exotics - Türkçe İngilizce Sözlük

exotics

exotics — Definition

Okunuş (IPA):
(AmE /ɪɡˈzɑːtɪk/ – BrE /ɪɡˈzɒtɪk/)
Terim Türü:
Sıfat
Alışılmış çevrenin dışında, farklı ve “uzak” kültür/yer çağrışımı yapan şeyi niteleyen sözcüktür; bazen romantize edici bir ton taşıyabilir. Yunanca exō (“dışarı”) kökünden türeyen Latince/Fransızca ara biçimler üzerinden İngilizceye oturmuştur; modern kullanımda exotic, merak ve çekicilik kadar “ötekileştirme” riskini de içinde barındıran bir betimleme olarak dikkatle kullanılır.
Eş Anlamlılar:
foreign, unusual, outlandish
Zıt Anlamlılar:
familiar, native, ordinary

"exotics" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 16 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
exotic s. egzotik
The trade of exotic birds is banned in the state.
Eyalette egzotik kuş ticareti yasaklanmıştır.

More Sentences
Genel
exotic s. tuhaf
exotic s. başka iklime ait
exotic s. garip
exotic s. yabancıl
exotic s. acayip
exotic s. ecnebi
exotic s. harici
exotic s. yabancı
exotic s. ilginç
exotic s. dıştan gelme
exotic s. yabancı malı
exotic s. sıra dışı
exotic s. uzak diyarlarla ilgili
Tekstil
exotic i. ekzotik
Jeoloji
exotic s. havza dışından gelen

"exotics" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 25 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
exotic dancer i. striptizci
exotic movements i. egzotik hareketler
exotic flowers i. egzotik çiçekler
exotic appeal i. egzotik cazibe
exotic fruits i. egzotik meyveler
Ticaret/Ekonomi
exotic options i. egzotik opsiyonlar
exotic options i. egzotik opsiyonlar
Turizm
exotic tourism i. egzotik turizm
Teknik
exotic fuel i. yüksek çekişli yakıt
Havacılık
exotic materials i. lüks malzeme
Parazitbilim
exotic parasite i. yabancı asalak
Veterinerlik
exotic newcastle disease i. yalancı veba
Fizik
exotic matter i. egzotik madde
Biyoloji
exotic species i. egzotik tür
exotic life form i. egzotik yaşam formu
exotic life i. egzotik yaşam
exotic life i. dünya dışı yaşam
exotic life form i. dünya dışı yaşam formu
Gökbilim
exotic star i. egzotik yıldız
Argo
exotic cheroot [uk] f. marihuana
exotic cheroot [uk] f. esrarlı/marihuanalı sigara
exotic cheroot [uk] f. esrar
Star Wars
exotic exhibit i. egzotik sergi
duros menagerie of exotic species i. duros egzotik tür hayvanat bahçesi
walisi's elegant and exotic artifacts i. walisi'nin zarif ve egzotik eserleri