about - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

about

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"about" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 73 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
about zf. hemen hemen
about zf. aşağı yukarı
about zf. konusunda
about zf. yaklaşık
about zf. dair
about zf. hakkında
about zf. üzere
about zf. takriben
General
about zf. şurada burada
about zf. doğru
about zf. üzerine
about zf. buralarda
about zf. takriben
about zf. ters yöne
about zf. yakınlarda
about zf. etrafta
about zf. şuraya buraya
about zf. çevresinde
about zf. her tarafta
about zf. aksi yöne
about zf. nerede ise
about zf. her tarafa
about zf. ötede beride
about zf. öteye beriye
about zf. değgin
about zf. her tarafında
about zf. ortalıkta
about zf. üstüne
about zf. üstünde (bir kimsenin)
about zf. yanında
about zf. her tarafına
about zf. neredeyse
about zf. döndürmek veya çevirmek gibi fiilleri pekiştirir
about zf. yakınında
about zf. kadar
about zf. sularında
about zf. etrafına
about zf. gibi
about zf. geriye
about zf. oradan oraya
about zf. berisinde
about zf. her yerinde
about zf. hususunda
about zf. vücudunda (bir kimsenin)
about zf. civarda
about zf. az çok
about zf. etrafında
about zf. ötesinde
about zf. şuralarda
about zf. için
about zf. üstünde
about zf. ile ilgili
about zf. civarında
about zf. ilgili
about zf. oraya buraya
about zf. orada burada
about zf. ötesinde berisinde
about zf. her yanında
about zf. -de
about zf. -e dair
about zf. -in karakterinde
about zf. -in orasında burasında
about zf. -in orasına burasına
about zf. -in özünde
about zf. yakında
about zf. yaklaşık olarak (sayıca)
about zf. yaklaşık
Phrases
about noktasında
Trade/Economic
about hakkında
about yaklaşık
about takriben
Law
about buralarda
Textile
about neredeyse

"about" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
ask about f. hatır sormak
care about f. önemsemek
talk about f. hakkında konuşmak
General
about ship f. bir geminin yönünü değiştirmek
about to cry f. neredeyse ağlamak
about-turn f. geriye dönmek
agree about the price f. fiyat üzerinde uyuşmak
agree about the price f. fiyatta mutabık olmak
animadvert (about/on/upon) f. hiç çekinmeden düşündüğünü söylemek
animadvert (about/on/upon) f. sert bir eleştiriyle yorum yapmak
approach about f. söz etmek
argue about f. anlaşmazlık içinde tartışmak
argue about f. üzerinde tartışmak
argue about f. hakkında tartışmak
argue with someone about something f. birisiyle tartışmak bir şey için/hakkında tartışmak
ask about f. hakkında sormak
ask about f. sormak
ask about f. halini hatırını sormak
ask about a thing f. birisine bir şey sormak
ask about someone or something f. (farklı kaynaklardan) soruşturmak
ask about the health or condition of someone f. halini hatırını sormak
ask around about someone f. (farklı kaynaklardan) soruşturmak
bandy about f. laf taşımak
bandy about f. ortaya atmak (bir fikri)
bandy about f. yaymak (bir haberi)
bandy about f. dedikodusunu yapmak
bandy about f. çok iyi biliyormuş gibi kullanmak (bir sözü)
bandy about f. herkese yaymak
bandy about someone's name f. dillere düşürmek
bandy about someone's name f. dedikodusunu yapmak
bang about f. gürültü yapmak
be a millstone about one's neck f. ayak bağı olmak
be about f. konu almak
be about f. üzere olmak
be about f. ayakta olmak
be about f. meşgul olmak
be about f. kol gezmek (kötü bir şey)
be about f. hakkında olmak
be about again f. kalkmak
be about again f. kalkmak
be about something f. bir şeyle meşgul olmak
be about something f. bir şey yapmak
be all of one mind about f. aynı fikirde olmak
be all of one mind about f. hemfikir olmak
be angry about f. sinir olmak
be anxious about f. endişe etmek
be anxious about f. korkmak
be anxious about f. (birini vb) merak etmek
be anxious about f. ile ilgili olarak endişelenmek
be anxious about f. merak etmek
be anxious about f. -den dolayı kaygılanmak
be anxious about f. -den endişe duymak
be anxious about f. -den kaygı duymak
be anxious about f. -den kaygılanmak
be assertive about something f. bir şeyde iddialı olmak
be bandied about f. ağızdan ağıza dolaşmak
be bickering about f. bir şey hakkında didişmek
be cautious about f. -de tedbirli olmak
be concerned about f. -den kaygı duymak
be concerned about f. -den endişe duymak
be concerned about f. endişe duymak
be concerned about f. ile ilgili olarak endişelenmek
be concerned about f. -den dolayı kaygılanmak
be concerned about f. kaygılanmak
be concerned about f. merak etmek
be concerned about f. -den kaygılanmak
be concerned about f. (birini vb) merak etmek
be concerned about one’s hormone therapy f. hormon tedavisiyle ilgili endişeleri olmak
be confident about the future f. geleceğe güvenle bakmak
be crazy about f. -e bayılmak
be crazy about f. deli olmak
be crazy about f. divane olmak
be crazy about f. hasta olmak
be cross with somebody about something f. kızmak
be curious about f. merak etmek
be doubtful about f. kararsız olmak
be doubtful about f. şüphe duymak
be doubtful about f. tereddüt içinde olmak
be doubtful about f. kararsız kalmak
be doubtful about f. tereddütlü olmak
be enthusiastic about f. (bir konuda) hevesli/istekli olmak
be excited about f. için heyecanlanmak
be excited about f. -den heyecan duymak
be excited about f. hakkında heyecanlanmak
be extremely pleased (about something) f. etekleri zil çalmak
be fed up about f. usanmak
be forgotten about f. kenarda kalmak
be fussy about f. titizlenmek
be glad about f. kıvanmak
be going about f. dedikodusu olmak
be happy about f. -den memnun olmak
be hazy about f. kararsız olmak
be in a stew about something f. paçaları tutuşmak
be in doubt about f. kuşku duymak
be in doubt about f. şüphelenmek
be in two minds about f. birşey hakkında kesin bir karara varamamak
be informed about f. haberdar olmak
be knowledgeable about f. bilgili olmak
be knowledgeable about f. anlamak
be lazy about f. bir konuda tembel olmak
be lucky about f. yönünden şanslı olmak
be mad about f. hasta olmak
be mad about f. deli olmak
be mad about f. deli gibi sevmek
be mad about f. hastası olmak
be mistaken about f. hakkında yanılmak
be nervous about f. (bir şey) hakkında endişeli olmak
be nervous about f. heyecanını duymak
be nothing to worry about f. endişelenecek bir şey olmamak
be nothing to worry about f. endişelenecek bir şey bulunmamak
be nuts about f. -in hayranı olmak
be nuts about f. -e deli olmak
be nuts about f. bir şeyin delisi olmak
be of two minds about f. birşey hakkında kesin bir karara varamamak
be oneself talked about f. dillere düşmek
be oneself talked about f. dile düşmek
be optimistic about something f. bir şeyden umutlu olmak
be optimistic about the future f. gelecekten umutlu olmak
be overjoyed (about something) f. etekleri zil çalmak
be particular about f. seçmek
be particular about f. titizlik göstermek
be positive about f. bir şeyden emin olmak
be positive about f. emin olmak
be sceptical about f. kuşku duymak
be sceptical about f. şüphe etmek
be sceptical about f. kuşkuyla karşılamak
be shy about f. çekinmek
be skeptical about f. şüphe etmek
be skeptical about f. kuşku duymak
be so cynical about something f. kuşkuyla karşılamak
be solicitous about f. ilgi göstermek
be spoken about f. konuşulmak
be sticky about doing something f. isteksiz olmak
be sure about f. -den emin olmak
be sure of/about f. emin olmak (bir şey hakkında)
be suspicious about f. kuşku duymak
be talked about f. bahsedilmek
be talked about f. söz edilmek
be talked about f. dilden dile dolaşmak
be talked about f. sözü geçmek
be troubled about f. üzülmek
be undecided about something f. bir şey hakkında kararsız kalmak
be undecided about something f. kararsız kalmak
be undecided about something f. birşey hakkında kesin bir karara varamamak
be uneasy about f. endişe duymak
be uneasy about f. -den kaygılanmak
be uneasy about f. ile ilgili olarak endişelenmek
be uneasy about f. -den dolayı kaygılanmak
be uneasy about f. (birini vb) merak etmek
be uneasy about f. -den kaygı duymak
be uneasy about f. -den endişe duymak
be unsettled about f. hakkında tereddüt içinde olmak
be unsettled about f. hakkında kararsız olmak
be vague about something f. tereddüt etmek
be wild about f. deli divane olmak
be worried about f. düşünmek
be worried about f. endişelenmek
be worried about something f. bir konuda endişelenmek
beat about the bush f. ağzında gevelemek
beat about the bush f. lafı dolandırmak
beat about the bush f. sözü ağzında gevelemek
beat about the bush f. kırk dereden su getirmek
beat about the bush f. lafı gevelemek
beat about the bush f. lafı ağzında gevelemek
beat about the bush f. bin dereden su getirmek
beef about f. şikayet etmek
beef about f. yakınmak
blow about f. savurmak
blow hot and cold about f. bir dediği bir dediğine uymamak
boast about f. kibirlenmek
boast about f. gururlanmak
boast about f. övünmek
boast about f. böbürlenmek
bone about f. duraksamadan yapmak
boss about f. patron gibi davranmak
boss about f. amirlik taslamak
bother about f. endişelenmek
bother about f. canını sıkmak
bother about f. üzülmek
bother about f. aldırmak
brag about f. kibirlenmek
brag about f. böbürlenmek
brag about f. övünmek
brag about f. gururlanmak
brag about f. -den övünerek bahsetmek
bring about f. ileri sürmek
bring about f. beraberinde getirmek
bring about f. neden olmak
bring about f. husule getirmek
bring about f. yol açmak
bring about f. doğurmak
bring about f. sebep olmak
bring about f. gerçekleştirmek
bring about f. meydana getirmek
bring about a change f. değişiklik getirmek
bring about a change f. değişiklik yapmak
bring about a marriage f. evliliği gerçekleştirmek
bring about change f. değişikliğe sebep olmak
bring about integration f. entegrasyon yapmak
bring about peace f. barış sağlamak
bruit about f. çıkarmak
buffet about f. hırpalamak
buffet about f. sarsmak
bum about f. amaçsız dolaşmak
bustle about f. koşuşturmak
bustle about f. koşturmak
bustle about f. çırpınmak
buzz about f. koşturmak
caper about f. zıplamak
caper about f. hoplamak
care about f. aldırmak
care about f. hatrını saymak
care about f. önem vermek
care about f. hatır saymak
care about f. umursamak
care about f. ilgilenmek
care about other people f. diğer insanları önemsemek
cast about f. düşünmek
cast about f. çare aramak
cast about f. sıkıntıyla aramak
cast about f. araştırmak
cast about f. tasarlamak
cast about f. aranıp durmak
cavort about f. tepinmek
cavort about f. hoplayıp sıçramak
chop about f. değişmek
chop about f. yön değiştirmek
chop about f. dönmek
chuck one's weight about f. gösteriş yapmak
collect personal information about people f. insanların kişisel bilgilerini toplamak
collect personal information about people f. insanlar hakkında kişisel bilgiler toplamak
collect personal information about people f. insanlarla ilgili kişisel bilgiler toplamak
come about f. doğmak
come about f. olay (bir yerde) geçmek
come about f. çıkmak
come about f. olmak
come about f. meydana gelmek
comment about f. hakkında yorum yapmak
comment about f. üzerinde yorum yapmak
complain about f. yakınmak
complain about her weight f. kilosundan şikayet etmek
complain about her weight f. kilosundan şikayetçi olmak
complain about one's troubles f. dert yanmak
concern about f. ilgilenmek
concern oneself about something f. bir şeyle ilgilenmek
cross with somebody about something f. kızmak
disappoint about f. umduğunu bulamamak
discreet about one's clients f. müşterileri konusunda ketum olmak
do a little research about someone f. biri hakkında ufak bir araştırma yapmak
do a little research about someone f. biri hakkında küçük bir araştırma yapmak
draw somebody out about something f. söyletmek
draw somebody out about something f. konuşturmak
dream about f. hülyalaştırmak
dream about f. hayalini kurmak
dream about someone f. birini rüyasında görmek
embarrass someone about something f. birini bir konunda utandırmak
enlighten someone about something f. birini bir konuda aydınlatmak
enquire about an address f. adres sormak
enthuse about f. hayranlık duymak
enthuse about f. çok övmek
enthuse about f. göklere çıkarmak
expostulate about someone f. birine sitem etmek
express doubts about f. (bir şey) hakkında şüphelerini açıklamak/belirtmek
express the opinion about something f. bir konuda görüş bildirmek
fall about laughing f. gülmekten ölmek
fall about laughing f. katılmak
fall about with laughter f. katıla katıla gülmek
fantasize about f. hayalini kurmak
feel a twinge of guilt about (something) f. vicdan azabı duymak
feel a twinge of guilt about something f. vicdan azabı çekmek
feel about for f. bulmaya çalışmak
feel bad about f. üzülmek
feel badly about f. üzülmek
feel hopeful about f. bir şeyden umutlu olmak
feel hopeful about something f. bir şeyden umutlu olmak
feel joyful about f. sevincini yaşamak
feel joyful about f. sevinç yaşamak
feel raw about something f. birşey yüzünden kendini kötü hissetmek
feel raw about something f. bir olayı hazmedememek
feel regretfull about something f. içinde ukde kalmak
feel sad about f. yerinmek
feel sick about f. çok üzgün olmak
feel sore about something f. kuyruk acısı olmak
feel uncomfortable about the situation f. durumdan rahatsız olmak
feel uneasy about something f. endişelenmek
feel uneasy about something f. tedirgin olmak
ferret about f. araştırmak
ferret about f. karıştırmak
feud with someone about something f. birisiyle bir şey için kavga etmek
fiddle about f. vaktini boşa harcamak
fiddle about f. aylaklık etmek
flit about f. uçuşmak
fly about f. ortaya çıkmak
fly about f. uçmak
fly about f. (haber vb) yayılmak
fly about f. uçuşmak
fly about f. duyulmak
follow about f. peşini bırakmamak
fool about f. aylak aylak dolaşmak
fool about f. oyalanmak
fool about f. maskaralık etmek
fool about f. vaktini boşa harcamak
fool about f. avare avare dolaşmak
fool about f. tembellik etmek
form an opinion about f. fikir edinmek
fret about f. dokuz doğurmak
fret about f. içi içini yemek
fuss about f. çırpınmak
gad about f. fink atmak
gad about f. eğlence peşinde koşmak
gad about f. aylaklık etmek
gad about f. serserilik yapmak
gad about f. başıboş dolaşmak
gad about f. sürtmek
gad about around f. sürtmek
gad about around f. aylak aylak dolanmak
gallivant about f. gezip tozmak
gather information about f. hakkında bilgi toplamak
gen up about f. anlamak
gen up about f. hakkındaki her şeyi bilmek
gen up about f. hakkındaki her şeyi öğrenmek
gen up about f. kavramak
get about f. oradan oraya gidip gelmek
get about f. gidip gelmek
get about f. çıkıp dolaşmak (bir hastalıktan sonra yeniden)
get about f. gezmek
get about f. gezinmek
get about f. yayılmak (söylenti)
get about f. duyum almak
get about f. oraya buraya gidip gelmek
get about f. oradan oraya koşuşturmak
get about f. seyahat etmek
get about f. yayılmak (haber/söylenti)
get about f. kulaktan kulağa yayılmak
get about f. dilden dile yayılmak
get about f. dolaşmak
get about f. iyileşmek
get about f. yayılmak
get about 100,000 hits a day f. günde 100 bin kadar hit almak
get information about someone f. birisini hakkında bilgi almak
get nervous about f. bir şey hakkında endişelenmek
get one's wits about one f. aklını başına toplamak
get oneself talked about f. dile düşmek
get pumped up about something f. havaya girmek
get suspicious about f. kuşkuyla karşılamak
give a reference about someone f. birine referans olmak
give a reference about someone f. birisine referans olmak
give a reference about someone f. birisi hakkında referans vermek
go about f. başlamak
go about f. ele almak
go about f. gezmek
go about f. yön değiştirmek
go about f. dolaşmak
go about f. yaygın olmak
go about a task f. bir işe başlamak
go about a task f. bir işi ele almak
go about in disguise f. tebdil gezmek
go on about f. fazlasıyla konuşmak (hakkında)
go on about f. bıktıracak kadar konuşmak
gossip (unfavorably about somebody) f. sözünü etmek
gossip (unfavorably about somebody) f. lafını etmek
gossip about f. laf etmek
gossip about f. bir şeyin dedikodusunu yapmak
grope about f. el yordamıyla aramak
gush about f. hayranlığını abartılı bir şekilde anlatmak
haggle about the price f. fiyat için pazarlık yapmak
hang about f. başıboş gezerek oyalanmak
hang about f. dolanmak
hang about f. oyalanmak
hang about f. sürtmek
hang about f. beklemek
hang about f. gezinmek
hang about f. sallanmak
hang about f. aylak aylak dolaşmak
harp on about f. ısrarla bahsetmek
have a bee in one's bonnet about something f. kafaya takmak
have a bee in one's bonnet about something f. aklını takmak
have a bee in one's bonnet about something f. kafasını takmak
have a discussion on/about something with someone a lot f. çok tartışmak
have doubts about f. hakkında şüpheleri/kuşkuları olmak
have doubts about f. kuşkuyla karşılamak
have doubts about f. kuşku duymak
have information about something f. bilgi sahibi olmak
have knowledge about f. malumat sahibi olmak
have knowledge about f. bilgi sahibi olmak
have misgivings about f. kuşkuyla karşılamak
have one's wits about one f. doğru dürüst düşünebilmek
have one's wits about one f. kafası yerinde olmak
have reservations about f. hakkında çekinceleri olmak
have scruples about doing something f. vicdani nedenle bir şeyi yapmaktan çekinmek
have second thoughts (about) f. tereddüt etmeye başlamak
have second thoughts about f. önceden verilen bir kararla ilgili tereddüt etmeye başlamak
have the wrong information about something f. yanlış bilmek
hear about f. haberini almak
hear about f. haberi olmak
hear about f. duymak
hear about f. haberdar olmak
hector about f. gözdağı vermek
hector about f. başına bela olmak
hedge about f. engellemek
hedge about f. sınırlamak
hedge about f. kısıtlamak
hem about f. sarmak
hem about f. içine almak
hem about f. kuşatmak
hem about f. çevresini çevirmek
horse about f. aylak aylak dolaşmak
horse about f. avare avare dolaşmak
horse about f. oyalanmak
horse about f. vaktini boşa harcamak
horse about f. maskaralık etmek
hypothesize about f. hipotez öne sürmek
idle about f. aylak aylak dolaşmak
inform about f. hakkında bilgi vermek
inform about f. haberdar etmek
inform about f. bildirmek
inform someone about the result f. sonucu bildirmek
inquire about f. sormak
inquire about f. hakkında bilgi almak istemek
joke about f. matrağa almak
joke about f. zevzeklenmek
joke about f. dalga geçmek
joke about f. alaya almak
keep obsessing about something f. bir şeyi kafasına takıp durmak
keep quiet about one's talents f. yeteneklerini belli etmemek
keep quiet about one's talents f. içindeki cevheri göstermemek
kick about f. dövmek
kick up a row (about something) f. mesele çıkarmak
kick up a row (about something) f. kavga çıkarmak
knock about f. gezmek
knock about f. sürtmek
knock about f. olmak
knock about f. tartaklamak
knock about f. bulunmak
knock about f. ile ilişki kurmak
knock about f. hırpalamak
knock about f. çıkmak
knock about f. yalan söylemek
knock about f. şiddetle sarsmak
knock about f. tekrar tekrar vurmak
know a lot about someone f. birisi hakkında çok şey bilmek
know a thing or two (about something) f. (bir şeyler hakkında) bir iki şey bilmek
know about f. malumatı olmak
know about f. anlamak
know about f. haberi olmak
know about f. bilmek
know little about someone f. biri hakkında çok az şey bilmek
know very little about someone f. biri hakkında çok az şey bilmek
know very little about something f. bir şey hakkında çok az bilgisi olmak
know very little about something f. bir şeyi çok az bilmek
know very little about something f. bir konu hakkında çok az bilgisi olmak
lark about f. muziplik yapmak
lark about f. takılmak
lark about f. şaka yapmak
lay about f. saldırmak
lay about one f. sağına soluna vurmak
laze about f. tembellik etmek
lazy about f. üşengeç olmak
lie about f. tembellik etmek
lie about f. aylaklık etmek
lie about someone f. biri hakkında yalan söylemek
loaf about f. boş kalmak
loaf about f. başıboş dolaşmak
loaf about f. aylaklık etmek
loaf about f. kaytarmak
look about f. etrafını gözlemek
look about f. sağa sola bakmak
look about f. etrafına bakmak
look about f. sağa sola bakınmak
look about f. bakınmak
lounge about f. avare avare dolaşmak
lounge about f. dollanıp durmak
lounge about f. tembellik etmek
lurk about f. gizli gizli dolaşmak
lurk about f. sinsi sinsi dolaşmak
maintain silence about f. hakkında sessizliğini korumak
maintain silence about f. hakkındaki sessizliğini korumak
make a bet with each other (about) f. iddiaya tutuşmak
make a complaint about f. şikayetçi olmak
make a decision about f. karara bağlamak
make a disclaimer about f. feragat etmek
make a fuss about f. mesele yapmak
make a great ado about nothing f. yaygarayı basmak
make comment about f. üzerinde yorum yapmak
make cracks about f. tefe koymak
make no bones about f. doğru ya da yanlış mı diye düşünmeden hareket etmek
make no bones about f. hiç çekinmeden hareket etmek
make no bones about f. tereddütsüz bir şekilde hareket etmek
make no bones about f. saklamamak
make no bones about f. açıkça söylemek
make no bones about f. gizlememek
mess about f. oyalanmak
mess about with f. düşüp kalmak
mess something about f. karıştırmak
monkey about f. yaramazlık yapmak
monkey about f. oynamak
monkey about f. haylazlık etmek
monkey about f. vakit geçirmek
monkey about with f. ile oynamak
monkey about with f. ellemek