Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Almanca - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
laboratoire
custom cutting
delta network
deceased
flat headed
gallery
climb up
driving time
Landebereich
cadged
leveling instrument
execution of judgment
experimental object
conventional reference scale
violin making
porte-foret
class c
great task
chokehold
temporary cenotaph
tundish
grandness
memo
prolonger
Kleideraffen
konuda
Geçmiş
Cümleler
"konuda"
teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç
Kategori
Türkçe
İngilizce
Genel
1
Genel
konuda
about
zf.
What is depression and what can I do
about
it?
Depresyon nedir ve bu
konuda
ne yapabilirim?
More Sentences
"konuda"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç
Kategori
Türkçe
İngilizce
Genel
1
Genel
bir konuda en usta kimse
king
i.
2
Genel
belirli bir konuda çok tecrübeli kimse
veteran
i.
3
Genel
belirli bir konuda titizlik gösteren kimse
stickler
i.
4
Genel
belirli bir konuda engin bilgi sahibi kimse
maven
i.
5
Genel
her konuda anlatacak bir şeyleri olan bilgili kimse
generalist
i.
6
Genel
çok tecrübeli kimse (belirli bir konuda)
veteran
i.
7
Genel
bir konuda özenle davranan kişi
nurser
i.
8
Genel
belirli bir konuda amaca ulaşmak için yapılması gereken işler bütünü
course of action
i.
9
Genel
konuda geçen önemli nokta
landmark
i.
10
Genel
bir konuda uzmanlığı olan kişi
meister
i.
11
Genel
bir konuda son sözü söyleyen kimse
final authority
i.
12
Genel
birçok konuda bilgili kişi
polyhistor
i.
13
Genel
birçok konuda bilgili kişi
polymath
i.
14
Genel
bir konuda önemli bilgiler veren dergi veya gazete
bible
i.
15
Genel
bir konuda para toplamak amacıyla yapılan ücret karşılığı araba yıkama etkinliği
carwash [usa]
i.
16
Genel
ezber ve tekrar ile bir konuda temel talimatlar veren el kitabı
catechism
i.
17
Genel
tahta başında tebeşirle şekiller çizerek bir konuda konuşma
chalktalk
i.
18
Genel
belirli bir konuda pratik bilgi sağlayan öğretici yayın
tutorial
i.
19
Genel
belli bir konuda yazılmış yazılar
literature
i.
20
Genel
(ticarette) birkaç konuda yetkinliği olan kimse
handyman
i.
21
Genel
belirli bir konuda engin bilgi sahibi kimse
mayvin
i.
22
Genel
herhangi bir konuda sevgiyle veya derin bilgiyle yazı yazan kimse
boswell
i.
23
Genel
belirli bir konuda bir kişinin diğerine güvence verdiği anlaşma
guaranty
i.
24
Genel
bir konuda farklı şekilde aydınlandıklarını iddia eden insanlar
illuminati
i.
25
Genel
belirli bir konuda tamamen anlaşmaya varanlar
dittoheads
i.
26
Genel
belirli bir konuda bilgi sahibi olma
iq
i.
27
Genel
bir konuda kararsız olan kimse
doubtful
i.
28
Genel
(bir konuda) ekstrem kimse
fanatic
i.
29
Genel
bir konuda yarım yamalak bilgisi olan kimse
superficialist
i.
30
Genel
bir konuda usta olan kimse
virtuoso
i.
31
Genel
(bir konuda) yumuşama
resipiscence
i.
32
Genel
(bir konuda) yumuşama
resipiscency
i.
33
Genel
birini bir konuda aydınlatmak
prime someone about
f.
34
Genel
çok başarılı olmak (belirli bir konuda)
shine
f.
35
Genel
bir konuda çoğu kimsenin bilmediği şeyleri bilmek
be in the know
f.
36
Genel
bir konuda bahse girmek
put money on
f.
37
Genel
bir konuda çok usta olmak
be a past master at
f.
38
Genel
bir konuda cimrilik etmek
stint on
f.
39
Genel
nihai karar/son söz birinin olmak (bir konuda)
have the last word in
f.
40
Genel
birini bir konuda bilgilendirmek
keep someone advised of
f.
41
Genel
bir konuda derinleşmek
steep oneself in
f.
42
Genel
bir konuda uzlaşmak
compromise on
f.
43
Genel
en çok başarı kazanan biri olmak (bir konuda)
run away with
f.
44
Genel
her konuda anlaşmak
see eye to eye
f.
45
Genel
anlaşamamak (bir konuda)
dissent from
f.
46
Genel
bir konuda tembel olmak
be lazy about
f.
47
Genel
bir konuda bayağı tecrübeli olmak
be an old hand at
f.
48
Genel
ne düşündüğünü söylemek (bir konuda)
commit oneself
f.
49
Genel
bir konuda başarılı olmak
succeed at
f.
50
Genel
birini bir şeye/bir konuda ikna etmek
convince somebody of something
f.
51
Genel
bir konuda danışmanlık hizmeti almak
receive consultancy service on
f.
52
Genel
bir konuda kendini geliştirmek
improve oneself in a certain field
f.
53
Genel
bir konuda çok ilgili olmak
take an eager interest in
f.
54
Genel
bir konuda hevesli olmak
take an eager interest in
f.
55
Genel
bir konuda sınır koymak
draw the line at
f.
56
Genel
bir konuda bilgili olmak
be well-versed in
f.
57
Genel
bir konuda birini aydınlatmak
open someone's eyes to
f.
58
Genel
her konuda destek olmak
support someone in every way
f.
59
Genel
bir konuda hassas davranmak
act responsibly towards
f.
60
Genel
birini bir konuda eğitmek
educate someone in something
f.
61
Genel
birini bir konuda aydınlatmak
enlighten someone on something
f.
62
Genel
birini bir konuda aydınlatmak
enlighten someone about something
f.
63
Genel
birine bir konuda imrenmek
envy someone for something
f.
64
Genel
tasarrufta bulunmak (bir konuda/ bir şey hakkında)
dispose
f.
65
Genel
bir konuda ısrarcı ve itici olmak
be pushy and obnoxious on something
f.
66
Genel
bir konuda görüş bildirmek
express the opinion about something
f.
67
Genel
bir konuda (henüz) karar vermemiş olmak
reserve judgment
f.
68
Genel
bir konuda (henüz) karar vermemiş/kararsız olmak
reserve one's judgment
f.
69
Genel
kendini bir konuda yeteneksiz / beceriksiz hissetmek
feel out of depth
f.
70
Genel
bir konuda dikkatleri çekmek
gain attention for
f.
71
Genel
(bir konuda) hevesli/istekli olmak
be enthusiastic about
f.
72
Genel
bir konuda endişelenmek
be worried about something
f.
73
Genel
bir konuda i̇nsanları bilgilendirmek
inform people on something
f.
74
Genel
(bir konuda) karar vermek
determinate [obsolete]
f.
75
Genel
(bir konuda) fikri olmak
opine
f.
76
Genel
(bir konuda) fikir edinmek
opine
f.
77
Genel
(bir konuda) fikri olmak
opinion [dialect]
f.
78
Genel
(bir konuda) fikir edinmek
opinion [dialect]
f.
79
Genel
(birine) belirli bir konuda bilgi vermek
inform
f.
80
Genel
bir konuda hakkında resmi veya açık bir anlaşmaya varmak
indent [obsolete]
f.
81
Genel
(bir konuda) görüşmeler yapmak
sit on
f.
82
Genel
(birini bir konuda) sıkıştırmak
tackle
f.
83
Genel
(bir konuda) bilgi akışını durdurmak
embargo
f.
84
Genel
yetenekli (bir konuda)
adept at
s.
85
Genel
bir konuda beceriksiz
clumsy at
s.
86
Genel
bilgili (bir konuda)
at home in
s.
87
Genel
bir konuda hiçbir çıkarı olmayan (kimse)
disinterested
s.
88
Genel
yetenekli (bir konuda)
adept in
s.
89
Genel
(bir konuda) utanmış
embarrassed about (something)
s.
90
Genel
(bir konuda) mahcup
embarrassed about (something)
s.
91
Genel
bir konuda belirli bir görüşe yakın olan
opinioned
s.
92
Genel
bir konuda belirli bir görüşe yakın olan
opinionated [obsolete]
s.
93
Genel
konuda hiçbir çıkarı olmayan (kimse)
disinterest [obsolete]
s.
94
Genel
(bir konuda) konuşmayan
inconversant
s.
95
Genel
bir konuda özel bir bilgiye veya ilgiye sahip olması gereken
its
s.
96
Genel
gece konuda yaşamış
shanty
s.
97
Genel
bu konuda
in this respect
zf.
98
Genel
bu konuda
hereof
zf.
99
Genel
o konuda
on that score
zf.
100
Genel
her konuda
in every respect
zf.
101
Genel
bu konuda
in this regard
zf.
102
Genel
bu konuda
in this particular
zf.
103
Genel
bu konuda
thereupon
zf.
104
Genel
bu konuda
in this connection
zf.
105
Genel
bu konuda
about this subject/topic
zf.
106
Genel
bu konuda
on this subject
zf.
107
Genel
bu konuda
on this topic
zf.
108
Genel
bu konuda
on this point
zf.
109
Genel
birçok konuda
widely
zf.
110
Genel
o konuda
on that point
zf.
111
Genel
o konuda
in that respect
zf.
112
Genel
o konuda
there
zf.
113
Genel
burada bahsedilen konuda
in respect thereof
ed.
114
Genel
belirtilen konuda yazılar yazan veya yetenekli olan kimse anlamını veren bir son ek
-grapher
snk.
115
Genel
bir konuda bilgili kimse anlamı veren son ek
-ista
snk.
116
Genel
(belirli bir konuda) önyargılı kimse
-ist
snk.
Öbek Fiiller
117
Öbek Fiiller
birisini bir konuda teselli etmek
console someone on something
f.
118
Öbek Fiiller
bir konuda tereddüt etmek
hesitate over something
f.
119
Öbek Fiiller
(bir konuda) eğitim almak/uzmanlaşmak
major in something
f.
120
Öbek Fiiller
birini bir konuda yanlış bilgilendirmek
mislead someone about something
f.
121
Öbek Fiiller
bir konuda bir şeyle ilerlemek/ileri gitmek
move forward with something
f.
122
Öbek Fiiller
bir konuda birini rahatsız etmek
pester someone about something
f.
123
Öbek Fiiller
birine bir konuda küçük test yapmak
quiz someone on something
f.
124
Öbek Fiiller
(birini) (bir konuda) protesto etmek
remonstrate with someone something
f.
125
Öbek Fiiller
bir konuda birisi ile yarışmak/rekabet etmek
rival someone in something
f.
126
Öbek Fiiller
bir konuda konuşmamak/sessiz kalmak
keep still about something
f.
127
Öbek Fiiller
bir konuda konuşmamak/sessiz kalmak
keep quiet about something
f.
128
Öbek Fiiller
birini bir konuda alaya almak
taunt someone about something
f.
129
Öbek Fiiller
birini bir konuda tiye almak
taunt someone about something
f.
130
Öbek Fiiller
bir konuda konuşup durmak
yammer away about something
f.
131
Öbek Fiiller
birini bir konuda eğitmek
train someone on something
f.
132
Öbek Fiiller
bir konuda ödün vermek
compromise on
f.
133
Öbek Fiiller
(bir konuda) uzlaşmak
settle over
f.
134
Öbek Fiiller
birine bir konuda yardım etmek
assist somebody in something
f.
135
Öbek Fiiller
birini bir konuda alaya almak
taunt someone with something
f.
136
Öbek Fiiller
bir konuda bir uzmanın görüşünü almak
call in
f.
137
Öbek Fiiller
bir konuda bir uzmanın görüşünü almak
call in to
f.
138
Öbek Fiiller
(bir konuda) hiçbir fikri olmamak
think nothing of
f.
139
Öbek Fiiller
(bir konuda) görüşünü/düşüncesini değiştirmek
bring around
f.
140
Öbek Fiiller
(bir konuda) düşüncesini değiştirmek
bring someone around
f.
141
Öbek Fiiller
(bir konuda) kendi düşüncesini kabul ettirmek
bring someone around
f.
142
Öbek Fiiller
(bir konuda) görüşünü/düşüncesini değiştirmek
bring round
f.
143
Öbek Fiiller
(biriyle) bir konuda konuşmak
broach (something) with (someone)
f.
144
Öbek Fiiller
(biriyle) bir konuda konuşmak
broach something to someone
f.
145
Öbek Fiiller
(biriyle) bir konuda konuşmak
broach something with someone
f.
146
Öbek Fiiller
(bir konuda, işte) el ele vermek
cooperate on (something)
f.
147
Öbek Fiiller
bir konuda işbirliği yapmak
cooperate on (something)
f.
148
Öbek Fiiller
(biriyle bir konuda hakkında) ters düşmek
differ (with someone) about something
f.
149
Öbek Fiiller
(biriyle bir konuda hakkında) münakaşa etmek
differ (with someone) about something
f.
150
Öbek Fiiller
(biriyle bir konuda hakkında) aynı fikirde olmamak
differ (with someone) on something
f.
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of konuda
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy