blue - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

blue

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"blue" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 41 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
blue s. mavi
General
blue f. çarçur etmek
blue f. har vurup harman savurmak
blue f. mavi yapmak
blue f. maviye boyamak
blue f. çivitlemek
blue i. deniz
blue i. sınav
blue i. muhafazakar partili
blue i. çivit
blue s. morali bozuk
blue s. açık saçık
blue s. morarmış
blue s. tutucu
blue s. canı sıkkın
blue s. mavi renkli
blue s. çürümüş
blue s. müstehcen
blue s. hüzünlü
blue s. keyifsiz
Trade/Economic
blue i. en iyi doğrusal ve sapmasız tahmin edici
Technical
blue f. çivitlemek
blue f. mavileştirmek
blue f. mavi olmak
Chemistry
blue i. amobarbitalin yatıştırıcı, sakinleştirici ve hipnotize edici olarak kullanılan sodyum tuzu
Places
blue i. teksas eyaletinde şehir
Slang
blue i. gök
blue i. gökyüzü
blue i. hava
blue i. sarhoş
blue i. kafası kıyak
blue i. leyla
blue i. pilot
blue i. amfetamin tablet ya da kapsül
blue i. polis
blue i. 10 mg'lık valium tableti
blue i. kavga
blue i. münakaşa
blue s. düzeysiz
blue s. terbiyesiz
blue s. müstehcen

"blue" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
blue jeans i. blucin
General
feel blue f. kederlenmek
swear a blue streak f. ana avrat dümdüz gitmek
beat someone black and blue f. birini dövüp çürükler içinde bırakmak
beat somebody black and blue f. kıyasıya dövmek
beat somebody black and blue f. öldüresiye dövmek
turn blue f. mavileşmek
feel blue f. hüzünlü hissetmek
swear a blue streak f. ana avrat düz gitmek
lie down under blue sky f. masmavi gökyüzünün altında uzanıp yatmak
be tinged with a touch of blue f. maviye çalmak
be touched with blue f. maviye çalmak
have a blue tinge to it f. maviye çalmak
get black and blue f. mosmor olmak
blue-print f. tasarlamak
blue-pencil f. atmak
blue-pencil f. sansürlemek
blue-print f. planlamak
blue-pencil f. kaldırmak
blue-pencil f. sansürden geçirmek
blue-pencil f. makaslamak
make black-and-blue f. morartmak
turn black-and-blue f. mosmor olmak
be blue with cold f. soğuktan morarmak
start calling someone out of the clear blue f. birini birdenbire (telefonla) aramaya başlamak
blue blood i. soylu kimse
blue tit i. mavi baştankara
indigo blue i. çividi
indigo blue i. çivit rengi
azury blue i. azur mavisi
blue mosque i. sultanahmet camii
blue blood i. aristokrat
cordon blue i. önemli kimse
blue blood i. asil
the blue i. şiirlerde gök
blue book i. ingiliz kabinesinin basılı raporu
blue film i. porno film
reddish blue i. kırmızımsı mavi
blue racer i. zehirsiz karayılan
the blue i. gök
prussian blue i. koyu lacivert
little blue heron i. mavi balıkçıl
blue bead worn against the evil eye i. nazar boncuğu
navy blue i. lacivert
blue ribbon i. üstün nitelikli
blue blood i. soyluluk
the blue i. deniz
sky blue i. havai
blue mold i. mavi küf
blue cheese i. bir çeşit küflü peynir
blue rock thrush i. gökardıç
lavender blue i. lavanta mavisi
blue film i. seks filmi
blue cheese i. mavi damarlı peynir
chinese blue i. çin mavisi
baby blue i. süt mavisi
blue flag i. süsen
blue brittleness i. mavi gevreklik
turquoise blue i. türkuaz
blue heeler i. avustralya çoban köpeği
blue eyed grass i. mavi ot
blue ribbon jury i. üstün nitelikli jüri
purplish blue i. eflatuni mavi
blue blood i. asilzade
navy blue i. koyu mavi
prussian blue i. prusya mavisi
blue boy i. gözbebeği
blue blood i. soylu
blue print i. plan
cobalt blue i. çini mavisi
blue peter i. hareket flaması
deep blue i. masmavi
blue blood i. asil kan
blue mould i. mavi yiyecek küfü
cordon blue i. şovalyelik nişanı
dark blue i. gömgök
the blue i. sema
mediterranean blue i. akdeniz mavisi
blue ribbon i. herhangi bir alanda en büyük ödül
azure blue i. gök mavisi
blue cheese dressing i. mavi damarlı peynirle süsleme
turquoise blue i. boncuk mavisi
blue stain i. maviçürük
greyish blue i. çakır
the blue devils i. iç sıkıntısı
the blue i. mavilik
blue pencil i. sansür
sky blue i. gökçe
blue moon i. çok uzun zaman
blue bead i. mavi boncuk
black and blue spot i. morartı
blue boy i. gözde
blue jay i. tepeli kestane kargası
blue blood i. asalet
blue blood i. asillik
yellow and blue i. sarı ve mavi
dark blue i. koyu mavi
ice blue i. buz mavisi
pale blue i. soluk mavi
dark blue i. lacivert
dark blue i. mavi
midnight blue i. gece mavisi
ocean blue i. okyanus mavisi
pale blue i. uçuk mavi
blue streak i. çok hızlı hareket eden
blue streak i. hiç bitmeyecekmiş gibi konuşma
blue streak i. dur durak bilmeden konuşma
blue streak i. son sürat giden
a bolt from the blue i. hiç beklenmedik bir haber
a bolt out of the blue i. hiç umulmayan bir olay
a bolt out of the blue i. hiç umulmayan bir iş
a bolt from the blue i. hiç umulmayan bir haber
a bolt out of the blue i. hiç umulmayan bir haber
a bolt from the blue i. hiç umulmayan bir iş
a bolt from the blue i. hiç umulmayan bir olay
a bolt out of the blue i. hiç beklenmedik bir iş
a bolt out of the blue i. hiç beklenmedik bir olay
a bolt from the blue i. hiç beklenmedik bir iş
a bolt from the blue i. hiç beklenmedik bir olay
a bolt out of the blue i. hiç beklenmedik bir haber
ultramarine blue i. lacivert
opal blue i. opal mavisi
blue humor i. kötü şaka
blue moon i. çok uzun bir süre
laundry blue i. çamaşır çividi
cobalt blue i. kobalt mavisi
blue-collar workers i. fabrika çalışanları
blue-jeans i. blucin
black-and-blue mark i. morluk
indigo-blue i. çivit rengi
indigo-blue i. çividi
indigo-blue i. çivit mavisi
indigo-blue i. çivit
navy-blue i. deniz mavisi
paris blue i. koyu mavi
paris blue i. paris mavisi
ultramarine blue i. deniz mavisi
ultramarine blue i. koyu mavi
blue stream i. mavi akım
blue eye i. mavi göz
blue flame heater i. mavi alevli ısıtıcı
turquoise blue i. turkuaz mavisi
blue hair i. saçların tonunu sarımsıdan mavimsiye döndüren boya
blue rinse i. saçların tonunu sarımsıdan mavimsiye döndüren boya
blackish blue i. siyahımsı mavi
turquoise blue i. turkuvaz
blue lagoon i. mavi göl
turquoise blue i. firuze rengi
blue diamond i. mavi elmas
blue line i. mavi hat
blue house i. mavi ev
blue border i. deniz sınırı
patent blue i. patent mavisi
blue angel i. mavi melek
duck egg blue i. cam göbeği mavisi
duck egg blue i. cam göbeği
duck egg blue i. cam göbeği rengi
dark slate blue i. koyu arduvaz mavisi
black and blue i. morartı
black-and-blue i. morartı
blue film i. erotik film
blue sky i. mavi gökyüzü
blue sky i. açık gökyüzü
blue sky i. temiz gökyüzü
blue butterflies i. mavi kelebekler
blue butterfly i. mavi kelebek
royal blue i. kraliyet mavisi
petrol blue i. petrol mavisi
alcian blue i. alsiyan mavisi
alcian blue i. alcian mavisi
blue label i. mavi etiket
blue dress i. mavi elbise
blue ray i. mavi ışın
blue sash i. mavi kuşak
blue sash i. çöl göçebelerinin kıyafeti
blue border i. mavi kenarlık
baby blue i. bebek mavisi
baby blue i. bebek mavisi
cambridge blue i. açık mavi
night blue i. gece mavisi
night blue i. çivit mavisinden daha yeşil ve soluk koyu grimsi mavi
blue-eyed girl i. mavi gözlü kız
true blue i. sözünün eri kimse
true blue s. sadık
upholstered in blue s. mavi renkle döşenmiş
blue-collar s. işçilerle ilgili
black and blue all over s. mosmor
dressed in blue s. mavili
blue-blooded s. aristokrat
blue-collar s. işçi sınıfına ait
blue collars s. mavi yakalılar
blue-blooded s. aristokratik
blue-eyed s. mavi gözlü
blue-tinged s. maviye çalan
blue-colored s. mavi renkli
blue-touched s. maviye çalan
blue-collar s. mavi yaka
blue-blooded s. asil
blue-eyed s. maviş
blue-blooded s. soylu
blue-sky s. gerçekdışı
sky-blue s. gök mavisi
true-blue s. pek sadık
true-blue s. sadık
navy-blue s. lacivert
blue-collar s. mavi yakalı
black and blue s. siyah-mavi
black-and-blue s. çürümüş
black-and-blue s. siyah-mavi
black-and-blue s. mosmor
black and blue s. çürük
black-and-blue s. morarmış
black-and-blue s. çürük
blue-sky s. realist olmayan
blue-blooded s. soylu bir aileden gelen
blue-sky s. para etmeyen
blue-sky s. teorik
blue-sky s. çok değeri olmayan
blue-sky s. uygulanamaz
blue-sky s. gerçekçi olmayan
blue-sky s. ucuz
blue-sky s. kullanışsız
deep blue s. masmavi
intense blue s. masmavi
rich blue s. masmavi
with blonde hair and blue eyes s. sarı saçlı ve mavi gözlü
with blond hair and blue eyes s. sarı saçlı ve mavi gözlü
true-blue s. hakiki
true-blue s. sahici
true-blue s. gerçek
true-blue s. hakiki
out of the blue zf. aniden
out of the blue zf. birden bire
out of the blue zf. hop diye
out of the blue zf. damdan düşercesine
out of the blue zf. birdenbire
like a blue streak zf. süratle
like a blue streak zf. hızla
in blue-print stage zf. hazırlık devresinde
out-of-the-blue zf. ansızın
behind blue eyes zf. mavi gözlerin ardında
Phrases
blue in the face expr. bitap düşene (kadar)
blue in the face expr. yorgunluk ya da zorlanma belirtileri gösterme
blue in the face expr. hali kalmayana (dek)
blue in the face expr. canı çıkıncaya (kadar)
blue in the face expr. pestili çıkana (kadar)
caught between the devil and the deep blue sea expr. aşağı tükürsen bıyık yukarı tükürsen sakal
caught between the devil and the deep blue sea expr. iki ucu boklu değnek
caught between the devil and the deep blue sea expr. iki arada bir derede
out of the blue expr. aniden
out of the blue expr. apansız
out of the blue expr. beklenmedik biçimde
out of the blue expr. beklenmedik bir anda
out of the blue expr. birdenbire
out of the blue expr. beklenmedik
out of the blue expr. çat kapı
feeling blue expr. canı sıkkın/sıkılan
out of the blue expr. durup dururken
out of the blue expr. damdan düşercesine
out of the blue expr. umulmadık
out of the blue expr. umulmadık biçimde
Colloquial
blue pencil f. bir yazıyı sansürlemek
feel blue f. canı sıkılmak
feel blue f. keyifsiz olmak
like a bolt from the blue f. lappadak
feel blue f. keyfi kaçmış olmak
blue pencil f. sansürden geçirmek
blue pencil f. sansür koymak
look blue f. stresli görünmek
look blue f. üzüntülü görünmek
big blue i. ibm'in takma adı
big blue i. ibm
big blue i. ibm
big blue i. ibm'in takma adı
big blue i. ibm'in hisseleri
blue and white i. polis arabası
blue and white i. polis
blue coats i. polis
blue coats i. polisler
blue code of silence [us/south africa] i. mavi sessizlik yasası
blue code of silence [us/south africa] i. polisler arasındaki yazılı olmayan sessizlik kanunu
blue code of silence [us/south africa] i. polislerin birbirini koruması
blue gown i. iskoçya'da izinli/ruhsatlı dilenci
blue hair i. yaşlı kadın
blue hair i. kocakarı
blue movie i. müstehcen film
blue movie i. açık saçık film
blue suits i. polis
blue suits i. polisler
blue suit i. polis
blue suit i. polis memuru
blue wall of silence i. mavi sessizlik duvarı
blue wall of silence i. polisler arasındaki yazılı olmayan sessizlik kanunu
blue wall of silence i. polislerin birbirini koruması
boys and girls in blue i. polis
boys and girls in blue i. polis memurları
boys and girls in blue i. polis gücü
girls in blue i. kadın polisler
girls in blue i. kadın polis memurları
men (and women) in blue i. polis
men (and women) in blue i. polis memurları
men (and women) in blue i. polis gücü
men in blue i. polis
men in blue i. polis memuru
women in blue i. kadın polisler
women in blue i. kadın polis memurları
boys and girls in blue i. aynasızlar
boys and girls in blue i. polisler
boys and girls in blue i. polis memurları
blue-eyed boy i. baş tacı
blue chip i. birinci sınıf hisse senedi
blue chip i. birinci sınıf
true blue i. çok sadık
blue-eyed boy i. el bebek gül bebek
blue chip i. en iyi kalite
blue-eyed boy i. gözde adam
a bolt from the blue i. hiç beklenmedik şey
true blue friend i. sadık arkadaş
a bolt from the blue i. tepeden inme
a bolt from the blue i. umulmadık şey
blue billy [new zealand] i. sırt kısmı mavimsi ve alt kısımları beyaz olan, güney denizlerinde yaygın bulunan bir kuş
blue devils i. ruhsal çöküntü/bunalım dönemi
blue devils i. alkol krizi
blue around the gills s. sarhoş
blue around the gills s. zom
blue around the gills s. leyla olmuş
blue around the gills s. pilot olmuş
blue around the gills s. hasta
blue around the gills s. rahatsız
blue around the gills s. kırgın
blue around the gills s. midesi bulanmış
in blue blazes? ünl. who/what/where/when/why ve how'dan sonra kullanılan vurgu ifadesi
in blue blazes? ünl. allah'ın cezası/belası
in blue blazes? ünl. allah aşkına
in blue blazes? ünl. nasıl olur da
in blue blazes? ünl. nasıl oluyor da
in blue blazes? ünl. hangi cehennemden
what the (blue) blazes ünl. şaşırma ve kızgınlık bildiren bir kalıp
what the (blue) blazes ünl. allah'ın cezası/belası
what the (blue) blazes ünl. allah aşkına
what the (blue) blazes ünl. nasıl olur da
what the (blue) blazes ünl. nasıl oluyor da
what the (blue) blazes ünl. hangi cehennemden
blue lives matter expr. polislerin yaşamı değerlidir
in blue blazes? expr. who, what, where, when, why ve how'dan sonra kullanılan vurgu ifadesi
in blue blazes? expr. allah'ın cezası/belası
in blue blazes? expr. allah aşkına
in blue blazes? expr. nasıl olur da
in blue blazes? expr. nasıl oluyor da
in blue blazes? expr. hangi cehennemden
what the (blue) blazes expr. şaşkınlık/kızgınlık veya tiksinti bildiren bir kalıp
what the (blue) blazes expr. allah'ın cezası/belası
what the (blue) blazes expr. allah aşkına
what the (blue) blazes expr. nasıl olur da
what the (blue) blazes expr. nasıl oluyor da
what the (blue) blazes expr. hangi cehennemden
like blue murder expr. alelacele
like a bolt from the blue expr. birden
like a bolt from the blue expr. birdenbire
like a bolt from the blue expr. bir anda
like blue murder expr. bütün gücüyle
like blue murder expr. çok çabuk
once in a blue moon expr. çok uzun zamanda bir
like blue murder expr. çabucak
once in a blue moon expr. çok ender
once in a blue moon expr. çok uzun zaman önce
true blue expr. çok güvenilir
once in a blue moon expr. hiç
once in a blue moon expr. kırk yılın başında
once in a blue moon expr. neredeyse hiç
once in a blue moon expr. kırk yılda bir
a bolt from the blue expr. sürpriz
like blue murder expr. son hızla
like a bolt from the blue expr. pat diye
like blue murder expr. tüm hızıyla
like blue murder expr. tüm gücünü harcayarak
Idioms
look blue f. cesareti kırılmış gözükmek
look blue f. kederli gözükmek
curse a blue streak f. sövüp saymak
curse a blue streak f. ana avrat düz gitmek
curse a blue streak f. kalaylamak
curse a blue streak f. kalayı basmak
curse a blue streak f. küfrü basmak
curse a blue streak f. ana avrat asfaltta koşmak
curse a blue streak f. defteri kebirden okumak
dip into the blue f. uygunsuz konuşmak
dip into the blue f. açık saçık konuşmak
dip into the blue f. ağza alınmaz laflar etmek
dip into the blue f. küfürlü konuşmak
do something until you are blue in the face f. (bir şeyi) bitap düşene kadar yapıp bir sonuca varamamak
do something until you are blue in the face f. (bir şeyi) hali kalmayana dek yapıp bir sonuca varamamak
do something until you are blue in the face f. (bir şeyi) canı çıkıncaya kadar yapıp bir sonuç alamamak
do something until you are blue in the face f. (bir şeyi) pestili çıkana kadar yapıp bir sonuç alamamak
do something until you are blue in the face f. (bir şeyi) takati kalmayana dek yapıp bir sonuç alamamak
go blue f. çok üşümek
go blue f. donmak
go blue f. buz kesmek
hoist the blue peter f. ayrılmak ya da ayrılmaya hazırlanmak
hoist the blue peter f. kalkışa hazırlanmak
hoist the blue peter f. kalkmak üzere olmak
hoist the blue peter f. (gemi/tekne) limanı terk etmek
hoist the blue peter f. (gemi/tekne) limanı terk etmek üzere olmak
light the (blue) touch paper f. fitilini ateşlemek
light the (blue) touch paper f. kışkırtmak
light the (blue) touch paper f. infial yaratmak
light the (blue) touch paper f. isyan/öfke/huzursuzluk dalgası yaratmak
light the blue touch paper f. fitilini ateşlemek
light the blue touch paper f. kışkırtmak
light the blue touch paper f. infial yaratmak
light the blue touch paper f. isyan/öfke/huzursuzluk dalgası yaratmak
look through blue glasses f. ezbere davranmak
look through blue glasses f. önyargılı davranmak
look through blue glasses f. mavi gözlüklerle bakmak
look through blue glasses f. peşin hükümde bulunmak
light the blue touchpaper f. olayların fitilini ateşlemek
light the blue touchpaper f. büyük öfkeye/heyecana neden olmak
come out of a clear blue sky f. aniden ortaya çıkmak
come out of the clear blue sky f. aniden ortaya çıkmak
run around like a blue arsed fly f. aceleyle sağa sola koşuşturmak
rush around like a blue arsed fly f. aceleyle sağa sola koşuşturmak
swear a blue streak f. ana avrat dümdüz gitmek
swear a blue streak f. ana avrat düz gitmek
burn with a low blue flame f. ateş püskürmek
be in a blue funk f. bunalımda olmak
go off into the blue f. buhar olmak
scream blue murder f. bağırmak
vanish into the blue f. buhar olmak
cry blue murder f. bağırmak
burn with a low blue flame f. barut kesilmek
complain till one is blue in the face f. başının etini yemek
disappear into the blue f. buhar olmak
burn with a low blue flame f. bulut gibi sarhoş olmak
be in a blue funk f. büyük korku yaşamak
come out of the blue f. bir anda belirmek
talk until one is blue in the face f. bitap düşene kadar konuşmak
come out of a clear blue sky f. çat kapı gelmek
be in a blue funk f. dehşet içinde olmak
come out of the blue f. çat kapı gelmek
talk a blue streak f. çenesi düşmek
talk until one is blue in the face f. dili damağı kurumak
have a blue fit f. çok sinirlenmek
come out of the clear blue sky f. çat kapı gelmek
talk a blue streak f. çok konuşmak
scream blue murder f. cıyak cıyak bağırmak
cry blue murder f. cıyak cıyak bağırmak
come out of the blue f. çıkıp gelmek
talk a blue streak f. çok hızlı konuşmak
burn with a low blue flame f. fitil gibi sarhoş olmak
come out of a clear blue sky f. haber vermeden çıkagelmek
blue around the gills f. hasta görünmek
run around like a blue arsed fly f. heyecanlı biçimde koşuşmak
beat black and blue f. evire çevire dövmek
come out of the clear blue sky f. haber vermeden çıkagelmek
turn the air blue f. fazla küfretmek
scream blue murder f. gürültü koparmak
come out of the blue f. haber vermeden gelmek
rush around like a blue arsed fly f. heyecanlı biçimde koşuşmak
talk a blue streak f. jet gibi konuşmak
between the devil and the deep blue sea f. iki ucu boklu değnek
turn the air blue f. küfretmek
turn the air blue f. küfredip durmak
have a blue fit f. küplere binmek
run around like a blue arsed fly f. kıçına neft yağı sürülmüş gibi sağa sola koşturmak
come out of the blue f. olup bitmek
rush around like a blue-arsed fly f. karınca gibi oradan oraya koşturmak
vanish into the blue f. kayıplara karışmak
run around like a blue arsed fly f. oradan oraya koşmak
be in a blue funk f. korku içinde olmak
feel blue f. mutsuz olmak
complain till one is blue in the face f. makineli tüfek gibi konuşmak
rush around like a blue arsed fly f. oradan oraya koşmak
disappear into the blue f. kayıplara karışmak
swear a blue streak f. kalayı basmak
vanish into the blue f. ortadan kaybolmak
rush around like a blue arsed fly f. kuyruğu tava sapına dönmek
disappear into the blue f. ortadan kaybolmak
scream blue murder f. kıyametleri koparmak
go off into the blue f. ortadan kaybolmak
run around like a blue-arsed fly f. karınca gibi oradan oraya koşturmak
feel blue f. morali bozuk olmak
go off into the blue f. kayıplara karışmak
run around like a blue arsed fly f. kuyruğu tava sapına dönmek
feel down and blue f. keyifsiz olmak
rush around like a blue arsed fly f. kıçına neft yağı sürülmüş gibi sağa sola koşturmak
scream blue murder f. ortalığı velveleye vermek
cry blue murder f. kıyametleri koparmak
be blue around the gills f. solgun görünmek
complain till one is blue in the face f. sürekli dırdır etmek
turn the air blue f. sövmek
turn the air blue f. sövüp saymak
burn with a low blue flame f. sarhoş olmak
vanish into the blue f. toz olmak
have a blue fit f. tepesi atmak
rush around like a blue arsed fly f. telaşla ortalıkta dolanmak
go off into the blue f. toz olmak
run around like a blue arsed fly f. telaşla ortalıkta dolanmak
disappear into the blue f. toz olmak
disappear into the blue f. yok olmak
swear black and blue f. yemin billah etmek
be in a blue funk f. üzgün olmak