sleep - Türkçe İngilizce Sözlük

sleep

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

sleep — Definition

Anlamı ve Tanımı:
uyumak, uyku
Okunuş (IPA):
(AmE /sliːp/ – BrE /sliːp/)
Terim Türü:
Düzensiz Fiil: sleep (sleeps – slept – slept - sleeping); İsim: sleep (uncountable)
Bu fiil, bilinçli etkinliğin geçici olarak durduğu durumu tanımlar. Eski İngilizce slǣp kökünden gelir. Biyoloji ve gündelik yaşam anlatımlarında temel eylemdir.
Eş Anlamlılar:
rest
Zıt Anlamlılar:
wake

"sleep" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 51 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
sleep i. uyku
Vicki answered the door with sleep crust in her eyes.
Vicki, uykudan çapaklanmış gözleriyle kapıyı açtı.

More Sentences
sleep f. uyumak
Cynthia sleeps 8 hours on average daily.
Cynthia günde ortalama 8 saat uyuyor.

More Sentences
Genel
sleep i. uyku
Vicki answered the door with sleep crust in her eyes.
Vicki, uykudan çapaklanmış gözleriyle kapıyı açtı.

More Sentences
sleep f. uyumak
Cynthia sleeps 8 hours on average daily.
Cynthia günde ortalama 8 saat uyuyor.

More Sentences
sleep f. yatmak
He slept on the floor because he didn’t have a bed.
Yatağı olmadığı için yerde yatıyordu.

More Sentences
sleep f. sessizliğe gömülmek
The building was sleeping when Gia abruptly woke up.
Gia aniden uyandığında bina sessizliğe gömülmüştü.

More Sentences
sleep i. ölüm
sleep i. kış uykusu
sleep i. uyuma
sleep i. uyku hali
sleep i. (göz) çapak
sleep i. (gözde) çapak
sleep i. göz çapağı
sleep i. uyuşukluk
sleep i. hareketsizlik
sleep i. sessizlik
sleep i. dinginlik
sleep i. hissizlik
sleep i. gece
sleep i. … gece kadar süre
sleep i. uyutma (ilaçla)
sleep i. içi bayılma
sleep f. uyuklamak
sleep f. fırıl fırıl dönmek
sleep f. gecelemek
sleep f. kalmak
sleep f. çok hızlı dönmek
sleep f. sevişmek
sleep f. (kararın) bir gece üstüne yatmak
sleep f. kurtulmak
sleep f. göz ardı etmek
sleep f. def etmek
sleep f. uyuyarak harcamak
sleep f. uyuyarak geçirmek
sleep f. uyuyarak (belirli bir hale) gelmek
sleep f. uyuyacak yer vermek
Irregular Verb
sleep f. slept - slept
Hukuk
sleep f. ertelenmek
sleep f. askıya alınmak
Bilişim
sleep i. eylemsizlik durumu
Fizyoloji
sleep i. kurumuş göz akıntısı
Botanik
sleep i. bitki uykusu
sleep i. bitkilerin gece yapraklarını kapaması
sleep f. (özellikle gece) yapraklarını kapatmak
Eski Kullanım
sleep f. hissizleşmek
sleep f. hissini yitirmek
sleep f. aldırmamak
sleep f. takmamak
sleep f. boş vermek
sleep f. önemsememek
Argo
sleep f. birini yere sermek

"sleep" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
winter sleep i. kış uykusu
sleep with f. sevişmek
go to sleep f. yatmak
go to sleep f. yatmaya gitmek
go to sleep f. yatağa yatmak
go to sleep f. uyumaya gitmek
go to sleep f. uyumak üzere uzanmak
go to sleep f. uyumak
Genel
unprotected sleep i. alarmın çalmasından sonra sürekli kalkmak zorunda olduğunu bilerek uyuma durumu
sound sleep i. derin uyku
beauty sleep i. güzellik uykusu
sound sleep i. deliksiz uyku
dead sleep i. derin uyku
deep sleep i. ağır uyku
short sleep i. kısa uyku
talking in one's sleep i. sayıklama
very light sleep i. tavşan uykusu
a wink of sleep i. bir gıdım uyku
a good night's sleep i. iyi geceler öpücüğü
sleep deprivation i. uyku eksikliği
sleep deprivation i. uykusunu alamama
regular sleep pattern i. uyku düzeni
regular sleep routine i. uyku düzeni
brumal sleep i. kış uykusu
state of sleep i. uyku hali
a deep sleep i. derin bir uyku
sleep mask i. uyku maskesi
sleep mask i. uyku maskı
sleep mask i. uyku bandı
sleep mask i. göz bandı
polyphasic sleep i. da vinci uykusu
polyphasic sleep i. çok fazlı uyku
irregular sleep i. düzensiz uyku
afternoon sleep i. öğleden sonra uykusu
deep sleep i. derin uyku
lack of sleep i. uykusuzluk
eternal sleep i. ebedi uyku
sleep expert i. uyku uzmanı
healthy sleep i. sağlıklı uyku
natural sleep cycle i. doğal uyku döngüsü
sleep attack i. uyku krizi
cat sleep i. şekerleme
cat sleep i. kestirme
cat sleep i. kısa hafif uyku
regular sleep i. düzenli uyku
endless sleep i. sonsuz uyku
sleep-in i. çalıştığı yerde yatan kimse
sleep hygiene i. kaliteli uyku için takip edilen uygulamalar
sleep hygiene i. uyku hijyeni
sleep-learning i. uykuda öğrenme
shallow sleep i. derin olmayan uyku
sleep well f. rahat uyumak
lose one's sleep f. uykusu kaçmak
lull someone to sleep f. birini ninni söyleyerek uyutmak
sleep like a baby f. bebek gibi uyumak
put someone to sleep f. birini uyutmak
be overcome by sleep f. uyku basmak
not to sleep a wink f. gözünü kırpmamak
sleep with f. cinsel ilişkiye girmek
make somebody sleep f. uyutmak
start from one's sleep f. uykusundan sıçrayarak uyanmak
sleep with f. yatmak
sleep in f. uyuyakalmak
walk in one's sleep f. uykuda gezmek
put an animal to sleep f. hayvanı iğneyle verilen ilaçla öldürmek
sink into a deep sleep f. derin bir uykuya dalmak
sleep the night through f. uykusunu almak
sleep on f. kararı ertesi güne bırakmak
go to sleep f. uyuşmak
put someone to sleep f. birine uyku vermek
read someone to sleep f. kitap okuyarak birini uyutmak
sleep through f. derin uyumak
put to sleep f. yatırmak
sleep like a log f. deliksiz uyumak
sleep like a log f. leş gibi uyumak
sleep soundly f. rahat uyumak
rock to sleep f. sallayarak uyutmak
put to sleep f. uyutmak
sleep in f. uykudan geç kalkmak
be unable to get to sleep f. uyku tutmamak
sleep over f. gecelemek
sleep in the car f. arabada uyumak
sleep with f. ilişkiye girmek
sing a baby to sleep f. bebeği ninni söyleyerek uyutmak
sleep together f. geceyi birlikte geçirmek
cause to sleep f. uyumasına neden olmak
sleep with f. biriyle düşüp kalkmak
be unable to sleep f. uykusuz kalmak
sleep through something f. bir şey olup biterken uyumak
get to sleep f. uyumak
talk in one's sleep f. uykuda sayıklamak
go to sleep f. uyumak
talk in one's sleep f. sayıklamak
get some sleep f. kestirmek
put the baby to sleep f. bebeği uyutmak
put to sleep f. iğne ile öldürmek
put to sleep f. uyutarak öldürmek
put to sleep f. bayıltmak
lose one's sleep f. uykuları kaçmak
awake from sleep f. uykusundan uyanmak
can't sleep f. uyuyamamak
awake from sleep f. uykudan kalkmak
drift into sleep f. uykuya dalmak
be unable to sleep f. uyuyamamak
awaken from sleep f. uykusundan uyanmak
awaken from sleep f. uykudan uyanmak
awake from sleep f. uykudan uyanmak
awaken from sleep f. uykudan kalkmak
awake from sleep f. uykusundan kalkmak
fall into sleep f. uykuya dalmak
awaken from sleep f. uykusundan kalkmak
wake somebody from sleep f. uykusundan uyandırmak
wake from sleep f. uykusundan uyanmak
sleep naked f. çıplak yatmak
sink into sleep f. uykuya dalmak
not go to sleep f. yatmamak
not sleep f. yatmamak
wake from sleep f. uykudan kalkmak
sleep away f. uyuyarak geçirmek
wake from sleep f. uykudan uyanmak
sleep hungry f. aç yatmak
not get a wink of sleep f. bir gıdım uyumamak
go to sleep f. uykuya dalmak
sleep off f. uyuyarak gidermek
sleep off f. uyuyarak kurtulmak
go beyond sleep f. uykunun ötesine geçmek
sleep away f. uykuda geçirmek
not get enough sleep f. uykusunu alamamak
sleep together f. birlikte uyumak
sleep together f. birlikte yatmak
sleep well f. iyi uyumak
lose sleep over someone or something f. birisi ya da bir şey için uykusu kaçmak
get off to sleep f. uykuya dalmak
sleep with f. beraber olmak (cinsel)
need to sleep f. uykusu olmak
need to sleep f. uykusu gelmek
try to sleep f. uyumaya çalışmak
drive sleep away f. uykuyu açmak
(sleep) to come f. uyku bastırmak
drive sleep away f. uyku açmak
sleep with peace of mind f. başını yastığa rahat koymak
sleep with peace of mind f. vicdanen rahat olmak
sleep with a clear conscience f. yatağa girince huzurlu uyumak
sleep with peace of mind f. yatağa girince huzurlu uyumak
sleep with a clear conscience f. başını yastığa rahat koymak
sleep with a clear conscience f. vicdanen rahat olmak
sleep off f. uyuyarak atlatmak
have no place to sleep f. yatacak yeri olmamak
get back to sleep f. tekrar uykuya dalmak
sleep face up f. sırtüstü uyumak