i.
böbreklerde ve mesanede biriken küçük böbrek taşları tortusu gravel i.
portal sistemde biriken kandan gelen basınç sonucu gelişen hipertansiyon portal hypertension i.
akciğerinde toz biriken kimse pneumoconiotic i.
Fizyoloji
biriken sıvı effusion i.
Patoloji
gut hastalarında eklemlerde, dış kulakta ve dokularda biriken kireç benzeri yapı chalkstone i.
bazı dejeneratif hastalıklar sonucu dokularda biriken nişasta benzeri kompleks protein amyloid i.
ciltte veya dokularda biriken pigment miktarındaki anormal artışla karakterize edilen hastalık melanopathia i.
ciltte veya dokularda biriken pigment miktarındaki anormal artış melanopathia i.
Veterinerlik
hayvanların midesinde biriken tüy topu food ball i.
sığır midesinde biriken kıl topu ox ball i.
Mutfak
zeytinyağının dibinde biriken tortu amurca i.
(uzun olgunlaşma süreci esnasında) şarap şişesinin iç yüzeyinde biriken tortu crust i.
Fizik
bir yüzeyde biriken radyan enerji absorptivity i.
Kimya
tek katman halinde bir yüzeyde biriken kükürt içeren hidrokarbon polimerleri alkanethiol i.
biriken gazların oranını belirlemeye yarayan aletin adı effusiometer i.
presli filtrede biriken katı materyal filter cake i.
Biyokimya
bazı hayvan organlarında protein metabolizması bozulunca biriken mumsu yarı saydam bir madde amyloid i.
Deniz Biyolojisi
akvaryum tabanında biriken atıklar sediment i.
Zooloji
büyükbaş hayvanların boyunlarının altında biriken sarkık deri parçası dewlap i.
Hayvancılık
hayvanın deri altında biriken yağ finish i.
Arkeoloji
kazı sonrasında tırnak altında biriken toprak hyponychial dirt i.
Çevre
tencere ve tavalarda biriken yağ kitchen stuff i.
(baraj, havuz içerisinde) biriken su impoundage i.
(baraj, havuz içerisinde) biriken su impoundment i.
derin suda biriken (tortu) pontic s.
Coğrafya
delta üzerinde biriken pürüzsüz tortu tabakası topset beds i.
buzul moreninin önünde biriken kum ve çakılla kaplı alan apron i.
Jeoloji
okyanus diplerinde biriken, çeşitli mineral ve organik kalıntıları içeren tortu tabakası red clay i.
belirli bir süre içinde bir yerde biriken kayaçlara ait time-stratigraphic i.
belirli bir süre içinde bir yerde biriken kayaçları teşkil eden time-stratigraphic i.
belirli bir süre içinde bir yerde biriken kayaçlarla ilgili time-stratigraphic i.
bulanıklık akımı ile biriken tortu turbidite i.
bir çağda biriken kayaçları içeren stratigrafik bölüm group i.
prekambriyen çağ'a ait, etrafında genç tortul kayaç biriken kıta ana bölümü shield i.
çözeltiden biriken kayaçlar ile ilgili chemical s.
suda biriken maddelerden oluşmuş (tortul kayaçlar) aqueous s.
İskambil
(poker) biriken toplam parayı oyuncular arasında bölüştürmek chop f.
Argo
hijyen eksikliği sonucu sünnet derisinde biriken kötü kokulu madde cock cheese i.
hijyen eksikliği sonucu sünnet derisinde biriken kötü kokulu madde cock-cheese i.
hijyen eksikliği sonucu sünnet derisinde biriken kötü kokulu madde crotch-cheese i.
genital bölgede biriken yağlı salgı crotch cheese i.
genital bölgede biriken yağlı salgı crotch-cheese i.
genital bölgede biriken yağlı salgı cock-cheese i.
ayak parmaklarının arasında biriken kir/pamukçuk gronk i.
(duşta, küvette biriken) banyo kiri shower scum i.
(duşta, küvette biriken) vücut kiri shower scum i.
banyoda biriken vücut kiri soap scum i.
İngiliz Argosu
sünnet olmamış cinsel organın derisi içerisinde biriken beyaz salgı cheese i.
sünnet olmamış cinsel organın derisi içerisinde biriken beyaz salgı smegma i.
cinsel organın kıvrımında biriken beyaz salgı knob cheese i.
cinsel organların kıvrımları içerisinde biriken beyaz salgı smeg i.