bleed - Türkisch Englisch Wörterbuch

bleed

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

bleed — Definition

Bedeutung:
kanamak, kan sızdırmak
Aussprache (IPA):
(AmE /bliːd/ – BrE /bliːd/)
Wortart:
Düzensiz Fiil: bleed (bleeds – bled – bled- bleeding)
Synonyme:
hemorrhage, ooze, lose blood

Bedeutungen von dem Begriff "bleed" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 71 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
bleed v. kan ağlamak
Our hearts bleed when we see a sister nation such as Argentina.
Arjantin gibi bir kardeş ülkeyi gördüğümüzde yüreğimiz kan ağlıyor.

More Sentences
bleed v. kan kaybetmek
I was bleeding a lot.
Çok kan kaybediyordum.

More Sentences
bleed v. kanamak
He was heavily bleeding when we found him.
Onu bulduğumuzda ağır kanaması vardı.

More Sentences
bleed v. akmak
Wash it alone as its colours can bleed.
Renkleri akabileceği için onu tek başına yıkayın.

More Sentences
bleed v. kanını akıtmak
Bloodletting is a treatment done by bleeding the patient.
Kan akıtma, hastanın kanını akıtarak yapılan bir tedavidir.

More Sentences
bleed v. soymak
The new owners bled the company dry with their nonlogical decisions.
Yeni sahipleri mantık dışı kararlarıyla şirketi soyup soğana çevirdi.

More Sentences
Technical
bleed v. akıtmak
For darkness to be destroyed, the earth must bleed it from you.
Karanlığın yok edilebilmesi için toprağın onu damarlarınızdan akıtması lazım.

More Sentences
bleed v. akmak
Wash it alone as its colours can bleed.
Renkleri akabileceği için onu tek başına yıkayın.

More Sentences
Military
bleed v. havasını almak
The mechanic said that he would bleed the fuel feeding system.
Tamirci yakıt besleme sisteminin havasını alacağını söyledi.

More Sentences
General
bleed n. kanama
bleed n. renk bulaşması
bleed v. hacamat etmek
bleed v. kanını emmek
bleed v. kan gelmek
bleed v. para sızdırmak
bleed v. yolmak
bleed v. kan almak
bleed v. boyası akmak
bleed v. kaçırmak
bleed v. sızdırmak
bleed v. boya kusmak
bleed v. boşaltmak
bleed v. sızmak
bleed v. savaşta yaralanmak
bleed v. gazi olmak
bleed v. acısını anlamak
bleed v. kederini paylaşmak
bleed v. para dökmek
bleed v. özünü çıkarmak
bleed v. suyunu çıkarmak
bleed v. şehit olmak
bleed v. gazi olmak
bleed v. birbirine karışmak
bleed v. kan kaybettirmek
bleed v. (birinden) para koparmak
bleed v. (birinden) mal mülk koparmak
bleed v. para kaptırmak
bleed v. mal mülk kaptırmak
bleed v. çıkarmak
bleed v. (yaşamsal bir şeyi) giderek kaybetmek
bleed v. (renk) dağılmak
bleed v. para sızdırmak
bleed v. kanatmak
bleed v. kan sızdırmak
bleed adj. taşmış
bleed adj. kanayan
bleed adj. kan kaybeden
Irregular Verb
bleed v. bled - bled
Colloquial
bleed v. kanı desteklediği takım renginde akmak
Advertising
bleed n. reklamın taşması
Technical
bleed v. boşaltmak
bleed v. boyası akmak
bleed v. boya kusmak
bleed v. fren devresinden hidrolik yağını boşaltmak
bleed v. karışımdan ayırmak
bleed v. yağ ayırmak
bleed v. (kaldırım veya katranlı kreozotlu kereste) katran yaymak
bleed v. (yayın sinyali) başka sinyale karışmak
bleed v. (döküm) erimiş metali akıtmak
Construction
bleed v. (karışım) terlemek
Woodworking
bleed v. (ahşapta bulunan iz veya reçine) boya altından görünmek
Automotive
bleed v. kanatmak
Aeronautic
bleed n. hava tahliyesi
Botanic
bleed v. (bitki) özsuyu veya reçine akıtmak
Linguistics
bleed v. (fonolojik kural) başka bir fonolojik kuralın uygulanacağı ortamı yok etmek
Printery
bleed n. taşma payı
bleed n. taşacak şekilde kesilmiş sayfa
bleed n. sayfanın kesilmiş bölümü
bleed v. sayfa kenarlarından taşacak şekilde basılmak
bleed v. sayfa kenarından taşmaya neden olmak
bleed v. (sayfa) yazılar veya görseller taşacak şekilde kesmek

Bedeutungen, die der Begriff "bleed" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
air bleed n. hava deliği
brain bleed n. beyin kanaması
make bleed v. kanatmak
bleed somebody by cupping v. hacamatlamak
make one's heart bleed v. kalbini kırmak
make something bleed v. kanatmak
make one's heart bleed v. üzmek
bleed somebody v. para sızdırmak
(one's) nose bleed v. burnu kanamak
bleed to death v. kan kaybından ölmek
make somebody's heart bleed v. birinin yüreğini sızlatmak
bleed to dead v. kan kaybından ölmek
bleed from one’s nose v. burnundan kan gelmek
bleed from one’s ears v. kulağından kan gelmek
bleed out v. kan kaybetmek
bleed (away) v. kanama sonucu ölmek
Phrasals
bleed out v. kaçırmak
bleed out v. kaybetmek
bleed out v. boşaltmak
bleed out v. kanını akıtmak
bleed for someone v. birinin duygularını paylaşmak
bleed for someone v. birinin acısını hissetmek/paylaşmak
bleed out v. akıtmak
bleed from (somewhere) v. (bir yerden) kanamak
bleed for (something) v. (bir şeyi) ne pahasına olursa olsun desteklemek
bleed from something v. bir yeri kanamak
bleed from (somewhere) v. (bir yerden) kan kaybetmek
bleed for (something) v. (bir şeyi) her pahasına desteklemek
bleed from v. -den kanamak
bleed out v. kan kaybından ölmek
bleed from (somewhere) v. (bir yeri) kanamak
bleed out v. kanını boşaltmak
bleed out v. tahliye etmek
bleed from something v. bir yerden kanamak
bleed from v. -den kan kaybetmek
bleed from v. -i kanamak
bleed for v. için üzülmek
bleed for (something) v. (bir şeyi) acı çekmek pahasına desteklemek
bleed for v. -in acısını paylaşmak/hissetmek
bleed for v. -in duygularını paylaşmak
bleed out v. hızla kaybetmek
bleed from something v. bir şeyi kanamak
bleed out v. kan kaybından hayatını kaybetmek
bleed from something v. bir yerden kan kaybetmek
Idioms
bleed someone white v. soyup soğana çevirmek
bleed someone white v. bütün parasını almak
bleed someone white v. kanını emmek
bleed someone white v. parasını yemek
bleed someone white v. birisini soyup soğana çevirmek
bleed someone dry v. birisini soyup soğana çevirmek
bleed for someone v. birisi için üzülmek
bleed someone dry v. tüm parasını almak
bleed someone dry v. parasını yemek
bleed someone white v. tüm parasını almak
bleed someone dry v. kanını emmek
bleed money v. zarar etmek
bleed money v. para kaybetmek
make the heart bleed v. kalbini kırmak
make the heart bleed v. üzmek
bleed somebody white v. birinin varını yoğunu/tüm parasını tüketmek
bleed somebody white v. birinin iliğini kemiğini kurutmak/sömürmek
bleed somebody dry v. birinin kanını emmek
bleed somebody white v. birinin kanını emmek
bleed (someone or something) dry v. (birinin/bir şeyin) varını yoğunu tüketmek
bleed white v. iliğini kemiğini kurutmak/sömürmek
bleed (someone or something) dry v. (birinin/bir şeyin) iliğini kemiğini kurutmak/sömürmek
bleed someone white v. birinin varını yoğunu/tüm parasını tüketmek
bleed white v. kanını emmek
bleed (someone or something) dry v. (birini/bir şeyi) soyup soğana çevirmek
bleed someone white v. birinin iliğini kemiğini kurutmak/sömürmek
bleed somebody white v. birini soyup soğana çevirmek
bleed someone white v. birinden para sızdırmak
bleed white v. soyup soğana çevirmek
bleed white v. para sızdırmak
bleed (someone or something) dry v. (birinin/bir şeyin) kanını emmek
bleed someone white v. birini soyup soğana çevirmek
bleed somebody dry v. birinin varını yoğunu/tüm parasını tüketmek
bleed someone white v. birinin kanını emmek
bleed somebody dry v. birinin iliğini kemiğini kurutmak/sömürmek
bleed somebody dry v. birini soyup soğana çevirmek
bleed like a pig v. çok kanamak
bleed like a pig v. çok kan kaybetmek
bleed like a pig v. oluk gibi kanamak
bleed white v. varını yoğunu/tüm parasını tüketmek
bleed like a pig v. çok kanaması olmak
Technical
bleed port n. hava boşaltma geçidi
bleed pipe n. boşaltma borusu
bleed pipe n. tahliye borusu
bleed steam n. ara buhar
bleed valve n. tahliye vanası
cold engine air bleed n. soğuk motor hava sızdırması
air bleed duct n. hava boşaltma borusu
fuel bleed manifold n. yakıt taşıma manifoldu
air bleed n. hava memesi
fuel bleed line n. yakıt taşıma devresi
air bleed cock n. pürjör
air bleed cock n. hava boşaltma musluğu
bleed pipe n. tahliye (boşaltma) borusu
bleed port n. tahliye deliği
constant bleed valve n. belirli debideki yakıtın tanka geri dönüşünü sağlayan valf
bleed-off n. yük atma
turbine bleed steam n. türbin ara buharı
turbine bleed point n. türbin ara buhar noktası
bleed reservoir n. dengeleme tankı
bleed nipple n. akıtma valfi
bleed off v. yük atmak
bleed off v. gaz boşalmak
bleed off v. boşaltmak
bleed off v. basınç boşalmak
bleed off v. kaçırmak
bleed off v. kaçmak
Computer
bleed marks n. kenar taşması işaretleri
Television
signal bleed n. çocuk filtresi (çocukların izlemesi uygun olmayan kanalları bloke etme uygulaması)
Automotive
filter bleed nipple n. filtre hava memesi
bleed valve n. pürjör
carburettor idle air bleed channel n. karbüratör rölanti memesi hava tahliye kanalı
air bleed screw n. hava alma tapası
bleed valve n. hava alma valfi
oil bleed line n. yağ boşaltma devresi
auxiliary air bleed n. yardımcı hava memeleri
air bleed screw n. hava alma vidası
air bleed n. hava memesi
adjustable off-idle air bleed n. ayarlı rölanti dışı hava tahliye memesi
bleed orifice n. havalandırma deliği
idle air bleed n. rölanti hava tahliye deliği
idle air bleed screw n. rölanti hava ayar vidası
bleed-off v. boşaltmak
Aeronautic
air bleed n. hava kaçırma
bleed off n. boşaltma
bleed off n. basınç
air bleed n. havanın atılması
compressor bleed n. kompresörden hava alınması
air bleed n. hava alma
cabin pressure bleed n. kabindeki basınç havasının alınması
cabin pressure bleed n. kabin basınç ayarı
bleed-air n. hava alınması
bleed-air n. hava tahliyesi
bleed off v. azaltmak
Medical
brain bleed n. beyin kanaması
Agriculture
bleed [dialect] [uk] v. (tahıl) iyi ürün vermek
Military
aileron manifold bleed n. kanatçık manifold tahliyesi
sentinel bleed n. öncül kanama
bait and bleed n. rakipleri yemleme ve yıpratma
bait and bleed n. tuzağa çekip tüketme
bait and bleed n. yemleyip yıpratma (stratejisi)
bait and bleed n. rakipleri birbirine düşürme
bait and bleed n. rakipleri birbirine kırdırarak güç kazanma
bait and bleed n. kışkırtarak zayıflatma
Slang
bleed like a stuck pig v. çok kanaması olmak
bleed the lizard v. işemek