salient - Türkçe İngilizce Sözlük

salient

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

salient — Definition

Anlamı ve Tanımı:
belirgin, göze çarpan
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈseɪliənt/ – BrE /ˈseɪliənt/)
Terim Türü:
Sıfat: salient
Bir özelliğin kolayca fark edilir olmasını betimleyen sıfattır. Salience ile aynı kök ailesine dayanır. Akademik yazım ve analizlerde ana noktaları vurgulamak için kullanılan nitelendirici bir sözcük olarak kullanılır.
Eş Anlamlılar:
prominent, striking
Zıt Anlamlılar:
subtle

"salient" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
salient s. göze çarpan
Now William will summarize the salient points for us.
Şimdi William bizim için göze çarpan noktaları özetleyecek.

More Sentences
Genel
salient s. belirgin
Unfortunately, munificence is not one of the salient features of my husband.
Ne yazık ki, cömertlik kocamın belirgin özelliklerinden biri değil.

More Sentences
salient s. öne çıkan
What are the salient points for the liberal group?
Liberal grup için öne çıkan noktalar nelerdir?

More Sentences
Kimya
salient s. göze çarpan
Now William will summarize the salient points for us.
Şimdi William bizim için göze çarpan noktaları özetleyecek.

More Sentences
Genel
salient i. istihkam dış açısı
salient s. atlayan
salient s. çarpıcı
salient s. çıkık
salient s. dış
salient s. çıkıntılı
salient s. sıçrayan
salient s. fışkıran
salient s. dikkat çekici
salient s. fırlak
salient s. dikkat çeken
salient s. dikkati çeken
salient s. dışa doğru püsküren
salient s. dışarı fışkıran
salient s. şaha kalkmış
salient s. şahlanmış
İnşaat
salient s. (istihkam duvarı) dışa doğru çıkıntı yapan
Kimya
salient s. çarpıcı
salient s. çıkma
salient s. cumbalı
salient s. çıkıntılı
Coğrafya
salient i. doğal sınırlarının ötesine taşan yeryüzü şekli
Askeri
salient i. muharebe hattının düşmana doğru keskin açıyla uzanan kısmı

"salient" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 13 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
counter-salient s. (hanedan armalarındaki iki figür) birbirine doğru atlayan
Teknik
salient pole i. çıkık kutup
salient point i. taç noktası
salient angle i. istihkam duvarının dışa çıkıntılı kısmı
salient angle i. dışa doğru sivrilen açı
Bilgisayar
salient point i. çıkıntı noktası
Bilişim
salient point i. taç noktası
Geometri
salient polyhedron i. tüm açıları dışa doğru sivrilen çokyüzlü
salient polygon i. tüm açıları dışa doğru sivrilen çokgen
Kimya
salient point i. taç noktası
Star Wars
boz pity salient i. boz çukuru çıkıntısı
salient sentry station i. salient bekçi istasyonu
salient rebel encampment i. salient asi karargahı