emanates - Türkçe İngilizce Sözlük

emanates

emanates — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yayılmak, saçılmak, kaynaklanmak
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈɛməˌneɪt/ – BrE /ˈeməneɪt/)
Terim Türü:
Fiil: emanate (emanates – emanated – emanating)
Bir ışığın, kokunun, hissin veya etkinin bir kaynaktan dışarı doğru yayılmasını; ayrıca bir şeyin belirli bir yer/kişi/kurumdan “doğmasını” anlatan fiildir. Latince emanare (“dışarı akmak”) kökünden gelir; modern kullanımda emanate, soyut etkilerin görünmez bir merkezden çevreye dağıldığını anlatan rafine bir fiil olarak yerleşmiştir.
Eş Anlamlılar:
radiate, issue from
Zıt Anlamlılar:
absorb, converge

"emanates" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 19 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
emanate f. yayılmak
I could feel the hatred emanating from her.
Ondan yayılan nefreti hissedebiliyordum.

More Sentences
emanate f. yaymak
Stars emanate gamma rays when they explode.
Yıldızlar patladıkları zaman gama ışınları yayarlar.

More Sentences
emanate s. yaymak
Stars emanate gamma rays when they explode.
Yıldızlar patladıkları zaman gama ışınları yayarlar.

More Sentences
emanate f. sızmak
emanate f. fışkırmak
emanate f. doğmak
emanate f. akmak
emanate f. çıkmak
emanate f. oluşmak
emanate f. meydana gelmek
emanate f. sadır olmak
emanate f. ortaya çıkmak
emanate f. görünmek
emanate f. bildirmek
emanate f. ilan etmek
emanate f. kaynaklanmak
emanate f. saçılmak
emanate s. fışkırtmak
Teknik
emanate f. çıkmak

"emanates" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 7 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
emanate from f. çıkmak
emanate from f. -den çıkmak
a strange smell to emanate from the basement f. bodrumdan tuhaf bir koku gelmek
Öbek Fiiller
emanate from f. -den kaynaklanmak
emanate from (someone or something) f. (birinden/bir şeyden) gelmek
emanate from (someone or something) f. (birinden/bir şeyden) çıkmak
emanate from (someone or something) f. (birinden/bir şeyden) kaynaklanmak