step- - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

step-



"step-" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 1 sonuç

İngilizce Türkçe
General
step- ök. üvey

"step-" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
step on the gas f. gazlamak
step on it f. gaza basmak
step on it f. gazlamak
step i. üvey
step i. adım
step i. basamak
single step income statement i. tek kademeli kar zarar tablosu
General
step up f. kuvvetlendirmek
take a step f. adım atmak
step aside f. kenara çekilmek
step up to the plate f. gönüllü olmak
watch one's step f. ayağını denk almak
step up f. yürümek
step on one's foot f. ayağına basmak
walk with a quick step f. hızla yürümek
step up f. (süreci) hızlandırmak
step on f. gazı köklemek
accommodate one's step to f. birine ayak uydurmak
step back f. azaltmak
step in f. içeri girmek
take a step f. atılmak
step up f. çıkmak
step f. yürümek
keep step with f. ayak uydurmak
watch one's step f. adımlarına dikkat etmek
be out of step with f. ayak uydurmamak
step f. teraslamak
step on the brakes f. frene basmak
step down f. düşmek
step f. adımlamak
mind one's step f. ayağını denk almak
step f. girmek
step f. sekilemek
step up f. yükselmek
step up to the plate f. harekete geçmek
step in f. araya girmek
fall into step with f. ayak uydurmak
fall in step f. ayak uydurmak
step up f. yaklaşmak
step on it f. acele etmek
step aside f. çekilmek
be out of step with f. ayak uydurmamak (birisine)
step in f. karışmak
step up f. hızlanmak
step down f. istifa etmek
step up f. hızlandırmak
watch one's step f. dikkatli olmak
step up onto f. çıkmak
step on f. ayakla ezmek
step f. adım atmak
step off f. adımlamak
take the first step f. ilk adımı atmak
step aside f. istifa etmek
step on the brake f. frene basmak
step on f. köklemek
step out f. hızlı yürümek
step inwardly f. ayakları içe basmak
step in f. müdahale etmek
step up f. artırmak
keep in step with f. ayak uydurmak
step in f. devreye girmek
step over f. yürüyerek üzerinden geçmek
step up f. gücünü artırmak
step f. gitmek
step on f. ayakla basmak
step on f. köklemek (gaz pedali)
step out f. çıkmak
step forward f. bir adım öne çıkmak
keep step f. ayak uydurmak
step on to land f. karaya ayak basmak
be one step ahead f. bir adım önde olmak
step off f. inmek
be in step with somebody f. aynı ayarda olmak (birisiyle)
step f. basamaklı yapmak
step out f. adımlamak
step f. ayak basmak
step down f. emekliye ayrılmak
step up f. terfi ettirmek
step on the gas f. gaza basmak
fall in step f. adım uydurmak
step up on f. çıkmak
step up f. terfi etmek
step on the accelerator f. gaza basmak
step on f. basmak
step in f. girmek
step up to the plate f. elinden geleni yapmak
step out of line f. çizginin dışına çıkmak
step out f. dışarı çıkmak
watch one's step f. dikkat etmek
step out f. inmek
step up f. pekiştirmek
step f. etmek (dans)
step out f. eğlenceye gitmek
step down f. düşürmek
step down f. inmek
step down f. emekli olmak
fall in step with f. ayak uydurmak
step on f. ayak basmak
step up f. yükseltmek
step up f. artmak
watch one's step f. bastığı yere dikkat etmek
step f. basmak
step forward f. öne doğru adım atmak
step back f. geri çekilmek
be in step with f. adım uydurmak (başkalarına)
step in f. içeri gelmek
step in f. içeri gitmek
step in f. el atmak
be in step with something f. aynı ayarda olmak
proceed step by step f. adım adım ilerlemek
keep in step (with) f. ayak uydurmak
move on to the next step f. bir sonraki adıma geçmek
go next step f. bir sonraki adıma geçmek
proceed to the next step f. bir sonraki adıma geçmek
take necessary step f. gerekli adımları atmak
take necessary step f. gerekli adımı atmak
step up gear f. vites arttırmak
step up the tempo f. tempoyu artırmak
step up the production f. üretimi artırmak
take a step forward f. bir adım ileriye taşımak
carry a step forward f. bir adım ileriye taşımak
carry a step further f. bir adım ileriye taşımak
take a step further f. bir adım ileriye taşımak
step into new age f. çağ atlamak
take a concrete step f. somut bir adım atmak
take the next step f. bir sonraki adımı atmak
be in step with f. -e ayak uydurmak
step over f. -e gelmek
step off f. -den inmek
step over f. -e gitmek
be a step ahead f. bir adım önde olmak
take (it) a step further f. bir adım ileri götürmek
stay one step ahead f. bir adım önde olmak
step down f. (voltaj vb) azaltmak
step on the juice f. süratini arttırmak
step on the juice f. hız vermek
step on the juice f. hızlandırmak
step on the juice f. gazlamak
step on the juice f. gaz vermek
be in step f. başkalarına ayak uydurmak
be in step f. diğerleri gibi davranmak
be one step ahead of technology f. teknolojinin bir adım ilerisinde olmak
fall in step with f. ortama ayak uydurmak
fall into step with f. ortama ayak uydurmak
treat like a step-child f. üvey evlat muamelesi yapmak
treat like a step-child f. üvey evlat gibi saymak
treat like a step-child f. üvey evlat gibi tutmak
go a step further f. bir adım daha ileri gitmek
be one step ahead of f. bir adım önünde yer almak
be one step ahead of f. bir adım önde olmak
step on a sea urchin f. denizkestanesine basmak
be one step ahead of f. bir adım önünde olmak
take the first step to do something f. (bir şeyleri yapmak için) ilk adımı atmak
step into action f. harekete geçmek
step out of line f. sıradan/kuyruktan çıkmak
take a step f. ilerleme kaydetmek
step up pressure for f. için baskıyı artırmak/yoğunlaştırmak
step on someone's toes f. birinin baş parmağına basmak
step on the grass f. çimlere basmak
carry one step further f. ileri taşımak
climb the stairs step by step f. basamakları tek tek çıkmak
step on a banana peel f. muz kabuğuna basmak
step on a banana peel f. muza basmak
false step i. falso
step father i. üvey baba
step brother i. üvey erkek kardeş
step i. nota çizgisi
step son i. üvey oğul
two step i. iki adım
step i. önlem
step i. hareket
step i. terfi
big step i. açık adım
step dance i. step
curtail step i. birinci basamak
step daughter i. üvey kız
step i. ayak sesi
step i. uygun adım
step i. eşik
second step i. ikinci adım
step child i. üvey çocuk
step forcing i. basamak uyarı
step i. ilerleme
step i. derece
step i. ayak atışı
step i. etap
step i. porte aralığı
false step i. yanlış davranış
step i. ayak uydurma
step mother i. üvey ana
loop step i. döngü adımı
step parent i. üvey ana baba
step i. merdiven
step ladder i. seyyar merdiven
step i. plato
first step i. ilk adım
step i. sekmen
one step i. tek adım dansı
step i. çok kısa bir mesafe
step i. girişim
step i. terakki
step i. teşebbüs
step i. merdiven basamağı
step i. tedbir
step i. ayak izi
step i. ayak
step up i. yürüme yolu
wide step i. açık adım
step i. adım
step length i. adım uzunluğu
step by step processing i. adım adım işleme
step out i. dışarı adım
step size i. adım boyu
step in i. içeri adım
step of a ladder i. merdiven basamağı
additional step i. ek adım
considerable step i. büyük adım
big step i. büyük adım
giant step i. dev adım
step sister i. üvey kız kardeş
step sister i. üvey abla
career step i. kariyer basamağı
scheduled procedure step i. planlanmış işlem adımı
scheduled procedure step i. programlanmış prosedür adımı
concrete step i. somut adım
flight of step i. merdiven kolu
step-up i. artma
step-up i. artış
step-up i. yükselme
ladder step i. merdiven basamağı
firm step i. sağlam adım
sound step i. sağlam adım
unfaltering step i. sağlam adım
step i. kademe
step-board i. basamak
step ladder i. destekli seyyar merdiven
step ladder i. portatif merdiven
step-board i. basamak tahtası
step i. basamak
step ladder i. ayaklı merdiven
step i. evre
step i. hatve
step i. aşama
entry step i. giriş basamağı
primary step i. giriş basamağı
entrance step i. giriş basamağı
previous step i. önceki adım
positive step i. olumlu adım
confident step i. emin adım
firm step i. emin adım
important step i. önemli adım
an important step i. önemli bir adım
false step i. yanlış adım
false step i. hata
step counter i. adımölçer
step counter i. adım ölçer
a major step forward i. ileriye doğru büyük bir adım
natural step i. doğal adım
next natural step i. sonraki doğal adım
one more step i. bir adım daha
one more step i. bir basamak daha
step stool i. oturaklı merdiven
step stool i. tabure merdiven
step stool i. merdiven tabure/sandalye
step stool i. tabure/sandalye merdiven
step mother i. cici anne
long step i. uzun adım
work step i. iş adımı
first person to step foot on the moon i. aya ilk ayak basan kişi
first person to step on the moon i. aya ilk ayak basan kişi
step-sibling i. üvey kardeş
step-in i. kadın külodu
intermediate step i. ara basamak
intermediate step i. ara adım
intermediary step i. ara adım
intermediary step i. ara basamak
two-step verification i. iki aşamalı doğrulama
lower step i. alt basamak
step wedge i. kademeli blok
one step closer s. bir adım daha yakın
step-down s. azaltan
step-down s. düşüren
step-by-step s. aşama aşama
step by step zf. derece derece
without keeping step zf. adi adım
step by step zf. tedricen
step by step zf. yavaş yavaş
step by step zf. peyderpey
at every step zf. adım başı
in every step of life zf. hayatın her adımında
step by step zf. aşama aşama
at every step of life zf. hayatın her adımında
in step zf. ayak uydurarak
at every step zf. adım başında
step by step zf. kademe kademe
step by step zf. basamak basamak
in step zf. aynı ayarda
in step with zf. uygun
step by step zf. adım adım
step-by-step zf. adım adım
step-wise zf. adım adım
step-wise zf. yavaş yavaş
in the first step zf. ilk aşamada
as a first step zf. ilk adım olarak
at first step zf. ilk adım olarak
at first step zf. ilk etapta
in step with ed. ayak uydurarak
in step with ed. uyum içerisinde
watch your step ünl. dikkat et (yürüyen birine söylenir)
watch your step! ünl. dikkatli ol!
step on the gas! ünl. gazla!
watch your step! ünl. ayağını denk al!
step on it! ünl. gaza bas!
step on the gas! ünl. gaza bas!
watch your step! ünl. kendine mukayyet ol!
Phrasals
step inside (bir yere) girmek
step outside dışarı çıkmak
step out on someone birini aldatmak
step back on someone adımını geri atıp birinin üzerine basmak
step something off adımlamak
step something off adımlayarak hesaplamak
step on someone birinin ayağına basmak
step up on bir şeyin üstüne çıkmak
step up onto bir şeyin üstüne çıkmak
step down from (bir yerden) inmek
step down from istifa etmek
step down çekilmek
Phrases
in step with somebody birine ayak uydurarak
kindly step this way şöyle buyurun lütfen
one small step for a man one giant leap for mankind benim için küçük ama insanlık için büyük bir adım
that's one small step for man one giant leap for mankind benim için küçük ama insanlık için büyük bir adım
Proverb
first step is always the hardest ilk adım her zaman en zor olanıdır
first step is always the hardest ilk adım her zaman en zorudur
genius is one step away from insanity dahilik ile delilik arasında ince bir çizgi vardır
you never step into the same river twice aynı nehirde iki kez yıkanılmaz
a journey of 100 miles begins with one step damlaya damlaya göl olur
a journey of a thousand miles begins with a single step damlaya damlaya göl olur
a journey of 100 miles begins with one step başlamak bitirmenin yarısıdır
a journey of a thousand miles begins with a single step başlamak bitirmenin yarısıdır
Colloquial
keep step aynı düzeyde ilerlemek
keep step aynı hızda yürümek
keep step ayak uydurmak
a big step büyük bir adım
a great step büyük bir adım
a step away from bir adım uzakta/uzağında (yakın manasında)
be one step closer bir adım daha yaklaşmak
step on it! bas gaza!
step on it! gaza bas!
step on it! gazla!
step on the gas! gazla!
step on the gas! gaza bas!
step on the gas! bas gaza!
admitting you have a problem is the first step bir problemin olduğunu kabullenmek ilk adımdır
admitting you have a problem is the first step bir sorunun olduğunu kabullenmek ilk adımdır
every time i step out my door evden her çıktığımda
one step ahead bir adım önünde
step right up uzaktan bakma yakına gel
Idioms
watch one's step ayağını denk almak
step into someone's shoes birinin yerini doldurmak
keep in step (bir şeyle) aynı oranda olmak
keep in step adım adım izlemek
keep in step ardından gitmek
keep in step takip etmek
step into the breach yerine başkasını göreve getirmek
be out of step diğerlerinden değişik davranmak
be out of step farklı davranmak
be out of step çizgi dışı olmak
step up to the plate elinden gelenin en iyisini yapmak
one step forward two steps back bir adım ileri iki adım geri
one step forward two steps back daha iyi olması gerekirken daha da kötüye gitme
step on somebody's toes birini rahatsız edecek şekilde davranmak
step on somebody's toes (birinin) nasırına basmak
step into something müdahil olmak
step into something burnunu sokmak
step into something bir şeye karışmak
keep one step ahead bir adım ileride olmak
be one step ahead bir adım ileride olmak
stay one step ahead bir adım ileride olmak
take a step back geri adım atmak
step back geri adım atmak
one step forward, two steps back bir ileri iki geri
step up to the plate sorumluluk almak
step up to the plate sorumluluk almaya hazır olmak
stay one step ahead of bir adım ileride olmak
keep one step ahead of bir adım önde olmak
stay one step ahead of bir adım önde olmak
keep one step ahead of bir adım ileride olmak
step into the breach başkasının görevini yerine getirmek
put the spring back in one's step toparlanmak
put the spring back in one's step yeniden iyi hissetmek
step up big time mucizevi bir performans göstermek
step off on the wrong foot kötü/yanlış bir başlangıç yapmak
step on it gaza basmak
step on the gas gaza basmak
step up a gear temposunu ve etkinliğini arttırmak
step up a gear vites yükseltmek
keep in step with someone adım uydurmak
march in step with someone adım uydurmak
get into step with someone adım uydurmak
be in step with someone adım uydurmak
step out of line haddini aşmak
step out of line haylazlık/yaramazlık yapmak
step out of line kendinden beklendiği gibi davranmamak
step out of line kendinden bekleneni yapmamak
step off to the side with someone (bir şeyler konuşmak için) biriyle bir kenara çekilmek
take a step back bir adım geri atmak
step back bir adım geri atmak
take a step back bir an durup düşünmek
step back bir an durup düşünmek
a step in the right direction atılan doğru adım
step into someone's shoes (iş/görev anlamında) birinin yerine geçmek
step into somebody's shoes birinin işini/görevini yapmak
step into somebody's shoes birinin yerine göreve gelmek
a step at a time yavaş yavaş
one step at a time adım adım
a step at a time adım adım
one step at a time yavaş yavaş
step out into something bir yerden ayrıldıktan sonra bambaşka bir durumun içine düşmek/girmek/adım atmak
step on someone's toes birinin damarına basmak
flew out the window with one step bir hareketle herşeyin mahvolması
step into someone's shoes kendini birinin yerine koymak
have a spring or a bounce in your step kişinin mutlu olduğunu belli edecek davranışlarda bulunması
have a spring in one's step sevinçten etekleri zil çalmak
Speaking
it's a good step to epeyce uzaktır
the first step will be to yapılacak ilk şey
mind your step adımına dikkat et
watch your step adımına dikkat et
don't take another step olduğun yerde kal
don't take another step bir adım daha atma
do you want to step outside? (kavga/tartışma amacıyla) dışarı çıkalım istersen?
the first step towards happiness mutluluğa atılan ilk adım
step out of the vehicle araçtan inin
step out of the car arabadan çıkın
step out of the vehicle araçtan çıkın
do not step on the line çizgiye basmayın
step away from the door kapıdan uzaklaş
mind/watch your step adımına/adımlarına dikkat et
one step forward, two steps back bir adım ileri, iki adım geri
genius is one step away from insanity dahilik, delilikten sadece bir adım ötededir
don't step on the grass çimlere basmayın
don't step on the grass çimlere basmayınız
don't step on the grass çimlere basma
the moment you step foot off this house bu evden dışarı adımını attığın anda
i'll step in (ayırma için) araya girerim
don't step outside the front gate ön kapıdan dışarı adımını atma
we can proceed to the next step sonraki adıma geçebiliriz
watch your step! akıllı ol (ayağını denk al)!
Slang
step dad üvey baba
Trade/Economic
door step selling kapıdan satışlar
door step sale kapıdan satış
step basamak
step üvey
step önlem
salary step maaş kademesi
step bonus ek ödeme
step bonus ek prim
single-step investment coordinator tek adımda yatırım koordinatörü
multiple-step income statement kademeli gelir tablosu
one-step investment coordinator tek adımda yatırım koordinatörü
single-step income statement tek kademeli gelir tablosu
inventive step buluş basamağı
credit quality step kredi kalitesi kademesi
Law
take step girişimde bulunmak
three-step test üç adım testi
Politics
concerted step uyumlu adım
Technical
step response basamak yanıtı
step relay kademeli röle
step grate kademeli ızgara
step counter adım sayıcı
step action basamak eylemi
concealed foot step gizli basamak
foot step kit basamak kiti
boarding step basamak
step weir kaskatılı savak
step compensation basamak dengelemesi
actual doffer step aktüel takım değiştirici adımı
strip boarding step basamak
step piston kademeli piston
step basamak
step controller kademeli kontrol elemanı
unit step birim basamak
job step iş adımı
heaviside unit step function heaviside birim basamak işlevi
fixed foot step sabit basamak
step kademe
step hatve
foot step basamak
step method of concrete placement kademeli beton dökme metodu
step lighting bağlantı tablası aydınlatma lambası
step safha
step back relay akım sınırlayıcı bağlak
program step program adımı
frequency step frekans adımı
angle step açılı basamak
angle step köşe basamağı
balanced step dengeli basamak
step quenching kesintili suverme
step heating kesintili ısıtma
end step-board köşe basamağı
step-down autotransformer gelen elektrik voltajını belli bir aralıkta düşürerek elektrikli beslenmeyi sağlayan transformatör