squatted - Türkçe İngilizce Sözlük

squatted

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

squatted — Definition

Anlamı ve Tanımı:
çömelmek, çömelik
Okunuş (IPA):
(AmE /skwɑːt/ – BrE /skwɒt/)
Terim Türü:
Fiil: squat (squats – squatted – squatting)
Bu fiil, dizleri bükerek alçalmayı tanımlar. Eski Fransızca esquatir kökünden gelir. Spor ve hukuk bağlamlarında farklı anlamlar taşır

"squatted" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 67 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
squat f. çömelmek
Brody squatted down beside her, offering his hand.
Brody yanına çömelerek ona elini uzattı.

More Sentences
squat s. bodur
She got everyone by surprise with her short and squat boyfriend.
Kısa ve bodur erkek arkadaşıyla herkesi şaşırttı.

More Sentences
Genel
squat i. çömelme
Jett does three sets of f12-15 reps of squat daily.
Jett günlük olarak 12-15 tekrarlı üç set halinde çömelme egzersizi yapıyor.

More Sentences
squat f. oturmak
A handful of ill-fated ones are still squatting in run-down buildings with no utilities.
Bir avuç talihsiz insan, içinde hiçbir şey olmayan yıkık binalarda oturuyor.

More Sentences
Spor
squat i. çömelme
Jett does three sets of f12-15 reps of squat daily.
Jett günlük olarak 12-15 tekrarlı üç set halinde çömelme egzersizi yapıyor.

More Sentences
Argo
squat i. solda sıfır
Tristan gets paid squat for his voluntary job.
Tristan'ın yaptığı gönüllü iş karşılığında aldığı para solda sıfır.

More Sentences
Genel
squat i. çömeliş
squat i. kanuna aykırı olarak mesken tutulan bina
squat i. sert düşüş
squat i. sert darbe
squat i. sert çakılma
squat i. fuzuli işgalci tarafından hak iddia edilen arazi
squat i. sığınak
squat i. barınak
squat i. ağıl
squat i. yağmacıların çöktüğü boş mesken
squat i. alaturka tuvalet
squat i. çakılma
squat i. ağır darbe
squat i. bir kimsenin kanuna aykırı olarak hak talep ettiği toprak parçası
squat i. yuva
squat i. in
squat i. yatak
squat i. içine girilen yer
squat i. kanuna aykırı olarak işgal edilen boş ev/bina
squat i. kanuna aykırı olarak hak talep edilen boş ev/bina
squat i. haksız işgal edilen boş ev/bina
squat i. gecekondu
squat f. kurulmak
squat f. araziye sahip çıkmak
squat f. izinsiz yerleşmek
squat f. çömeltmek
squat f. kanuna aykırı olarak oturmak (kendi malı olmayan bir mülkte)
squat f. çökmek
squat f. bağdaş kurarak oturmak
squat f. bağdaş kurmak
squat s. alçak
squat s. çömelmiş
squat s. bücür
squat s. gücük
squat s. bacak kadar
squat s. güdük
squat s. tıknaz
squat N. çömelik
Konuşma Dili
squat i. bıdık
Siyasal
squat f. gecekondu dikmek
Teknik
squat f. (çömlek gereç) yavaşça yumuşamak
squat f. (çömlek bir gereç) yumuşamak
squat f. (çömlek bir gereç) hamurlaşmak
Denizcilik
squat i. (gemide) çökme miktarı
squat i. geminin hareket hali ile sabit hali arasındaki fark
squat i. bir geminin çökme miktarı
squat f. (gemi) sığ suda seyir yapmak
squat f. (gemi) çökmek
squat f. (gemi) squat etkisine girmek
Deniz Biyolojisi
squat i. keler balığı
squat i. melek köpek balığı
Spor
squat i. çömelme hareketi
squat i. ağırlıklı squat
squat i. ağırlıklı squat müsabakası
squat i. squat pozisyonunda kaldırılan ağırlık
squat i. (squat pozisyonunda ağırlık kaldırılan) bir ağırlık kaldırma yarışması
squat f. (squat yaparken) ağırlık kaldırmak
Argo
squat i. küçük miktar
squat i. değersiz miktar
İngiliz Argosu
squat f. işemek
squat f. sıçmak

"squatted" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 52 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
squat-toilet i. alaturka tuvalet
squat thrust i. squat thrust hareketi
squat thrust i. kollar dik şekilde yerde tutulurken bacakların toplanıp serbest bırakıldığı bir hareket
squat thrust i. ellerin kollar düz bir şekilde yerde tutulduğu ve bacakların zıplayarak içe çekildiği bir hareket
squat toilet i. alaturka tuvalet
squat [obsolete] f. (yumruk ile) yaralamak
squat [obsolete] f. zulmetmek
squat [obsolete] f. çökertmek
squat [obsolete] f. (yumruk ile) yere sermek
squat [obsolete] f. baskılamak
squat [obsolete] f. sesini kesmek
squat [obsolete] f. sindirmek
squat [obsolete] f. (yumruk ile) morartmak
squat [obsolete] f. yere sermek
squat [obsolete] f. ezmek
squat [obsolete] f. bastırmak
squat [obsolete] f. susturmak
squat [obsolete] f. (yumruk ile) dümdüz etmek
Öbek Fiiller
squat down f. çömelmek
Konuşma Dili
diddly-squat i. hiçbir şey
jack squat i. sıfır
jack squat expr. hiç
Deyim
not say squat f. hiç bir şey dememek
not say squat f. bir kelime bile etmemek
not say squat f. sesini çıkarmamak
not say squat f. tek kelime etmemek
Hukuk
anti-squat law i. gecekondu kanunu
Otomotiv
acceleration squat i. hızlanmaya bağlı çökme
anti-squat i. çökmeyi önleme
Denizcilik
squat of ship i. geminin sığ suya oturması
Maden
squat [dialect] i. kalay cevheri ve kristalden oluşan mineral
squat [dialect] i. kalay cevheri ve spar kristalinden oluşan bir mineral
squat [dialect] i. küçük cevher kitlesi
squat [dialect] i. küçük maden kütlesi
Spor
squat jump i. toplu sıçrama
half-squat i. yarı çömelme
squat jump i. çömelerek sıçrama
Kuşbilim
squat snipe i. küçük su çulluğu
Argo
doddly-squat i. solda sıfır
doddly-squat i. değersiz miktar
doddly-squat i. küçük miktar
cop a squat f. oturmak
pop a squat f. sıçmak (kadın)
pop a squat f. oturmak
pop a squat f. çömelip çişini yapmak (kadın)
pop a squat f. kaka yapmak (kadın)
take a squat f. oturmak
take a squat f. çömelerek sıçmak/işemek
diddly-squat expr. beş para etmez
diddly-squat expr. hiç
doodly-squat expr. hiçbir şey
doodly-squat expr. hiçbir bok