compare - Türkçe İngilizce Sözlük

compare

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

compare — Definition

Anlamı ve Tanımı:
karşılaştırmak, kıyaslamak
Okunuş (IPA):
(AmE /kəmˈpɛr/ – BrE /kəmˈpeə/)
Terim Türü:
Fiil: compare (compares – compared – comparing)
İki veya daha fazla şeyi benzerlik ve farkları üzerinden birlikte değerlendirmeyi tanımlayan terimdir; akademik, ticari ve gündelik bağlamlarda temel bir düşünme aracıdır. Latince comparare (“eşitlemek, yan yana getirmek”) kökünden gelir; anlam, salt eşitlemeden analitik kıyasa doğru genişleyerek modern kullanımını bulmuştur.
Eş Anlamlılar:
contrast, liken
Zıt Anlamlılar:
disregard, ignore

"compare" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 36 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
compare f. mukayese etmek
How does Himalayan salt compare with regular table salt?
Himalaya tuzu normal sofra tuzuyla nasıl mukayese edilir?

More Sentences
compare f. kıyaslamak
I hate it when my mom compares me with my cousin.
Annemin beni kuzenimle kıyaslamasına gıcık oluyorum.

More Sentences
compare f. karşılaştırmak
It is therefore difficult to compare one system with another.
Bu nedenle bir sistemi diğeriyle karşılaştırmak zordur.

More Sentences
Genel
compare i. kıyas
My grandmother was beautiful without compare.
Büyükannem kıyas kabul etmeyecek kadar güzel biriydi.

More Sentences
compare f. benzetmek
Many have compared our wish list to some sort of Christmas tree with an overabundance of decorations.
Pek çok kişi dilek listemizi aşırı süslenmiş bir tür Noel ağacına benzetti.

More Sentences
compare f. karşılaştırmak
It is therefore difficult to compare one system with another.
Bu nedenle bir sistemi diğeriyle karşılaştırmak zordur.

More Sentences
compare f. kıyaslamak
I hate it when my mom compares me with my cousin.
Annemin beni kuzenimle kıyaslamasına gıcık oluyorum.

More Sentences
compare f. karşılaştırma yapmak
You can compare one another and then you can choose which one is the most suitable for you.
Aralarında karşılaştırma yaparak kendiniz için en uygun olanını seçebilirsiniz.

More Sentences
Hukuk
compare f. mukayese etmek
How does Himalayan salt compare with regular table salt?
Himalaya tuzu normal sofra tuzuyla nasıl mukayese edilir?

More Sentences
compare f. karşılaştırmak
It is therefore difficult to compare one system with another.
Bu nedenle bir sistemi diğeriyle karşılaştırmak zordur.

More Sentences
Genel
compare i. mukayese
compare i. üstün
compare i. karşılaştırma
compare i. karşılaştırılabilir özellikler
compare i. rütbe, yaş veya beceri olarak denk olan kimse
compare i. akran
compare i. yaşıt
compare i.
compare f. oranlamak
compare f. karşılaştırılmak
compare f. kıyas etmek
compare f. benzemek
compare f. teşbih etmek
compare f. üstünlük derecesini göstermek
compare f. karşılaştırılmaya değer olmak
compare f. mukayese götürmek
compare f. karşılaştırmaya değmek
compare f. kalite, gelişim gibi açılardan belirtildiği gibi görünmek
compare f. başkasına kıyasla daha iyi veya kötü görünmek
Hukuk
compare f. kıyas etmek
Bilgisayar
compare i. bilgisayarın iki data setini kıyaslama özelliği
compare expr. karşılaştır
Dilbilim
compare f. (sıfat veya zarfı) üstünlük derecesine göre oluşturmak
Eski Kullanım
compare f. rekabet etmek
compare f. yarışmak
compare f. aşık atmak

"compare" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 88 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
compare and contrast i. kıyaslama ve karşılaştırma
compare [obsolete] i. mukayese ile açıklama
compare [obsolete] i. teşbih
compare [obsolete] i. benzetme sanatı
compare [obsolete] i. benzeti
compare to f. benzetmek
compare notes f. fikir alışverişinde bulunmak
compare apples to oranges f. iki farklı şeyi birbiriyle mukayese etmek
compare with f. karşılaştırmak
compare notes f. görüş alışverişinde bulunmak
compare with f. kıyaslama yapmak
compare with each other f. birbiriyle karşılaştırmak
compare [obsolete] f. tedarik etmek
compare [obsolete] f. edinmek
compare [obsolete] f. temin etmek
compare [obsolete] f. elde etmek
beyond compare s. kıyaslanamaz
Öbek Fiiller
compare someone or something to someone or something f. birini/bir şeyi birine/bir şeye benzetmek
compare notes on f. ile ilgili fikir alışverişinde bulunmak
compare notes (with somebody) f. (biriyle) görüş alışverişinde bulunmak
compare notes on f. hakkında/üzerine görüş alışverişinde bulunmak
compare (someone or something) with (someone or something) f. (birini/bir şeyi biriyle/bir şeyle) kıyaslamak
compare (someone or something) with (someone or something) f. (birini/bir şeyi biriyle/bir şeyle) mukayese etmek
compare (someone or something) with (someone or something) f. (birini/bir şeyi birine/bir şeye) benzetmek
compare someone or something to someone or something f. birini/bir şeyi biriyle/bir şeyle kıyaslamak
compare someone or something to someone or something f. birini/bir şeyi biriyle/bir şeyle mukayese etmek
compare notes (with somebody) f. (biriyle) fikir alışverişinde bulunmak
İfadeler
without compare s. emsalsiz
without compare s. eşi bulunmaz
without compare s. kıyas kabul etmez
without compare s. benzersiz
without compare s. kıyaslanamaz
without compare s. eşsiz
compare to past expr. eskisine oranla
compare to him/her expr. onun yanında
Konuşma Dili
not to compare apples to oranges f. sapla samanı birbirinden ayırmak
not to compare apples to oranges f. sapla samanı ayırt etmek
compare notes f. fikir alışverişinde bulunmak
Deyim
compare apples and oranges f. taban tabana zıt iki şeyi mukayese etmek
compare apples and oranges f. elmayla armutu mukayese etmek
compare notes on someone or something f. fikir teatisinde bulunmak
compare notes on someone or something f. bir kişi veya bir şeyle ilgili bilgi paylaşımında bulunmak
compare notes on someone or something f. bir kişi veya bir şeyle ilgili görüş alışverişinde bulunmak
compare apples with oranges f. karşılaştırılması uygun olmayan çok alakasız iki şeyi birbiriyle kıyaslamak
compare apples and/to/with apples f. çok benzer iki şeyi kıyaslamak
compare apples with oranges f. elmayla armudu karıştırmak
compare apples with oranges f. iki farklı şeyi birbiriyle mukayese etmek
without compare s. kıyas kabul etmez
without compare s. eşi benzeri yok
without compare s. emsalsiz
without compare s. görülmedik duyulmadık
without compare s. eşsiz
without compare s. biricik
beyond compare expr. benzersiz
beyond/without compare expr. eşi bulunmaz
beyond compare expr. mukayese edilemez
beyond/without compare expr. benzersiz
beyond compare expr. rakipsiz
beyond compare expr. emsalsiz
beyond compare expr. tartışmasız
beyond/without compare expr. görülmedik duyulmadık
beyond/without compare expr. emsalsiz
beyond compare expr. eşsiz
beyond/without compare expr. kıyas kabul etmez
beyond/without compare expr. eşsiz
beyond compare expr. su götürmez
beyond/without compare expr. kıyaslanamaz
Ticaret/Ekonomi
compare of expr. mukayesesiyle
Teknik
compare between limits f. sınırlar arasında karşılaştırmak
Bilgisayar
static compare i. statik karşılaştırma
compare options i. karşılaştırma seçenekleri
compare of volume i. karşılaştırılan birim
dynamic compare i. dinamik karşılaştırma
files to compare i. karşılaştırılacak dosyalar
location of compare i. karşılaştırma konumu
compare to f. karşılaştırılacak
compare between limits f. sınırlar arasında karşılaştırmak
start compare expr. karşılaştırmayı başlat
compare false expr. karşılaştırma yanlış
compare true expr. karşılaştırma doğru
compare from expr. karşılaştırma yeri
compare to expr. karşılaştırıldığı değer
compare false expr. karşılaştır yanlış
compare file name expr. dosya adını karşılaştır
compare true expr. karşılaştır doğru
compare versions expr. sürümleri karşılaştır
compare prices expr. fiyatları karşılaştır
Kısaltma
cp. (compare) expr. karşılaştırınız