dainties - Türkçe İngilizce Sözlük

dainties

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

dainties — Definition

Anlamı ve Tanımı:
zarif, narin, küçük ve özenli
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈdeɪnti/ – BrE /ˈdeɪnti/)
Terim Türü:
Sıfat
İnce, hassas ve özenli bir görünümü veya davranışı niteleyen sözcüktür; bazen “nazlı/çekingen” tonu da taşıyabilir. Eski Fransızca dainté (“incelik, değerli şey”) kelimesinden İngilizceye geçmiştir; zamanla estetik incelik ve ölçülülük çağrışımı güçlenmiştir.
Eş Anlamlılar:
delicate, refined
Zıt Anlamlılar:
coarse, clumsy

"dainties" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 34 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
dainty i. tatlı atıştırmalık
The coffee is served with dainties.
Kahve, yanında ufak tatlı atıştırmalıklarla servis edildi.

More Sentences
dainty s. zarif
The tea was serviced in dainty tea cups.
Çaylar zarif çay fincanlarıyla servis edildi.

More Sentences
dainty s. itinalı
We had a dainty walk as the ground was frosty.
Zemin buz tutmuş olduğundan itinalı yürüdük.

More Sentences
dainty i. nezaket
dainty i. zarafet
dainty i. mükemmel şey
dainty i. lezzetli şey
dainty s. çıtı pıtı
dainty s. ince
dainty s. titiz
dainty s. nefis
dainty s. lezzetli
dainty s. narin
dainty s. düzenli
dainty s. sevimli
dainty s. şirin
dainty s. nazik
dainty s. tatlı
dainty s. hassas
dainty s. güzel
dainty s. hoş
dainty s. minik
dainty s. çekici
dainty s. aşırılıktan kaçınan
dainty s. son derece hoş
dainty s. çok titiz
dainty s. zor beğenir
dainty s. fazla titiz
dainty s. kılı kırk yaran
dainty s. hastalığa yatkın
dainty s. bünyesi hassas
dainty s. titizlikle seçilmiş
dainty s. küçük ve özenli
Mutfak
dainty i. kanada'da davetlerde servis edilen süslemeli hamurişi atıştırmalık

"dainties" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 21 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
dainty [obsolete] i. titizlenme
dainty [obsolete] i. kılı kırk yarma
dainty [obsolete] i. aşırı özen
dainty [obsolete] i. titizlik
make dainty f. alçakgönüllü davranmak
make dainty f. titiz davranmak
dainty [obsolete] s. alışılmamış
dainty [obsolete] s. nadir
dainty [obsolete] s. ayıran
dainty [obsolete] s. gönülsüz
dainty [obsolete] s. kaçınan
dainty [obsolete] s. tereddütlü
dainty [obsolete] s. esirgeyici
dainty [obsolete] s. seyrek
dainty [obsolete] s. sıra dışı
dainty [obsolete] s. isteksiz
dainty [obsolete] s. tutumlu
dainty [obsolete] s. az bulunur
dainty [obsolete] s. esirgeyen
dainty [obsolete] s. ayak direyen
dainty [obsolete] s. olağandışı