| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | main i. | esas | ||
|
Our main aim is to create a new platform for artists. Esas amacımız sanatçılar için yeni bir platform oluşturmak. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | main s. | başlıca | ||
|
I would like to mention the main ones. Bunların başlıcalarından bahsetmek istiyorum. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | main s. | ana | ||
|
This is what the main part of the recommendation is about. Tavsiye kararının ana bölümü de bununla ilgilidir. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | main s. | baş | ||
|
Who was the main god of Babylon? Babil'in baş tanrısı kimdi? More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | main s. | asıl | ||
|
Much more discussion is needed with the United States, where the main fear is loss of jobs. Asıl korkunun iş kaybı olduğu Amerika Birleşik Devletleri ile çok daha fazla tartışmaya ihtiyaç var. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | main i. | baş | ||
|
Who was the main god of Babylon? Babil'in baş tanrısı kimdi? More Sentences |
||||
| Genel | main s. | büyük | ||
|
In addition, one of the main headaches for the working woman is combining family with work. Buna ek olarak, çalışan kadınlar için en büyük sıkıntılardan biri de aile ile işi bir arada yürütmektir. More Sentences |
||||
| Genel | main s. | başlıca | ||
|
I would like to mention the main ones. Bunların başlıcalarından bahsetmek istiyorum. More Sentences |
||||
| Genel | main s. | ana | ||
|
This is what the main part of the recommendation is about. Tavsiye kararının ana bölümü de bununla ilgilidir. More Sentences |
||||
| Genel | main s. | asıl | ||
|
Much more discussion is needed with the United States, where the main fear is loss of jobs. Asıl korkunun iş kaybı olduğu Amerika Birleşik Devletleri ile çok daha fazla tartışmaya ihtiyaç var. More Sentences |
||||
| Genel | main s. | esas | ||
|
Our main aim is to create a new platform for artists. Esas amacımız sanatçılar için yeni bir platform oluşturmak. More Sentences |
||||
| Genel | main s. | temel | ||
|
The strong import increase and the ensuing rising trade balance deficit were the main causes of the deterioration. Güçlü ithalat artışı ve bundan dolayı yükselen dış ticaret açığı, bozulmanın temel nedenleriydi. More Sentences |
||||
| Genel | main s. | önemli | ||
|
The main thing, without a doubt, is not to tamper with nature on ethical grounds. Şüphesiz en önemli şey, etik gerekçelerle doğaya müdahale etmemektir. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | main s. | ana | ||
|
This is what the main part of the recommendation is about. Tavsiye kararının ana bölümü de bununla ilgilidir. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | main s. | asıl | ||
|
Much more discussion is needed with the United States, where the main fear is loss of jobs. Asıl korkunun iş kaybı olduğu Amerika Birleşik Devletleri ile çok daha fazla tartışmaya ihtiyaç var. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | main s. | esas | ||
|
Our main aim is to create a new platform for artists. Esas amacımız sanatçılar için yeni bir platform oluşturmak. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | main i. | deniz | ||
| Genel | main i. | ana boru | ||
| Genel | main i. | kuvvet | ||
| Genel | main i. | okyanus | ||
| Genel | main i. | esas kısım | ||
| Genel | main i. | en büyük kısım | ||
| Genel | main i. | anakara | ||
| Genel | main i. | beden gücü | ||
| Genel | main i. | kuvvet | ||
| Genel | main i. | güç | ||
| Genel | main i. | zarlı oyunlarda el veya karşılaşma | ||
| Genel | main i. | kapaklı sepet | ||
| Genel | main i. | meyve sepeti | ||
| Genel | main s. | zor | ||
| Genel | main s. | major | ||
| Genel | main s. | belli başlı | ||
| Genel | main s. | bütün | ||
| Genel | main s. | azami | ||
| Genel | main s. | en fazla | ||
| Genel | main s. | boyut, kapsam veya önem bakımından başta gelen | ||
| Genel | main s. | önde olan | ||
| Genel | main s. | ileri gelen | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | main i. | ana grup | ||
| Denizcilik | ||||
| Denizcilik | main i. | ana yelken | ||
| Denizcilik | main i. | mayistra yelkeni | ||
| Denizcilik | main i. | grandi direği | ||
| Denizcilik | main i. | ana direk | ||
| Denizcilik | main i. | karayip denizi'ne kıyısı olan amerika topraklarına eskiden verilen ad | ||
| Denizcilik | main s. | grandi direğine ait herhangi bir aksama dair | ||
| Denizcilik | main s. | grandi direğine ait herhangi bir aksamla ilişkili | ||
| Denizcilik | main s. | ana yelkene veya grandi direğine bağlı olan | ||
| Denizcilik | main s. | ana yelkenin veya grandi direğinin civarında bulunan | ||
| Mutfak | ||||
| Mutfak | main i. | ana yemek | ||
| Mutfak | main i. | öğünün başlıca yemeği | ||
| Dilbilim | ||||
| Dilbilim | main s. | sözdizimsel olarak bağımsız olan | ||
| Coğrafya | ||||
| Coğrafya | main i. | doğu almanya'da bir nehir | ||
| Coğrafya | main i. | karayip denizi'ne kıyısı olan amerika topraklarına eskiden verilen ad | ||
| Coğrafya | main i. | açık deniz | ||
| Spor | ||||
| Spor | main i. | (okçuluk, boks gibi müsabakalarda) maç | ||
| Spor | main i. | (okçuluk, boks gibi müsabakalarda) karşılaşma | ||
| Bahisçilik | ||||
| Bahisçilik | main i. | bir karşılaşmada atılan en büyük zar | ||
| Bahisçilik | main i. | kumar gibi oyunlarda belirlenen sayılar arasında atılan zar | ||
| Bahisçilik | main i. | horoz dövüşünde karşılaşma | ||
| Türkçe | İngilizce | |
|---|---|---|
| Geometri | ||
| Geometri | main | rhomb i. |