mends - Türkçe İngilizce Sözlük

mends

mends — Definition

Anlamı ve Tanımı:
onarım yapmak, düzeltmek
Okunuş (IPA):
(AmE /mɛnd/ – BrE /mɛnd/)
Terim Türü:
Fiil: mend (mends – mended – mending)
Bozulmuş bir şeyi iyileştirmeyi veya durumu toparlamayı anlatan fiildir. Eski İngilizce mendan kökünden günümüze ulaşmaktadır. Somut ve mecazi anlatılarda iyileştirme sürecini ifade etmektedir.
Eş Anlamlılar:
repair, fix
Zıt Anlamlılar:
damage

"mends" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
mend f. onarmak
Because it’s easier to mend a broken heart than it is to piece together a shattered identity.
Çünkü kırık bir kalbi onarmak, parçalanmış bir kimliği bir araya getirmekten daha kolaydır.

More Sentences
mend f. tamir etmek
How much did it cost you to mend that engine?
O motoru tamir etmek sana ne kadara mal oldu?

More Sentences
Genel
mend i. onarılan yer
My trousers were punctured from its mend again.
Pantolonum onarıldığı yerden tekrar delindi.

More Sentences
mend f. iyileşmek
Her arm hasn't mended yet.
Kolu henüz iyileşmedi.

More Sentences
mend f. yamamak
I used a piece of cloth to mend my trousers.
Pantolonumu yamamak için bir parça kumaş kullandım.

More Sentences
mend f. düzeltmek
Love can mend your life.
Aşk, hayatınızı düzeltebilir.

More Sentences
mend f. onarmak
Because it’s easier to mend a broken heart than it is to piece together a shattered identity.
Çünkü kırık bir kalbi onarmak, parçalanmış bir kimliği bir araya getirmekten daha kolaydır.

More Sentences
mend f. tamir etmek
How much did it cost you to mend that engine?
O motoru tamir etmek sana ne kadara mal oldu?

More Sentences
mend f. dikmek
He got his wife to mend his shirt.
Karısına gömleğini diktirdi.

More Sentences
mend f. tatlıya bağlamak
They finally managed to mend the problem between them.
Sonunda aralarındaki meseleyi tatlıya bağlamayı başardılar.

More Sentences
Teknik
mend f. onarmak
Because it’s easier to mend a broken heart than it is to piece together a shattered identity.
Çünkü kırık bir kalbi onarmak, parçalanmış bir kimliği bir araya getirmekten daha kolaydır.

More Sentences
mend f. tamir etmek
How much did it cost you to mend that engine?
O motoru tamir etmek sana ne kadara mal oldu?

More Sentences
Genel
mend i. onar
mend i. tamir
mend i. onarım
mend f. düzelmek
mend f. yapmak
mend f. iyileştirmek
mend f. hızlandırmak
mend f. çabuklaştırmak
mend f. ıslah etmek
mend f. telafi etmek
mend f. kefaretini ödemek
mend f. (fiyat, ağırlık) artmak
mend f. onarım yapmak
Medikal
mend f. kaynamak (kırık kemikler)
Balıkçılık
mend f. olta sineğinin akıntı yönünde sürüklenmemesi için olta ipini yukarı çekerek olta kamışı ile olta sineği arasındaki gevşekliği gidermek

"mends" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 47 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
be on the mend f. (hasta) iyileşmek
mend one's ways f. adam olmak
mend one's ways f. ıslah olmak
mend one's fence f. zayıf yönlerini veya kusurlarını gidermek
mend one's fences f. arayı yapmak
mend (one's) fences f. çitleri tamir etmek/onarmak
mend [dialect] f. (ateş) yakmak
mend [obsolete] f. (maaş) ekleme veya artış yaparak iyileştirmek
mend [dialect] f. ateşi körüklemek
on the mend s. iyileşmekte
on the mend s. düzelmekte
Konuşma Dili
make do and mend f. idare etmek
make do and mend f. onarıp kullanmak
on the mend expr. iyileşmekte/düzelmekte olan
hell mend (someone) expr. cehenneme kadar yolu var
hell mend (someone) expr. cehennemin dibine gitsin
hell mend (someone) expr. cehennemin dibi
Deyim
be on the mend f. durumu iyileşmekte olmak
be on the mend f. hastalığı atlatıyor olmak
mend one's fences f. ilişkilerini düzeltmek
mend the fences with someone f. biri ile olan ilişkilerini düzeltmek
mend a broken heart f. kırık bir kalbi onarmak
mend (one's) pace [old-fashioned] f. temposunu birine göre hızlandırmak
mend your pace f. hızlanmak
mend (one's) pace [old-fashioned] f. temposunu artırmak
mend your pace f. temposunu birine göre ayarlamak
mend (one's) fences f. (biriyle) arasını iyileştirmek
mend (one's) fences f. (biriyle) arasını düzeltmek
mend (one's) fences f. (biriyle) ilişkisini düzeltmek
mend your fences f. arayı düzeltmek
mend fences f. ilişkisini düzeltmek
mend fences f. arayı düzeltmek
mend fences f. arayı yapmak
mend ways f. ıslah olmak
mend ways f. yola gelmek
mend your fences f. ilişkisini düzeltmek
mend ways f. adam olmak
mend your fences f. arayı yapmak
It is never too late to mend expr. bir hatayı düzeltmek için asla geç değildir
It is never too late to mend expr. gönül almak için asla geç değildir
It is never too late to mend expr. (bir şeyleri) düzeltmek için hiçbir zaman çok geç değildir
Konuşma
it is never too late to mend expr. zararın neresinden dönersen kardır
mend your ways expr. davranışlarına dikkat et
Siyasal
mend one's fence f. açık kapı bırakmamak
Argo
hell mend (one) exclam. cehenneme kadar yolu var
hell mend (one) exclam. cehennemin dibine gitsin
hell mend (one) exclam. cehennemin dibi