ilke - Türkçe İngilizce Sözlük

ilke

"ilke" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 32 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
ilke principle i.
They set guiding principles for school activities.
Okul faaliyetleri için yol gösterici ilkeler belirliyorlar.

More Sentences
Genel
ilke guideline i.
The conflict should be examined on the basis of the guideline that public health has primacy over patents.
Anlaşmazlık, halk sağlığının patentlerden daha öncelikli olduğu ilkesi temelinde incelenmelidir.

More Sentences
ilke tenet i.
The main tenet of Sobchak's philosophy is that a woman should always remember to be a woman.
Sobchak'ın felsefesinin ana ilkesi, bir kadının her zaman kadın olduğunu hatırlaması gerektiğidir.

More Sentences
ilke canon i.
Her ideas were offensive to the canon of academics.
Fikirleri akademik ilkelere aykırıydı.

More Sentences
ilke precept i.
His precept surely holds true among nations as it does among individuals.
Onun bu ilkesi bireyler arasında olduğu gibi uluslar arasında da geçerlidir.

More Sentences
ilke principle i.
They set guiding principles for school activities.
Okul faaliyetleri için yol gösterici ilkeler belirliyorlar.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
ilke principle i.
They set guiding principles for school activities.
Okul faaliyetleri için yol gösterici ilkeler belirliyorlar.

More Sentences
Teknik
ilke principle i.
They set guiding principles for school activities.
Okul faaliyetleri için yol gösterici ilkeler belirliyorlar.

More Sentences
Bilgisayar
ilke policy i.
What is the support policy for Windows service packs?
Windows hizmet paketleri için destek ilkesi nedir?

More Sentences
Fizik
ilke principle i.
They set guiding principles for school activities.
Okul faaliyetleri için yol gösterici ilkeler belirliyorlar.

More Sentences
Genel
ilke basis i.
ilke element i.
ilke keynote i.
ilke basic unit i.
ilke doctrine i.
ilke principal i.
ilke motto i.
ilke law i.
ilke teaching i.
ilke rule i.
ilke teachings i.
ilke regence [obsolete] i.
ilke tenent [obsolete] i.
ilke mot [obsolete] i.
ilke gnomon [obsolete] i.
ilke directive i.
ilke principium i.
ilke preception i.
Ticaret/Ekonomi
ilke norm i.
Dilbilim
ilke maxim i.
Felsefe
ilke sutra i.
Eski Kullanım
ilke religion i.

"ilke" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
temel ilke building block i.
ana ilke keystone i.
idari ilke ve uygulamalar principles and practices i.
yol gösterici ilke lodestar i.
uyulan ilke road i.
bir sanat eserine veya edebi bir esere temel olan ana ilke data i.
soyoluşsal ilke phylogenetic principle i.
ana ilke basic principle i.
ana ilke fundamental principle i.
ana ilke basic law i.
ana ilke basic tenet i.
temel ilke fundamental i.
ahlaki ilke moral principle i.
atatürk ilke ve inkılapları ataturk's principles and reforms i.
temel ilke essential principle i.
temel ilke core principle i.
yol gösterici ilke guiding principle i.
ilke söz motto i.
düzenleme gücüne sahip ilke, yasa, vb. regulative i.
ana ilke ultimate i.
temel ilke anlage i.
ahlaki ilke value i.
temel ilke beginning i.
ahlaki ilke value orientation i.
metafizikte, epistemolojide veya psikolojide iradeyi temel ilke olarak gören teori voluntaryism i.
dikkat çekilen ilke message i.
aykırı ilke heterodoxy i.
edebi, sanatsal branşlarda kendisinden önceki bir ustanın ilke ve yöntemlerine sık sıkıya bağlı kimse descendant i.
edebi, sanatsal branşlarda kendisinden önceki bir ustanın ilke ve yöntemlerine sık sıkıya bağlı kimse descendent i.
bir sanatın veya bilimin icrasında işleyişe etki eden ilke rule i.
demode bir amaç veya ilke uğruna çalışan grup old guard i.
köklü bir amaç veya ilke uğruna çalışan grup old guard i.
temel ilke incept i.
ilke ve talimatlar institute i.
yasal ilke ve kararların kapsamlı özeti institute i.
temel ilke institute i.
genel ilke veya nedenlerden özele doğru akıl yürütme composition [obsolete] i.
(ilke, hak) yürürlüğe koyma invocation i.
kooperatif ilke ve uygulamalarını destekleyen kimse cooperator i.
doktrincilerin ilke ve uygulamaları doctrinarianism i.
ilk ilke primordial i.
temel ilke proton i.
(yaşam süresi hususunda belirleyici faktör olarak kabul edilen) önemli ilke stamen [obsolete] i.
temel ilke gospel i.
temel oluşturan ilke fundamental i.
altta yatan ilke fundament i.
kaliteyi ilke edinmek adopt quality as a principle f.
ilke edinmek adopt as a principle f.
bir ilke imza atmak bring in something new f.
bir ilke imza atmak lead the way f.
bir ilke imza atmak blaze a trail f.
ilke edinmek make a point of f.
ilke aşılamak freight f.
harekete geçirici içsel bir güç veya ilke olarak var olmak indwell f.
harekete geçirici içsel bir güç veya ilke olarak içinde yaşamak indwell f.
ilke veya kararlarından vazgeçmez uncompromising s.
ilke sahibi olmayan unethical s.
ilke veya amaçlardan yoksun olan hollow s.
ilke teşkil eden preceptory s.
ilke teşkil eden preceptive s.
(içsel güç, ilke) harekete geçirici indwelling s.
ilke olarak in principle zf.
ilke olarak as a principle zf.
ilke sahibi olmadan unethically zf.
etik ilke ethic N.
öğretisel ilke doctrine N.
Öbek Fiiller
ilke olarak benimsemek stand for f.
Deyim
bir ilke imza atmak blaze the trail f.
bir ilke imza atmak blaze a trail f.
bir ilke imza atmak break new ground f.
Ticaret/Ekonomi
bir düşünce ekolünün savunduğu ilke tenet i.
muhasebe kayıtları tutulurken uyulması gereken ilke ve kurallar accounting policy i.
Hukuk
kılavuz ilke guideline i.
idari ilke ve uygulamalar administrative principles and practices i.
temel ilke fundamental tenet i.
hukuki ilke principle of law i.
tahkim yapılan yerin zorunlu tuttuğu kuralların uygulanması gerektiği yönündeki ilke lex arbitri i.
yasal ilke veya esasların özeti institutes i.
yasal ilke veya esasların özeti institute i.
yasal ilke veya esasların yorumu institutes i.
yasal ilke veya esasların yorumu institute i.
(roma'da) düşman tarafından esir alınan kimselerin hür bireyler olarak öldüğünü varsayan yasal bir ilke postliminy i.
(roma'da) esir alınanların hür bireyler olarak öldüğünü varsayan yasal bir ilke postliminium i.
Siyasal
işbu ilke kararını kabul etmiştir hereby adopts this resolution i.
avrupa parlamentosu ilke kararı european parliament resolution i.
çerçeve ilke kararı framework principle decision i.
kılavuz ilke guideline i.
kurucu ilke founding principle i.
ilke kararı resolution i.
ilke mutabakatı agreement in principle i.
roma katolik kilisesi'nin öğretilerinden türetilen, katolik siyasi partilerin ilke ve politikalarının temelini oluşturan doktrin catholicism i.
nazizm'in ilke ve yöntemlerinden ilham alan bir siyasi hareket neo-fascism i.
nazizm'in ilke ve yöntemlerinden ilham alan bir siyasi hareket neofascism i.
amerikan kültürünün aslını oluşturan politik ilke ve uygulamalar americanism i.
hitler faşizmini ortadan kaldırmaya yönelik ilke ve uygulamalar anti-hitlerism i.
cumhuriyetçiliğin ilke ve uygulamalarına karşı olan kimse antirepublican i.
amerikan ilke ve inançlarından hoşlanmama un-americanism i.
amerikan ilke ve inançlarına aykırı olma un-americanism i.
abd'deki demokratik parti'nin ilke ve politikaları democracy i.
ilke olarak oligarşiye bağlı olma oligarchism i.
devletin sadece yatırım amaçlı borçlanması gerektiğini öne süren bir ilke golden rule i.
(birleşik krallık'ta) muhafazakar parti'nin ilke ve politikaları conservatism i.
orangemen örgütünün ilke ve uygulamaları orangeism i.
nazizm'in ilke ve yöntemlerini benimseyen neofascist s.
nazizm'in ilke ve yöntemlerini benimseyen neo-fascist s.
cumhuriyetçiliğin ilke ve uygulamalarına karşı olan antirepublican s.
amerikan ilke ve inançlarına aykırı olan un-american s.
Teknik
ana ilke fundamental principle i.
temel ilke basic principle i.
temel ilke guideline i.
Bilgisayar
belirli grup ilke nesnesi specific gpo i.
sistem ilke düzenleyicisi system policy editor i.
yerel ilke local policy i.
sonraki ilke next policy i.
yeni ilke new policy i.
ilke öğesi policy element i.
ilişkili ilke policy assigned i.
ilke modulü policy module i.
ilke türü policy type i.
ilke ayarı policy setting i.
ilke eşlemeleri policy mappings i.
ilke ayarları policy settings i.
ilke modülü policy module i.
ilke adı policy name i.
ilke kaldırma policy removal i.
önceki ilke previous policy i.
ilke ayrıntısı policy details i.
ilke ver export policies expr.
ilke git go to first expr.
ilke al import policies expr.
ilke yok no policy expr.
ilke dosyası aç open policy file expr.
ilke aç open policy expr.
Psikoloji
epigenetik ilke epigenetic principle i.
türoluşsal ilke phylogenetic principle i.
freudcu psikolojinin temeli olan bir dizi ilke metapsychology i.
kişinin varlığının düşünmesiyle bağlantılı olduğunu ileri süren bir felsefi ilke cogito i.
Matematik
türetilmiş herhangi bir gerçeğe ilişkin hipotezlerin ek varsayımlar ile serbestçe genişletilebileceğini belirten yapısal bir matematiksel ilke weakening i.
Mantık
bir önermenin ya doğru ya da yanlış olduğunu ifade eden semantik ilke bivalence i.
temel ilke brocard i.
genel ilke generality i.
temel ilke first principle i.
Fizik
izoelektronik ilke isoelectronic principle i.
Biyoloji
ebeveynden gelen kalıtımsal özellik çiftlerinden hangisinin yavruya aktarılacağını olasılık prensiplerinin belirlediğini ifade eden ilke law of independent assortment i.
yavrunun her ebeveynden birer kalıtımsal faktör edinmesi için gamet oluşumunda her bir kalıtsal faktörün iki kopyaya ayrıldığını ortaya koyan ilke law of segregation i.
Gökbilim
yerel düzensizlikler haricinde maddenin evrendeki dağılımının homojen ve izotropik olduğunu belirten bir ilke cosmological principle i.
kozmolojik ilke cosmological principle i.
Sosyal Bilimler
kültürdeki inanç ve davranışı yönlendirmede etkili olan baskın ideal veya ilke theme i.
kabul edilmiş ilke veya inançlardan ayrılma deviation i.
Eğitim
öğretim ilke ve yöntemleri teaching principles and methods i.