| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | bleed f. | kan ağlamak | ||
|
Our hearts bleed when we see a sister nation such as Argentina. Arjantin gibi bir kardeş ülkeyi gördüğümüzde yüreğimiz kan ağlıyor. More Sentences |
||||
| Genel | bleed f. | kan kaybetmek | ||
|
I was bleeding a lot. Çok kan kaybediyordum. More Sentences |
||||
| Genel | bleed f. | kanamak | ||
|
He was heavily bleeding when we found him. Onu bulduğumuzda ağır kanaması vardı. More Sentences |
||||
| Genel | bleed f. | akmak | ||
|
Wash it alone as its colours can bleed. Renkleri akabileceği için onu tek başına yıkayın. More Sentences |
||||
| Genel | bleed f. | kanını akıtmak | ||
|
Bloodletting is a treatment done by bleeding the patient. Kan akıtma, hastanın kanını akıtarak yapılan bir tedavidir. More Sentences |
||||
| Genel | bleed f. | soymak | ||
|
The new owners bled the company dry with their nonlogical decisions. Yeni sahipleri mantık dışı kararlarıyla şirketi soyup soğana çevirdi. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | bleed f. | akıtmak | ||
|
For darkness to be destroyed, the earth must bleed it from you. Karanlığın yok edilebilmesi için toprağın onu damarlarınızdan akıtması lazım. More Sentences |
||||
| Teknik | bleed f. | akmak | ||
|
Wash it alone as its colours can bleed. Renkleri akabileceği için onu tek başına yıkayın. More Sentences |
||||
| Askeri | ||||
| Askeri | bleed f. | havasını almak | ||
|
The mechanic said that he would bleed the fuel feeding system. Tamirci yakıt besleme sisteminin havasını alacağını söyledi. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | bleed i. | kanama | ||
| Genel | bleed i. | renk bulaşması | ||
| Genel | bleed f. | hacamat etmek | ||
| Genel | bleed f. | kanını emmek | ||
| Genel | bleed f. | kan gelmek | ||
| Genel | bleed f. | para sızdırmak | ||
| Genel | bleed f. | yolmak | ||
| Genel | bleed f. | kan almak | ||
| Genel | bleed f. | boyası akmak | ||
| Genel | bleed f. | kaçırmak | ||
| Genel | bleed f. | sızdırmak | ||
| Genel | bleed f. | boya kusmak | ||
| Genel | bleed f. | boşaltmak | ||
| Genel | bleed f. | sızmak | ||
| Genel | bleed f. | savaşta yaralanmak | ||
| Genel | bleed f. | gazi olmak | ||
| Genel | bleed f. | acısını anlamak | ||
| Genel | bleed f. | kederini paylaşmak | ||
| Genel | bleed f. | para dökmek | ||
| Genel | bleed f. | özünü çıkarmak | ||
| Genel | bleed f. | suyunu çıkarmak | ||
| Genel | bleed f. | şehit olmak | ||
| Genel | bleed f. | gazi olmak | ||
| Genel | bleed f. | birbirine karışmak | ||
| Genel | bleed f. | kan kaybettirmek | ||
| Genel | bleed f. | (birinden) para koparmak | ||
| Genel | bleed f. | (birinden) mal mülk koparmak | ||
| Genel | bleed f. | para kaptırmak | ||
| Genel | bleed f. | mal mülk kaptırmak | ||
| Genel | bleed f. | çıkarmak | ||
| Genel | bleed f. | (yaşamsal bir şeyi) giderek kaybetmek | ||
| Genel | bleed f. | (renk) dağılmak | ||
| Genel | bleed f. | para sızdırmak | ||
| Genel | bleed f. | kanatmak | ||
| Genel | bleed f. | kan sızdırmak | ||
| Genel | bleed s. | taşmış | ||
| Genel | bleed s. | kanayan | ||
| Genel | bleed s. | kan kaybeden | ||
| Irregular Verb | ||||
| Irregular Verb | bleed f. | bled - bled | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | bleed f. | kanı desteklediği takım renginde akmak | ||
| Reklam | ||||
| Reklam | bleed i. | reklamın taşması | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | bleed f. | boşaltmak | ||
| Teknik | bleed f. | boyası akmak | ||
| Teknik | bleed f. | boya kusmak | ||
| Teknik | bleed f. | fren devresinden hidrolik yağını boşaltmak | ||
| Teknik | bleed f. | karışımdan ayırmak | ||
| Teknik | bleed f. | yağ ayırmak | ||
| Teknik | bleed f. | (kaldırım veya katranlı kreozotlu kereste) katran yaymak | ||
| Teknik | bleed f. | (yayın sinyali) başka sinyale karışmak | ||
| Teknik | bleed f. | (döküm) erimiş metali akıtmak | ||
| İnşaat | ||||
| İnşaat | bleed f. | (karışım) terlemek | ||
| Ağaç İşleri | ||||
| Ağaç İşleri | bleed f. | (ahşapta bulunan iz veya reçine) boya altından görünmek | ||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | bleed f. | kanatmak | ||
| Havacılık | ||||
| Havacılık | bleed i. | hava tahliyesi | ||
| Botanik | ||||
| Botanik | bleed f. | (bitki) özsuyu veya reçine akıtmak | ||
| Dilbilim | ||||
| Dilbilim | bleed f. | (fonolojik kural) başka bir fonolojik kuralın uygulanacağı ortamı yok etmek | ||
| Matbaa | ||||
| Matbaa | bleed i. | taşma payı | ||
| Matbaa | bleed i. | taşacak şekilde kesilmiş sayfa | ||
| Matbaa | bleed i. | sayfanın kesilmiş bölümü | ||
| Matbaa | bleed f. | sayfa kenarlarından taşacak şekilde basılmak | ||
| Matbaa | bleed f. | sayfa kenarından taşmaya neden olmak | ||
| Matbaa | bleed f. | (sayfa) yazılar veya görseller taşacak şekilde kesmek | ||