luck - Türkçe İngilizce Sözlük

luck

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

luck — Definition

Anlamı ve Tanımı:
şans, talih
Okunuş (IPA):
(AmE /lʌk/ – BrE /lʌk/)
Terim Türü:
İsim: luck (uncountable)
Olayların kontrol dışı biçimde olumlu ya da olumsuz sonuçlanmasını tanımlar. Orta Hollandaca luc biçimi üzerinden İngilizceye yerleşmiştir. Günlük dilde rastlantısal başarıyı ya da beklenmedik sonucu açıklamak için kullanılır.
Eş Anlamlılar:
fortune, chance
Zıt Anlamlılar:
misfortune, design

"luck" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 21 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
luck i. şans
I need good luck to pass the exam.
Sınavı geçebilmem için bana şans lazım.

More Sentences
luck i. talih
Genel
luck i. baht
Oh, just my luck!
Vay benim kara bahtım!

More Sentences
luck i. şans
I need good luck to pass the exam.
Sınavı geçebilmem için bana şans lazım.

More Sentences
luck i. başarı
I wish Parliament luck with this and with providing inspiration to forthcoming presidencies in the years ahead.
Parlamento'ya bu konuda ve önümüzdeki yıllarda gelecek başkanlıklara ilham kaynağı olma konusunda başarılar diliyorum.

More Sentences
Teknik
luck i. şans
I need good luck to pass the exam.
Sınavı geçebilmem için bana şans lazım.

More Sentences
Genel
luck i. nasip
luck i. yom
luck i. kader
luck i. uğur
luck i. ikbal
luck i. akyazı
luck i. tecelli
luck i. akyıldız
luck i. kısmet
luck i. talih
luck f. şansı yaver gitmek
luck f. şans eseri kazanmak
luck f. talihi gülmek
Teknik
luck i. talih
Coğrafya
luck i. wisconsin eyaletinde yerleşim yeri

"luck" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
ill luck i. şanssızlık
ill luck i. talihsizlik
good luck i. uğur
bad luck i. şanssızlık
bad luck i. talihsizlik
bad luck i. uğursuzluk
Genel
hard luck i. şanssızlık
good luck i. baht
good luck i. akyazı
ill luck i. aksilik
ill luck i. terslik
luck into something i. şans eseri
a run of luck i. şans zinciri
good luck i. kadem
bad luck i. kör talih
ill luck i. uğursuzluk
good luck i. iyi şans
good luck i. talih kuşu
his bad luck i. alnının karayazısı
best of luck i. çok iyi şans
a stroke of luck i. şans eseri
bad luck i. şeamet
good luck i. şans
bad luck i. uğursuzluk
good luck i. bol şans
bad luck i. karayazı
good luck charm i. iyi şans duası
dumb luck i. keriz şansı
dumb luck i. enayi şansı
dumb luck i. acemi şansı
sheer dumb luck i. keriz şansı
sheer dumb luck i. acemi şansı
sheer dumb luck i. enayi şansı
unexpected good luck i. devlet kuşu (konmak)
bad luck i. kör şeytan
bad luck i. kör şans
just my luck i. şansıma
beginner's luck i. eşek şansı
stroke of luck i. talih kuşu
bad luck i. aksilik
ill luck i. kötü talih
tough luck i. kötü talih
bad luck i. kötü talih
good-luck charm i. muska
ill luck i. makus talih
good luck kiss i. şans öpücüğü
kiss for luck i. şans öpücüğü
good luck angel i. şans meleği
good luck charm i. uğurlu eşya
bad luck i. kötü şans
tough luck i. kör talih
ill luck i. kör talih
chuck–luck i. üç zarla oynanan bir şans oyunu
chuck-a-luck i. üç zarla oynanan bir şans oyunu
luck penny i. şans için müşteriye verilen para üstü
luck penny i. şans parası
be out of luck f. şanssız olmak
try one's luck f. şansını denemek
be in luck f. kısmeti açılmak
be out of luck f. şansı yaver gitmemek
wish someone luck f. başarılar dilemek
take pot luck f. razı olmak
be out of luck f. şansı olmamak
have the luck of the devil f. ballı olmak
come (luck day) f. gün doğmak (şans vb)
be cross with one's luck f. bahtına küsmek
have the luck of the devil f. çok şanslı olmak
have unexpected luck f. kısmeti ayağına gelmek
push one's luck f. şansını zorlamak
press one's luck f. şansını zorlamak
wish somebody good luck f. başarı dilemek
bring bad luck f. kötü şans getirmek
press one's luck f. şansına fazla güvenmek
bring good luck f. ayağı uğurlu gelmek
have a run of bad luck f. şansı ters gitmek
bring good luck f. şanslı gelmek
not leave it to luck f. işi şansa bırakmamak
bring luck f. kademli gelmek
have the devil's own luck f. ballı olmak
bring good luck f. uğur getirmek
be in luck f. şanslı olmak
bring luck f. şans getirmek
(one's luck) to hold f. şansı devam etmek
luck out f. şans eseri yapmak
one's luck turn f. şansı dönmek
be dependent on luck f. şansa bağlı olmak
depend on luck f. şansa bağlı olmak
be depending on luck f. şansa bağlı olmak
be down on one's luck f. talihi yüz çevirmek
be in luck f. talihli olmak
(one's luck) to turn f. şeytanın bacağını kırmak
bring bad luck f. uğursuz gelmek
give for good luck f. şans getirmesi için vermek
wish good luck f. iyi şans dilemek
luck (through) f. (mecazen) kumar oynamak
luck (it) f. işini şansa bırakmak
luck (out) f. şansına güvenerek hareket etmek
luck (it) f. (mecazen) kumar oynamak
luck (out) f. risk almak
luck (it) f. şans ile hareket etmek
luck (out) f. (mecazen) kumar oynamak
luck (it) f. risk almak
luck (through) f. işini şansa bırakmak
luck (through) f. şans ile hareket etmek
luck (out) f. şans ile hareket etmek
luck (through) f. risk almak
luck (out) f. işini şansa bırakmak
luck (through) f. şansına güvenerek hareket etmek
luck (it) f. (bir faaliyeti) şansına güvenerek gerçekleştirmek
down on one's luck s. kör talih
in luck s. şansı açık
down on one's luck s. talihsiz
down on his luck s. talihsiz
in luck s. talihli
out of luck s. talihsiz
out of luck s. şanssız
down on one's luck s. bahtsız
by luck zf. şans eseri
as luck would have it zf. şansa göre
as bad luck zf. aksi gibi
as luck would have it zf. şansıma
as luck would have it zf. şans işi
for luck zf. uğur getirsin diye
good luck! ünl. rasgele
good luck ünl. bol şanslar!
good luck ünl. başarılar
good luck on your new endeavor! ünl. hayırlı işler!
good luck ünl. hayırlı ola!
good luck! ünl. bol şanslar!
Öbek Fiiller
luck out f. turnayı gözünden vurmak
luck out f. şanslı olmak
luck out f. şansı açılmak
find something by luck f. şans eseri bulmak
luck into something f. şans eseri bulmak
luck out of something f. şans eseri çıkmak/yapmak
luck in f. çok şanslı olmak
luck in f. çok talihli olmak
luck through f. şans ile hareket etmek
luck through f. şansına güvenerek hareket etmek
luck it f. işini şansa bırakmak
luck into f. (bir şeye) sahip olmak
luck through f. işini şansa bırakmak
luck it f. şansına güvenerek hareket etmek
luck it f. şans ile hareket etmek
luck into f. (bir şeyi) ele geçirmek
luck out of f. şans eseri çıkmak/yapmak
İfadeler
good luck with it i. hayırlısı
good luck with it expr. hayırlısı olsun
good luck with it expr. hayırlı olsun
if luck permits expr. şans yaver giderse