indifferent - Türkçe İngilizce Sözlük

indifferent

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

indifferent — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kayıtsız
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪnˈdɪfərənt/ – BrE /ɪnˈdɪfərənt/)
Terim Türü:
Sıfat
Olan bitene karşı duygusal bağ kurmayan tutumu niteleyen sıfattır. Indifference ile bağlantılıdır; modern kullanımda mesafe ve soğukluk vurgusu taşır.
Eş Anlamlılar:
apathetic, unconcerned, detached
Zıt Anlamlılar:
concerned, caring, attentive

"indifferent" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 55 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
indifferent s. kayıtsız
She was totally indifferent to me.
Bana karşı tamamen kayıtsızdı.

More Sentences
indifferent s. umursamaz
Why do you act indifferent?
Neden umursamaz davranıyorsun?

More Sentences
indifferent s. ilgisiz
According to a survey, three in five people today are indifferent to foreign affairs.
Bir ankete göre, insanların beşte üçü uluslararası konulara ilgisiz.

More Sentences
indifferent s. aldırışsız
Genel
indifferent s. sıradan
He is just an indifferent comedian; don't expect to laugh during his show.
O sadece sıradan bir komedyen; gösterisi sırasında gülmeyi beklemeyin.

More Sentences
Teknik
indifferent s. ilgisiz
According to a survey, three in five people today are indifferent to foreign affairs.
Bir ankete göre, insanların beşte üçü uluslararası konulara ilgisiz.

More Sentences
Genel
indifferent i. (dine veya politikaya karşı) ilgisiz kimse
indifferent i. ahlaki kuralları umursamayan davranış
indifferent i. gereksinimlerinin çok özel olmaması nedeniyle farklı yaşam alanlarında görülebilen bir bitki veya bitki türü
indifferent s. hissiz
indifferent s. umursamayan
indifferent s. alakasız
indifferent s. meraksız
indifferent s. nemelazımcı
indifferent s. adamsendeci
indifferent s. duygusuz
indifferent s. vasat
indifferent s. aldırmaz
indifferent s. berbat
indifferent s. kötü
indifferent s. şöyle böyle
indifferent s. kaygısız
indifferent s. orta
indifferent s. önemsiz
indifferent s. fütursuz
indifferent s. nötr
indifferent s. lakayıt
indifferent s. tarafsız
indifferent s. orta kararda
indifferent s. fark yaratmayan
indifferent s. (riayet) zorunlu olmayan
indifferent s. rağbet etmeyen
indifferent s. önyargısız
indifferent s. önemsiz
indifferent s. şart olmayan
indifferent s. ahlaki açıdan nötr
indifferent s. ahlaki açıdan doğru veya yanlış olmayan
indifferent s. pek iyi değil
indifferent s. oldukça kötü
indifferent s. oldukça fakir
indifferent s. oldukça fakir
indifferent s. aşağı derecede
indifferent s. kalitesiz
indifferent s. ayırt edilmemiş
indifferent s. farklılaşmamış
indifferent s. birden fazla yönden geliştirilebilir
Teknik
indifferent s. nötr
Mekanik
indifferent s. doğal denge halinde
Medikal
indifferent s. indiferant
Biyoloji
indifferent i. (bitki) kayıtsız tür
indifferent s. (organ) henüz embriyoda oluşmamış
indifferent s. (hücre, doku) ayrışıp özelleşmemiş
indifferent s. (tür) belirli bir toplulukta bulunmayan
Eski Kullanım
indifferent zf. ilgisiz bir şekilde
indifferent zf. kayıtsız kalarak

"indifferent" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
be indifferent to f. ilgi göstermemek
be indifferent to f. kayıtsız kalmak
be indifferent f. kayıtsız kalmak
be indifferent to f. duyarsız olmak
not be indifferent f. kayıtsız kalmamak
be indifferent to f. -e karşı ilgisiz olmak
indifferent [dialect] s. hasta
indifferent [dialect] s. sağlığı kötü olan
indifferent [obsolete] zf. ılımlı bir şekilde
indifferent [obsolete] zf. bir dereceye kadar
indifferent [obsolete] zf. oldukça
indifferent to ed. -den farksız
İfadeler
good, bad, or indifferent expr. nasıl olursa olsun olduğu gibi kabul et
good, bad, or indifferent expr. olduğu gibi kabul et
good, bad, or indifferent expr. nasılsa öyle kabul et
Konuşma Dili
good, bad, or indifferent expr. iyi mi, kötü mü yoksa etkisiz mi
Biyoloji
indifferent tissue i. ilkel ve farklılaşmamış embriyonik doku