pending - Türkçe İngilizce Sözlük

pending

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

pending — Definition

Anlamı ve Tanımı:
beklemede, sonuçlanmamış
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈpɛndɪŋ/ – BrE /ˈpɛndɪŋ/)
Terim Türü:
Sıfat: pending
Henüz karara bağlanmamış veya tamamlanmamış durumu niteleyen sıfattır. Latince pendere kökünden türeyen bu biçim, askıda olma fikrini korur. Hukuk, idari süreçler ve proje yönetiminde geçici belirsizlik durumlarını ifade etmek için kullanılmaktadır.
Eş Anlamlılar:
awaiting, unresolved
Zıt Anlamlılar:
settled, resolved

"pending" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 48 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
pending s. askıda olan
Europe must commit to finding a solution to this pending cross-border issue.
Avrupa, askıda olan bu sınır ötesi soruna bir çözüm bulma taahhüdünde bulunmalıdır.

More Sentences
pending s. beklemede
I should just like to say a word about the pending research.
Beklemekte olan araştırma hakkında bir şeyler söylemek istiyorum.

More Sentences
pending s. sürmekte olan
The case is still pending in court.
Dava halen mahkemede sürmektedir.

More Sentences
pending s. yaklaşan
The pending final exam is making me nervous.
Yaklaşan final sınavı beni geriyor.

More Sentences
pending ed. beklemek üzere
He is under custody pending trial.
Yargılanmasını beklemek üzere gözaltında tutulmaktadır.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
pending s. askıda olan
Europe must commit to finding a solution to this pending cross-border issue.
Avrupa, askıda olan bu sınır ötesi soruna bir çözüm bulma taahhüdünde bulunmalıdır.

More Sentences
Bilgisayar
pending s. beklemede
I should just like to say a word about the pending research.
Beklemekte olan araştırma hakkında bir şeyler söylemek istiyorum.

More Sentences
Bilişim
pending s. beklemede
I should just like to say a word about the pending research.
Beklemekte olan araştırma hakkında bir şeyler söylemek istiyorum.

More Sentences
Genel
pending s. asılı
pending s. inceleme sürecindeki
pending s. ufukta gözüken
pending s. karara bağlanmamış olan
pending s. sarkan
pending s. derdest
pending s. muallak
pending s. bir karara bağlanmamış
pending s. yakın
pending s. gelen
pending s. karara bağlanmamış
pending s. askıda
pending s. kararlaştırılmamış
pending s. muallakta
pending s. bekleyen
pending s. tamamlanmamış
pending s. işlemde olan
pending s. henüz karara bağlanmamış
pending s. yakında olan
pending s. sonuçlanmamış
pending ed. boyunca
pending ed. zarfında
pending ed. sırasında
pending ed. esnasında
pending ed. -e kadar
pending ed. -inceye kadar
pending ed. bekler durumda
Hukuk
pending s. askıda
pending s. derdest
pending s. muallak
pending s. karara bağlanmamış
Siyasal
pending s. inceleme sürecindeki
Teknik
pending s. askıya alınmış
pending s. kararlaştırılmamış
pending s. muallakta olan
Bilgisayar
pending s. askıda
pending s. bekleyen
pending s. beklenen
pending expr. bekliyor
Bilişim
pending s. beklenilen

"pending" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 69 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
pending order i. bekleyen sipariş
pending invitation i. bekleyen davetiye
pending suggestion i. bekleyen öneri
be pending f. askıda kalmak
be pending f. muallakta kalmak
have a pending court-martial f. askeri mahkemede yargılanıyor olmak
pending approval s. onay bekleyen
İfadeler
patent pending expr. patent bekliyor
Ticaret/Ekonomi
pending accounts i. askıda kalan hesaplar
pending loss i. muallak hasar
pending account i. askıda kalan hesap
pending home sales i. devam eden/askıdaki ev satışları
pending authorization i. açık provizyon
balance pending i. bekleyen bakiye
patent pending s. patent başvurusu yapılmış
patent pending s. patent başvurusu yapılmış
Hukuk
maintenance pending suit i. tedbir nafakası
pending suit i. davanın beklemesi
actual, threatened or pending claims i. fiili, muhtemel veya derdest yasal talep
pending adjudication i. karara bağlanmamış dava
pending law i. bekleyen yasa
pending place of action i. davanın görülme yeri
pending of condition i. şartın tahakkuku
pending action i. görülen dava
pending a case i. davanın görülmesi
plea of another action pending i. aynı taraflar arasında başka bir davanın görülmekte olduğunu belirten defi
another action pending between the same parties i. aynı taraflar arasında yine aynı konuda görülmekte bulunan diğer bir dava
a pending lawsuit i. askıda kalan dava
pending suit i. askıda kalan dava
pending at law i. davanın askıda kalması
temporary alimony pending a suit i. geçici tedbir nafakası
pending appeal i. istinaf yoluna henüz başvurulmamış dava
plea of another action pending i. derdestlik itirazı
pending litigation i. bekleyen dava
release pending trial i. tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılma
pending case i. görülmekte olan dava
be released by the court pending a trial f. tutuksuz yargılanmak üzere salıverilmek
be released by the court pending a trial f. tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmak
be released on bail of (...) by the vacation court pending his trial f. nöbetçi mahkemece (...) kefalet karşılığı tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmak
be jailed pending trial f. tutuklu olarak yargılanmak
be jailed pending trial f. tutuklu yargılanmak
Siyasal
pending adjudication i. karara bağlanmamış olan dava
pending adjudication i. derdest dava
pending cases i. inceleme aşamasında olan dosyalar
Sigortacılık
pending loss i. muallak hasar
Teknik
pending trouble code i. belirsiz arıza kodu
Bilgisayar
requests pending i. bekleyen istekler
pending change i. bekleyen değişiklik
pending deletion i. bekletme gecikmesi
pending review i. bekleyen
pending post i. bekleyen posta/mesaj
start pending expr. beklemeyi başlat
stop pending expr. bekletmeyi durdur
stop pending expr. beklemeyi durdur
start pending expr. beklemeye başla
start pending expr. bekletmeyi başlat
i/o pending expr. g/ç beklemede
check pending expr. bekleyeni gözden geçir
device pending expr. aygıt bekliyor
device pending expr. aygıt beklemede
pause pending expr. bekletmeyi duraklat
pause pending expr. beklemeyi duraklat
repair pending expr. onarım beklemede
there are no pending invitations expr. bekleyen davetiye yok
1 pending request expr. 1 bekleyen istek
download pending expr. indirme işlemi bekliyor
balance pending expr. bakiye bekliyor
Otomotiv
pending trouble code i. askıdaki arıza kodu
Askeri
pending availability i. temin edilinceye kadar