differed - Türkçe İngilizce Sözlük

differed

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

differed — Definition

Anlamı ve Tanımı:
farklı olmak, ayrılmak, uyuşmamak
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈdɪfər/ – BrE /ˈdɪfə/)
Terim Türü:
Fiil: differ (differs – differed – differing)
İki şeyin aynı olmamasını; görüşlerin ayrışmasını veya sonuçların uyuşmamasını tanımlar. Latince differre (“ayırmak, farklı kılmak; ertelemek”) kökünden günümüze ulaşır; modern kullanımda differ, çoğu zaman “from” ile birlikte farkın yönünü netleştirir ve karşılaştırmayı dilbilgisel olarak çerçeveler.
Eş Anlamlılar:
vary, diverge
Zıt Anlamlılar:
match, coincide

"differed" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 16 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
differ f. farklı düşünmek
The two committee members differed on all the major issues.
İki komite üyesi tüm önemli konularda farklı düşünüyorlardı.

More Sentences
differ f. farklı olmak
In the face of positions which still differ widely, we will need clear thinking and farsightedness.
Hâlâ büyük ölçüde farklı olan tutumlar karşısında net düşünme ve ileri görüşlülüğe ihtiyacımız olacak.

More Sentences
differ f. değişiklik göstermek
The candidates differed widely in age, experience, and background.
Adaylar yaş, deneyim ve geçmiş bakımından büyük değişiklik gösteriyordu.

More Sentences
Siyasal
differ f. farklılaşmak
Here too the perceptions have differed.
Burada da algılar farklılaştı.

More Sentences
Genel
differ f. ayrılmak
differ f. ters düşmek
differ f. anlaşamamak
differ f. aynı fikirde olmamak
differ f. değişik olmak
differ f. bozuşmak
differ f. benzememek
differ f. ayrıcalık göstermek
differ f. farklılaştırmak
differ f. farklı kılmak
differ f. uyuşmamak
Teknik
differ f. benzemez olmak

"differed" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 88 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
differ [obsolete] i. fark
differ [obsolete] i. ayrılık
differ [obsolete] i. farklılık
differ in f. farklı olmak
differ from f. farklılık göstermek
differ from f. diğerlerinden ayrılmak
differ from f. aynı fikirde olmamak
differ from f. benzememek
differ with f. ile aynı fikirde olmamak
differ by f. ile farklılık göstermek
differ from f. -den başka olmak
differ from f. -den farklı olmak
differ from f. -den ayrılmak
differ in price f. fiyatta farklı olmak
differ greatly f. büyük ölçüde farklılık göstermek
beg to differ with someone f. birisiyle aynı görüşte/düşüncede olmamak
Öbek Fiiller
differ about (something) f. (bir konu hakkında) münakaşa etmek
differ (with someone) about something f. (biriyle bir konuda hakkında) münakaşa etmek
differ about (something) f. (bir konu hakkında) tartışmak
differ (with someone) about something f. (biriyle bir konuda hakkında) çekişmek
differ (with someone) about something f. (biriyle bir konu hakkında) tartışmak
differ (with someone) about something f. (biriyle bir konuda hakkında) hemfikir olmamak
differ (with someone) about something f. (biriyle bir konuda hakkında) ters düşmek
differ about (something) f. aynı fikirde olmamak
differ about (something) f. (bir konu hakkında) hemfikir olmamak
differ (with someone) about something f. (biriyle bir konuda hakkında) anlaşamamak
differ (with someone) on something f. (biriyle bir konuda hakkında) çekişmek
differ (with someone) on something f. (biriyle bir konu hakkında) tartışmak
differ about (something) f. (bir konu hakkında) anlaşamamak
differ about (something) f. (bir konu hakkında) çekişmek
differ (with someone) on something f. (biriyle bir konuda hakkında) münakaşa etmek
differ (with someone) on something f. (biriyle bir konuda hakkında) aynı fikirde olmamak
differ about (something) f. (bir konu hakkında) ters düşmek
differ (with someone) on something f. (biriyle bir konuda hakkında) anlaşamamak
differ (with someone) on something f. (biriyle bir konuda hakkında) hemfikir olmamak
differ (with someone) about something f. (biriyle bir konuda hakkında) aynı fikirde olmamak
differ (with someone) on something f. (biriyle bir konuda hakkında) ters düşmek
differ on (something) f. (bir konuda) fikir çatışmasına girmek
differ on (something) f. (bir konuda) ayrılmak
differ about (something) f. (bir konuda) ayrı fikirlere sahip olmak
differ on (something) f. (bir konuda) aynı fikirde olmamak
differ on (something) f. (bir konuda) tartışmak
differ on (something) f. (bir konuda) ayrı düşüncelerde olmak
differ about (something) f. (bir konuda) ayrılmak
differ about (something) f. (bir konuda) ayrı düşüncelerde olmak
differ on (something) f. (bir konu hakkında) münakaşa etmek
differ on (something) f. (bir konuda) anlaşamamak
differ on (something) f. (bir konuda) ayrı fikirlere sahip olmak
differ on (something) f. (bir konuda) ters düşmek
differ on (something) f. (bir konuda) hemfikir olmamak
differ on (something) f. (bir konu hakkında) çekişmek
differ about (something) f. (bir konuda) fikir çatışmasına girmek
differ about f. hakkında tartışmak
differ about f. (bir konuda) ayrı fikirlere sahip olmak
differ about f. hakkında ters düşmek
differ from (someone or something) f. (birinden/bir şeyden) başka olmak
differ about f. (bir konuda) ayrılmak
differ in (something) f. (bir yönden) farklı olmak/farklılık göstermek
differ from (someone or something) f. (birine/bir şeye) benzememek
differ about f. (bir konuda) fikir çatışmasına girmek
differ in (something) f. (bir konuda) farklılık göstermek
differ about f. hakkında hemfikir olmamak
differ about f. hakkında anlaşamamak
differ about f. (bir konuda) ayrı düşüncelerde olmak
differ from (someone or something) f. (birinden/bir şeyden) farklı olmak
differ in (something) f. (bir şeyde) farklı olmak
differ from (someone or something) f. (birinden/bir şeyden) ayrılmak
differ from something f. bir şeyden farklı olmak
differ about f. (bir konuda) fikir çatışmasına girmek
İfadeler
beg to differ expr. buna katılamayacağım
Atasözü
tastes differ zevkler farklı olur
tastes differ zevkler kişiden kişiye değişir
tastes differ zevkler ve renkler tartışılmaz
tastes differ zevkler farklıdır
Konuşma Dili
I beg to differ expr. maalesef aynı görüşte/fikirde değilim
I beg to differ expr. ben öyle düşünmüyorum
Deyim
beg to differ with somebody f. aynı fikirde olmamak
beg to differ with somebody f. aynı görüşte olmamak
agree to differ f. aynı görüşte olmamayı kabullenip tartışmayı bitirmek
agree to differ f. aynı görüşte olmamayı kabullenip geçmek
agree to differ f. aynı görüşte/fikirde olmamayı olgunca karşılamak
Resmi
beg to differ i. izninizle bu düşüncede değilim
beg to differ f. aynı düşüncede olmamak
beg to differ f. aynı fikirde olmamak
Konuşma
that's a differ matter expr. o başka sorun
they differ in kind expr. çeşitleri ayrı
I beg to differ expr. maalesef aynı görüşte değilim
Teknik
differ from f. farklı olmak