furs - Türkçe İngilizce Sözlük

furs

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

furs — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kürk, tüy
Okunuş (IPA):
(AmE /fɝː/ – BrE /fɜː/)
Terim Türü:
İsim: fur (furs)
Hayvanların derisini kaplayan yoğun tüy tabakasını veya bu deriden yapılan giysileri tanımlar ve tarihsel olarak statü çağrışımı taşır. Eski Fransızca forrure kökeni, hayvan derisinin işlenerek korunma ve süs eşyasına dönüşmesini yansıtır.
Eş Anlamlılar:
pelt
Zıt Anlamlılar:
skin (bare)

"furs" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 47 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
fur i. kürk
Fur farming is banned in this region.
Bu bölgede kürk üreticiliği yasaklanmıştır.

More Sentences
Genel
fur i. kazantaşı
This mixture can prevent fur growth on the pipes.
Bu karışım borularda kazantaşı oluşumunu önleyebilir.

More Sentences
fur i. (hayvanda) tüyler
Jellybean spends most of the day cleaning her fur.
Jellybean günün büyük bir kısmını tüylerini temizleyerek geçiriyor.

More Sentences
fur f. (pas, küf, vb.) kaplamak
All of the blades were furred with rust.
Bıçakların hepsi pasla kaplanmıştı.

More Sentences
Teknik
fur i. kürk
Fur farming is banned in this region.
Bu bölgede kürk üreticiliği yasaklanmıştır.

More Sentences
Tekstil
fur i. kürk
Fur farming is banned in this region.
Bu bölgede kürk üreticiliği yasaklanmıştır.

More Sentences
Genel
fur i. kireç (çaydanlıkta/borularda oluşan)
fur i. kürklü hayvan
fur i. dil pası
fur i. kürklü giysi
fur i. post
fur i. taklit kürk
fur i. kürk görünümlü kumaş
fur i. kürk benzeri kaplama
fur i. (hanedan armasında) kürk tasviri
fur f. kürk ile süslemek
fur f. kürk ile kaplamak
fur f. (pas, küf) kaplamak
fur f. kürk giydirmek
fur f. kürk gibi kabarmak
fur f. kürkle astarlamak
fur f. (hayvan) postu büyümek
fur f. tüyleri uzamak
fur f. (hayvan) kürkü oluşmak
fur s. kürke ait veya ilgili
fur s. posta benzeyen
fur s. kürk yapısında olan
fur zf. uzağa
fur zf. uzakta
fur zf. uzaktan
fur N. tüy
Teknik
fur i. post
Tekstil
fur i. kürkten yapılmış giysi
fur i. kürk yaka
fur i. boyun kürkü
fur i. (arma, rozet üzerinde) kürk içeren süsleme
fur i. kürk astar
fur i. kürk benzeri kalın hav
Ağaç İşleri
fur i. yeni kesilmiş kerestenin pürüzlü yüzeyi
fur i. ahşap kaplama plakası
fur f. kaplama altı çıtalar döşemek
Sosyal Bilimler
fur i. sudan'ın batı kesiminde yaşayan bir nil-sahra halkı
Dilbilim
fur i. (afrika) fur halkının dili
Argo
fur i. polis
fur i. am kılı
fur i. çekicilik
fur i. yatağa atılabilirlik

"furs" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 125 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
mink fur i. vizon kürk
southern fur seal i. denizperisi
the cat´s fur i. kedinin tüyleri
fur hat i. kürk şapka
fur cap i. kalpak
fur coat i. kürk ceket
the cat´s fur i. kedi tüyü
fur coat i. kürk manto
leather-fur goods i. deri-kürk ürünleri
mink fur i. vizon kürkü
stolen fur coat i. çalıntı kürk manto
fur farm i. kürk çiftliği
fur farming i. kürkçülük
fur farming i. kürk çiftçiliği
skin and fur i. deri ve kürk
soft fur i. yumuşak kürk
ball of fur i. tüy yumağı
fur (furlough) i. sıla izni
fur-piece i. kürkten yapılmış boyunluk
fur (furlong) i. milin sekizde biri
fur. (furlong) i. milin sekizde biri
fur (further) i. daha öte
fur (further) i. daha öte
fur (further) i. daha fazla
fur (further) i. daha fazla
make the fur fly f. kıyameti koparmak
make the fur fly f. kavga çıkarmak
make the fur fly f. olay çıkarmak
wear fur f. kürk giymek
fur up f. kürkü uzamak
fur up f. tüylenmek
fur up f. postu çıkmak
Öbek Fiiller
fur out f. dolgu malzemesi uygulayarak zemini/yüzeyi eşit seviyeye getirmek
fur out f. yüzeyi/zemini düzleştirmek
İfadeler
don't wear fur expr. kürk giymeyin
don't wear fur expr. kürk giyme
Deyim
fur and feather i. avlanan hayvanlar ve kuşlar
fur and feather i. av hayvanları ve kuşları
rub someone's fur the wrong way f. birinin tepesini attırmak
make the fur fly f. kavgaya yol açmak
make the fur fly f. kavga çıkarmak
make the fur fly f. olay çıkarmak
make the fur fly f. gerilim yaratmak
make the fur fly f. sorun çıkarmak
make the fur fly f. sorun yaratmak
make the fur fly f. karışıklığa neden olmak
make the fur fly f. ortalığı birbirine katmak
be all fur coat and no knickers f. dışı cilalı ama içi dökülüyor olmak
be all fur coat and no knickers f. güzel görünse de ilginç olmamak
rub someone's fur the wrong way f. birini rahatsız etmek
make the fur fly f. hızlıca yapıp bitirmek
make the fur fly f. uçmak
make the fur fly f. hevesle yapmak
make the fur fly f. tozunu attırmak
be all fur coat and no knickers f. göründüğü kadar iyi/dolu olmamak
be all fur coat and no knickers f. dıştan çok iyi/parlak görünüp içi fos olmak
be all fur coat and no knickers f. güzel görüntüsünün/görünüşünün altında/arkasında hiçbir şey olmamak
the fur flied expr. kızılca kıyamet kopar
the fur flied expr. ortalık karışır
the fur flies expr. ortamın çok gerildiğini ifade eden bir deyim
fur piece expr. uzun bir mesafe
all fur coat and no knickers expr. dışı hoş içi boş
the fur will fly expr. ortalık karışacak
the fur will fly expr. ortalık birbirine girecek
the fur will fly expr. olay çıkacak
the fur will fly expr. ortalık karışacak
the fur will fly expr. kavga çıkacak
the fur will fly expr. olay çıkacak
the fur will fly expr. ortalık birbirine girecek
the fur will fly expr. kargaşa/karışıklık çıkacak
Konuşma
we shouldn't wear fur expr. kürk giymemeliyiz
stop wearing fur expr. kürk giymeyi bırak
Ticaret/Ekonomi
fur market i. kürk piyasası
fur-lined trap i. yüksek kazanç tuzağı
Teknik
fur coat i. kürk manto
imitation fur i. kürk taklidi
Tekstil
fur coat i. kürk palto
fake fur i. sahte kürk
fur collar i. kürk yaka
fur imitation i. imitasyon kürk
fur and fur products i. kürk ve kürk mamülleri
imitation fur i. kürk taklidi
fur fabric i. kürk kumaşı
faux fur i. sahte kürk
fun fur i. sahte kürk
fur slippers i. içi hayvan tüylü (ayakları sıcak tutan) terlik
fur-suede i. kürk-süet
fun fur [obsolete] i. taklit kürk
Medikal
fur up i. kalp arterlerinin tıkanması
fur up i. borunun tıkanması
fur up f. tıkanmak
Zooloji
alaska fur seal i. alaska kürklü foku
fur seal i. kürklü fok
lion's fur i. aslan kürkü
northern fur seal i. alaska kürklü foku
alaska fur seal i. kuzey denizlerinde görülen bir kulaklı fok türü
new zealand fur seal (arctocephalus forsteri) i. yeni zelanda kürklü foku
southern fur seal i. yeni zelanda kürklü foku
guadalupe fur seal i. kürklü fok
guadalupe fur seal i. pasifik kıyıları boyunca kaliforniya'dan güneye doğru geniş bir coğrafyada bulunan bir fok
juan fernández fur seal (arctocephalus philippi) i. kürklü fok
juan fernández fur seal (arctocephalus philippi) i. pasifik kıyıları boyunca kaliforniya'dan güneye doğru geniş bir coğrafyada bulunan bir fok
muskrat fur i. kahverengi misk faresi kürkü
guadalupe fur seal (arctocephalus townsendi) i. kürklü fok
guadalupe fur seal (arctocephalus townsendi) i. pasifik kıyıları boyunca kaliforniya'dan güneye doğru geniş bir coğrafyada bulunan bir fok
beaver fur i. yumuşak kahverengi kunduz kürkü
fur seal i. kuzey denizlerinde görülen bir kulaklı fok türü
fur seal i. arctocephalus cinsi fok
fur-bearing s. kürklü
fur-bearing s. tüylü
fur-bearing s. postu olan
Tarım
fur [dialect] [uk] i. saban izi
Hayvancılık
fur rabbit i. kürk tavşanı
Edebiyat
madonna in a fur coat i. kürk mantolu madonna
Tarih
fur brigade [canada] i. (eskiden taşımacılıkta kullanılan) hayvanlı kızak konvoyu
Coğrafya
fur seal islands i. pribilof adaları
fur seal islands i. bering denizi'nde yer alan, abd'ye bağlı bir ada grubu
Askeri
duty soldier fur i. nöbetçi kürkü
Argo
fur baby i. tüylü dost
fur baby i. evcil hayvan
fur baby i. tüylü çocuk/bebek (çok sevilen evcil hayvan)
İngiliz Argosu
all fur coat and no knickers i. güzel ama paçoz karı
fur-burger i. kıllı kadın cinsel organı
fur pie i. kıllı kadın cinsel organı
all fur coat and no knickers expr. güzel ama boş kız