ready? - Türkçe İngilizce Sözlük

ready?

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"ready?" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
get ready f. hazırlanmak
ready s. hazır
Genel
ready cash i. kasa mevcudu
the ready i. trinko para
ready money i. nakit
the ready i. nakit
ready money i. hazır para
ready money i. peşin para
camera ready copy i. baskıya hazır nüsha
a ready pen i. iyi yazı yazma yeteneği
the ready i. peşin para
ready cash i. nakit
ready cash i. peşin para
ready i. hazır para
ready i. peşin para
make-ready i. baskıya hazırlama
manufacture of ready-made clothes i. konfeksiyon
ready-made seller i. konfeksiyoncu
ready-made garment i. konfeksiyon
ready-made clothing sector i. hazır giyim sektörü
ready-to-wear i. hazır giyim eşyası
getting ready to do business i. iş yapmaya hazır hale gelme
ready-bed i. hazır yatak
a ready pen i. güzel yazı yazma yeteneği
ready-to-wear spectacles i. takmaya hazır gözlükler
getting ready for christmas i. yılbaşına hazırlık/hazırlanma
ready text i. hazır metin
ready to drink i. hazır içecek
ready-made i. satılmak için üretilmiş olup sanatsal özellikler de taşıyan gündelik nesne
ready i. nakit para
get the substructure ready f. altyapı kurmak
stand ready f. alesta durmak
make ready f. hazırlamak
get ready for f. hazırlanmak
get the substructure ready f. altyapı oluşturmak
get downry ready f. çeyizini hazırlamak
get ready to do business f. iş yapmaya hazır hale gelmek
get ready for f. hazır olmak
make ready for f. bir şey için hazırlamak
get the substructure ready f. altyapı hazırlamak
get ready do f. kollarını sıvamak
be ready to burst with anger f. hırsından çatlamak
make ready f. hazır hale getirmek
get ready f. hazır hale gelmek
make ready f. hazır etmek
get ready to do something f. kolları sıvamak
look ready f. hazır görünmek
appear ready f. hazır görünmek
feel ready f. hazır hissetmek
stand ready f. hazır bulunmak
seem ready f. hazır görünmek
be ready for cooperation f. işbirliğine hazır olmak
make ready f. ihzar etmek
keep ready f. hazır bulundurmak
make ready f. hazır kılmak
make ready for f. bir şey için hazırlanmak
be ready f. hazır olmak
pay ready money f. peşin olarak ödemek
be ready for the storm f. fırtınaya hazır olmak
be ready for use f. kullanıma amade olmak
be ready for use f. kullanıma hazır olmak
be ready for change f. değişime hazır olmak
get ready for something f. bir şey için hazırlanmak
get ready for school f. okula hazırlanmak
make ready to do f. yapmaya hazırlanmak
get ready for something f. bir şeye hazırlanmak
be mentally ready f. kafa olarak hazır durumda olmak
be mentally ready f. kafa olarak hazır olmak
get ready for the concert f. konsere hazırlanmak
ready f. hazırlamak
start to get ready f. hazırlanmaya başlamak
make ready f. baskı için hazır hale getirmek
get ready for the bed f. yatmaya hazırlanmak
ready s. peşin
ready s. apiko
ready s. alesta
rough and ready s. aşağı yukarı
ready s. razı
ready s. çabuk
ready s. tamam
ready s. hazırlop
ready s. hazırlıklı
ready for immediate use s. hemen kullanıma uygun
rough and ready s. işe yarar
ready for sale s. satışa hazır duruma getirilmiş
ready s. becerikli
ready s. amade
ready for sale s. satışa hazır
ready s. hızlı
ready s. el altında
ready s. kolay
got ready s. hazırlanmış
ready s. eldeki
ready s. anık
ready made s. hazır
ready s. yetenekli
ready s. nakit
ready s. istekli
ready s. hazır
ready s. gönüllü
rough and ready s. pratik
ready s. klişeleşmiş
ready to cry s. ağlamaklı
ready s. her günkü
ready s. kullanıma hazır
ready s. mücehhez
ready to start s. şevke hazır
ready to hand s. el altında
ready for use s. kullanıma hazır
ready-to-wear s. konfeksiyon
ready-to-wear s. hazır (giyim eşyası)
ready-to-wear s. kullanıma hazır
ready-to-use s. kullanıma hazır
ready-to-wear s. giymeye hazır
ready-made s. (giysi) hazır
ready-made s. konfeksiyon
ready s. müsait
ready to serve s. servise hazır
ready for cooperation s. işbirliğine hazır
mentally ready s. kafa olarak hazır
ready for frying s. kızartılmaya hazır
ready-to-drink s. içime hazır
ready for action s. harekete hazır
ready to sleep s. uyumaya hazır
camera-ready s. baskıya hazır
camera-ready s. fotoğraflanmaya hazır (yazı/çizim vs.)
ready-made s. basmakalıp
ready s. kullanıma hazır
ready-made s. ihtiyacı karşılayan
ready-made s. pratik
ready s. mevcut
ready s. uygun
ready-made s. amaca uygun
ready s. hemen kullanılabilir
ready-made s. kullanışlı
ready-furnished s. eşyalı halde satılan ya da kiralanan (yer)
ready-witted s. cin gibi
ready-made s. bilindik
ready-to-serve s. servise hazır
ready-made s. kalıplaşmış
ready-made s. klişeleşmiş
ready-witted s. uyanık
ready-witted s. çabuk kavrayan
all ready s. hep birlikte hazır
at the ready zf. kullanılmaya hazır
at the ready zf. hazır durumda
at the ready zf. atışa hazır
ready zf. hazır
Öbek Fiiller
be/get ready (to do something) f. bir şey yapmaya hazırlanmak
İfadeler
in ready money expr. nakden

"ready?" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 2 sonuç

Türkçe İngilizce
Argo
asker tayını/paketlenmiş hazır yemek anlamındaki "meal ready to eat" ifadesinin ilk harflerinden oluşturulmuş mre kısaltmasının yemeğin kötülüğünden ötürü şaka yollu "Etiyopyalıların bile reddettiği/yemediği yemek" şeklinde değiştirilmiş hali meals rejected by ethiopians expr.
asker tayını/paketlenmiş hazır yemek anlamındaki "meal ready to eat" ifadesinin ilk harflerinden oluşturulmuş mre kısaltmasının yemeğin kötülüğünden ötürü şaka yollu "düşmanın (enemy) bile reddettiği/yemediği yemek" şeklinde değiştirilmiş hali meals rejected by the enemy expr.