flopped - Türkçe İngilizce Sözlük

flopped

flopped — Definition

Anlamı ve Tanımı:
başarısızlık, çöküş
Okunuş (IPA):
(AmE /flɑːp/ – BrE /flɒp/)
Terim Türü:
İsim: flop (flops); Fiil: flop (flops – flopped – flopping)
Beklenen başarıyı sağlayamayan girişimi veya ani düşüşü belirtir. Taklit sesli kökeniyle sert ve etkisiz düşüş hissini yansıtır.
Eş Anlamlılar:
failure
Zıt Anlamlılar:
success

"flopped" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 49 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
flop i. fiyasko
The new weight watch app is a total flop.
Yeni kilo kontrolü uygulaması tam bir fiyasko.

More Sentences
flop i. düşme
Saddler will flop down on the ground.
Saddler yere düşecek.

More Sentences
flop i. pat
She dropped her books with a flop.
Kitaplarını pat diye yere düşürdü.

More Sentences
flop f. suya düşmek
Our plan flopped.
Planımız suya düştü.

More Sentences
flop f. yığılmak
Velvet flopped down on the couch to watch tv.
Velvet, televizyon izlemek için kanepeye yığılıverdi.

More Sentences
flop f. fiyasko ile sonuçlanmak
No one expected the project would flop.
Kimse projenin fiyasko ile sonuçlanacağını beklemiyordu.

More Sentences
flop f. başarısız olmak
The product flopped, and General Magic shuttered.
Ürün başarısız oldu ve General Magic kapandı.

More Sentences
İngiliz Argosu
flop f. başarısız olmak
The product flopped, and General Magic shuttered.
Ürün başarısız oldu ve General Magic kapandı.

More Sentences
Genel
flop i. başarısızlık
flop i. çökme
flop i. devrilme
flop i. lap
flop i. suya düşme
flop i. yatak
flop i. çarpma sesi
flop i. cup sesi
flop i. gübre
flop i. dışkı
flop f. cup diye düşmek
flop f. başarısızlığa uğramak
flop f. çöküvermek
flop f. devrilmek
flop f. çırpınmak
flop f. düşüvermek
flop f. düşürmek
flop f. birdenbire düşmek
flop f. birden sertçe bırakıvermek
flop f. batmak
flop f. güme gitmek
flop f. düşe kalka ilerlemek
flop f. birden dönmek
flop f. birden değişmek
flop zf. cup diye
flop N. çöküş
Spor
flop i. sırtüstü yüksek atlama tekniği
flop i. neredeyse temas yokken gerçekleşen abartılı düşüş
flop i. penaltı kazanma umuduyla kendini yere atma
flop f. penaltı kazanma umuduyla kendini yere atmak
Bahisçilik
flop i. aynı anda açılan ilk üç kart
flop f. (pokerde eli) aynı anda açılan ilk üç kart ile kazanmak
Fotoğrafçılık
flop f. (çinkografi) sağ ve sol tarafları yer değiştirmiş resim oluşturmak
flop f. sağ ve sol tarafı yer değiştirmiş resim basmak
flop f. (iki renkli bir oluşumda) renklerin yerini değiştirmek
Argo
flop i. şartlı tahliye kurulunun verdiği süre
flop i. konaklama yeri
flop i. ucuz pansiyon
flop i. uyduruk hostel
flop f. kendini yatağa atmak
flop f. yatağa gitmek

"flopped" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 136 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
flip flop i. tokyo
flip flop i. parmak arası plastik terlik
flip-flop i. takla
flip-flop i. fikirlerin bir anda değişmesi
flip-flop i. tokyo
flip-flop i. perende
a total flop i. tam bir fiyasko
flip-flop i. parmak arası terlik
belly flop i. karın üstü dalış
flip-flop (us) i. tutum/tavır değiştirme
flip-flop (us) i. döneklik
belly flop i. fiyasko
flop sweat i. ecel teri
flop sweat i. utanç kaynaklı terleme
flop down on f. üstüne çökmek
belly-flop f. karın üstü atlamak
belly flop f. eline yüzüne bulaştırmak
belly flop f. büyük ve utandırıcı bir hata yapmak
belly flop f. karın üstü atlamak
belly-flop f. suya karın üstü atlamak
belly-flop f. başarısızlığıyla kepaze olmak
belly flop f. başarısızlığıyla kepaze olmak
belly-flop f. eline yüzüne bulaştırmak
flip-flop f. çark etmek
flip-flop f. ağız değiştirmek
belly flop zf. karın üstü
flip-flop N. terlik
flip-flop N. fikir değiştirme
Öbek Fiiller
flop down f. küt diye oturmak
flop as (something) f. (bir şeyde) başarısız olmak/gümlemek
flop around f. dönüp durmak
flop as something f. (bir şeyde) başarısız olmak/gümlemek
flop around f. çırpınmak
flop around f. çırpınıp durmak
flop something down on something f. bir şeyi bir şeyin üstüne löp diye atmak
flop over f. lap diye çevirmek
flop into (something) f. (bir şeyin) içine atlamak
flop down on (something) f. (bir şeyin) üstüne cumbadak atlamak
flop down onto (something) f. (bir şeyin) üstüne kendini lap diye atmak/bırakmak
flop something down f. bir şeyi bir şeyin üstüne şak diye atmak
flop into f. löp diye içine gömülmek
flop something down onto something f. bir şeyi bir şeyin üstüne şap diye atmak
flop down f. şap diye atmak
flop someone or something over f. birini/bir şeyi ters çevirmek
flop into (something) f. löp diye (bir şeyin) içine gömülmek
flop into (something) f. (bir şeyin) içine yığılmak
flop down onto (something) f. (bir şeyin) üstüne kendini atmak/bırakmak
flop down f. küt diye atmak
flop down onto (something) f. (bir şeyin) üstüne küt diye atmak
flop over f. pat diye ters çevirmek
flop into f. cumburlop diye atlamak
flop someone or something over f. birini/bir şeyi lap diye çevirmek
flop into (something) f. (bir şeye) cumburlop diye atlamak
flop down onto (something) f. (bir şeyin) üstüne löp diye atmak
flop something down onto something f. bir şeyi bir şeyin üstüne şak diye atmak
flop something down on something f. bir şeyi bir şeyin üstüne küt diye atmak
flop something down f. bir şeyi bir şeyin üstüne löp diye atmak
flop down on (something) f. (bir şeyin) üstüne yığılmak
flop down onto (something) f. (bir şeyin) üstüne şak diye atmak
flop down on (something) f. (bir şeyin) üstüne kendini atmak/bırakmak
flop over f. paldır küldür döndürmek
flop something down f. bir şeyi bir şeyin üstüne küt diye atmak
flop down on (something) f. (bir şeyin) üstüne löp diye atmak
flop something down f. bir şeyi bir şeyin üstüne şap diye atmak
flop down onto (something) f. (bir şeye) lap diye oturmak
flop down on (something) f. (bir şeye) cumburlop diye atlamak
flop into f. içine yığılmak
flop something down on something f. bir şeyi bir şeyin üstüne şap diye atmak
flop into (something) f. (bir şeye) cumbadak atlamak
flop something down onto something f. bir şeyi bir şeyin üstüne löp diye atmak
flop down on (something) f. (bir şeyin) üstüne pat diye atmak
flop down f. pat diye atmak
flop down f. şak diye atmak
flop down on (something) f. (bir şeye) lap diye oturmak
flop down on (something) f. (bir şeyin) üstüne şap diye atmak
flop down on (something) f. (bir şeyin) üstüne şak diye atmak
flop down on (something) f. (bir şeye) küt diye oturmak
flop down onto (something) f. (bir şeye) küt diye oturmak
flop something down on something f. bir şeyi bir şeyin üstüne şak diye atmak
flop something down onto something f. bir şeyi bir şeyin üstüne küt diye atmak
flop into f. cumbadak atlamak
flop down f. löp diye atmak
flop down on (something) f. (bir şeyin) üstüne kendini lap diye atmak/bırakmak
flop someone or something over f. birini/bir şeyi paldır küldür döndürmek
flop into f. içine atlamak
flop down onto (something) f. (bir şeyin) üstüne şap diye atmak
flop down onto (something) f. (bir şeyin) üstüne cumbadak atlamak
flop down on (something) f. (bir şeyin) üstüne küt diye atmak
flop down onto (something) f. (bir şeye) cumburlop diye atlamak
flop down onto (something) f. (bir şeyin) üstüne yığılmak
flop down onto (something) f. (bir şeyin) üstüne pat diye atmak
Konuşma Dili
flop account i. belli bir konunun tartışılmasına aracı olan ve genelde kolektif olarak yönetilen instagram hesabı
Deyim
cow flop i. inek boku
flip-flop i. tutum/tavır değiştirme
a real flop i. tam bir başarısızlık/fiyasko
flop sweat i. (başarısızlık endişesi ile dökülen) soğuk ter
do a flip-flop on something f. yüz seksen derece dönüş yapmak
flip-flop s. yanar döner
flip-flop s. mesele/sorun ile ilgili (verilen) karardan cayma
Ticaret/Ekonomi
flip-flop note i. yatırımcıların iki farklı borç türü arasında birinden diğerine geçmesine olanak sağlayan bonolar
Teknik
flip-flop storage i. flip-flop bellek
data flip-flop i. veri kapanı
flip-flop string i. flip-flop dizgisi
flip-flop i. yazboz
flip-flop buffering i. dönüşümlü tamponlama
flip-flop buffering i. flip-flop tamponlama
data flip-flop i. veri yazbozu
single shot flip-flop i. tek durumlu kapan
flip-flop i. iki durumlu devre
flip-flop circuit i. flip-flop devre
Bilgisayar
data flip flop i. veri yazbozu
data-flip-flop i. veri yazbozu
master slave flip-flop i. usta-yamak kapanı
flip-flop i. flip-flop
master-slave flip-flop i. usta-yamak kapanı
flip-flop s. iki duraklı
flip-flop s. ikidurumlu
flip-flop expr. kapan
Bilişim
data-flip-flop i. veri yazbozu
single-shot flip-flop i. tek durumlu devre
Telekom
flip-flop i. flip-flop
flip-flop i. iki durumlu
flip-flop i. yazboz
Elektrik
flip-flop i. iki durumlu devre
flip-flop i. iki kararlı devre
Otomotiv
flip-flop i. tranzistörlü vibratör
Havacılık
belly flop i. (uçak) iniş takımı kullanmadan inme
Veterinerlik
flop-bott i. hayvanlarda yaşanan anal salgı bezlerindeki tıkanma ya da enfeksiyon
Spor
fosbury flop i. sırt üstü sıçrayarak gerçekleştirilen bir yüksek atlama tekniği
Argo
flip flop i. erkek erkeğe cinsel ilişki sırasında sırayla pozisyon değiştirilmesi
belly flop f. sıçıp batırmak
flop as f. -de başarısız olmak/gümlemek
flop as f. olarak başarısız olmak/gümlemek
flop [uk] f. ağır darbe indirmek
flop [uk] f. sertçe vurmak
İngiliz Argosu
gandhi's flip-flop i. kupkuru hava/iklim