obje - Türkçe İngilizce Sözlük

obje

"obje" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 5 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
obje object i.
Secondly, the launch of a study on the traceability of cultural objects.
İkinci olarak, kültürel objelerin izlenebilirliğine ilişkin bir çalışmanın başlatılması.

More Sentences
Genel
obje object i.
Secondly, the launch of a study on the traceability of cultural objects.
İkinci olarak, kültürel objelerin izlenebilirliğine ilişkin bir çalışmanın başlatılması.

More Sentences
obje oggetto (it) i.
obje thing i.
obje thang i.

"obje" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 93 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
sosyal obje social object i.
merkezi konumdaki obje centerpiece i.
obje tiryakiliği object addict i.
obje olma durumu objecthood i.
sert bir obje a hard object i.
dekoratif obje decorative object i.
merkezi konumdaki obje centrepiece i.
yapay obje artificial object i.
kutsal obje hallow i.
kadınların cinsel obje olarak görülmesini teşvik eden müstehcen kültür raunch culture i.
uğur getirdiğine inanılan obje charm i.
dil benzeri küçük obje tonguelet i.
elmaya benzer obje apple i.
bilgili görünmek isteyenlerin raflarına dizdiği kitap görünümlü sahte obje fake book i.
hoş obje lovely i.
(şamdan benzeri) ışık saçan dekoratif obje luster i.
yarım ay şeklinde obje demilune i.
iç içe geçmiş eğik çizgilerle yapılan bir madeni obje deseni guilloche i.
yuvarlak obje rotundity i.
obje veya malzemelerin döndürülerek cilalama, kaplama, yumuşama, kuruma gibi işlemlere tabi tutulduğu döner varil veya kutu rumble i.
çanak şekilli obje dish i.
göze hitap etmeyen obje dissight i.
fiziksel obje concrete quantity i.
ucu sivri obje prick i.
obje veya şeklin çevre uzunluğunun yarısı semiperimeter i.
batıl inançla ilişkili obje freet i.
küp biçimli obje square i.
çok iri obje supergiant i.
devasa obje supergiant i.
(okçulukta) kısa mesafe hedefi olarak kullanılan doğal obje hoyle i.
ışıltılı küçük obje sparklet i.
bulunduğu yeri koruduğuna inanılan kutsal obje palladium i.
zincir halde dizilmiş küçük obje dizisi pair i.
dolaylı obje olarak datively zf.
belirtilen obje ile doldurulmuş anlamını veren bir son ek -filled snk.
Deyim
şans getiren obje a cricket on the hearth i.
uğur getiren obje a cricket on the hearth i.
cinsel obje olarak görülen kadın a bit of crackling [brit] i.
sihirli obje an aladdin's lamp i.
sihirli obje an aladdin's lamp i.
birisine cinsel obje gibi davranmak treat someone like a sexual object f.
birisine cinsel obje gibi davranmak treat someone as a sexual object f.
Teknik
herhangi bir radyasyon kaynağı ile bir detektör arasında bulunan obje absorber i.
tanımlanamayan uçan obje ufo i.
batmaz (obje) buoyant i.
obje modeli object model i.
Bilgisayar
(bilgisayar grafiğinde) çok kenarlı obje polygon i.
Aydınlatma
(şamdan benzeri) ışık saçan dekoratif obje lustre i.
Ulaştırma
araba üzerinde taşınabilecek boyut ve ağırlıkta tasarlanmış obje cartopper i.
Medikal
sivri obje korkusu aichmophobia i.
obje bağlanması object attachment i.
sivri obje korkusu (iğne vb) trypanophobia i.
Psikoloji
obje bağlanması object attachment i.
obje ilişkileri object relations i.
Optik
ışığı obje üzerinde odaklamak için kullanılan lens optical condenser i.
obje boyutları arasındaki orantısal bozukluk distortion i.
obje görüntüsünün objektife olan uzaklığı focal distance of a telescope i.
Matematik
yedinci dereceden matematiksel obje (fonksiyon, eğri) septic i.
Fizik
(obje veya nesne) yansıtma özelliği luminosity i.
yıldızaltı obje substellar object i.
Gökbilim
yıldızlararası obje interstellar object i.
astronomik obje astronomical object i.
jüpiter kütleli ikili obje jupiter-mass binary object i.
jüpiter kütleli ikili obje jupiter-mass binary object (jumbo) i.
(mesafe tahmininde kullanılan) parlak astronomik obje standard candle i.
Tarih
özellikle antik roma'da kabartmalı yapılarak değerli metal obje takılmış ayrı süsler emblema i.
abraham lincoln'e ilişkin her türlü obje, yazı veya anekdot lincolniana i.
Arkeoloji
taklit obje skeuomorphism i.
taklit obje skeuomorph i.
Felsefe
(insan, obje) iç doğa inscape i.
Sanat
lake kaplı, genellikle işlemeli olan dekoratif obje lacquer i.
antik çağdan kalma sanatsal obje an article of virtu i.
japon stilindeki obje japonaiserie i.
psikedelik etki yapan obje ve tasarımlar psychodelia i.
psikedelik etki yapan obje ve tasarımlar psychedelic art i.
(seramik obje) damga ile süslenmiş sigillate s.
Tiyatro
edebi bir eserde üzerine bir süreliğine yoğunlaşılan düşünce veya obje hakkında izlenim yaratılacak sahne vignette i.
Fotoğrafçılık
hareketsiz obje fotoğrafçılığı still photography i.
hareketsiz obje fotoğrafı kodak [dated] i.
hareketsiz obje fotoğrafçılığında kullanılan bir fotoğraf makinesi markası kodak® i.
hareketsiz obje fotoğrafı still i.
35 mm'lik ve daha az genişlikte film kullanılan hareketsiz obje fotoğrafçılığı miniature s.
hareketsiz obje fotoğrafına özgü still s.
hareketsiz obje fotoğrafı için tasarlanan still s.
hareketsiz obje fotoğrafı ile ilgili still s.
Ciltçilik
tam sayfaya obje tutturulması için konulmuş yaklaşık 1. 27 cm'ye 1.90 cm ölçülerinde dar yaprak guard i.
Argo
mahkumların mastürbasyon yapmak için kullandıkları obje fifi i.
cinsel obje olarak görülen kadın tail i.
müstehcen obje ya da performans raunch i.
cinsel bir obje olarak kadın a piece of ass i.
cinsel bir obje olarak kadın a piece of tail i.
cinsel obje olarak düşünülen kimse a piece of meat i.
cinsel obje olarak görülen kadınlar minge i.